Şimdi birçok kişi bugünlerde mutlu kavramını niye kullandığımı merak ediyordur. Ben mutsuzum, bütün Beşiktaş taraftarı gibi hatta daha da ileri gideyim çok mutsuzum. Bu seneyi yaşanmamış saymak istiyorum, inanın kupayı alsak bile buruk bir sevinç kaplayacak içimi tüm Beşiktaşlılar gibi.
Başlığa gelince bizim dışımızda herkes mutlu; çünkü her şey onların istedikleri gibi oldu. Futbol Federasyonu, Merkez Hakem Kurulunu istediği gibi yönlendirdi ve Beşiktaş devre dışı bırakıldı. Hakem hataları diğer kulüplere %10-15 civarındayken bize neredeyse %50ye yakın ya da daha fazla yapıldı. Puan kayıpları öyle bir ayarlandı ki tam bu iş oldu derken tepetaklak yuvarlandık.
Kimse yanlış anlamasın, bizim hatalarımız yok muydu? Tabi ki oldu taraftar olarak profesyonelliğimizi kaybettirdiler, verilen cezalarla geldiği günden bu yana en önemli işleri yapan yönetimi susturdular, tabii ki ne kadar var olduğu tartışılan Beşiktaş medyasını da.
Durumu öyle bir hale getirdiler ki bizi bize düşman etmeye çalıştılar; öyle yerlerde doğradılar ki biz bile ne olduğunu anlayamadık. Bazen kendimi madde bağımlısı gibi hissetmeye başladım. Kafam karmakarışık oldu ben bile kendime ne kullanıyorsun oğlum sen sorusunu sormaya başladım. Şöyle bir düşünüyorum da Alenin bitmeyen cezası; yaşanan tribün kargaşası; İBB maçında başlayan (1.yarı) hakem hataları; Avrupada yürüyen ve başarılı tek Türk takımı olan Beşiktaşa yapılan maç günü ve saatleri karmaşası; nizami gollerin verilmeyişi ama yenilen ofsayt gollerin ne yazık ki gözden kaçması (2-3lük Manisa maçı); gösterilen gösterilmeyen kartlar ve sayabileceğimiz birçok şey varken inanın canım sıkıldı.
Bu yazı kesinlikle ağlamak anlamında bir yazı değildir amacım yalnız duygularımı paylaşmaktı. Kesin olan tek bir şey var ki o da onların mutluluğunu mutsuzluğa çevirecek bir yaklaşım göstererek bu sezonu bile mutlu kapatmak arzusudur onun da tek yolu her ne olursa olsun tribünlerde birlik ve beraberlik, takımı desteklemek, siyah-beyaz formayı, armayı Beşiktaş duruşunu dosta düşmana göstermektir.
Ne mutlu Beşiktaşlıyım diyene, ne mutlu bu armanın peşinden koşanlara.
Haldun Boysan-HABER1903
Başlığa gelince bizim dışımızda herkes mutlu; çünkü her şey onların istedikleri gibi oldu. Futbol Federasyonu, Merkez Hakem Kurulunu istediği gibi yönlendirdi ve Beşiktaş devre dışı bırakıldı. Hakem hataları diğer kulüplere %10-15 civarındayken bize neredeyse %50ye yakın ya da daha fazla yapıldı. Puan kayıpları öyle bir ayarlandı ki tam bu iş oldu derken tepetaklak yuvarlandık.
Kimse yanlış anlamasın, bizim hatalarımız yok muydu? Tabi ki oldu taraftar olarak profesyonelliğimizi kaybettirdiler, verilen cezalarla geldiği günden bu yana en önemli işleri yapan yönetimi susturdular, tabii ki ne kadar var olduğu tartışılan Beşiktaş medyasını da.
Durumu öyle bir hale getirdiler ki bizi bize düşman etmeye çalıştılar; öyle yerlerde doğradılar ki biz bile ne olduğunu anlayamadık. Bazen kendimi madde bağımlısı gibi hissetmeye başladım. Kafam karmakarışık oldu ben bile kendime ne kullanıyorsun oğlum sen sorusunu sormaya başladım. Şöyle bir düşünüyorum da Alenin bitmeyen cezası; yaşanan tribün kargaşası; İBB maçında başlayan (1.yarı) hakem hataları; Avrupada yürüyen ve başarılı tek Türk takımı olan Beşiktaşa yapılan maç günü ve saatleri karmaşası; nizami gollerin verilmeyişi ama yenilen ofsayt gollerin ne yazık ki gözden kaçması (2-3lük Manisa maçı); gösterilen gösterilmeyen kartlar ve sayabileceğimiz birçok şey varken inanın canım sıkıldı.
Bu yazı kesinlikle ağlamak anlamında bir yazı değildir amacım yalnız duygularımı paylaşmaktı. Kesin olan tek bir şey var ki o da onların mutluluğunu mutsuzluğa çevirecek bir yaklaşım göstererek bu sezonu bile mutlu kapatmak arzusudur onun da tek yolu her ne olursa olsun tribünlerde birlik ve beraberlik, takımı desteklemek, siyah-beyaz formayı, armayı Beşiktaş duruşunu dosta düşmana göstermektir.
Ne mutlu Beşiktaşlıyım diyene, ne mutlu bu armanın peşinden koşanlara.
Haldun Boysan-HABER1903
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 22
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 30
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 55