- Katılım
- 22 Şub 2011
- Konular
- 2,801
- Mesajlar
- 5,369
- Reaksiyon Skoru
- 367
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 230
- TM Yaşı
- 15 Yıl 2 Ay
- MmoLira
- -101
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
Türkiye Sakatlar Derneği (TSD) Malatya Şube Başkanı Ali Haydar Koyun, engellilerin üretime katılmak istediğini belirterek, çalışmak istediklerini belirtti.
Engellilerin karşılaştıkları sorunlarla ilgili Yenigün Gazetesi`ne açıklamalarda bulunan Koyun, 2006 yılından beri 167 engelli kişiye eğitim verdiklerini, eğitim alanların da ancak yüzde 10`unun işe girdiğini belirtti. Koyun sözlerine şu şekilde devam etti: “Biz aldığımız sertifikaları duvara asmak için almadık. Üretime katılmak istiyoruz. Engelliler, normal kişilerin karşılaştığı sorunların iki katından fazla sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektördeki engelli kadrolarının dolmasını istiyoruz. Hayrına ve sevabına çalışmak istemiyoruz.
Bakıma muhtaçmışız gibi algılanmak istemiyoruz. Emeğimizin karşılığını almak istiyoruz. Belediye Nikah Salonu`na yeni tadilat yapıldı. Gidip görmedim, ama engelliler için ne bir rampa ne bir tuvalet yapılmamıştır.“
“ENGELLİLER, NEDEN SERTİFİKA ALIYOR?“
Eğitim çalışmalarını 2006 yılında başlattıklarını ve bugüne kadar da 167 engelliye eğitim verdiklerini söyleyen Koyun, “Eğitim alanlardan işe giren olmadı mı? Oldu, ama yeterli değil. Eğitim alanların yüzde 10`u ya işe girdi ya da girmedi. Bu konuda özellikle işadamlarının hassasiyet göstermelerini istiyoruz. Özellikle özel sektörün engelli kişiler istihdam konusunda gerekli desteği vermelerini bekliyoruz. En son Malatya Valiliği ile 14 Şubat`ta ‘Destek bizden, üretim sizden` diye bir proje başlattık. Şimdi engelli arkadaşlarımız tekstil ve mefruşat eğitimi alıyorlar. Şimdi bu eğitimi alan engellilerin evde mi oturması gerekiyor? Neden o zaman sertifika alıyorlar? Bu soğuk havalarda evlerinden eğitim yerlerine kadar geliyorlar. Bunu kendi ayakları üzerinde durmaları için yapıyorlar. İşadamlarının yani işverenlerin bu konuya duyarlı olmalarını bekliyoruz. Biz sertifikaları alıp, duvara asmak istemiyoruz. Üretmek istiyoruz. Hep tüketici olarak kalmak istemiyoruz“ şeklinde konuştu.
“ENGELLİ VATANDAŞLAR, İKİ KATI SORUNLA KARŞI KARŞIYA“
Derneğe kayıtlı 150 kişinin olduğunu, ama derneğe gelip giden ve engelli sayısının 2 bin 500`e yaklaştığını söyleyen Koyun, şunları kaydetti: “Bu kişiler derneğimize belli zaman aralıklarıyla gelerek sorun ve taleplerini derneğimize iletiyorlar. Akülü araba, koltuk değneği gibi temel ihtiyaçlarını gidermeye çalıştık. Kamu kurum ve kuruluşlarda ve diğer kurumlarda yaşadıkları sorunları gidermeye çalışıyoruz.
Genel olarak ülkemizde ve kentimizde işsizlik sorunu temel sorun olarak karşımızda duruyor. Engelli vatandaşlarımız, normal vatandaşların yaşadığı sorunların iki katını yaşıyor. İş konusunda da işsizlik konusunda da çok ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Kamu kurum ve kuruluşlarında 38 bin engelli kadro boşluğu var. Bunun yanında özel sektördeki engelli istihdam boşluğunu ise bilmiyoruz. 50 ve üzerinde personeli olan işletmelerin engelli kişileri çalıştırmaları gerekiyor. Ayrıca 50 personelin altında olan işletmelerde engelli vatandaşları çalıştırabilirler.
Devlet, engellilerin çalıştırılması için teşvik de veriyor. Ama kurum ve kuruluşlarda, özel sektörde engellilerin çalıştırılması konusunda denetimi kendisi yapıyor. Biz de bu rakamların doğruluğuna fazla inanmasak da inanmak zorundayız. Bizim gibi sivil toplum kuruluşlarının da bu tür denetimlerde yer almasını istiyoruz.“
“HAYRINA VE SEVABINA ÇALIŞMAK İSTEMİYORUZ“
Özel sektörde çalışan engellilerin sosyal güvenlik primlerini devletin ödediğini söyleyen Koyun, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu teşvike rağmen bazı özel sektördeki işletme sahipleri, gayri resmi yollara başvuruyor. Engelli çalıştırması gereken işletmeler, engellileri çalıştırıyormuş gibi yapıp, çalıştırmıyorlar. Bu hiç hoş olmayan bir durumdur. Biz istiyoruz ki özel sektörde engelliler çalışsın ve emeklerin karşılığını alsın. Hayrına ve sevabına engellilerin çalıştırılmasını istemiyoruz. Ama bunun yanında engellileri çalıştıran örnek kamu kurum kuruluşları ve özel sektörde işletmelerde de var. Örneğin İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi`nin çalıştırması gereken engelli kadrosunu dolu bir şekilde.
