- Katılım
- 7 Eki 2010
- Konular
- 9,213
- Mesajlar
- 34,101
- Reaksiyon Skoru
- 4,131
- Altın Konu
- 1
- TM Yaşı
- 15 Yıl 8 Ay 4 Gün
- Başarım Puanı
- 400
- MmoLira
- 183
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
1.JEAN PİAGET`E GÖRE AHLAK GELİŞİMİ
Kurallara boyun eğme ,onları bilinçli bir biçimde uygulama yollarıyla ortaya konan ahlakın kurallara uyma aşaması 3 aşamadan oluşur:
1-Ben-Merkezlilik
4-7 yaş arasi çocuklarda görülen bu kurallara uyma davranişina göre herkesin mutlak olan, degişmeyecegine inandiklari kendi kurallari vardir. Bununla birlikte kendilerin dişindaki fikirleri egemen degillerdir. Bunlari kendilerine göre uyguladiklari ve anlamadan kabul ettikleri için sürekli yanliş yaparlar.
2-Başlangiç Halinde Işbirligi
7-11 yaşlari arasinda görülen bu davranişta oyunlar daha toplumsal niteliklidir.Arkadaşlari ile hem iyi ilişkiler içerisinde hem de onlarla rekabet içerisindedir.Ayrica ufak tefek yanlişlar yapmalarina karşin kurallari daha iyi kavramişlardir. Kurallarin degiştirilebilecegini , kurallar icat etmeyi ve kurallara uymayi bilirler.
3-Gerçek İşbirliği
11-12 yaşlarini görülen bu davranişta çocugun töresel davranişlarinda karşilikli anlayiş ve yardimlaşma görülmektedir. Kurallari yerine getirebilmek ve rekabet onun ilgisini çekmektedir. Kurallarin anlaşilmasi ,yerine getirilmesi ve yeni kurallarin keşfedilmesi bu üç aşamada en az seviyeden en yüksek seviyeye siralanmiştir. Başlangiçta sadece kendi kurallarini bilen çocuk en sonunda kurallari en ince noktasina kadar kavramiştir.
Piaget çocuklarda ahlak gelişimi dönemini ikiye ayirmiştir:
1-Dışa bağlı dönem
Bu dönemde suçun cezası davranışın gerisindeki niyete göre değil suçun fiziksel sonucuna göre belirlenir.Örneğin, kazara devrilmiş bir kova sütün cezası ,kasten devrilmiş bir bardak sütün cezasından daha fazladır.
2-Özerk Dönem
Çocuk büyüdükçe anne babadan kopmakta ve bu sayede çevresiyle daha fazla iletişime girmektedir.Bunun sonucunda degişik fikirler elde etmekte ve bunlari kiyaslayabilmektedir.Bu sayede daha objektif bir töre kavrami kazanmiş ve kendisi dahil herkesi bu töreye uygun yargilayabilmektedir. Dişa bagli dönemde verdigim örnekteki ilişkiler bu dönemde tam tersidir. Bir bardak sütü kasitli döken bir kova sütü kazara dökenden daha suçludur.
2.KOHLBERG`E GÖRE AHLAK GELİŞİM
Kohlberg, bu araştirmasini yaparken degişik yaş gruplari ve sosyo-ekonomik düzeydeki bireylere öyküler vermiş ve onlarin görüşlerini alip karar vermelerini beklemiştir.Ben bu noktada bu öykülerden birini anlatmak istiyorum:
Avrupa da bir kadın kanserden ölmek üzeredir.Doktorlar, şehirdeki bir eczacının yeni keşfettiği radium bileşimli bir ilacın yararlı olabileceğini, kadının kocası Heinz`e bildirirler. İlaç çok pahalıdır.Çünkü eczacı ilacı mahiyetinin on katına satmaktadır.Hasta kadının kocası Heinz borç para alabileceği herkese gider,fakat topladığı paralar ilaç fiyatının yarısı kadardır.Heinz, eczacıya gider, ilacı biraz ucuza satmasını ya da daha sonra ödemesine izin vermesini ister.Ancak eczacı kabul etmez.Heinz çaresiz bir durumdadır.Bir gece gizlice eczaneye girerek ilacı çalar.Sizce de ilacı çalmalı mıydı?
Kohlberg bu tip öykülerden aldığı cevapları sınıflandırarak, üç ahlaki gelişim düzeyi ve altı evre belirlemiştir:
2.1. Geleneksel Öncesi Düzey
Bu düzeyin temel özelliği otoriteye bağlılık ve bireysel çıkarların ön plana alınmasıdır.
