emirhanHCL 1
emirhanHCL
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
farkmt2official 1
farkmt2official
mannaxxx 1
mannaxxx
Bvural41 1
Bvural41
Agora Metin2 1
Agora Metin2
berkmenoo 1
berkmenoo
Hikaye Ekle

Mantis Böceğinin Ultrasonik Kulağı

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan MrTheCold
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 2
  • Görüntüleme Görüntüleme 239
Mantis Böceğinin Ultrasonik Kulağı

Böceğin son derece özel kulağı, saldırı hazırlığındaki yarasalara karşı erken haber alma sistemi görevi görüyor. Saldırı gerçekleştiğinde yarasanın hızına rağmen etkili bir manevrayla düşmanından kurtulabiliyor. Mantisdeki bu sistem, havada çarpışan savaş uçaklarındaki elektronik sistemler gibi çalışıyor. Böyle karmaşık bir sistemin tek bir açıklaması olabilir: Bilinçli Yaratılış.
mantis_boceginin_ultrasonik_kulagi.jpg


Maryland Üniversitesi nörologlarından Dr. David Yager, uzun yıllardan beri canlılardaki ses ve işitme sistemlerini inceliyor. Yager, henüz 1986 yılında, bir doktora öğrencisiyken Mantis böceğinde başka hiçbir canlıda bulunmayan özel bir işitme sistemi bulunduğunu ortaya çıkardı(1). Bilim adamının böcek üzerinde gerçekleştirdiği son laboratuvar deneyleri, canlının işitme sisteminin kompleksliği hakkında daha kapsamlı bilgiler ortaya koydu.



Mantisler iki yerine tek bir kulağa sahip böcekler. Bu tek kulak, böceğin göğsünde, bacak çıkıntılarının arasında yer alıyor. Kulağı sayesinde insanın duyamayacağı, 20.000 hertzden büyük frekanslı sesleri duyabiliyor. Bu ultrasonik kulak yarasalara karşı etkili bir erken uyarı sistemi olarak görev görüyor.

Yarasalar çevrelerine ses dalgaları gönderirler. Çevredeki cisimlere çarparak yarasaya geri dönen dalgalar bir ultrasonik radar görevi görür. Yönlerini bulmada ve avlarını aramada bu ultrasonik radar son derece etkilidir. Hareketli canlıların konumu yarasa tarafından kolaylıkla belirlenir.

Oysa Mantisler de ultrasonik sistemle donatılmıştır ve etrafta bir yarasa olduğunu anlasalar bile olağan hareketlerini sürdürür, kesin bir tehlike olmadıkça saklanmazlar. Yarasa ve Mantis, birbirlerinin hareketlerini radarlarından izleyebilen savaş pilotları gibidir.

Bilim adamları, bir Mantise saldıran bir yarasanın, böceğe yaklaştıkça sıklığı giderek artan sinyaller yaydığını buldular. Mantis, sinyaller belli bir sıklığa ulaşıncaya kadar konumunu değiştirmiyor. Her ikisinin havada bulunduğu ve yarasanın Mantise artık çarpmak üzere olduğu bir anda Mantis aniden dibe doğru bir dalış yapıyor. Bu ani manevra, arkadan yaklaşan bir savaş uçağından kaçmak isteyen pilotun yaptığı manevraya benziyor.

Mantis aşağıya inerken havada dönerek spiraller çiziyor, yere çarpmadan az önce dengesini kuruyor ve uçmaya devam ediyor. Yarasa Mantisi aşağı doğru kovalayamıyor, çünkü manevra kabiliyeti buna elvermiyor.

Bilim adamları, Mantisin nasıl olup da bu ani dalış hamlesini gerçekleştirdiğini araştırdılar. İşitme ve sinir sistemlerinde neler olup bittiğini ortaya çıkarabilmek için böceğin sinir hücrelerine elektrotlar bağladılar.

Laboratuvarda kafasına elektrotlar yerleştirilmiş Mantisi tavandan sarkıttılar ve bir yarasayı serbest bıraktılar. Hazırladıkları elektrot düzenekle, Mantisin işitme organından beynine giden sinyalleri ölçtüler.

Sinyal kayıtlarını inceleyen bilim adamları şaşırtıcı birşey buldular. Buna göre yarasa Mantise çarpmadan sadece 300 milisaniye önce ( milisaniye: saniyenin binde biri), Mantisin işitme siniri devreden çıkıyor ve kulaktan beyne gönderilen sinyaller aniden kesiliyor(2). Sinyallerin aniden kesilmesiyle birlikte Mantis bir saldırı ile karşı karşıya olduğunu anlıyor ve dalışa geçip av olmaktan kurtuluyor.

Bilim adamları kulaktaki işitme sinirlerinin ani dalış emrini verdiğini düşünüyor.
Mantis Kulağı Yaratıcı'nın Varlığını Gösteriyor

Mantisin ultrasonik kulağı mükemmel bir tasarım örneği oluşturuyor. Dışardan gelen ses dalgalarını elektrik sinyallerine çeviren kulak, sinyalleri beyne ileten sinir hücreleri ve beyin, bu sistemin uyum içinde çalışmasını sağlıyor. Tüm organlar aynı anda kusursuz olarak ve birbirlerine uygun şekilde varolmalıdırlar. Bunların herhangi birinin eksikliği durumunda sistemin çalışması mümkün değildir. O halde organların bir arada yaratılmış olması gerekir.

Bu tasarımın mükemmelliğinin yanısıra, sistemdeki kontrollü çalışma da yaratıldığının göstergesidir. Beyine devamlı sinyal ileten hücreler aniden kendilerini kapatmaktadırlar. Oysa bu hücrelerin dışarıdaki yarasanın varlığından haberi haberi yoktur. Elbette şuursuz bu hücreler kapanma kararını vermiş olamazlar.

Yeryüzünü ve içindeki milyonlarca canlı türünü yoktan vareden, Üstün ve Kuvvetli olan Allah, böceğe bu davranışı ilham etmektedir.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst