ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
1.ÖĞRENME
Davranışların çok azı hariç öğrenmeyle kazanılmıştır.Bireyin yaşayabilmesi için birtakım yeterlilikler gerekmektedir.Bunlar sırsıyla şöyledir:
1- Bireyin kalıtımla getirdiği gizil güçlerin olması
2- Bireyin bu gizil güçlerinin ortaya çıkabileceği büyüme ulaşması
3- Bireyin, sağlıklı büyüme ile gelişim çağına uygun gelişim görevlerini yapabilecek olgunluğa erişmesi
4- Olgunluğa erişen bireyin ,gizil güçlerini ortaya çıkarmaya elverişli çevre etkileriyle karşılaşması
5- Kendini etkileyen çevre karşitlari ile etkileşerek yaşantilar kazanmasi
6- Yaşantilari yoluyla ögrendiklerini yaşamak için kullanmasi
Bu maddelerden yola çıkarak öğrenmeyi “yaşantı ürünü,kalıcı izli davranış değişikliği“olarak tanımlayabiliriz.Bu tanıma göre öğrenmenin iki önemli özelliği vardır.
a-Öğrenme sonucunda mutlaka davranışta değişiklik oluşmalıdır
Örneğin, matematik dersine geldiğinde denklemleri bilmeyen bir öğrenci, o dersin sonunda denklemleri öğrenmelidir. Davranış değişikliği için 3 maddeden bahsetmek gerekir:
1- Davranıştaki değişikliği gözleyerek öğrenmenin gerçekleşmiş olduğunu anlayabiliriz.
2- Davranışta ki her değişmenin öğrenme olmadığı bilinmelidir.Öğrenmeden söz edebilmek için davranış değişikliğinin sürekli olması gerekir.
3- Davranış değişikliği hem yeri geldiğinde hem de birey istediği zaman ortaya çıkabilir.
b-Öğrenme yaşantı ürünüdür
Yaşantiyi bireyin çevresiyle kurdugu etkileşim sonucu bireyle kalan izler olarak tanimlarsak, ögrenmenin bireyin çevresiyle etkileşim kurmasi sonucu meydana geldigi söylenebilir.
1.1.Öğrenmeyi Niteleyen Belli Başlı Özellikler
Öğrenmenin belli başlı özellikleri şunlardır:
- Davranışta oldukça kalıcı bir değişme meydana gelir.
- Öğrenme, bireyin aktif oluşunun, bir takım edimlerde bulunmasının ya da yaptığı egzersizlerin sonucudur.
- Öğrenme tam olarak ifa edilmişse başkasına da aktarılabilir.
- Bireyin performansını gözleyebildiğimiz halde öğrenmeyi doğrudan doğruya gözleyemeyiz.
- Öğrenme sayesinde kişi daha sonra karşılaşacağı durumlara farklı bir yaklaşım gösterebilir.
- Öğrenme davranışın referans çerçevesindeki işaret ve ipuçlarında değişme demektir.
- Öğrencinin nasıl öğrenileceğini öğrenmesi, eğitim yoluyla öğrenmenin en geçerli amaçlarından biridir.
1.2. Öğrenme İle Meydana Gelen Davranış Değişiklikleri
Öğrenme yoluyla davranışın değişmesinde ortaya çıkan çeşitli ürünler şunlardır:
-Becerilerin kazanılması
Çocuk okumayı,yazmayı,başkalarıyla iyi geçinebilmeyi öğrenir.
-Alışkanlıkların kazanılması
Çocuğun yemekten önce ve sonra ellerini yıkamasını ,dişlerini fırçalamasını ,teşekkür etmesini v.b öğrenmesi.
-Ezberleme
Çocuğun bir şiiri, postacının sokak isimlerini ve ev numaralarını bellemesi.
-Algılamada değişiklikler
Çok iyi saklandıkları halde bir avcının hayvanları görebilmesi, bir psikologun danışan
tarafından kullanılan sembolik ifadelerin altındaki gerçek anlamı algılayabilmesi.
-İpuçlarında azalma
Kişinin tecrübeleri arttikça bir bütünün daha kisitli parçalarini degerlendirerek, bütün hakkinda daha dogru parçalarini degerlendirerek,bütün hakkinda daha dogru yargilara ulaşabilir.Örnegin,ayak seslerinden kimin geldigini anlayabilmesi.
