Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Bvural41 1
Bvural41
kaptanmikro1 1
kaptanmikro1
R 1
Roksam
[DEV]AB 1
[DEV]AB
Sevdamsın 1
Sevdamsın
farkmt2official 1
farkmt2official
emirhanHCL 1
emirhanHCL
Scarlet 1
Scarlet
Hikaye Ekle

Galatasaray'ın Tarihi.

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan priblo1
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 12
  • Görüntüleme Görüntüleme 922

Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!

ataturk_ve_galatasaray.jpg




Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ü "bir takım taraftarı" yapmak çabaları, tarihin gerçekleri karşısında her zaman hüsrana uğruyor.Ulusların yaşamında çok az sayıda kişi önder niteliğini kazanmış ve tüm ulusa mal olmuştur. Bu nitelikteki kişilerin kayıtlı belgeler olmadan sözel tanıklıklara dayanarak birtakım alanlarda tüm ulusun aidiyetinden koparılıp bazı camialara mal edilmesi yanlış bir tutumdur. Bu kişiler tarihsel özellikleriyle, kişiler, topluluklar, gruplar ve camialar üstüdür. Bunun tersini savunmak kişi ve camialara bir öncelik kazandırmayacağı gibi, toplumsal boyutta da onarılmaz yaralar açar. Bunun bilincinde olan gerçek önderler de, toplumun tümünü kucaklamayan ve kurucusu olmadıkları ya da arasında yer almadıkları oluşumlara katılma konusunda büyük hassasiyet gösterirler. Mustafa Kemal Atatürk bu özeni göstermemiz gereken kişilerin başında gelir.

Atatürk'ün Galatasaray camiasıyla olan ilişkisi, Galatasaray Lisesi'ni 2 Aralık 1930, 28 Ocak 1932 ve 1 Temmuz 1933 tarihlerindeki ziyaretleriyle somutlaşmıştır. Çok yakın bir tarihte yitirdiğimiz ve bugün örneğine pek rastlanmayan "duayen" gazeteci Metin Toker' in sözleriyle,

"Hiçbir lise Atatürk'ten böyle bir ilgi görmemiştir...Galatasaray, sadece 'Türkiye'nin' Batı' ya açılan penceresi' değil, Atatürk devrimlerinin en önemlilerinden, belki de en önemlisi laisizmin kilometre taşlarından biri olmuştur.
Nasıl Harp Akademisi, Harbiye ve Mülkiye sıradan eğitim müesseseleri sayılmazsa Galatasaray da sıradan bir lise sayılamaz."

Evrensel bir sevgi
Galatasaray camiasının Atatürk'e karşı duyduğu sevginin evrenselliği 956 okul numaralı Celalettin Som' un satırlarında çarpıcı bir biçimde dile gelir:
"Galatasaray Lisesi 7. sınıftaydım. Sınıf, müdür merdiveni karşısında, ön avluya bakan, müdür odasından sonraki ilk sınıftı. Beyoğlu Caddesi'nin bütün gürültüsü duyulurdu. İlk dersimiz Fransızcaydı. Hocamız Monsieur M. Journé anlatıyordu...Birden bütün sesler sustu...Koyu sessizlikte mektebin önünde virajı alan tramvayın acı çığlık sesine benzeyen demir tekerleklerin raylara sürtünmesinden çıkan ses kulaklarımızda çınladı...M. Journé ders anlatmayı kesmiş, başını elleri arasına almış ağlıyordu!..Tarih 10 Kasım 1938 saat 9'u 5 geçiyordu...ATATÜRK vefat etmişti." İşte o günlerde evrensel ve toplumlar üstü bir devlet adamına karşı duyulan evrensel sevgi budur.


