Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz
For Advertising Contact [email protected]


Anne ve Babay Bağımlılık

sefagenc55

Level 4
Fahri Üye
TM Üye
Ticaret - 0%
0   0   0
Katılım
20 Haz 2009
Mesajlar
15,713
Beğeniler
1,074
MmoLira
10
DevLira
0
#1
BAĞIMLILIK

Çok küçük çocuklar için bağımlılık normal hatta sağlıklı bir durumdur. Fakat çocuk okul çağına geldiğinde bu durumun devam ediyor olması onda,
- Kendine güven eksikliği
- Okul ödevlerini tamamlama ve düzeltmede yetersizlik hissi,
- Sınıf içinde bağımsız düşünmeme
- Arkadaş edinmeme ve ilişkiyi sürdürebilmekte güçlükler gibi sorunlara neden olacaktır.
Bazı çocuklar zekası geri olmadığı halde okulda başarısızdır.
- Öğretmen sormadıkça konuşmaz.
- Parmak kaldırıp bildiğini söylemez.
- Çekingen ve sessizdir.
- Yaşıtlarıyla ilişkisi çok sınırlıdır.
- Oyunlara hiç katılmaz ya da izleyici olarak kalır.
- Arkadaşlık ilişkilerinde kendinden daha girişken bir çocuğun kanadı altına sığınır.
- Paylanmaya hiç gelmez, çabucak ağlar.
- Güvensiz ve ürkek davranır, kendini savunamaz.
- Yaşıtlarının itip kalkmalarından alaylarından çabuk etkilenir, annesine ya da öğretmenine koşar.
- Yabancılar yanında çok sıkılır ve konuşmaz.
- Kendi evi dışında hep tedirgin ve siniktir.
Dışarıda çekingen ve sıkılgan olan çocuk genellikle evde hırçın ve yaramazdır. İsteklerinin yapılmasına alışkındır. – Dediği olmazsa tepinir ve huysuzlaşır – Her istediğini elde eder – Yemeğini annesi yedirir – Okul ödevlerini annesi başında olmazsa yapmaz – Anne ve babanın ilgisini sürekli üstünde tutmaya çalışır. Anne baba yatağına yatar ya da gece uyanıp anne babasının yanına gider. Yani böyle bir çocuk ruhsal olgunlaşma bakımından geri kalmış bağımlı bir çocuktur.
Çocuğun gösterdiği bu bağımlılığın patolojik olup olmadığını bize kesin olarak gösterecek bir ölçek yoktur. Fakat şu özellikler bizim için işaret niteliği taşır:
- Tenefüslerde arkadaşlarıyla oynamak yerine öğretmenleriyle oturmayı tercih eder.
- Sürekli daha fazla onay yönlendirme, kabul ve öğüt için öğretmenine başvurur.
- Öğretmeninin yanında oturup her adımda yardım etmedikçe sınıf içinde yeni bir etkinliğe katılmayı istemez.
- Anne babası yardım etmek için uygun durumda olana kadar ödevlerini yapmak için bekletir.
- Okula gitmeyi istemez.
Bağımlılığın başlıca nedeni anne – baba tutumudur. Çocuk aşırı ilgi ve sevgiye boğulmuştur.
- İstekleri önceden sezilip yerine getirilmiştir.
- Bir dediği iki edilmemiştir.
- Çocuk kendi işini hiçbir zaman kendi yapmamış
- Deneme yanılma yoluyla öğrenmesi engellenmiş
- Hazıra alıştırılmıştır.
Bütün bunlar onun iyiliği için yapılmış fakat aslında sadece kendi huzurlarını sağlamaya yaramış iyi anne baba olmadıkları duygusundan kurtulmuşlardır.
Bununla ilgili bir öykümüz var:
Dört yaşına dek hiç konuşmadığı için anne ve babasını kaygılandıran bir çocuk bir gün sofrada konuşuverir.
- Anne bana bir kaşık verir misin? der. Şaşıran anne sorar:
- Oğlum böyle konuşmasını biliyordun da neden şimdiye kadar ağzını açıp tek bir söz söylemedin? Çocuk yanıtlar:
- Ben ağzımı açmadan siz her istediğimi sezip yerine getiriyordunuz. Benim konuşmama gerek kalmıyordu ki!
Çocukların bebek muamelesi görüp aşırı korundukları, çocukların uygun şekilde muamele gördükleri ve iyi ayarlanmış bir aile çevresinden gelen çocukların çalışma alışkanlıkları ev sosyal uyumları üzerinde bir inceleme yapılmış. Ana babalarla yakın temaslar kurulup kayıtlar tutulmuş. Bu incelemede 2 çocuk grubu ele alınmıştır:
1. Ana babaları tarafından bebek muamelesi ve aşırı şefkat gösterenler hakkında şöyle kayıtlar var: “Ailenin en küçük çocuğu, şımarık”, “Çocuğa aşırı şefkat ve düşkünlük gösterilmiş.”
