Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz
For Advertising Contact [email protected]


NLP ile Tanısma

'Pedagoji / Staj - Ders Notları' forumunda sefagenc55 tarafından 16 Ara 2009 tarihinde açılan konu

  1. sefagenc55

    sefagenc55 Level 20 Fahri Üye TM Üye

    0   0   0

    Sadece 0.90 TL, 2.5 TL, 3.5 TL veya 7.90 TL Ödeyerek Call of Duty, Mafia 3, Doom, Resident Evil 6 Gibi Steam Oyunları Alabilirsiniz! TURKMMO GÜVENCESİYLE! ANINDA TESLİM! ( YENİ STOKLAR GELDİ ) SINIRLI SAYIDA STOKLAR TÜKENMEDEN HEMEN TIKLAYIN!





    NLP ile TANIŞMA
    NLP ile okuyucuların tanışması Kişisel Gelişim Konuları hakkında kitap yazan Oğuz SAYGIN tarafından gerçekleştirilmiştir. Oğuz SAYGIN’ın NLP ile tanışması Anthony ROBBİNS’in “Sınırsız Güç” adlı kitabıyla gerçekleşmiştir. Bir amaca adanmanın ne anlama geldiğini ve adanmış bir kişinin neler yapabileceğini, bir çırpıda anlatmıştır.
    Bir gün sakin limanların hepsinin insanı hareketsizliğe, uyuşukluğa ve adalete sevk ettiği anlaşıldı ve bu limanlara negatif limanlar demeye başlandı. Evet ama pozitif bir liman yok muydu? diye düşünülürken NLP öğrenildi. Artık bu üç harf hiç akıldan çıkmamaya başladı ve NLP yukarıdan aşağıya doğru yazılarak bir akrostiş kullanıldı (Saygın, 1999, s. 11).
    Negatif
    Limanlardan
    Pozitif Sulara
    BAŞARISIZLIK DİYE BİRŞEY YOKTUR SADECE SONUÇLAR VARDIR
    Tüm hayatımız boyunca her olayın sonunda kendimizi bazen başarılı, çoğu zaman da başarısız olarak algılamışızdır. Ancak NLP’nin bu kuralı öğrenildikten sonra yıllarca başarısızlık olarak algılanan her şeyin aslında bir durumdan, bir sonuçtan ibaret olduğu gerçeği anlaşılmıştır.
    Başarı ve mutluluk göreceli kavramlardır ve herkes bunu NLP’nin bu maddesi sonucu öğrenmektedir. Bu madde ile insanların hayatında birçok şey değişmiştir. Artık hiçbir şeyi bağımsız olarak algılamıyorlardı. NLP kuralları öğrenildikten sonra herkese göre hayatta hiçbir başarısızlık yaşanmamıştır. Buna göre denilmelidir birçok kişi bazı durumlarda bizi başarısız görebilirler. Ama bunların bir durum olduğunu bilmek ve “bunlardan ne öğrenebilirim?” diye kendimize sormak gerekmektedir.
    Bir müddet sonra bu durumun çok iyi bir hale geleceğine emin olunmalıdır. Ve sonunda da her şey tahmin edeceğimiz gibi olacaktır. Oğuz SAYGIN hiçbir şeyi başarısızlık olarak kabul etmediğini, asla ümidini kaybetmediği için, başkalarının başarı dediği şeylerin hayatın da bir bir kendini göstermeye başladığını görmüştür (Saygın, 1999, s. 51).