-Seziş ve kavrayişta gelişme
Tecrübeli bir oto tamircisinin arabayı biraz çalıştırıp arızasını,çabucak bulabilmesi.
-Hatalarda azalma
İyi bir ahçı , koyun etini pişirmede hata sayısını azaltmıştır.
-Duygusal tepkilerde değişme
Başkalarini ikna etmede duygusal patlamadan ziyade, duygusal kontrolün, kendine hakim olmanin daha etkili bir sonuca götürdügünü ögreniriz.
-Tutum ve beklentilerde değişme
İşbirliğine yatkınlık, sorumluluk alma gibi tutumların değişmesi.
-Problem çözme
En yüksek düzeyde öğrenmenin meydana geldiği bahsettiğimiz bütün şekilleri içine alan bir davranıştır.
2.ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Öğrenmeyi etkileyen faktörler iç ve dış faktörler olmak üzere ikiye ayrılır.
2.1. İç Faktörler
Organizmadan kaynaklanan ve bireyin öğrenmesini etkileyen unsurlar olup aşağıdaki şekildeki gibi sıralayabiliriz:
2.1.1. Olgunlaşma
Bireyin kendisinden beklenen bir işi yapabilecek seviyeye gelmesi anlamina gelen olgunlaşma ögrenme üzerinde de oldukça etkilidir.Ögrenme işinin yerine getirilebilmesi için bireyin ögrenecegi durumun olgunluguna erişmesi gerekmektedir.Olgunluk sinirindan önce bireye ögretilmeye çalişilan veya yaptirilan durum bireye hiçbir yarar saglamadigi gibi bireye olumsuz etki yapmaktadir.
2.1.2. Güdüler
Organizmada herhangi bir şeyin eksikligi olan ihtiyaç güdüleri açiga çikarir.Bu eksikligin farkinda olmak ise dürtüdür.Dürtüler ise güdüleri açiga çikararak organizmayi ihtiyaci giderecek hedefe dogru harekete geçirir.Bu konuda egiticinin ögrencinin eksiklerini tespit ederek ögrenciye rehberlik etmesi gerekir.Aşagida bu düzenin sirasini vermek istiyorum:
İHTİYAÇ_DÜRTÜ_GÜDÜ_GÜDÜLENME_DAVRANIŞ=ÖĞRENME
2.1.3. Duyu Organları
Duyu organları tarafından alınan uyarıcılar sinir sistemindeki ilgili merkeze götürülür.Bu uyarıcıların orada kavramlaştırılması sonucu öğrenme meydana gelir.Duyu organlarının özürlü veye yetersiz oluşu öğrenmenin tam olarak gerçekleşmesini yol açar.
2.1.4.Zeka
Bireysel farklılıkların başında gelen zeka ile öğrenme hızı ve düzeyi arasında ilişki vardır.Öğrencilerin ileri ve geri oldukları alanlar belirlenmeli ve buna göre öğrenciler yönlendirilmelidir.
2.1.5.Yaş
Bireylerin öğrenme hızları yaşa göre değişmektedir.İlk yaşlarda çok çabuk öğrenen bireyin öğrenme hızı orta yaşlarda durgunlaşır ve ileri yaşlarda gerilemeye başlar.Bu yüzden ileride düzeltmesi çok zor olacağından bireye doğrular öğretilmeli ve gerekli olan uyarıcılar yeterince verilmelidir.
2.1.6. Dikkat
Psiko-fizik enerjinin bir noktada toplanması anlamına gelen dikkat bireyin ilgileri, güdülenmesi ve dış çevre ile ilgilidir.Eğitimci öğrencilerinin dikkatini canlı tutmalı ve dış çevredeki uyarıcıların dikkat çekiciliğini artırarak öğrencide ilgi ve ihtiyaç uyandırmalıdır. Bu noktada dikkat hem iç hem de dış faktör sayılabilir.
2.1.7. Genel Uyarılmışlık Hali ve Kaygı
Öğrencilerin normal seviyede kaygı duymaları onların genel uyarılmışlık halinde olduğunu gösterir ve bu sayede öğrenci konuya ilgisi kalamaz.Öğrencinin kaygısı ve yeteneğine ek olarak öğrenme ortamı da genel uyarılmışlık halini etkiler.Bu durumda genel uyarılmışlık hali de hem iç hem de dış faktör sayılabilir.
2.2.Dış Faktörler
Organizmanın dışında gelişen bazı şartlar da öğrenmeyi etkileyen dış faktörleri oluşturur.