2.1.1.1. Evre,Otoriteye İtaat ve Ceza
Bu evredeki kişiler cezalandirmayi sevmedikleri için itaat ederler.Ancak eger cezalandirilmayacaklarini anlarlarsa kurallari çekinmeden,vaki kaybetmeden çignerler.Örnegin,çevrede trafik polisi yoksa kirmizi işikta rahatlikla geçerler. Bu evredeki bireyler için davranişlarinda sadece fiziksel sonuçlar önemlidir..Örnegin, annesine yardim ederken 20 yumurta kiran bir çocuk,yumurtalarla oynarken 3 yumurta kiran bir çocuktan daha suçlu görülür.
2.1.2.2. Evre,Karşilikli Çikarlara Dayali Ilişkiler
Bu evredeki insanlar hem kendi ihtiyaçlarını hem de başkalarının ihtiyaçlarını düşünürler.fakat yine de kendi çıkarları ön plandadır.bu aşamada buna ünlü bir atasözümüzü örnek verebiliriz: “Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.“ Bu düşünce kurallar içinde geçerlidir.İhtiyaçları karşılandığı sürece kurallara uyarlar.
2.2.Geleneksel Düzey
Bu düzeyde ben-merkezci düşünce yerini dünyaya,olaylara diger insanlarin gözüyle bakmak anlamina gelen empatik düşünceye birakmiştir.
2.2.1.3. Evre, Kişiler Arasi Uyum
Bu evredeki kişiler çevresinden taktir toplamak için içinde bulundugu grubun beklentilerine göre hareket etmektedir.Dogru davraniş iyi bir eş ,iyi ögrenci olmadir.Örnegin, iyi bir eş karisi için ilaci çalmalidir,iyi vatandaş vergi ödemelidir.
2.2.2.4. Evre, Kanun ve Düzene Uyum
Bu evredeki kişiler için yasalara ve kurallara uymak dogru davraniştir.Örnegin, “ayni durumda olan herkes çalarsa toplumun hali ne olur? “ “kimse vergi vermezse ne olur?“gibi düşünceler yargisal davranişin temelini oluşturur.
2.3. Gelenek Sonrası Düzey
Bu düzeyde birey otoriteden bağımsız, kendi özerk ahlaki ilkelerini oluştururlar.
2.3.1.5. Evre, Sosyal Anlaşma
Bu evredeki kişiler toplumun kanunlari ve degerlerinin topluma özgü oldugunu kabul etmekle beraber,kanunlari degiştirilebilecegi ilkesine sahiptirler.Ayrica kanunlar toplumsal düzeni korumak için gereklidir ilkesi kabul edilmektedir.
2.3.2.6. Evre, Evrensel Ahlak İlişkileri
Ahlak gelişinde ulaşilabilecek en üst evre olup,bu evrede kişi ,adalet,eşitlik,insan haklari gibi evrensel kavramlara dayali olarak kendi ahlak ilkelerini kendisi
Kurallara boyun eğme ,onları bilinçli bir biçimde uygulama yollarıyla ortaya konan ahlakın kurallara uyma aşaması 3 aşamadan oluşur:
1-Ben-Merkezlilik
4-7 yaş arasi çocuklarda görülen bu kurallara uyma davranişina göre herkesin mutlak olan, degişmeyecegine inandiklari kendi kurallari vardir. Bununla birlikte kendilerin dişindaki fikirleri egemen degillerdir. Bunlari kendilerine göre uyguladiklari ve anlamadan kabul ettikleri için sürekli yanliş yaparlar.
2-Başlangiç Halinde Işbirligi
7-11 yaşlari arasinda görülen bu davranişta oyunlar daha toplumsal niteliklidir.Arkadaşlari ile hem iyi ilişkiler içerisinde hem de onlarla rekabet içerisindedir.Ayrica ufak tefek yanlişlar yapmalarina karşin kurallari daha iyi kavramişlardir. Kurallarin degiştirilebilecegini , kurallar icat etmeyi ve kurallara uymayi bilirler.
3-Gerçek İşbirliği
11-12 yaşlarini görülen bu davranişta çocugun töresel davranişlarinda karşilikli anlayiş ve yardimlaşma görülmektedir. Kurallari yerine getirebilmek ve rekabet onun ilgisini çekmektedir. Kurallarin anlaşilmasi ,yerine getirilmesi ve yeni kurallarin keşfedilmesi bu üç aşamada en az seviyeden en yüksek seviyeye siralanmiştir. Başlangiçta sadece kendi kurallarini bilen çocuk en sonunda kurallari en ince noktasina kadar kavramiştir.
Piaget çocuklarda ahlak gelişimi dönemini ikiye ayirmiştir:
1-Dışa bağlı dönem
Bu dönemde suçun cezası davranışın gerisindeki niyete göre değil suçun fiziksel sonucuna göre belirlenir.Örneğin, kazara devrilmiş bir kova sütün cezası ,kasten devrilmiş bir bardak sütün cezasından daha fazladır.