    İNSANLAR AMAÇLARINA ULAŞMAK İÇİN
    “GEREKLİ KAYNAKLARA SAHİPTİRLER”İşte NLP’nin insanı yönlendiren ve amaçladığı her şeyi yapacağına inandıran bir ilkesi daha. Birçok konuda belki şöyle düşünülebilir; “Benim maddi imkanlarım yeterli değil, çevrem bana engel oluyor veya ben bu işin altından kalkamam.” Bunların hepsi mazerettir, belki hepsi gerçektir; ama bu gerçeklerin sizin amaçlarınızı gerçekleştirmenize hiçbir yararı olmaz.”
    ÖRNEĞİN; İstanbul’da her apartmanın altında bir kapıcı ailesi yaşıyor. Bu ailelerin bir çoğunun hayal ve hedefleri incelendiğinde çok şaşırtıcı bir sonuçla karşılaşılmaktadır.
    Bu vatandaşların ya bir evleri vardır ya ev yapmak için aldıkları bir arsaları yada en azından ev yapmak üzere kesinleşmiş bir hedefi vardır. Aynı apartmanda oturan ve bir kapıcının kazancının 8-10 mislini kazanan insanların evlerinin olmamasının yanında, birçok kapıcı vatandaşın ev sahibi olmalarının bir tek izahı vardır. Onların bir hedefi var ve o hedefe ulaşmak için sürekli çalışıyorlar ve o hedefi sürekli düşünüyorlar.
    Hedefleri olmayan ve gününü gün etmeye çalışan apartman sakinleri yıllarca kirada otururken, onlar ev sahibi oluyorlar. Evet “insanlar amaçlarına ulaşmak için gerekli kaynaklara sahiptirler” kuralına tüm kalbimizle inanmalıyız. Çoğumuz topluluk önünde hiç konuşma yapmamışızdır. Önce duvarlara konuşmalı, sonra yakın çevreye, sonra küçük gruplara ve daha sonra da binlerce kişiye hitap edilebilir.
    Bunun sonucunda da istenilen düzeyde seminerlerden sonra insanların hayatında bir fark meydana gelmektedir (Saygın, 1999, s. 52).

