HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Nisan ayına devam edecek takımlar şekillenmişken,gözler de haliyle onların üzerinde toplandı.Evrenin kanunu gibidir kaybedenleri unutup kazananları taçlandırmak.Bense kaybedenler kulübünün neferlerinden söz edeceğim,çünkü playoff dışı kalanların hikayelerinde saklı dramatik durumlar yok değil.İçlerinde potansiyel şampiyon adayları da var,depresyondan kurtulması seneler alacak olanlarda.Batıdan yol alarak doğuya uzanacağız.Bugün Batının dibine göz atacağız.Batıda Sacramento,Golden State,Phoenix,Houston,Utah,Minnesota,Clippers üyeliklerini yenilediler.Kingsle başlayalım.Kulüp sezonu açarken playoffu ucundan yakalarım sonrası ya nasip diyerek yola çıktı desek yeridir.Sezon içi performansı inişli çıkışlı giderken sürpriz galibiyetlerde kopardılar.Evansın liderliği ilerisi için umut verse de çaylak Cousinsın yeteneklerinin yanında kişilik sorunları takımdaki dengeleri sarsmaya yetti.
Bu senenin sonunda bir de Sacramento dan Anaheime taşınma durumları kötü gidişin bahanesi gibi gözüküyor.Esas sorunsa takımın toplu halde savunma zafiyeti.Sayı bulmakta zorlanmamalarına rağmen işin müdafaa kısmında felaketler.Parçaları bir araya getirdiğimizde ise Batının dibini görmek şaşırtıcı olmasa gerek.Kingsin müstakbel komşusu Clippers ise 2009 draftının 1. sırasında seçtiği Blake Griffinle Dünya Şampiyonasından yıldızı parlayarak gelen Eric Gordonla ve prodüktör Baron Davisle playoffa tutunur muyum derdindeydi.Çaylak Griffin sezon içinde icraatlarıyla sadece Amerika kıtasına değil bütün evrene nam salmayı başardı.Eric Gordon galibiyetlerdeki gizli kahramanlık görevini itinayla yaparken sakatlık belasına yakalandı ve sezonun neredeyse tamamını kaçırdı.NBA de kadroları alt üst eden takasta Baronu Clevelanda sürgüne gönderen Clippers Mo Williamsla yoluna devam etme kararı aldı.Gordonın sakatlığı hücum dengesini oldukça etkiledi.Gerçi Deandre Jordon toparlamaya çalışsa da playoffun 14.5 maç gerisinde kalmalarını önleyemedi.Ancak Griffinin lige alışmasıyla Gordonın da ritmini bulmasıyla gelecek yıllarda playoffun muhtemel adaylarından biri olacaktır Clippers.Bu iki oyuncunun yanına doğru parçaları bulabilirse yönetim,beklentilerini karşılayacaklarını tahmin ediyorum.Bu senenin batıdaki en dramatik takımı ise tartışmasız Utahdı.Ligin en iyi 3 guardından biri olan Deron Williams liderliğinde Boozerı Bullsa gönderip Millsapin önünü açan takım Okurun bir an önce sakatlıktan dönmesini bekleyerek sezonu açtı.Pota altını Millsap ve Al Jeffersona emanet eden Sloan,Kirilenkodan da iyi bir bench performansı bekliyordu.