2-Özerk Dönem
Çocuk büyüdükçe anne babadan kopmakta ve bu sayede çevresiyle daha fazla iletişime girmektedir.Bunun sonucunda degişik fikirler elde etmekte ve bunlari kiyaslayabilmektedir.Bu sayede daha objektif bir töre kavrami kazanmiş ve kendisi dahil herkesi bu töreye uygun yargilayabilmektedir. Dişa bagli dönemde verdigim örnekteki ilişkiler bu dönemde tam tersidir. Bir bardak sütü kasitli döken bir kova sütü kazara dökenden daha suçludur.
2.KOHLBERG`E GÖRE AHLAK GELİŞİM
Kohlberg, bu araştirmasini yaparken degişik yaş gruplari ve sosyo-ekonomik düzeydeki bireylere öyküler vermiş ve onlarin görüşlerini alip karar vermelerini beklemiştir.Ben bu noktada bu öykülerden birini anlatmak istiyorum:
Avrupa da bir kadın kanserden ölmek üzeredir.Doktorlar, şehirdeki bir eczacının yeni keşfettiği radium bileşimli bir ilacın yararlı olabileceğini, kadının kocası Heinz`e bildirirler. İlaç çok pahalıdır.Çünkü eczacı ilacı mahiyetinin on katına satmaktadır.Hasta kadının kocası Heinz borç para alabileceği herkese gider,fakat topladığı paralar ilaç fiyatının yarısı kadardır.Heinz, eczacıya gider, ilacı biraz ucuza satmasını ya da daha sonra ödemesine izin vermesini ister.Ancak eczacı kabul etmez.Heinz çaresiz bir durumdadır.Bir gece gizlice eczaneye girerek ilacı çalar.Sizce de ilacı çalmalı mıydı?
Kohlberg bu tip öykülerden aldığı cevapları sınıflandırarak, üç ahlaki gelişim düzeyi ve altı evre belirlemiştir:
2.1. Geleneksel Öncesi Düzey
Bu düzeyin temel özelliği otoriteye bağlılık ve bireysel çıkarların ön plana alınmasıdır.
2.1.1.1. Evre,Otoriteye İtaat ve Ceza
Bu evredeki kişiler cezalandirmayi sevmedikleri için itaat ederler.Ancak eger cezalandirilmayacaklarini anlarlarsa kurallari çekinmeden,vaki kaybetmeden çignerler.Örnegin,çevrede trafik polisi yoksa kirmizi işikta rahatlikla geçerler. Bu evredeki bireyler için davranişlarinda sadece fiziksel sonuçlar önemlidir..Örnegin, annesine yardim ederken 20 yumurta kiran bir çocuk,yumurtalarla oynarken 3 yumurta kiran bir çocuktan daha suçlu görülür.
2.1.2.2. Evre,Karşilikli Çikarlara Dayali Ilişkiler
Bu evredeki insanlar hem kendi ihtiyaçlarını hem de başkalarının ihtiyaçlarını düşünürler.fakat yine de kendi çıkarları ön plandadır.bu aşamada buna ünlü bir atasözümüzü örnek verebiliriz: “Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.“ Bu düşünce kurallar içinde geçerlidir.İhtiyaçları karşılandığı sürece kurallara uyarlar.
2.2.Geleneksel Düzey
Bu düzeyde ben-merkezci düşünce yerini dünyaya,olaylara diger insanlarin gözüyle bakmak anlamina gelen empatik düşünceye birakmiştir.
2.2.1.3. Evre, Kişiler Arasi Uyum
Bu evredeki kişiler çevresinden taktir toplamak için içinde bulundugu grubun beklentilerine göre hareket etmektedir.Dogru davraniş iyi bir eş ,iyi ögrenci olmadir.Örnegin, iyi bir eş karisi için ilaci çalmalidir,iyi vatandaş vergi ödemelidir.
2.2.2.4. Evre, Kanun ve Düzene Uyum
Bu evredeki kişiler için yasalara ve kurallara uymak dogru davraniştir.Örnegin, “ayni durumda olan herkes çalarsa toplumun hali ne olur? “ “kimse vergi vermezse ne olur?“gibi düşünceler yargisal davranişin temelini oluşturur.
2.3. Gelenek Sonrası Düzey
Bu düzeyde birey otoriteden bağımsız, kendi özerk ahlaki ilkelerini oluştururlar.
2.3.1.5. Evre, Sosyal Anlaşma
Bu evredeki kişiler toplumun kanunlari ve degerlerinin topluma özgü oldugunu kabul etmekle beraber,kanunlari degiştirilebilecegi ilkesine sahiptirler.Ayrica kanunlar toplumsal düzeni korumak için gereklidir ilkesi kabul edilmektedir.
2.3.2.6. Evre, Evrensel Ahlak İlişkileri
Ahlak gelişinde ulaşilabilecek en üst evre olup,bu evrede kişi ,adalet,eşitlik,insan haklari gibi evrensel kavramlara dayali olarak kendi ahlak ilkelerini kendisi


