- Katılım
- 20 Mar 2010
- Konular
- 279
- Mesajlar
- 1,456
- Reaksiyon Skoru
- 129
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 150
- Yaş
- 28
- TM Yaşı
- 16 Yıl 1 Ay 4 Gün
- MmoLira
- -50
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
Türkiye'de pek benimsenmemiş bir dalda, biyografik roman türünde, Oğuz Atay'ın kendine özgü üslubu ve kurgusuyla, kendi hocası da olan Prof. Mustafa İnan'ı anlatışı. Atay'ın hedefi, bir halk çocuğunun uluslararası ün sahibi bir bilim adamı oluşunun zorlu macerasını sergilemek. Bunun yanısıra, Oğuz Atay'ın toplumsal eleştiri kalıplarını zorlayışını da izliyoruz. Elinizdeki kitapta, Prof. Mustafa İnan'ın hayatından kesitler veren bir de fotoğraf albümü yeralıyor.
Napolyon'a ait bir formül vardır, bilimleri iki sözcükle sınıflar bu formülde: "Matematik ve Şiir". Matematik ve şiiri ilimlerin kutup noktaları kabul eden bu düşünce matematik ve şiirin aynı zamanda diğer ilim dallarını temsil etme niteliğine sahip olduğunu da öngörür.
Oğuz Atay, hocası Prof. Mustafa İnan (1911-1967)'ın portresini, özellikle matematiğe ve şiire olan ilgisi ile sanki Napolyon'un "Matematik ve Şiir" formülünün bir örneği şeklinde çizer. Romanda Mustafa İnan'ın biyografisi, fiziksel ve tinsel portresi romanlaştırılmıştır. Edebiyatımızda biyografi tekniği ile yazılmış romanlara örnek olarak gösterilebilecek bir eserdir Bir Bilim Adamının Romanı. Biyografi, unutmamanın göstergesidir, hatırlanmaya değer kimselere belki de verilebilecek en güzel hediyelerden biridir biyografi, o kimseler hayatta olmasalar bile... Bir Bilim Adamının Romanı, üniversite hocalığı, arkadaşlığı, dostluğu ile örnek bir bilim adamı olan Mustafa İnan'ın yaşam öyküsünü roman tarzında işlemiş bir eser. Mustafa İnan'a sunulmuş, bu anlamda unutulmadığının ifadesi olan bir armağan kitaptır, yalnız ona değil tabi, okuyucu olarak romanı eline alma tercihinde bulunan herkese. Aslında ülkemizde Mustafa İnan gibi imkânsızlıklar, yokluklar içinde yetişen âdeta 'hudayinabit' şahsiyetlerin ortak hayat hikâyesidir roman.
Kişinin içinde yaşadığı ortam en iyi şartlarla dolu olmayabilir. Romanın kahramanı Mustafa İnan'ın çocukluk, öğrencilik, hocalık yılları anlatılırken onunla bu yoklukları paylaşan okur kimi zaman umutsuzluk hissine kapılsa da sabır, özveri, iyimserlik, başkasına hoşgörülü olmak gibi özelliklere sahip birinin en kötü koşulları bile nasıl birer olanağa dönüştürdüğüne roman kişisinin öyküsünde tanık olur.
Bir Bilim Adamının Romanı'nda, matematik ve teknik bilimler üzerine öğrenim yapan bir bilim adamının şiire, felsefeye, mistisizme, ahlâka dair düşüncelerini de öğreniriz. Mustafa İnan'ın yaşamında sentez düşüncesinin büyük bir yeri vardır, matematik dilini ve yöntemini kullanarak ahlâka, felsefeye, mistisizme dair soyut düşüncelerini tarife çalışır. "Mukavemet" hocası Mustafa İnan'ın "kâmil insan, nefs muhasebesi, tolerans" gibi kavramları bir matematikçi gözüyle nasıl izah ettiği anlatılır. Yalnızca bir alanda uzmanlaşmaya karşı çıkar bu fikirleriyle, romanda en sık değinilen konulardan biridir bu. Günlük yaşamı ile bilim adamlığını da yine ayırmak olası değildir. Romanda öğrenme ve öğretme ile ilgili epeyce örnek vardır. Mustafa İnan'ın arkadaşlarına daha okul sıralarında iken verdiği dersler, hocalığının ilk işaretleridir. Romanı bu bakımdan değerlendirdiğimizde eğitim ile ilgili konuların ağır bastığını görürüz.