    İNSANLAR, ALGILAYABİLDİKLERİ ARASINDAN
    EN İYİ SEÇENEĞİ SEÇERLERÇeşitli olayları her insan farklı farklı algılama yeteneğine sahiptir. Algılama yeteneğimiz ne kadar güzelse seçimimizi o kadar kaliteli yapma şansımız vardır.
    ÖRNEĞİN; Bir insan saatlerce TV izler ve bu onu hiç rahatsız etmez. Çünkü o onda onun algılayabileceği en güzel şey o TV’yi seyretmektir. Onun o halini gören hedeflerini belirlemiş ve 24 saatlik bir zamanda 25 saati arayan bir arkadaşı o kadar zamanı TV’nin karşısında nasıl geçirdiğini hayret ve endişeyle izler.
    Bir gün bir adam balık tutmaya karar verir ve oltasını denize fırlatır, oltaya büyük bir balık takılır. Ancak o kişi bu büyük balığı denize atar. Biraz sonra aynı hareketi tekrar yapar, sonunda küçük bir balık yakalar ve onu oltasına koyar. Yanındaki ona niçin büyük balıkları değil de küçük balığı tercih ettiğini sorduğunda şu ilginç cevabı verir:
    “Tavam küçük olduğu için ancak küçük balıkları tercih ediyorum.”
    Yine başka bir örneğe göre bir dinleyicinin babasının moralinin iyi olup, olmaması hafta sonu tuttuğu takımın alacağı sonuçla orantılıdır. Eğer tuttuğu takım kazanmışsa bütün hafta onlar için ve baba için iyi geçer. Ama takımı kaybetmiş ise o zaman evdeki herkes için felaket olmaktaymış.
    Bunlar inanılacak gibi gözükmüyor. Bu ve buna benzer gerçekleri duydukça insanın tüyleri diken diken oluyor ve şöyle düşünüyor insan. İnsanlar algılayabildikleri şeylerin kalitesini mutlaka yükseltmeli. Ancak bilinç düzeyi yüksek insanların çoğalmasıyla toplumun ve insanlığın yükselmesi mümkündür. Bunu sağlamak için elimizden gelen en ufak bir çabayı dahi esirgememeliyiz.
    ÖRNEĞİN; Mümin SEKMAN çok genç yaşlarda başarının öğrenilebileceğini öğrenen bir hukukçu. Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde SEKMAN’ın, hızlı okuma kursları verdiğini duyan Oğuz SAYGIN onunla tanışmak istedi. İlk tanışmalarından itibaren birçok ortak düşünceleri olduğunu anladılar ve birbirlerinin bilgisinden istifade etmeye karar verdiler. Çünkü o da SAYGIN da bilginin paylaşıldıkça büyüyeceğine inananlardandı. Mümin SEKMAN, Ankara’da kişisel gelişimle uğraşan DKD (Düşün, Konuş, Dinle) adlı kurumda uzun süre çalışmış ve burada çok güzel şeyler öğrenmiş, bu sektörün ülkenin gelişiminde büyük yarar sağlayacağını düşünerek kişisel gelişim sektörüne adanmıştır.
    SEKMAN’ın girişimciliği ve kendine yararlı, bilgileri sünger gibi çekerek almasını SAYGIN büyük bir zevkle izliyordu. Bir gün SEKMAN; Oğuz beye geldi ve şöyle dedi: “Oğuz Bey, ben Milliyet Gazetesi’nin, insan kaynakları sayfasında başarı ve motivasyonla ilgili yazılar yazmaya başlıyorum.”
    “Demek ki”, insan bir işi çok isterse onu başarabiliyor. Bir insanda arzu ettiğimiz bir başarıyı görmek, muhteşem derecede çekiciliği olan bir şey. Ne zaman mükemmel bir örnek görsek, onda kendimizden bir şeyler bulur, “aynı şeyi ben de başarabilir miyim” diye düşünürüz. Hele bu kişi, çok yakında tanıdığımız biri ise (Saygın, 1999, s. 66).
    HEDEFE ODAKLANIN
    Bir hedefi gerçekleştirmek istediğimizde önce onu beynimizde oluşturmalı ve büyük bir ekranda açık ve seçik olarak görmeliyiz. Neredeyse o hedef bizim için beş duyumuzla hissedebileceğimiz bir hale gelmelidir.
    Hedefe ulaşmada ilk adım programlamadır. Hedef tespit etmenin ilk adımı olmasından dolayı çok önemlidir. Bu safhada yapılan bir strateji hatası bizim olmadık hedefler peşinde yıllarca uğraşmamıza sebep olabilir. Bu yüzden çok dikkat etmemiz gerekir.
    İkinci bölümde ise inancın hedeflerin gerçekleştirilmesindeki önemi vurgulanmaktadır. Bir hedefin gerçekleşmesini istiyorsak önce ona inanmalıyız.
    Üçüncü bölümde duyguların öneminden bahsedilmektedir. Duygularımız, rotasındaki bir yelkenliyi hedefine ulaştıracak rüzgarlardır.
    Dördüncü bölümde yine hedefimize ulaşmak için kendimizi geliştirmekten söz edilmelidir. Bizleri hedefimize ulaştıracak bilgi ve becerilere sahip olmadıkça asla hedeflere ulaşamayız.
    I. HAYATINIZI PROGRAMLAYIN
    1. Hedef Belirlenmeden Atış Yapılmamalıdır
    Dünyada değerlendirilmeye potansiyel kadar ziyan olan bir şey yoktur. Ülkemizde akarsular yıllarca boşu boşuna akmış, verimli tarım toprakları üzerine bilinçsizce konutlar yapılmış ve en kötüsü insanımızın beyin potansiyeli asla gerektiği gibi kullanılmamıştır.