Galatasaray Lisesi'ni İlk Ziyareti
1930 yılında dünyanın ve Türkiye'nin, siyasal ve toplumsal konjonktürü oldukça hareketlidir. Atatürk 18 Kasım'da bir yurt gezisine çıkar ve İstanbul'a döndükten sonra bazı okulları ziyaret ve teftiş eder. Devletin resmi yayın organı Ayın Tarihi mecmuası bu olayı şöyle anlatır (cilt 23-24, sayı 79-81, sayfa 6630-6631):

"3.12.1930; Reisicumhur Gazi Hz. saat ikide otomobille saraydan hareket ederek sıra ile Harp Akademisi, Mülkiye ve Harbiye Mekteplerini...buradan Galatasaray Lisesi'ni teşrif ettiler.(...) Galatasaray Lisesi'nde kütüphanenin hatıra defterini imzaladılar. Daha sonra müdür odasında bir müddet oturarak mektebin vaziyeti umumiyesi ve talebenin durumu hakkında konuştular. İmla, resim ve lisan derslerinde bulundular, mektep müdüründen uzun uzadıya izahat aldılar..."

Şimdi devlet arşivlerinden edinilen bu kuru ve nesnel bilgilerin yanına çağdaş yazınımızın öykücülüğünün ve tiyatro yazarlığının bir klasiği olan, benzersiz kurgu işçiliğinin yanı sıra edebiyatımıza 'humour' denilen ince alayı ve gözlem gücünü de kazandıran ve bir Galatasaraylı olan ustanın kalemine, Haldun Taner'in gözlemlerine başvuralım ve bu ziyareti bir kez de onun anlatısından dinleyelim:

Şarklıların Efsaneye Düşkünlüğü
"Ya sekizde ya dokuzda idik. Demek ki otuz, otuz bire rastlıyor. Mektepte bir telaş, bir kıyamet. Taş tablolar boyanıyor, yıkık yerler sıvanıyor. Meğer Gazi Paşa gelecekmiş. İdare her sınıfa Afet Hanımın, baskısı henüz bitmemiş Yurt Bilgisi kitabından üçer nüsha dağıttı. Talebeler kımlanıyor: 'Ah bir bizim sınıfa girse.' Hocalar başka gûna: 'Allah vere bizimkine girmese.' (...) Atatürk'e bakıyorum, resimlerinde sık sık gördüğümüz pozlarından birinde: Sol elinin iki parmağını üst yelek cebine takmış, başı hafif öne eğik, çatık kaşları ve o meşhur bakışıyla gözünün üstünden müdüre bakarak anlattıklarını dinliyor. Biz Şarklılar neden ille her şeyi büyütüp efsaneleştiririz. Aklı başında insanlardan duymuştum: 'Bakılamıyor efendim,' diyorlardı. 'İmkânı yok gözlerine bakılamıyor. Çenesine kadar hadi neyse ne ama, başınızı daha yukarı kaldırdınız mı, gözleriniz iki kuvvetli projektörle karşılaşmış gibi kamaşıyor, çarpılıp sersemliyor, bir şeyler oluyorsunuz.' Ben bunu duydum ya, şimdi korkudan başımı kaldırıp da yüzüne bakamıyorum. Bütün görebildiğim: Saatinin kösteği, yeleği, sol elinin yelek cebine dalmış iki parmağı, kolalı devrik yakası, hadi bilemediniz biraz da çenesinin ucu...Hepsi bu kadar. Ama çocukluk işte, şeytan dürttü. Ya herrü ya merrü deyip birden daha yukarı bakıverdim. A, ne kamaşma ne çarpılma, işte pekala bakılabiliyordu. Hatta müdür de bakabiliyordu. Hoca da bakabiliyordu.