Edebiyat eserlerinde düşünceler çoğunlukla hissettirilerek verilir, romanı okurken birçok konu hakkında fikir sahibi oluruz ama bu dolaylı bir şekilde, kendiliğinden oluşur. Bir edebiyat eserinde kullanabileceğimiz tanımlar, formüller yoktur belki, ama zihnimizde cevabını aradığımız kimi soruların yanıtını bir romanda, bir şiirde, bir öyküde buluveririz. Romanda bu bakımdan öğrenme, bilimsel merak, araştırmanın yolları, kendini yetiştirme ve geliştirmenin çok güzel örneklerine rastlıyoruz. Belki de bu romanı bir kişilik gelişim eseri olarak da okuyabiliriz.
Bilginin değerine, yaşamın bilgiyle kıymet kazanacağına inanan; öğrenme ve öğretmenin sınırının olmadığını bilen dürüst ve namuslu bir bilim adamı örneğinin çizildiği Türk edebiyatında daha çok "Tutunamayanlar" adlı eseriyle tanınmış ve bu romanıyla da TRT 1970 Roman Ödülü'nü kazanan Oğuz Atay'ın Bir Bilim Adamının Romanı adlı kitabı bilime gönül verenlerin ellerinden bırakamadığı bir hazine olmuştur.
Sonuçta Mustafa İnan, hayatıyla bir çok bilim adamına örnek olabilecek bir insan. Onun hayatı da ibret alınabilecek anılarla dolu. Kitabı okuyunca Türkiye'de neden sesini dünyaya duyurabilmiş bilim adamının çok az olduğunu anlıyorsunuz. Çünkü bilim bugün Türkiye'de büyük bir özveri gerektiriyor, tıpkı Mustafa İnan'ın döneminde olduğu gibi... Özellikle üniversitede okuyan gençler için çok önemli bir kitap. Anlatım biçimi zorlasa da eğer okuyucu olaylarla bütünleşebilirse dili okuma zevkini o kadar da etkilemiyor... Bu yeni tarz bir biyografi olmasına rağmen olaylar o kadar akıcı bir hale gelmeye başlar ki kendinizi iki dünya arasinda gidip gelirken bulmaya başlayabilirsiniz... Basaramadığımız ögrenciliğin nasıl olması gerektiğini görür, hırsın ve ideallerin insan hayatını nasil etkilediğini görürsünüz... Kısacası zevk alarak okunulacak bir kitaptan da öte; okuyunca hem tanınması gereken bir insanı tanıyabileceğimiz bir kaynak, hem de bir genç üniversite öğrencisinin yılmadan çalışarak gelebileceği noktayı gösteren bir belge olarak tüm kitaplıklarda bulunmasi gereken bir başucu yapıtı...
Napolyon'a ait bir formül vardır, bilimleri iki sözcükle sınıflar bu formülde: "Matematik ve Şiir". Matematik ve şiiri ilimlerin kutup noktaları kabul eden bu düşünce matematik ve şiirin aynı zamanda diğer ilim dallarını temsil etme niteliğine sahip olduğunu da öngörür.
Oğuz Atay, hocası Prof. Mustafa İnan (1911-1967)'ın portresini, özellikle matematiğe ve şiire olan ilgisi ile sanki Napolyon'un "Matematik ve Şiir" formülünün bir örneği şeklinde çizer. Romanda Mustafa İnan'ın biyografisi, fiziksel ve tinsel portresi romanlaştırılmıştır. Edebiyatımızda biyografi tekniği ile yazılmış romanlara örnek olarak gösterilebilecek bir eserdir Bir Bilim Adamının Romanı. Biyografi, unutmamanın göstergesidir, hatırlanmaya değer kimselere belki de verilebilecek en güzel hediyelerden biridir biyografi, o kimseler hayatta olmasalar bile... Bir Bilim Adamının Romanı, üniversite hocalığı, arkadaşlığı, dostluğu ile örnek bir bilim adamı olan Mustafa İnan'ın yaşam öyküsünü roman tarzında işlemiş bir eser. Mustafa İnan'a sunulmuş, bu anlamda unutulmadığının ifadesi olan bir armağan kitaptır, yalnız ona değil tabi, okuyucu olarak romanı eline alma tercihinde bulunan herkese. Aslında ülkemizde Mustafa İnan gibi imkânsızlıklar, yokluklar içinde yetişen âdeta 'hudayinabit' şahsiyetlerin ortak hayat hikâyesidir roman.
Kişinin içinde yaşadığı ortam en iyi şartlarla dolu olmayabilir. Romanın kahramanı Mustafa İnan'ın çocukluk, öğrencilik, hocalık yılları anlatılırken onunla bu yoklukları paylaşan okur kimi zaman umutsuzluk hissine kapılsa da sabır, özveri, iyimserlik, başkasına hoşgörülü olmak gibi özelliklere sahip birinin en kötü koşulları bile nasıl birer olanağa dönüştürdüğüne roman kişisinin öyküsünde tanık olur.