    Artık ülkemizde akarsular üzerine barajlar yapılıyor. TEMA vakfı, verimli tarım arazilerine sahip çıkıyor. Ama henüz ülkemizde kaybolan beyin potansiyeli ile ilgili ciddi bir çalışma yok. Şimdiye kadar çeşitli okullarda ve büyük kurumlarda bulunan kişilerin somut bir hedeflerinin olmadığı gözlenilmiştir. (Saygın, 1999, s. 73)
    1953 yılında Amerika’da Jale Üniversitesi’nde bir araştırma yapılmış, tüm üniversite öğrencilerinden amaçlarını yazmaları istenmiştir. Öğrencilerin ancak %3’ü amaçlarını net olarak yazabilmiş, %97’nin ise net bir hedeflerinin olmadığı ortaya çıkmıştır.1973 yılında bu öğrenciler üzerinde yapılan araştırmalar hedeflerini yazabilen %3’lük kesimin finansal başarılarının %97’lik kesimin finansal başarılarından çok daha yüksek olduğunu göstermiştir. Başarı ve mutluluk her ne kadar göreceli kavramlar olsa da %3’lük kesimin bu konuda da diğerlerinden çok önde olduğu anlaşılmıştır.
    Hayatınızı bir gözden geçirelim, şimdiye kadar hedeflediğimiz, uğruna çabalar harcadığımız ve kendimizi adadığımız neyi gerçekleştiremedik ki? Hemen hemen hiçbir şeyi değil mi? Bir de korku ve endişelerimizi düşünelim, şimdiye kadar nelerden korkuyorduk v eneler bizi endişelendiriyordu. Bunların çoğu başımıza gelmiştir. O halde hayatımızı niçin endişe ve korkularla geçiriyoruz. Neden yalnızca hedeflerimize odaklanmıyoruz?
    Hedeflerimize ulaşmak için önce onu çok açık bir şekilde belirlemeli ve bu hedeflerimizi yazmalıyız. Ancak hedefimizi yazarken olumlu cümleler kullanmalıyız. Amacımıza düşünsel olarak odaklanmalı ve gerçekleştiğini aklımızda canlandıralım. Bilinçaltımızın çözümler konusunda bize yardıma hazır olacağını göreceğiz (Saygın, 1999, s. 74).
    Abraham Lincoln’un hayat hikayesi, Anthony Robbins’in “Sınırsız Güç” adlı ünlü eserini Türkçe’ye çeviren Sayın Dr. Mehmet Değirmenci tarafından verilen güzel bir örnektir.
    ABRAHAM LINCOLN;
    21 yaşında işinde başarısız oldu.
    22 yaşında bir yasama seçimini kaybetti.
    24 yaşında karısı vefat etti.
    27 yaşında ruhsal bunalıma girdi.
    34 yaşında Kongre seçimlerini kaybetti.
    36 yaşında Kongre seçimlerini yine kaybetti.
    45 yaşında Başkan Yardımcısı seçimlerini kaybetti.
    48 yaşında tekrar Senato seçimlerini kaybetti.
    52 yaşında Amerika Birleşik Devletleri’ne BAŞKAN SEÇİLDİ:
    2. Başımıza Gelenler İnançlarımızla Birleşmedikçe Felaket Adını Almaz
    başımıza her türlü olay gelebilir, bunun için olabilecek her şeye hazırlıklı olmayı öğrenmeliyiz. Yaşam her zaman bizim istediğimiz gibi olmayabilir. Bizler sakin birer liman aramak yerine, gemilerimizi fırtınalara karşı donatmalıyız. Birçok kimse yaşamını çeşitli hastalıklara yakalanacağı veya başına kötü şeyler geleceği endişesi ile harap eder. Böyle korkular bize hiçbir yarar sağlamadığı gibi, genellikle korkulan şeylerin başımıza gelmesiyle sonuçlanır. Yaşam düzeyimizi belirleyen şey başımıza gelen olaylar değil, bizim bu olaylara karşı gösterdiğimiz tepkilerdir.
    ÖRNEĞİN; Fransa’da 9 yaşında bir kız çocuğu, tek kişilik uçağı ile o yaşta birinin yaptığı en uzun uçuşu gerçekleştirmeye çalışıyordu. Süper bir kız olan ve tek başına uçağı kullanabilen biriydi o. Kendisini rekora taşıyacak uçuşa başladı. Bir müddet güzel bir şekilde uçtu. Ancak bir süre sonra uçağı büyük bir gürültüyle yere çakıldı. Ertesi gün cenaze töreninde herkes annesini izliyordu küçük kızın. Son derece yıkılmış olacağını zannediyorlardı annenin ama anne gayet metin bir tavır sergiliyordu. Gazeteciler neler hissettiğini sorduğunda acılı anneye, annenin cevabı çok ilginç idi:
    “Ben Allah’a şükrediyorum, böyle bir insanla 9 yılımı geçirdim.
    Eğer bu acılı anne başlarına gelen bu olayın bir felaket olduğuna inansaydı bu inanç bu anneye daha kötü sonuçlar getirebilirdi.
     
  2. onurcanonurcan

    onurcanonurcan Level 10 TM Üye

    0   0   0

    832
    6,414
    1,491
    250


    Teşekkürler, Eline Saglık..
     
  3. Karcemackers

    Karcemackers Level 46 TM Üye Üye

    0   0   0

    4,027
    56,079
    5,785
    405


    Paylasım icin tesekkurler.
     
  4. emin399

    emin399 Level 8 TM Üye

    0   0   0

    344
    3,204
    321
    165


    Teşekkurler
     
  5. p34rl

    p34rl Level 10 TM Üye

    0   0   0



    Teşekkürler :)
     

Sosyal Medya