2.2.1. Hazırbulunuşluk
Öğrencinin öğrenmeye hazır olması için eğitimcinin konuyu öğretmeden önce, konu ile ilgili bazı ön yaşantıları öğrencilerine kazandırması gerekir.
2.2.2. Uyarıcı Azlığı ve Duygusal Yoksunluk
Belirli bir olgunlaşma seviyesine ulaşan bireylerin yeterli uyaricilari almalari gereklidir.Buna ek olarak çocuklarin duygusal yönden yoksun kalmamalari gerekir. Eger bu iki unsur çocukta eksik olursa çocuk psiko-motor yönden olumsuz etkilenmekte,bu yüzden ögrenmesinin gerçekleşmesi de engellenmektedir.
2.2.3. Hava, Işik ve Gürültü
Öğrenme ortamının oluşması ve dikkatin dağılmaması için, hava şartlarının uygun olması , ışığın az veya çok olmaması, konu üzerindeki yoğunlaşmayı engelleyecek derecede gürültü olmaması gerekir.
2.2.4. Günler ve Günün Saatleri
Haftanın ilk ve son günü ile günün ilk ve son saatleri öğrenme açısından verimsiz zamanlar olarak kabul edilebilir.Bu zaman dilimlerinde genel uyarılmışlık hali azalma eğilimine girecektir.
2.2.5. Psikolojik Ortam
Eğitimci, öğrencilerini tüm yönleri ile tanıyarak,onlarla etkileşimde bulunarak ve onlara gerekli imkanları sağlayarak psikolojik yönden uyumlu bir ortam hazırlamalıdırlar.
2.2.6. Konu ve Öğrenme Yöntemi
Öğrenmenin gerçekleşmesi için konunun anlamlı olması, öğrencilerin konuyu kolaylıkla algılayabilmesi gerekir.Eğiticinin konuya uygun yöntem seçmesi gerekir.Örneğin,kısa konuların tümdengelim, uzun ve karmaşık konuların ise tümevarım metotları ile öğretilmesi gerekir.
2.2.7. Uyarım ve Algı
Öğrenmenin gerçekleşmesi için temel basamak olarak kabul edilen algılama konusunda eğitimci yeterli bilgiye sahip olmalı ve uyarıcıları en verimli olabilecek şekilde gruplayarak öğrencilerine sunmalıdır.
3.ÖĞRENME KURAMLARINA GENEL BİR BAKIŞ
Öğrenmeyi nasıl oluştuğunu açıklayan iki temel yaklaşım vardır.Bunlar davranışçı ve bilişsel yaklaşımdır. Davranışçı yaklaşımcılar öğrenmeyi uyarıcı ile davranış arasında bağ kurma işi olarak görmektedirler.Bir uyarıcı karşısında organizmada meydana gelen fizyolojik ve psikolojik değişme, davranım ya da tepki olarak adlandırılır.Örneğin, zil sesi uyarıcı, kapıyı açma davranıştır.Bilişsel yaklaşımcılar ise dıştan alınan uyarımların algılanması, önceki bilgilerle karşılaştırılması, hatırlanması ve zihinsel ürünlerin kalite ve mantık yönünden değerlendirilmesi, gibi bilişsel süreçlerden bahsetmişlerdir.
Davranışçı ve bilişsel yaklaşımlar arasında bazı ayrılıklar bulunmaktadır.bunlar şunlardır:
1- Davranışçılar organizmanın gözlenebilen yanlarını, bilişçiler ise organizmanın gözlenemeyen yanlarını inceler.
2- Davranışçılar öğrenmenin uyarıcı ile tepki arasındaki bağdan ibaret olduğunu savunurken,bilişçiler öğrenmenin zihinsel bir süreç olduğunu basit ve mekanik olarak açıklanamayacağını savunurlar.
3- Davranışçılar öğrenmede ve kişiliğin oluşumunda çevre faktörünün daha etkili olduğunu savunurken, bilişçiler ise kalıtımın daha etkili olduğunu savunurlar.
4- Davranışçılar sadece dıştan verilen pekiştireçlerin önemli olduğunu savunurken, bilişçiler hem dış hem de iç pekiştireçlerin önemli olduğunu savunurlar.
5- Davranışçılar öğrenmeyi bir davranış değiştirme olarak ele alırken, bilişçiler ise öğrenmeyi bireyin içsel kapasitesindeki değişme olarak görürler.