2. Aile çevresi iyi ayarlanmış çocuklar hakkında da kayıtlarda bunlara benzer bilgi bulunuyor:”Ana babanın anlayışlı ve ilgili olduğu ideal bir aile çevresinde büyümüş”, “Aile çevresi normaldir, çocukla işbirliğinde bulunmakta.”
Bu çocuklar çalışma alışkanlıklarının iyi ve kötü oluşuna göre değerlendirilmiş. Sonuçlar oldukça kötüdür. Bebek muamelesi göre ve aşırı korunan çocuklardan ¾ ve 4/5’ünün çalışma alışkanlıkları kötü, geri kalan ¼ ve 1/5’i iyi çalışma alışkanlıklarına sahip. Sağlam iyi ayarlanmış aile çevrelerinden gelen çocukların durumu bunun tam tersidir.
Şimdi 2 tane etkinliğimiz var. Fakat önce bunların amaçları:
1. Kendi kendine başarabileceği işleri ayırt edip bu başarılarının tadına varabilmesine yardım etmek.
2. Bu konuda kendi potansiyelini fark etmesine yardım etmek.
3. Kendine güvenini geliştirmesine yardım etmek.
ETKİNLİK 1:
Amaç: Çocuğun kendi yeteneklerini değerlendirerek bağımsızlık duygusunu güçlendirebilmesine yardım etmek.
Süreç:
· Çocuklardan okul dışında yaptıkları işleri düşünmeleri istenir( ev işlerinde anneye yardım etmek, kardeşine bakmak, köpeği gezdirmek ve doyurmak vb.)
· Aşağıda verilen sorular dikkate alınarak bu işlerdeki performansları hakkında bir paragraf yazmaları istenir.
“Bu işi bir hafta boyunca kaç kez yapıyorsunuz ve her seferinde ne kadar vaktinizi alıyor?
“Bu işi yapabilmek için özel bir beceriye ihtiyacınız var mı?
“Bu işi sürekli yapıyor olmanız her seferinde daha başarılı olmanıza neden oluyor mu?
“Bu işin en çok sevdiğiniz ve yapmaktan zevk aldığınız yanı nedir?
· Çocuğun kendi kendine yaptığı bir işte başarılı olduğunu görüp bunu grubun diğer üyeleriyle paylaşmasına fırsat verilir.
ETKİNLİK 2:
Amaç: Kendi adına karar vererek dışa bağımlılığını azaltmaya başlamasına destek olmak.
Süreç:
· Okulda üç yeni ders başlayacak ve siz bunlardan istediğiniz bir tanesini alabilirsiniz. Bu derslerden birincisi zeka oyunları, ikincisi halk oyunları, üçüncüsü drama. Hangisine katılmaya kara verirsiniz? Neden?
· Çocuklar kendi fikirlerini ve tercihlerini söylemeleri için yüreklendirilerek kendi kararlarını vermelerinin tadını almalarına yardım edilir.
Bu çocuklar sosyal uyumlarının verimliliği açısından da değerlendirildiklerinde aynı şekilde bebek muamelesi edilenlerin %80’inin sosyal uyumları kötü sonucuna varılmıştır. Yani başkalarıyla iletişimlerini ve bunları iyi bir şekilde yürütmeyi beceremiyorlar. Fakat çocuğa gerektiği gibi davranılmış aile çevresinde yetişen çocukların %70’inin sosyal uyumları iyi.
Bu veriler ailenin çocuğun çalışma alışkanlıkları kazanmasında sosyal olgunluğunda ve ruh sağlığında büyük payı olduğunu göstermektedir.
Özet olarak şunları söyleyebiliriz:
- Çocukta aşırı bağımlılık bir çok ruhsal sorunun yerleşmesine zemin oluşturur.
- Korkular, kekemelik, uyku bozuklukları ve başka birçok duygusal bozukluklar özellikle bağımlı çocuklarda kolay gelişir. Ruhsal sorunlar çıkmasa da bağımlı kişilik çocuğun yaşamdaki başarısını ve uyumunu engelleyici bir etken olur.
- Çocuk ana ve babasının bir uzantısı olsa da, kendi kişiliği olan ayrı bir varlıktır. Bu nedenle onu kendi kanatlarıyla uçabilecek girişken ve bağımsız insan olarak yetiştirmek amaç olmalıdır.
- Eğitimde yeterli sevgi ile bağımsızlığı dengeleyebildiğimiz zaman daha başarılı olabiliriz.
Bir öğretmenin kendi değerlerine sahip çıması başka, onları öğrencilerine zorla kabul ettirmesi başka şeydir. Öğrencilerle sürekli değer çarpışması yaşayan öğretmenler herkes için neyin doğru ya da yanlış olduğu konusunda kesin ve güçlü kanıları olan kişilerdir. İşte değer çatışmalarının da nedeni bu öğretmenlerin kendi inançlarının evrensel gerçekler olduğundan emin olmalarıdır ve bunları öğrencilere kabul ettirmeye çalışmalarıdır. Bu durumda öğretmenler için şunları söyleyebiliriz:
BAĞIMLILIK DEĞİL BAĞLILIK