Bu Gözlerden Hiçbir Şey Kaçmaz
Gerçi projektör, şimşek filan edebiyat ama, şunu söylemeli ki, bu bakış pek öyle herkesin bakışına da benzemiyordu. Bu gözler bir yere bakıyor ama baktığı şeyden çok daha gerileri çok daha derinleri görüyor gibi idiler. O gün, orada, onun karşısında çocuk kafamın koyduğu ilk teşhis şu oldu: Bu gözlerden hiçbir şey kaçmaz arkadaşlar. Bu adam kandırılamaz, aldatılamaz. Bu adam mugalataya, laf cambazlığına pabuç bırakmaz. Bu adam, bilmek için öğrenmiş olmaya ihtiyacı olmayan, bildiğini bilen, bilmediğini de şıp diye sezen bambaşka bir insandır(...) Atatürk mektepten ayrılmak üzere iken paydos trampeti çaldığından hepimiz bahçeye boşandık. Rahmetli, maiyetindeki mutat zevata bir şeyler söyledikten sonra talebe kalabalığının ortasına dalıverdi. O, tek başına, ortamızda, maiyetindeki zevat ise geride, çok geride, mektebin iki kanadı da açılmış cümle kapısına doğru yürümeğe başladık. Atatürk, yüzünü daha iyi görebilmek için yengeç gibi yampiri yampiri hatta gerisin geri yürüyen bir sürü çocuğun arasında, iki eli ceketinin iki yan cebinde, gururlu ve gülümser ilerliyordu. Büyük kapının önüne binlerce meraklı birikmişti. El ele vermiş polisler kaldırımlardan taşan halk kitlesini zor zaptediyorlardı. Karşı apartmanların her bir penceresinde ben diyeyim, on, siz deyin yirmi baş. Atatürk görününce bir alkış koptu. Aklımıza gelmiş gibi biz de onlara uyduk. Atatürk bu alkışlar arasında otomobiline bindi (...) Akşam, etütte yoklama yapılınca, o kargaşalıkta iki açıkgöz arkadaşımızın neharilere karışıp mektepten kaçtıkları anlaşıldı. Geçmiş zaman, kendilerine idarece bir ceza verildi mi idi, pek hatırlamıyorum. Galiba, bu tarihi günün yüzüsuyu hürmetine, Beyoğlu'nda sürtüp durdukları yanlarına kâr kaldı idi. E, artık o kadar da olmasın mı?"

İkinci Ziyaret
Mustafa Kemal, 28 Ocak 1932 Perşembe günü Beyoğlu'nda otomobille çıktığı bir gezinti sırasında saat 16'da Galatasaray Lisesi'ni ikinci kez ziyaret ederek onurlandırmıştır. Lisedeki tarihi Tevfik Fikret salonunda verilen bir müsamereyi izlemiş ve oyunda rol alan öğrencilere övgüler yöneltmiştir. Niyazi Ahmet Banoğlu'nun "Atatürk'ün İstanbul'daki Hayatı"adlı yapıtında bu ziyaret hakkında bilgi verilmektedir.

Üçüncü Ziyaret
Atatürk'ün Galatasaray Lisesi'ne üçüncü gelişinin tarihi 1 Temmuz 1933'tür. Gazi bu gelişinde öğrencilerin Tarih-Coğrafya-Yurt Bilgisi grubundan geçirdikleri orta mektep bakalorya sınavlarına bizzat katılmış ve çeşitli sorular sormuştur. Maiyetiyle (Riyaseticümhur Katibi Hikmet (Bayur), Başyaver Celal, Yaver Şükrü ve Cevdet Beyler ve Muallim Afet Hanım) Lise'ye gelen Atatürk talebenin alkışları arasında Müdürlük odasına çıkmış, burada müdürTevfik Bey ve öğretmenlerle okul hakkında görüştükten sonra doğruca imtahan odasına girmiştir.

İlhan E. Postacıoğlu'nun anılarından Gazi'nin imtahan odasına girdiğinde sınavdaki öğrencinin Bandırmalı Ahmet olduğunu öğreniyoruz. Ardından Serbest Fırka'nın kurucusu Fethi Okyar'ın oğlu Osman (Okyar) sınav odasına alınır. Sınavdan çıkan Osman Okyar'a Atatürk tarafından babasına selam söylendiği öğrenciler arasında hızla yayılır ve büyük bir memnuniyet uyandırır. Atatürk'ün Galatasaray Lisesi öğrencilerine yönelttiği bazı sorular şunlardır: Atilla'nın Romalılar'la ilk harbi; Sevr muahedesiyle, Lozan muahedesi arasında ne gibi farklar vardır?; Eti medeniyeti; Devletçiliğin ve fertçiliğin mukayesesi; Şimendifer siyasetimiz; Malazgirt Meydan Muharebesi; Din ve laiklik üzerine sorular; İspanya yarımadası; Mudanya Mütarekesi; Bizanslılarla Türklerin ilk temasları; Referandum ve halk oylaması vb. Sınavlar gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürmüş ve Atatürk Galatasaray Lisesi'nden memnun kalarak ayrılmıştır. Dönemin okul müdürü olan Tevfik Ararat o günün izlenimlerini şu sözlerle anlatır:

