Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
John Watson önceleri üniversitede profesördür. Daha sonraları ticari reklamcılığa girmiştir. William Wunt yapısalcılığına karşı çıkmış, içgözlem (içebakış) yönteminin geçerli bir yöntem olmadığını savunmuştur. Bilimsel olabilmek için psikolojinin gözlenebilir ve ölçülebilir davranışları konu edinmesi gerektiğini belirtmiştir. Watson`a göre psikoloji, davranış ve davranışın yaşantı yoluyla nasıl değiştirileceğini araştırmalıdır. Bilincin çalışması filozoflara bırakılmalıdır. Sistematik bir öğrenme kuramı geliştirmemiştir. O`na göre insanlar doğmaz, yaratılır. Bir bebek koşullanma yoluyla, suçlu, doktor veya sporcu olarak yetiştirilebilir. Watson`un Öğrenmeye İlişkin Görüşleri John Watson, eğer köpek koşullanabiliyorsa insanda koşullanabilir düşüncesiyle yola çıkmış ve arkadaşı Rayner ile 10 aylık Albert isimli bir bebek üzerinde çalışmışlardır. Çocuğa beyaz bir fare göstermişler ve o anda yüksek gürültü çıkarmışlar. Bir süre sonra çocuk fareyi görür görmez ağlamaya başlamıştır. Bu şekilde bebeğe koşullanma yoluyla korku tepkisi kazandırılmıştır. Daha sonra Albert uyarıcı genellemesi sonucunda fareye benzer her şeyden, beyaz sakaldan, annesinin giydiği kürkten, pamuktan korkmaya başlamıştır. ● Watson Klasik koşullanmayı meydana gelmiş olan korkuları yok etmek için kullanmak istemiştir. O`na göre korku öğrenilmişse, bunun yok edilmesi ya da öğrenilmemesini sağlamak ta mümkün olmalıdır. Albert`in annesi çocuğunu hastaneden aldığı için daha önceden bu korkuları olan Peter`in üzerinde çalışmalarına devam etmişlerdir. Peter`e önce korktuğu şeyler, diğer çocuklar oynarken izletmişlerdir. Daha sonra aynı odaya koymuşlar ve her gün biraz daha yaklaştırmışlardır. Ve bir gün Peter kafesteki tavşanla oynamaya başlamış. Zamanla bu sonuçlar genellenerek Peter`in diğer korkuları da yok olmuştur. (Sistematik duyarsızlaşma) En Son ve En Sık İlkesi Watson öğrenmede pekiştirme ya da ödüllendirmeden söz etmemiştir. Watson`a göre bir uyarıcıya verilecek tepki, o uyarıcıya verilmiş en son ve en sık tekrarlanmış tepkidir. Ör: Okulda matematik problemini çözmekten hoşlanmayan bir öğrenci, karşılaştığı bir başka matematik problemini çözmekten de hoşlanmaz. Watson`un Öğrenmeye İlişkin Görüşlerinin Eğitim Açısından Doğruları ● Pavlov`u Amerika`ya tanıtmış ancak kendisi tüm ilkeleri kabul etmemiştir. ● Watson`a göre öğrenme, koşullu ve koşulsuz uyarıcıların birbirine çok yakın zamanlarda verildiğinde meydana gelmektedir. Bunlar ne kadar sık verilirse aralarındaki ilişki o kadar güçlenmektedir. ● Watson öğrenmede bitişiklik ve sıklık ilkelerini kabul etmekte ancak pekiştirmenin gereğine inanmamaktadır. ● Çocukların korkularının ve diğer duygusal özelliklerinin giderilmesi ile ilgili bazı ilkelerin (sistematik duyarsızlaşma) uygulamalarının öncülerindendir. ● İstenilen davranışların kazandırılmasında tekrarın önemini vurgulamıştır. Edwin Ray Guthrie Öğrenmeye İlişkin Görüşleri ● Öğrenmede bitişikliğin önemini vurgulamıştır. Thorndike, Skiner, Hill, Pavlov ve Watson`u sübjektif bularak, öğrenmenin tek bir ilke ile açıklanabileceğini savunmuştur. Bu ilke bitişikliktir. Guthrie`ye göre bir uyarıcıya gösterilen tepki, aynı uyarıcıyla tekrar karşılaşıldığında da gösterilir. Guthri`nin bitişikliği uyarıcı-tepki bitişikliğidir. Bir kişi belli koşullar altında yaptığı davranışı, bir başka zaman aynı koşullarla karşılaştığında da yapar. Ör. İlk matematik dersine karşı duyulan tepki diğer matematik dersinde de tekrar eder. ● “Dikkat edilen şey, yapılan şey için işaret haline gelir“ der. Birey yaşamında birçok uyarıcı alı ancak bunlardan bir kısmına tepkide bulunur. (Thorndike`nin öğelerin baskınlığı prensibiyle benzer.) ● Sıkılık ilkesini kesinlikle reddeder. Öğrenme uyarıcı ile