Herşey yolunda gözükürken halının altına süpürülen sorunlar yavaş yavaş gün yüzüne çıktı ve Deron Williamsın Jerry Sloana gideriyle zirve yaptı.Krizin sonu Sloanun istifasını getirdi.Artık Derona kötü adam damgası vurulmuştu ve takımda kalması mümkün gözükmüyordu.Netsle flörtleşen Deronu takasta gönderen Jazz 1 numara pozisyonuna senelerin genç yeteneği Devin Harrisi getirdi.Deron bunalımından kurtulamayan Jazz oldukça hızlı bir düşüşle playoff dışı kaldı ve yaralarını sarmak için yazı beklemeye koyuldu.Toparlanma süreci oldukça uzun gözüküyor Utah adına.Texasın bahtsız takımı Houston aslında Ming ve Mcgrady oluşumunun meyvelerini tamda bu zamanlarda toplamak istiyordu ancak hiçbir şey yolunda gitmedi.Sakatlıklardan bir türlü yakasını kurtaramayan Rockets bu sezonda Ming den yoksun kaldı.Herşeye rağmen Scola ile hem hücum da hem de savunmada direnç kazanan takım ligin en iyi hücumcularından Kevin Martinle iş yapmaya başlamıştı.sezonun sonlarına doğru son nefes atakları etki yapamadı ve playoffun hemen altında Memphisin sadece 4 maç gerisinde kalarak yarış dışı kaldılar.Gelecek sezonlar için Minge bel bağlamayı bırakıp takastan gelen Dragicin oyun kuruculuğunda Martinin de skor yükünü çekeceği bir yapı oluşturularak hedefe ulaşılması mümkündür.Kaliforniyanın oyunuyla göze hoş gelen takımı Golden State lige başlarken 2007 de playoffa son sıradan kapak atıp o sezonun en efektif takımı Dallası 4-2 eleyerek tarih yazdıkları sezonkine benzer bir başarı için yola çıktıklarını söyleyebiliriz.
Maç temposu arttıkça Monte Ellisin ritmi de git gide yükseliyor,Stephen Curry,Dorell Wright ve David Lee de skorer guardın temposuna yakın performanslar gösterdikçe Warriors ligin en çok izlenilesi takımları arasında yer ediniyordu.Ancak iç sahadaki istikrarsız sonuçlar dışarıda gelen sürpriz galibiyetleri anlamsızlaştırdı.playoffun 11 maç gerisinde kalarak Utahın ardında batıda sezonu 12.sırada bitirdiler.Warriors yönetimi takımın kimyasını bozacak takaslara girmeyip,ligin iyi savunmacılarından birini takıma katabilirse Golden State kaybedenler kulübünden ayrılması muhtemel 1 numaralı takım olabilir.Tabi birde takımı şehirden taşıma söylentilerine bir son verip yol haritasını bir anca belirlemesi gerek yönetimin.Phoenix Suns için yorum yaparken mantığıma hakim olmakta zorlanıp duygusal kelimeler yazabilirim.Yahu Hidayeti nasıl 4 numara oynatıp ardında da sen yedekten gel ağabeycim,ikinci beşin skoreri olursun nasihati çekersiniz.Neyse ki Hidayet adına sevindirici takasla Magic yolunu tuttu Hedo.Phoenixi takastan önce ve sonra diye değerlendirmek lazım.Takas öncesi Nashin takımının ciddi bir 4 ve 5 numara problemleri vardı,bu durum savunmada takımın belini oldukça büküyordu.Skor üretmede sorumluluk Hill ve Richardsonun omuzlarındayken takas sonrası Richardsonun görevi Vince Carterın kucağına bırakıldı.Takastan gelen Gortat da 5 numara pozisyonu için o dönemde bulunabilecek en iyi seçimdi.Takımdaki parçalarda köklü bir değişim olduğundan performansta inişli çıkışlı oldu.Bu nedendendir ki Suns playoffun 7 maç gerisinde saf dışı kaldı.Sunsın gelecek için en büyük problemi artık eleğini asma günü yaklaşan Nashin veliahtı Dragici takasta göndermek oldu.Eğer oynatan bir guard ve Grant Hillin yerine disiplinli bir skorer bulamazlarsa yakın tarihte tekrar köklü bir revizyona maruz kalacaklardır.Ve son olarak Batının en dibinden,Minnesotadan söz edelim.Aslında sezonun en dikkat çekici performansı belkide Kevin Loveın topladığı rebaundlardır.Elinizde Love gibi bir rebaundçu Beasley gibi skorer Ridnour gibi guard olupta nasıl batının dibini görürsünüz demeyin.Hem savunmada hem hücumda bu kadar savruk ve durağan oynayan bir takım uzun zamandır izlememiştim.