"1 Temmuz 1933, Galatasaray Lisesi'nin yaşadığı en büyük gündür; o gün Gazi Hazretleri, müessemizde beş saat bir çeyrek saat kalmışlar, ve birinci devre Tarih-Coğrafya-Yurtbilgisi mezuniyet imtahanlarına giren talebemizden dokuzunu imtahan etmek lütfunda bulunmuşlardır. Galatasaray Lisesi, bundan sonra, o unutulmaz günü her sene anmak ve tekrar yaşamak için aynı devrenin aynı imtihanlarını daima aynı güne koyacaktır."

Bu yazı, "Dünden Bugüne Galatasaray" (Hazırlayanlar: Vefa O. Semenderoğlu-Osman Tamburacı), "Atatürk Önünde Tarih Bakaloryası" (İlhan E. Postacıoğlu), "Şişhaneye Yağmur Yağıyordu; Ayışığında Çalışkur" (Haldun Taner), "Atatürk ve Galatasaray" (Galatasaray'ın 500. Yıldönümünü Kutlama Komitesi), "Galatasaray Tarihine Ait Belgeler:I (1868-1933) (Orhan Koloğlu) başlıklı kitap ve belgelerden Metin Pınar tarafından derlenmiştir.

Galatasaray Dergisi`ne teşekkür ederiz.
 
gslogo_460x175sabit3439.jpg



alisamiyen.jpg

Ali Sami YEN
(1905-1918) (1925)
kalpakcioglu.jpg

Refik Cevdet KALPAKCIOĞLU
(1919-1922) (1934)
ziyaonis.jpg

Yusuf Ziya ÖNİŞ
(1922-1924) (1950-1952)
haydarsekip.jpg

Ali Haydar ŞEKİP
(1925)
robenson.jpg

Ahmet ROBENSON
(1926)
pirioglu.jpg

Adnan İbrahim PİRİOĞLU
(1927)
sadak.jpg

Necmettin SADAK
(1928-1929)
daver.jpg

Abidin DAVER
(1929-1930)
kara.jpg

Ahmet KARA
(1930-1931) (1933)
kevkep.jpg

Tahir KEVKEP
(1931-1932)
haydarbarsal.jpg

Ali Haydar BARŞAL
(1932-1933) (1933-1934)
isfendiyaroglu.jpg

Fethi İSFENDİYAROĞLU
(1933)
menemencioglu_00.jpg

Ethem MENEMENCİOĞLU
(1934-1936)
gogen.jpg

Saim GOGEN
(1936-1937)
kantoglu.jpg

Sedat Ziya KANTOĞLU
(1937-1939) (1944)
nuri.jpg

Nizan NURİ
(1939)
akiska.jpg

Adnan AKISKA
(1939)
alicinar.jpg

Tevfik Ali ÇINAR
(1940-1942)
dardagan.jpg

Osman DARDAĞAN
(1942-1943)
peykoglu.jpg

Muslihittin PEYKOĞLU
(1944-1946)
batur.jpg

Suphi BATUR
(1946-1950) (1965-1968)
yenal.jpg

Ulvi YENAL
(1953) (1962-1964)
selimoglu.jpg

Refik SELİMOĞLU
(1954-1956) (1960-1962)
giz.jpg

Sadık GİZ
(1957-1959)
beyazit.jpg

Selahattin BAYEZIT
(1969-1973) (1975-1979)
pekin.jpg

Prof.Dr.Mustafa PEKİN
(1973-1975)
uras.jpg

Prof.Dr.Ali URAS
(1979-1984) (1984-1986)
tanriyar.jpg

Dr.Ali TANRIYAR
(1986-1988) (1988-1990)
yalman.jpg

Alp YALMAN
(1990-1992) (1992-1996)
suren.jpg

Faruk SÜREN
(1996-2001)
cansun.jpg

H.Mehmet CANSUN
(2001-2002)
canaydin.jpg

Özhan CANAYDIN
(2002-2008)
apolat.jpg

Adnan POLAT
(2008-...)
 
