Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Atletizm, olimpiyatların kalbidir.
Sprintten maratona, uzun atlamadan gülleye kadar her branş insan performansının zirvesini temsil eder.
Ama Türkiye, çok büyük bir nüfusa ve güçlü gen havuzuna rağmen hâlâ dünya sahnesinde kalıcı bir atletizm başarısı yakalayamadı.
Neden?
Sorun yetenekte değil...
Türkiye’de yıllarca “dayanıklılık sporları” denince akla sadece atletizm gelirdi.
Ama özellikle 2018 sonrası büyük bir dönüşüm yaşandı:
Yüzme kulüplerinin çoğalması,
Ironman yarışlarında Türk sporcuların artması,
Gençlerin triatlon branşına ilgisinin yükselmesi,
Sosyal medyada yüzme-algısının...
Dünya tenisi her yıl yeni yıldızlar çıkarıyor.
15 yaşında Grand Slam ana tablolarına giren oyuncular,
17 yaşında Wimbledon’da çeyrek final oynayan gençler…
Ama Türkiye’de tenis hâlâ birkaç ATP/WTA sıralamasına girmiş sporcu dışında kalıcı bir ivme yakalayamadı.
Soru şu:
Bu sorunun cevabı...