Loveın rebound performansına güvenip diğer 4 oyuncu savunmada yatıyor olabilir ama unuttukları şey eğer top geri sekmiyorsa sayı olmuş demektir.Beasleynin skorerliği üzerine oturtulmuş yapı da ancak bu kadar sağlam olurdu zaten.Sözün özü Minnesota kaybedenler kulübünün uzun süre gediklisi olacak gibi.Bugün batıdan söz ettik,bir de madalyonun doğu yüzü var tabi, orda da oldukça dramatik hikayeler var Cleveland başta olmak üzere.Kısa zaman sonra doğunun da analizini yaparak kaybedenler kulübünün profilini çıkarmış olacağız.
Bu senenin sonunda bir de Sacramento dan Anaheime taşınma durumları kötü gidişin bahanesi gibi gözüküyor.Esas sorunsa takımın toplu halde savunma zafiyeti.Sayı bulmakta zorlanmamalarına rağmen işin müdafaa kısmında felaketler.Parçaları bir araya getirdiğimizde ise Batının dibini görmek şaşırtıcı olmasa gerek.Kingsin müstakbel komşusu Clippers ise 2009 draftının 1. sırasında seçtiği Blake Griffinle Dünya Şampiyonasından yıldızı parlayarak gelen Eric Gordonla ve prodüktör Baron Davisle playoffa tutunur muyum derdindeydi.Çaylak Griffin sezon içinde icraatlarıyla sadece Amerika kıtasına değil bütün evrene nam salmayı başardı.Eric Gordon galibiyetlerdeki gizli kahramanlık görevini itinayla yaparken sakatlık belasına yakalandı ve sezonun neredeyse tamamını kaçırdı.NBA de kadroları alt üst eden takasta Baronu Clevelanda sürgüne gönderen Clippers Mo Williamsla yoluna devam etme kararı aldı.Gordonın sakatlığı hücum dengesini oldukça etkiledi.Gerçi Deandre Jordon toparlamaya çalışsa da playoffun 14.5 maç gerisinde kalmalarını önleyemedi.Ancak Griffinin lige alışmasıyla Gordonın da ritmini bulmasıyla gelecek yıllarda playoffun muhtemel adaylarından biri olacaktır Clippers.Bu iki oyuncunun yanına doğru parçaları bulabilirse yönetim,beklentilerini karşılayacaklarını tahmin ediyorum.Bu senenin batıdaki en dramatik takımı ise tartışmasız Utahdı.Ligin en iyi 3 guardından biri olan Deron Williams liderliğinde Boozerı Bullsa gönderip Millsapin önünü açan takım Okurun bir an önce sakatlıktan dönmesini bekleyerek sezonu açtı.Pota altını Millsap ve Al Jeffersona emanet eden Sloan,Kirilenkodan da iyi bir bench performansı bekliyordu.
Herşey yolunda gözükürken halının altına süpürülen sorunlar yavaş yavaş gün yüzüne çıktı ve Deron Williamsın Jerry Sloana gideriyle zirve yaptı.Krizin sonu Sloanun istifasını getirdi.Artık Derona kötü adam damgası vurulmuştu ve takımda kalması mümkün gözükmüyordu.Netsle flörtleşen Deronu takasta gönderen Jazz 1 numara pozisyonuna senelerin genç yeteneği Devin Harrisi getirdi.Deron bunalımından kurtulamayan Jazz oldukça hızlı bir düşüşle playoff dışı kaldı ve yaralarını sarmak için yazı beklemeye koyuldu.Toparlanma süreci oldukça uzun gözüküyor Utah adına.Texasın bahtsız takımı Houston aslında Ming ve Mcgrady oluşumunun meyvelerini tamda bu zamanlarda toplamak istiyordu ancak hiçbir şey yolunda gitmedi.Sakatlıklardan bir türlü yakasını kurtaramayan Rockets bu sezonda Ming den yoksun kaldı.Herşeye rağmen Scola ile hem hücum da hem de savunmada direnç kazanan takım ligin en iyi hücumcularından Kevin Martinle iş yapmaya başlamıştı.sezonun sonlarına doğru son nefes atakları etki yapamadı ve playoffun hemen altında Memphisin sadece 4 maç gerisinde kalarak yarış dışı kaldılar.Gelecek sezonlar için Minge bel bağlamayı bırakıp takastan gelen Dragicin oyun kuruculuğunda Martinin de skor yükünü çekeceği bir yapı oluşturularak hedefe ulaşılması mümkündür.Kaliforniyanın oyunuyla göze hoş gelen takımı Golden State lige başlarken 2007 de playoffa son sıradan kapak atıp o sezonun en efektif takımı Dallası 4-2 eleyerek tarih yazdıkları sezonkine benzer bir başarı için yola çıktıklarını söyleyebiliriz.
