Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz
For Advertising Contact [email protected]


Painkiller:Resurrection incelemesi

ZeroSystem

Level 5
TM Üye
Ticaret - 0%
0   0   0
Katılım
1 Kas 2009
Mesajlar
770
Beğeniler
58
MmoLira
0
DevLira
0
#1
Herakleitos'un çok sevdiğim bir sözü vardır, "Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir." der Herakleitos. Ancak neyse ki bu büyük filozof günümüzde yaşamıyor, yoksa bu sözünü 100 yıl düşünse dahi söyleyemezdi. Çünkü Herakleitos günümüzde yaşasaydı, büyük bir ihtimal Painkiller: Resurrection'ı oynayacak ve oyunda kendisinden 5 sene önce çıkmış oyuna oranla hiçbir değişiklik göremeyecek ve haliyle tarihe geçen o ünlü sözünü de söyleyemeyecekti.

Painkiller'ın yayınlanmasının 5. yıl dönümü etkinliği olarak oyunun yapımcıları Painkiller: Resurrection'ı yayınladılar. Ama keşke böyle bir işe hiç girişmeselerdi. Açıkçası bu projeyi son derece gereksiz buldum. En azıyla çıktığı zamanlarda bir efsane olan Painkiller'ın anısına hürmeten böyle bir davranışı, oyunun yapımcılarından beklerdim. Ancak gözünü para hırsı bürümüş yapımcılar, oyun severlerin ceplerini sonuna kadar boşaltmaya karar vermiş olacaklar ki böylesi bir yapımı utanmadan kutlama adı altında bizlere sunmaya cüret ediyorlar.

BU OYUN, BU DÜNYADAN OLAMAZ
Painkiller: Resurrection oldukça ilginç (!) bir hikayeye sahip. William Bill Sherman yalnızca kötü adamları öldüren bir kiralık katildir ve masumlara asla zarar vermez. Yine günlük işlerinden birinde bir grup kötü adamı öldürmek için onların arabalarının altına bombayı yerleştirmiş ve bir köşeye çekilerek görevinin tamamlanmasını bekliyordu. Ancak hesapta olmayan bir şeyler oldu ve otobüsün biri bir anda çıkageldi. Bill ne yapıp edip onları durdurmalıydı, çünkü biraz daha yaklaşırlarsa bomba patladığında onlarda ölecekti. İyilik meleğimiz Bill otobüsün önüne atılarak otobüsü durdurmaya çalıştı ancak başaramadı, bomba patladı ve kendisi de dahil herkes öldü. Ve Bill’de bu olaydan sonra cehennemi boyladı haliyle, şimdi eline geçirdiği silahlarla kendisinden isteneni gerçekleştirip yaşananları telafi etmek tek amacı.

Öncelikle Resurrection’ın seriye kattığı yeniliklerden bahsetmek istiyorum… Doğrusu oyunda yenilik adına bir şey göremedim. Oyunun ana menüsü aynı, karşılaştığımız düşmanlar aynı, bölümler benzer, oynanabilirlik aynı, evet şu an aklıma bir yenilik geldi. Resurrection’da önceki oyunlarda bulunmayan 2 yeni silah var. E bu kadar yenilikte sanırım biz oyunculara çok bile.

Gelelim oyunun eksilerini. Bu bölümü de kısa tutacağım çünkü gerçekten şu an buraya Resurrection’ın bütün eksilerini yazmaya kalksam çok sıkıcı ve uzun bir yazı ortaya çıkar, o yüzden oyundaki en temel eksilerden bahsedeceğim.

Oyunda ses adına bir şey yok. Ses efektleri berbat, korkalım diye arkadan bir iki uğultu, fısıltı geliyor o kadar. Düşmanlarımızın yapay zekaları eskiden ataride oynadığımız Mario oyunundaki üzerimize doğrudan gelen kaplumbağalarla rekabet edecek düzeyde, ama sanırım o kaplumbağalar biraz daha zekiydi.

Oyunun işleyişi yine aynı sıkıcılığını korumuş. Bir bölgeye giriyorsunuz ve o bölgede üzerinize bir sürü düşman geliyor. Onların işlerini bitirdikten sonra tekrardan yolunuza devam ediyorsunuz. Ancak bazen yolunuzu bulamadığınız oluyor. Ekranın üst tarafında yine bize yolumuzu gösteren pusula gibi bir gösterge olsa da, bunun bazen sabitlenmesi oyundaki ilerleyişinizi baltalayabilir.

İlk Painkiller oyununu meşhur eden fizik tepkimeleriydi. Düşmanlarınızı nerelerinden vurursanız öyle tepki veriyorlardı. Örneğin omzundan vurursanız, omuzu geriye doğru yalpalıyordu. Ancak yapımcılar Resurrection’da bu özelliği de Painkiller’dan söküp almışlar. Üstüne üstlük oyun bu konu da tam bir bug cehennemi. Düşmanlarınızı vurduğunuzda vücutlarında saçma sapan dalgalanmalar oluşuyor, saçma sapan hareket ediyorlar. Bu o kadar göze batıyor ki insanın oyunu bir dakika bile oynayası gelmiyor. Diğer bir sorun ise öle düşmanlarınızın bazen havada kalmaları, duvarların içine geçmeleri. Oyun dediğim gibi bu konuda birçok hata barındırıyor ve bu da oyunu iğrenç bir hale getiriyor.

Painkiller: Resurrection ilk Painkiller oyununun grafik motoru geliştirilerek yapılmış. Yapımcılar bir de bunu utanmadan belirtiyorlar. İlk oyunun üzerinden 5 sene geçmiş sen o motoru geliştirsen de ne kadar geliştirebilirsin ki. Kaldı ki oyunu çıkarmanın tek amacı da Painkiller fanlarını soymaksa. Painkiller grafik konusunda da çağın son derece gerisinde kalıyor. Işıklandırma, gölgelendirme, kaplama aklınıza görsel olarak ne geliyorsa Painkiller: Resurrection’da onlar yok. Detaysız düşman tasarımları, 5 sene öncesinin grafikleriyle oyun grafik konusunda da tamamen sınıfta kalıyor.

TAVSİYEM
Büyük bir Painkiller fanı olsanız dahi bu oyunu almamanızı şiddetle öneriyorum. Eğer harcayacak çok param var diyorsanız, bu oyuna vereceğiniz parayı gidin yakın, inanın içiniz daha az acır. Painkiller: Resurrection yapımcılarının sadece para kaygısıyla yayınladıkları, sizi eğlendirmekten ziyade başınıza derin ağrılar saplayacak bir oyun. Bu yüzden, bu oyundan kesinlikler uzak durun. Painkiller’sız günler…
 
Üst