Yeni doğan kardeşini kıskanan çocuğa annesi dedi ki; “tatlım sana ailemizle ilgili bir hikaye anlatmak istiyorum. Bu mumlar bizim ailemizi gösteriyor. Çocuk uzun bir mum çekip bu annemin mumu. Bu da benim için dedi. Anne bir kibrit alıp mumu yaktı ve bu alev benim sevgimi gösteriyor” dedi. Bir başka mumu alıp bu da babanın mumu dedikten sonra anne mumunda ateşi alıp babanın mumunu yaktı ve ekledi. Ben babanla evlendiğimde ona bütün sevgimi verdim ve hala bütün sevgim bende duruyor. Baba mumunu şamdana koyup daha küçük bir mum aldı ve bu da senin için dedi. Kendi mumunun ateşi ile küçük mumu yaktı ve ekledi sen doğduğunda ben bütün sevgimi sana verdim ve bak baban hala benim bütün sevgimi almasına rağmen ben yine de bütün sevgimi taşıyorum. Anne mumunu baba mumunun yanına koydu sonra en küçük mumu aldı ve kendi mumu ile yakarken. Bu mum senin kardeşin için. O doğduğunda ben bütün sevgimi ona verdim ve bak sen hala benim bütün sevgimi taşıyorsun babanda bütün sevgimi taşıyor. Ama hala benim bütün sevgim bende duruyor. Çünkü o sevgi. Sen onun hepsini sevdiğin herkese verebilirsin ve aynı zamanda bütün sevgin seninle birlikte kalır. Şimdi bak ateşlere biz ailemizde bu sevginin tamamına sahibiz.
ÖĞRETMENE ÖZ
1. Bir öğretmen koruyucu bir tutuma sahipse bağımlı çocukları farkında olmadan destekler ve bundan hoşlanır.
2. Bağımlı çocukların grup çalışmalarında edilgin kalarak bağımlılıklarını sürdürmelerine izin vermeyin.
3. Bu çocukların deneyim eksikliği vardır. Başarısız olmaktan korktukları için denemezler. Yeterince güvenli bir ortamda, hata yapmaktan korkma düzeyleri azalır.
4. Yakın arkadaşlarının koruyucu olup olmadığını denetleyin. Arkadaşlık ilişkileri bağımlılığı körüklüyor olabilir.
DANIŞMANA ÖZ
1. Bağımlı olduğu bir öğretmen ve ailesi tarafından bildirilen çocuklar için bir gözlem formu oluşturun. Değişik ortam ve saatlerde gözlem yapın.
2. Çocuğun okul dışındaki davranışları hakkında ailesi ile görüşme yapın.
3. Gözlem sonucunda bireysel ya da grupla danışmaya alın.
4. Bağımlı çocuklar için yaş gruplarına uygun etkinlik geliştirin.
5. Ailenin bağımlılığı besleyici davranışları olup olmadığını görüşme yoluyla tespit edin.
Bağımlı çocuklar özellikle sosyal ilişkilerde deneyim eksikliğine sahiptir. Bu çocukların zengin yaşantılar geçirmesi için derste fırsatlar oluşturun.
ANNE BABAYA ÖZ
1. Bağımlı davranışlar genellikle koruyucu anne tutumundan kaynaklanır. Çocuğunuzun bağımlılığıyla ilgili şikayetiniz varsa önce kendi tutumunuzu gözden geçirin.
2. Çocuğunuz bağımlı olduğu için suçlamanız onun aşağılık duygusu yaşamasını sağlar ve bağımlılığı arttırır.
3. Bağımlı olmak ve bağlı olmak arasındaki farkı algılayıp algılamadığınızı test edin.
4. Bağımlılığı yenmenin yollarından biri çocuğun arkadaşlarıyla oyun içinde deneyim kazanmasıdır.
Çocuğun yapacağı her hata bağımlılığını yenmesi için bir basamaktır. Bu yüzden hata yapması olağan karşılanmalıdır.
 
Üst