Maç temposu arttıkça Monte Ellisin ritmi de git gide yükseliyor,Stephen Curry,Dorell Wright ve David Lee de skorer guardın temposuna yakın performanslar gösterdikçe Warriors ligin en çok izlenilesi takımları arasında yer ediniyordu.Ancak iç sahadaki istikrarsız sonuçlar dışarıda gelen sürpriz galibiyetleri anlamsızlaştırdı.playoffun 11 maç gerisinde kalarak Utahın ardında batıda sezonu 12.sırada bitirdiler.Warriors yönetimi takımın kimyasını bozacak takaslara girmeyip,ligin iyi savunmacılarından birini takıma katabilirse Golden State kaybedenler kulübünden ayrılması muhtemel 1 numaralı takım olabilir.Tabi birde takımı şehirden taşıma söylentilerine bir son verip yol haritasını bir anca belirlemesi gerek yönetimin.Phoenix Suns için yorum yaparken mantığıma hakim olmakta zorlanıp duygusal kelimeler yazabilirim.Yahu Hidayeti nasıl 4 numara oynatıp ardında da sen yedekten gel ağabeycim,ikinci beşin skoreri olursun nasihati çekersiniz.Neyse ki Hidayet adına sevindirici takasla Magic yolunu tuttu Hedo.Phoenixi takastan önce ve sonra diye değerlendirmek lazım.Takas öncesi Nashin takımının ciddi bir 4 ve 5 numara problemleri vardı,bu durum savunmada takımın belini oldukça büküyordu.Skor üretmede sorumluluk Hill ve Richardsonun omuzlarındayken takas sonrası Richardsonun görevi Vince Carterın kucağına bırakıldı.Takastan gelen Gortat da 5 numara pozisyonu için o dönemde bulunabilecek en iyi seçimdi.Takımdaki parçalarda köklü bir değişim olduğundan performansta inişli çıkışlı oldu.Bu nedendendir ki Suns playoffun 7 maç gerisinde saf dışı kaldı.Sunsın gelecek için en büyük problemi artık eleğini asma günü yaklaşan Nashin veliahtı Dragici takasta göndermek oldu.Eğer oynatan bir guard ve Grant Hillin yerine disiplinli bir skorer bulamazlarsa yakın tarihte tekrar köklü bir revizyona maruz kalacaklardır.Ve son olarak Batının en dibinden,Minnesotadan söz edelim.Aslında sezonun en dikkat çekici performansı belkide Kevin Loveın topladığı rebaundlardır.Elinizde Love gibi bir rebaundçu Beasley gibi skorer Ridnour gibi guard olupta nasıl batının dibini görürsünüz demeyin.Hem savunmada hem hücumda bu kadar savruk ve durağan oynayan bir takım uzun zamandır izlememiştim.
Loveın rebound performansına güvenip diğer 4 oyuncu savunmada yatıyor olabilir ama unuttukları şey eğer top geri sekmiyorsa sayı olmuş demektir.Beasleynin skorerliği üzerine oturtulmuş yapı da ancak bu kadar sağlam olurdu zaten.Sözün özü Minnesota kaybedenler kulübünün uzun süre gediklisi olacak gibi.Bugün batıdan söz ettik,bir de madalyonun doğu yüzü var tabi, orda da oldukça dramatik hikayeler var Cleveland başta olmak üzere.Kısa zaman sonra doğunun da analizini yaparak kaybedenler kulübünün profilini çıkarmış olacağız.