tepki arasındaki bitişikliğin sonucudur. ● Ayrıca sonunculuk ilkesinden bahseder. Sonunculuk, belli bir uyarıcıya verilen tepkinin, aynı uyarıcıyla karşılaşıldığında tekrar gösterilme eğilimidir. ● Tekrarlar beceriyi geliştirir. Hareket → Etkinlik → Beceri (Kitap okuma-Yazı yazma) Hareket bir kerede öğrenilir. Etkinlik için tekrar ve alıştırma gereklidir. (İlkokulda defterlerin kenarının kıvrık olması- tekrar olmadığı içindir.) Beceriler ise etkinliklerden meydana gelir. (Araba kullanma – Tenis oynama) Vites değiştirme, pedalları kullanma, aynaları kullanma etkinliktir. Bunların koordineli olarak kullanılması ise beceridir. ● Beceri zaman ve alıştırma gerektirir. ● Guthrie`ye göre güdülenme öğrenmede önemli yer tutmaz. Dürtüler belirli tepkileri oluşturur. Yeme, içme gibi… ve bu ihtiyaçlar giderilince hareketlilik ortadan kalkar. ● Öğrenmede ödüle veya pekiştirmeye gerek yoktur. Pekiştirme öğrenmemeyi veya öğrenilen bağın yok olmasını engeller. (Kafese konan kedi kola dokunmuş, kafesten çıkmış ve balığı yemiştir. Balık öğrenmemeyi engellemiştir. Kedi balık olmasa da kola dokunur.) ● Guthrie`ye göre ceza da bitişiklikle ilgilidir. Ceza istenmeyen davranışın yok edilmesinde etkili olabilir. Ceza, istenmeyen davranışla onu meydana getiren uyarıcı arasındaki bağı yok ederek, aynı uyarıcıyla istenilen bir davranış arasında (istenmeyen davranışa zıt) bağ kurmalıdır. Ceza istenmeyen bir davranışın yapılmasını uyaran uyarıcıların olduğu bir durumda etkilidir. (Eve giren çocuğun çantasını atması ve annesinin bağırması) ● Guthrie uyulamayacak emir verilmemesini önerir. (Yerine getirelemeyecek bir durumda öğretmenin sus demesi, ileride öğretmenin uyarısı gürültü için bir uyarıcı haline gelebilir.) ● Cezanın acı verici olması değil, organizmaya istenilen davranışı yaptırması önemlidir. ● UNUTMA: Guthrie bütün unutmaların yeni öğrenmelerle ilgili olduğunu, yeni öğrenmelerin eski öğrenmelerini bozduğunu ifade etmiştir. (Geriye ket vurma) Örn: İlkokuldan sonra okulu bırakmış bir kişi bize göre ilkokul anılarını daha iyi hatırlar. (Anne babanın memleketinde 5 yaşına kadar kalmış bir kişi o dilin günlük konuşmalarını daha sonra hatırlayabilir.) Alışkanlıkları Yok Etme Yöntemi Eşik Yöntemi: İstenmeyen davranışı meydana getiren uyarıcı azar azar ve uzun sürede yavaş yavaş verilmeli, böylece istenmeyen davranışın meydana gelmesi önlenerek, istenen davranışın yapılması sağlanır. Sistematik duyarsızlaşma bu yollardan biridir. Ör: Okula gitmekten korkan çocuğa önce okulla ilgili hikâyeler anlatılır. Daha sonra okulun etrafında gezmeye götürülür. Okul bahçesinde oyun oynanır ve okula alıştırılır. Bıktırma Yöntemi: İstenmeyen davranış organizmaya bıkıncaya kadar ve sıkılıncaya kadar yaptırılır. Organizma bu tepkiyi göstermekten bıkacağı için aynı uyarıcıya karşı yeni bir tepki göstermeyi öğrenir. (At ve eyer / Köpek ve ölü tavuk / Kibrit ve Çocuk) Zıt Tepki Geliştirme: İstenmeyen davranış ile istenilen davranış birlikte yaptırılır. Kediden korkan çocuğa, kedi annesinin kucağında gösterilir. ● Alışkanlığı bastırma: Bireyin ortamını değiştirmedir. Sağlıklı değildir. Yeni ortamda da o uyarıcıyla karşılaşabilir. Guthrie`nin Öğrenme Kuramının Eğitim Açısından Doğurguları ● Eğitime hedefleri belirleyerek başlamak gerekir. Böylece, istenen tepkilerin yapılmasını sağlamak için hangi uyarıcıları vermek, öğretme ve öğrenme ortamını nasıl düzenlemek gerektiğine karar verilebilir. ● Öğrenme – Öğretme ortamını düzenlerken, öğrencilere verilecek uyarıcıların, öğrencinin dikkatini çekecek ve beklenen tepkiyi sağlayacak nitelikte olmalıdır. ● Güdü organizmayı amaca ulaşıncaya kadar aktif tutar. O yüzden öğrenilecek konuya karşı bireyde ihtiyaç hissettirilmelidir. ● Ceza ancak istenmeyen davranışların yok edilmesinde kullanılabilir.