baskanlar%20ve%20kupalari.jpg




Başkanlar Ve Kupalar:

t.gif
alisamiyen_k.jpg
t.gif
t.gif
ALİ SAMİ YEN
1905-1918 4 Kupa
(Pazar Ligi 3, Cuma Ligi 1)
1925 1 kupa (İstanbul Ligi Şampiyonluğu)
t.gif
kalpakcioglu_k.jpg
t.gif
t.gif
R. CEVDET KALPAKÇIOĞLU
1919
1 kupa (Cuma Ligi Şampiyonluğu)
t.gif
robenson_k.jpg
t.gif
t.gif
AHMET ROBENSON

1926 1 kupa (İstanbul Ligi Şampiyonluğu)
t.gif
pirioglu_k.jpg
t.gif
t.gif
A. İBRAHİM PİRİOĞLU

1927-1928: 1 kupa (İstanbul Ligi Şampiyonluğu)
t.gif
sadak_k.jpg
t.gif
t.gif
NECMETTİN SADAK

1928-1929: 1 kupa (İstanbul Ligi Şampiyonluğu)
t.gif
kevkep_k.jpg
t.gif
t.gif
M. TAHİR KEVKEP

1931-1932: 1 kupa (İstanbul Ligi Şampiyonluğu)
t.gif
kantoglu_k.jpg
t.gif
t.gif
SEDAT ZİYA KANTOĞLU

1937-1939: 1 kupa (Milli Küme Şampiyonluğu)
t.gif
alicinar_k.jpg
t.gif
t.gif
TEVFİK ALİ ÇINAR

1940-1942: 1 kupa (İstanbul Kupası Şampiyonluğu)
t.gif
dardagan_k.jpg
t.gif
t.gif
OSMAN DARDOĞAN

1942-1943: 1 kupa (İstanbul Kupası Şampiyonluğu)
t.gif
batur_k.jpg
t.gif
t.gif
SUPHİ BATUR

1946-1950: 6 kupa (Pazar Ligi 3, Cuma Ligi 1)
1965-1968: - Federasyon Kupası (2), TSYD Kupası (2), Cumhurbaşkanlığı Kupası
t.gif
selimoglu_k.jpg
t.gif
t.gif
REFİK SELİMOĞLU

1954-1956: 2 kupa (İstanbul Profesyonel Ligi Şampiyonluğu)
t.gif
giz_k.jpg
t.gif
t.gif
SADIK GİZ

1957-1959: 1 kupa (İstanbul Profesyonel Ligi Şampiyonluğu)
t.gif
yenal_k.jpg
t.gif
t.gif
ULVİ YENAL

1962-1964: 5 kupa (Lig Şampiyonluğu-2, Federasyon Kupası-2, TSYD Kupası Şampiyonluğu)
t.gif
beyazit_k.jpg
t.gif
t.gif
SELAHATTİN BAYEZIT

1969-1973: 9 kupa (Lig Şampiyonluğu-3, TSYD Kupası-2)
1975-1977: (Federasyon Kupası-2, Cumhurbaşkanlığı Kupası-2)
t.gif
pekin_k.jpg
t.gif
t.gif
MUSTAFA PEKİN

1973-1975: 2 kupa (Lig Şampiyonluğu, Başkanlık Kupası)
t.gif
uras_k.jpg
t.gif
t.gif
PROF. DR. ALİ URAS

1977-1986: 5 kupa (TSYD Kupası, Federasyon Kupası-2, Cumhurbaşkanlığı Kupası, Başbakanlık Kupası Şampiyonluğu)
t.gif
tanriyar_k.jpg
t.gif
t.gif
DR. ALİ TANRIYAR

1986-1990: 6 kupa (Lig Şampiyonluğu-2, TSYD Kupası, Cumhurbaşkalığı Kupası-2, Başbakanlık Kupası Şampiyonluğu)
t.gif
yalman_k.jpg
t.gif
t.gif
ALP YALMAN

1990-1996: 10 kupa (Lig Şampiyonluğu-2, TSYD Kupası-2, Başbakanlık Kupası-2, Türkiye Kupası-2, Cumhurbaşkanlığı Kupası Şamp.-2)
t.gif
suren_k.jpg
t.gif
t.gif
FARUK E. SÜREN

1996-2001: 14 kupa (Lig Şampiyonluğu-4, Türkiye Kupası-3, TSYD Kupası-3, Cumhurbaşkanlığı Kupası-2, UEFA Kupası, Süper Kupa Şampiyonluğu)
t.gif
cansun_k.jpg
t.gif
t.gif
H. MEHMET CANSUN

2001-2002 (8 ay): -
t.gif
canaydin_k.jpg
t.gif
t.gif
ÖZHAN CANAYDIN

2002-2004: 1 kupa (Türkiye 1. Süper Ligi Şampiyonluğu)

2004-2006: 2 kupa (Süper Lig Türkiye Şampiyonluğu ve Türkiye Kupası)
t.gif
apolat.jpg
t.gif
t.gif

</SPAN></SPAN>
 
teknikdirektorler.jpg



SezonAntrenör1905-1906
1907
1908-1911
1911-1914
1915
1916-1917
1919-1921
1922-1923
1924-1928
1929
1930-1931
1931-1932
1933-1936
1937
1938
1938-1939
1939
1939-1940
1941-1945
1945-1946
1947
1947-1949
1950-1952
1952-1953
1953-1954
1954-1957
1957-1958
1959-1961
1961-1963
1964-1967
1967-1968
1968-1970
1970- 1971
1971-1972
1972-1973
1974-1975
1975-1976
1976-1977
1977-1978
1978-1979
1979-1980
1980-1982
1982-1983
1983-1984
1984-1988
1988-1990
1990-1991
1991-1992
1992-1993
1993-1994
1994-1995
1995-1996
1996-2000
2000-2002
2002-2004
2004-2005
2005-2007
2007-2008
2008
2008-2009
2008-2009
2009-2010
2010-
Nikolof (Futbolcu)-Bulgaristan
Emin Bülend (Futbolcu)
Horace Armintage (Futbolcu)
Emin Bülend (Futbolcu)
Sadi Bey
Ali Sami Yen
Necip Şahin (Futbolcu)
Adil Giray (Futbolcu)
Billy Hunter- İskoçya
Nihat Bekdik (Futbolcu)
Lamberg- Macaristan
Fred Pegnam- İngiltere
S. Pedeafoot- İngiltere
Hans Baar- Avusturya
Peter Szabo- Macaristan
Peter Tandler- Avusturya
Hayman- İngiltere
C. Zaharczuk- Polonya
Jhon Begget- İngiltere
Miço Dimitriyadis
J. Szweng- Macaristan
Pat Molloy- İngiltere
D. Lockhead- İngiltere
Gündüz Kılıç
Lazlo szekelly- Macaristan
Gündüz Kılıç
George Dick- İngiltere
Remondini- İtalya
Gündüz Kılıç- Çoşkun Özarı
Gündüz Kılıç
Eşfak Aykaç- Bülent Eken
Kaleperoviç- Yugoslavya
Coşkun Özarı
Brian Birch- İngiltere
Brian Birch- İngiltere
Don Howe- İngiltere
Jack Mansell- İngiltere
M. Allison- İngiltere
Fethi Demircan
Coşkun Özarı
Turgay Şeren
Brian Birch- İngiltere
Özkan Sümer
Tomislav İviç- Hırvatistan
Jupp Derwall- Almanya
Mustafa Denizli
Sigfried Held- Almanya
Mustafa Denizli
Karl-Heinz Feldkamp- Almanya
Rainer Hollmann- Almanya
Reinhard Saftig- Almanya
Graeme Souness- İskoçya
Fatih Terim
Mircea Lucescu-Romanya
Fatih Terim
Gheorghe Hagi
Erik Gerets
Karl-Heinz Feldkamp
Cevat Güler
Michael Skibbe
Bülent Korkmaz
Frank Rijkaard
Gheorghe Hagi


 
unutulmayanlarB.jpg





t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif
t.gif


 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst