- Katılım
- 17 Eyl 2008
- Konular
- 31,034
- Mesajlar
- 0
- Online süresi
- 5m 10s
- Reaksiyon Skoru
- 208
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 17 Yıl 9 Ay 6 Gün
- Başarım Puanı
- 719
- MmoLira
- 40
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
[FONT="]Darwinizm'in Doğuşu[/FONT]
[FONT="]Darwin bu gezisinin ardından İngiltere'deki hayvan pazarlarını gezmeye başladı. İnek yetiştiricilerinin farklı inek cinslerini çiftleştirerek yeni cinsler türettiklerine şahit oldu. Galapagos Adaları'nda gördüğü farklı ispinoz türlerini de bu gözlemlerine eklediğinde, kafasında bir teori şekillenmeye başladı. Sonunda bu fikirlerini 1859 yılında yayınlanan [FONT="]Türlerin Kökeni[/FONT] adlı kitabında açıkladı. Bu kitapta, tüm canlı türlerinin tek bir ortak atadan geldiklerini, ancak zaman içinde küçük değişimlerle birbirlerinden evrimleştiklerini iddia ediyordu.[/FONT]
[FONT="]Darwin'in teorisini Lamarck'ın teorisinden farklı kılan nokta, asıl vurguyu "doğal seleksiyon" kavramına yapmış olmasıdır. Doğal seleksiyon, doğadaki yaşam mücadelesinde, güçlü veya ortamın şartlarına daha uygun olan canlıların hayatta kalmaları anlamına gelir. Darwin şöyle bir mantık kurmuştur: [/FONT]
[FONT="]"Bir canlı türü içinde doğal ve rastlantısal farklılıklar olmaktadır. Örneğin bazı inekler daha büyük, bazıları daha koyu renklidir. Bu değişikliklerin hangisi avantajlı ise, o özellik doğal seleksiyon tarafından seçilecektir. Böylece söz konusu avantajlı özellik, o hayvan topluluğuna hakim hale gelecektir. Bu özelliklerin uzun zaman içinde birikmesiyle de, ortaya yeni bir tür çıkacaktır."[/FONT]
[FONT="]Ancak Darwin'in ortaya attığı bu "doğal seleksiyonla evrim" teorisi, daha ilk başta pek çok soru işaretini beraberinde getirmişti: Darwin'in "doğal ve rastlantısal farklılıklar" dediği şey gerçekte ne idi? Bazı ineklerin daha büyük, bazılarının daha koyu renkli doğabildikleri doğruydu, ama bu farklılıklar milyonlarca bitki ve hayvan türünü nasıl açıklayabilirdi?[/FONT]
[FONT="]
[/FONT][FONT="]Charles Darwin, teorisini ilkel bir bilim düzeyi içinde geliştirdi. Alttakine benzer ilkel mikroskopların altında, canlılık çok basit bir yapıya sahip gibi duruyordu. Bu yanılgı, Darwinizm'in temelini oluşturdu. [/FONT][FONT="][/FONT]
[/FONT][FONT="]Charles Darwin, teorisini ilkel bir bilim düzeyi içinde geliştirdi. Alttakine benzer ilkel mikroskopların altında, canlılık çok basit bir yapıya sahip gibi duruyordu. Bu yanılgı, Darwinizm'in temelini oluşturdu. [/FONT][FONT="][/FONT]
[FONT="]2)[/FONT][FONT="] Canlıların göz, kulak, kanat gibi kompleks organları doğal seleksiyonla nasıl açıklanabilirdi? Tek bir dokuları eksik olsa hiçbir işe yaramayacak olan bu organların, "kademe kademe" gelişmiş oldukları nasıl savunulabilirdi?[/FONT]
[FONT="]3)[/FONT][FONT="] Tüm bunların öncesinde, Darwin'in "tüm canlıların ortak atası dediği" ilk canlı organizma nasıl oluşmuştu? Cansız madde, doğal süreçlerle canlı hale gelemeyeceğine göre, Darwin ilk canlının oluşumunu nasıl açıklayacaktı?[/FONT]
[FONT="]Darwin bu sorunların en azından bir kısmının farkındaydı. Kitabına eklediği "Teorinin Zorlukları" (Difficulties on Theory) adlı bölümde bunları kabul etmişti. Ancak bu sorunlara getirdiği cevapların bilimsel açıdan bir geçerliliği yoktu. İngiliz fizikçi H. S. Lipson, Darwin'in bu "zorlukları" hakkında şu yorumu yapar:[/FONT]
[FONT="]Türlerin Kökeni[/FONT][FONT="]'ni ilk okuduğumda Darwin'in genelde sunulan tablonun aksine, kendisinden pek de emin olmadığını fark etmiştim. "Teorinin Zorlukları" başlıklı bölüm, örneğin çok belirgin bir güvensizlik yansıtmaktadır. Bir fizikçi olarak, gözün nasıl ortaya çıkmış olabileceği yönündeki yorumları karşısında şaşkınlığa düştüm.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
[/FONT][FONT="]Darwin bilimsel araştırmalar ilerledikçe, "Teorinin Zorlukları"nın ortadan kalkacağını umuyordu. Ama aksine, yeni bilimsel bulgular bu zorlukları daha da büyüttü. [/FONT]
[FONT="] [/FONT]