Bir Bilim Adamının Romanı'nda, matematik ve teknik bilimler üzerine öğrenim yapan bir bilim adamının şiire, felsefeye, mistisizme, ahlâka dair düşüncelerini de öğreniriz. Mustafa İnan'ın yaşamında sentez düşüncesinin büyük bir yeri vardır, matematik dilini ve yöntemini kullanarak ahlâka, felsefeye, mistisizme dair soyut düşüncelerini tarife çalışır. "Mukavemet" hocası Mustafa İnan'ın "kâmil insan, nefs muhasebesi, tolerans" gibi kavramları bir matematikçi gözüyle nasıl izah ettiği anlatılır. Yalnızca bir alanda uzmanlaşmaya karşı çıkar bu fikirleriyle, romanda en sık değinilen konulardan biridir bu. Günlük yaşamı ile bilim adamlığını da yine ayırmak olası değildir. Romanda öğrenme ve öğretme ile ilgili epeyce örnek vardır. Mustafa İnan'ın arkadaşlarına daha okul sıralarında iken verdiği dersler, hocalığının ilk işaretleridir. Romanı bu bakımdan değerlendirdiğimizde eğitim ile ilgili konuların ağır bastığını görürüz.
Edebiyat eserlerinde düşünceler çoğunlukla hissettirilerek verilir, romanı okurken birçok konu hakkında fikir sahibi oluruz ama bu dolaylı bir şekilde, kendiliğinden oluşur. Bir edebiyat eserinde kullanabileceğimiz tanımlar, formüller yoktur belki, ama zihnimizde cevabını aradığımız kimi soruların yanıtını bir romanda, bir şiirde, bir öyküde buluveririz. Romanda bu bakımdan öğrenme, bilimsel merak, araştırmanın yolları, kendini yetiştirme ve geliştirmenin çok güzel örneklerine rastlıyoruz. Belki de bu romanı bir kişilik gelişim eseri olarak da okuyabiliriz.
Bilginin değerine, yaşamın bilgiyle kıymet kazanacağına inanan; öğrenme ve öğretmenin sınırının olmadığını bilen dürüst ve namuslu bir bilim adamı örneğinin çizildiği Türk edebiyatında daha çok "Tutunamayanlar" adlı eseriyle tanınmış ve bu romanıyla da TRT 1970 Roman Ödülü'nü kazanan Oğuz Atay'ın Bir Bilim Adamının Romanı adlı kitabı bilime gönül verenlerin ellerinden bırakamadığı bir hazine olmuştur.
Sonuçta Mustafa İnan, hayatıyla bir çok bilim adamına örnek olabilecek bir insan. Onun hayatı da ibret alınabilecek anılarla dolu. Kitabı okuyunca Türkiye'de neden sesini dünyaya duyurabilmiş bilim adamının çok az olduğunu anlıyorsunuz. Çünkü bilim bugün Türkiye'de büyük bir özveri gerektiriyor, tıpkı Mustafa İnan'ın döneminde olduğu gibi... Özellikle üniversitede okuyan gençler için çok önemli bir kitap. Anlatım biçimi zorlasa da eğer okuyucu olaylarla bütünleşebilirse dili okuma zevkini o kadar da etkilemiyor... Bu yeni tarz bir biyografi olmasına rağmen olaylar o kadar akıcı bir hale gelmeye başlar ki kendinizi iki dünya arasinda gidip gelirken bulmaya başlayabilirsiniz... Basaramadığımız ögrenciliğin nasıl olması gerektiğini görür, hırsın ve ideallerin insan hayatını nasil etkilediğini görürsünüz... Kısacası zevk alarak okunulacak bir kitaptan da öte; okuyunca hem tanınması gereken bir insanı tanıyabileceğimiz bir kaynak, hem de bir genç üniversite öğrencisinin yılmadan çalışarak gelebileceği noktayı gösteren bir belge olarak tüm kitaplıklarda bulunmasi gereken bir başucu yapıtı...
- Katılım
- 24 Nis 2011
- Konular
- 294
- Mesajlar
- 1,425
- Reaksiyon Skoru
- 35
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 130
- TM Yaşı
- 14 Yıl 12 Ay 4 Gün
- MmoLira
- -1
- DevLira
- 0
Paylaşım İçin Teşekkürler
- Katılım
- 13 Ocak 2010
- Konular
- 768
- Mesajlar
- 3,317
- Reaksiyon Skoru
- 264
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 185
- TM Yaşı
- 16 Yıl 3 Ay 10 Gün
- MmoLira
- -4
- DevLira
- 0
Teşekkürler.
- Katılım
- 6 May 2010
- Konular
- 137
- Mesajlar
- 1,243
- Reaksiyon Skoru
- 9
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 112
- TM Yaşı
- 15 Yıl 11 Ay 22 Gün
- MmoLira
- -2
- DevLira
- 0
saol
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 20
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 16
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 14
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 33