Bunun yanında özel sektörde CMC firmasında da çok sayıda engelli kişi çalışmaktadır. Bu kurumların ve işletmelerin sayısının artmasını istiyoruz.“
Koyun, “Biz etten, kemikten herkes gibi birer insanız. Ben romatizma hastalığından sonra bu duruma geldi. Birçok arkadaşımız trafik kazasında veya başka kaza veya ihmallerden dolayı engelli durumuna geldi. Ama şunu unutmamız gerekiyor ki ‘Hepimiz bir engelli adayıyız.` Bu bilincin yerleşmesini ve bizlerin de sosyal hayat içinde faal bir şekilde yaşamamız gerekiyor.“
“ÇALIŞMALARDA, ENGELLİLERİN DÜŞÜNÜLMESİ GEREKİYOR“
Malatya Belediyesi tarafından yapılan çalışmalarda engellilerin durumunun göz önüne alınması gerektiğini, bu konuyu birkaç defa Belediye Başkanı Ahmet Çakır ile bizzat görüştüğünü ifade eden Koyun, “Belediye Başkanı Çakır, yapılan çalışmalar mutlaka engellilerin kullanacağı şekilde yapılacağı yönünde söz verdi.
Biz şimdilik yapılan çalışmaların bitmesini bekliyoruz. Başkanın verdiği söze güveniyoruz. Ayrıca hükümet tarafından çıkarılan bir yasa gereği 2012 Temmuz ayına kadar gerek kamuda gerekse özel sektörde engellilerin günlük hayatta kullanacak şekilde olması gerekiyor. Özellikle kamu kurumlarının engellilerin ulaşılabilirliğine imkan verecek seviyeye getirilmesi gerekiyor. Şayet yapılan bu çalışmalar engellilerin kullanamayacağı şekilde olmazsa yargı yoluna başvurarak gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlayacağız. Bu istemediğimiz bir durum ama istediğimiz düzenlemeler yapılması son çare olarak yargıya gideceğiz“ diye konuştu.
“ENGELLİLER, ENGELLERDEN DOLAYI OY KULLANAMIYOR“
Malatya`daki okulların da engellilerin kullanıma uygun olmadığını anımsatan Koyun, sözlerine şöyle devam etti: “Genel seçimler yaklaşıyor. Engelliler yine oy kullanamayacak veya 2 – 3 kişinin yardımıyla oy kullanmak zorunda kalacaklar.
Son referandum da 5 kişinin yardımıyla oy kullanabildim. Buna okul müdürü, emniyet görevleri ve vatandaşlar şahittir. Bir engelli arkadaşımız oy kullanamadı.
Kimi okulda rampa var giremiyoruz, kimi okulda da hiç rampa yok. Yetkililerden, genel seçimlere kadar çözüm bulunmasını istedik. Ama çalışma yapılıp yapılmadığını önümüzdeki seçimlerde göreceğiz. Bu konuyla ilgili AK Parti İstanbul Milletvekili Lokma Ayva, Yüksek Seçim Kurulu`na başvuruda bulundu. Ama seçim kurulu bu konuyla ilgili herhangi bir çalışma yapmıyor. Bir de bu okullarda engelli kardeşlerimiz de okuyamıyor. Bunun için de okullarda engelli kardeşlerimizin okumasına imkan verecek şekilde düzenlemeler yapılmasını gerekiyor. Mesela Sabancı Kültür Merkezi`nde yapılan tadilat çalışmalarında engelliler dikkate alınmadı. Biz açılışa gittiğimiz de hayal kırıklığı içinde tiyatro izleyemedik. Daha sonra bakan talimat verdi. Engellilerin tiyatro izleyebilmeleri için gerekli düzenlemelerin yapılmasını istedi. Bana da ‘bunlar yapmazsa bana söyle` dedi.
Hala bekliyorum. Mayıs ayına kadar süre verdim. Şayet yapılmazsa gerek bakana gerekse de yargıya başvurarak, engellilerin tiyatro izlemeleri için gerekli girişimlerde bulunacağım. Bizlerin düşünülmemesinin temel nedeni bizleri toplumla iç içe görmek istememe düşüncesinden kaynaklanıyor. Engelliler gitsinler evlerinde otursunlar düşünce yapısının bir örneğidir.“
BELEDİYE ENGELLİLERİ UNUTTU
Öte yandan Malatya Belediyesi Evlendirme Dairesi Müdürü Ömer Kaçmaz, ise konuyla ilgili görüş vermedi. İsmini vermek istemeyen bir yetkili ise Evlendirme Dairesi`nde ne bir engelli rampası ne de engelli lavabosu gibi engellilerin kullanacağı veya tek başlarına içeriye girebilmelerine imkan verecek herhangi bir düzenlemenin yapılmadığını söyledi.
Engellilerin karşılaştıkları sorunlarla ilgili Yenigün Gazetesi`ne açıklamalarda bulunan Koyun, 2006 yılından beri 167 engelli kişiye eğitim verdiklerini, eğitim alanların da ancak yüzde 10`unun işe girdiğini belirtti. Koyun sözlerine şu şekilde devam etti: “Biz aldığımız sertifikaları duvara asmak için almadık. Üretime katılmak istiyoruz. Engelliler, normal kişilerin karşılaştığı sorunların iki katından fazla sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektördeki engelli kadrolarının dolmasını istiyoruz. Hayrına ve sevabına çalışmak istemiyoruz.
Bakıma muhtaçmışız gibi algılanmak istemiyoruz. Emeğimizin karşılığını almak istiyoruz. Belediye Nikah Salonu`na yeni tadilat yapıldı. Gidip görmedim, ama engelliler için ne bir rampa ne bir tuvalet yapılmamıştır.“
“ENGELLİLER, NEDEN SERTİFİKA ALIYOR?“
Eğitim çalışmalarını 2006 yılında başlattıklarını ve bugüne kadar da 167 engelliye eğitim verdiklerini söyleyen Koyun, “Eğitim alanlardan işe giren olmadı mı? Oldu, ama yeterli değil. Eğitim alanların yüzde 10`u ya işe girdi ya da girmedi. Bu konuda özellikle işadamlarının hassasiyet göstermelerini istiyoruz. Özellikle özel sektörün engelli kişiler istihdam konusunda gerekli desteği vermelerini bekliyoruz. En son Malatya Valiliği ile 14 Şubat`ta ‘Destek bizden, üretim sizden` diye bir proje başlattık. Şimdi engelli arkadaşlarımız tekstil ve mefruşat eğitimi alıyorlar. Şimdi bu eğitimi alan engellilerin evde mi oturması gerekiyor? Neden o zaman sertifika alıyorlar? Bu soğuk havalarda evlerinden eğitim yerlerine kadar geliyorlar. Bunu kendi ayakları üzerinde durmaları için yapıyorlar. İşadamlarının yani işverenlerin bu konuya duyarlı olmalarını bekliyoruz. Biz sertifikaları alıp, duvara asmak istemiyoruz. Üretmek istiyoruz. Hep tüketici olarak kalmak istemiyoruz“ şeklinde konuştu.
“ENGELLİ VATANDAŞLAR, İKİ KATI SORUNLA KARŞI KARŞIYA“
Derneğe kayıtlı 150 kişinin olduğunu, ama derneğe gelip giden ve engelli sayısının 2 bin 500`e yaklaştığını söyleyen Koyun, şunları kaydetti: “Bu kişiler derneğimize belli zaman aralıklarıyla gelerek sorun ve taleplerini derneğimize iletiyorlar. Akülü araba, koltuk değneği gibi temel ihtiyaçlarını gidermeye çalıştık. Kamu kurum ve kuruluşlarda ve diğer kurumlarda yaşadıkları sorunları gidermeye çalışıyoruz.
Genel olarak ülkemizde ve kentimizde işsizlik sorunu temel sorun olarak karşımızda duruyor. Engelli vatandaşlarımız, normal vatandaşların yaşadığı sorunların iki katını yaşıyor. İş konusunda da işsizlik konusunda da çok ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Kamu kurum ve kuruluşlarında 38 bin engelli kadro boşluğu var. Bunun yanında özel sektördeki engelli istihdam boşluğunu ise bilmiyoruz. 50 ve üzerinde personeli olan işletmelerin engelli kişileri çalıştırmaları gerekiyor. Ayrıca 50 personelin altında olan işletmelerde engelli vatandaşları çalıştırabilirler.
Devlet, engellilerin çalıştırılması için teşvik de veriyor. Ama kurum ve kuruluşlarda, özel sektörde engellilerin çalıştırılması konusunda denetimi kendisi yapıyor. Biz de bu rakamların doğruluğuna fazla inanmasak da inanmak zorundayız. Bizim gibi sivil toplum kuruluşlarının da bu tür denetimlerde yer almasını istiyoruz.“
“HAYRINA VE SEVABINA ÇALIŞMAK İSTEMİYORUZ“
Özel sektörde çalışan engellilerin sosyal güvenlik primlerini devletin ödediğini söyleyen Koyun, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu teşvike rağmen bazı özel sektördeki işletme sahipleri, gayri resmi yollara başvuruyor. Engelli çalıştırması gereken işletmeler, engellileri çalıştırıyormuş gibi yapıp, çalıştırmıyorlar. Bu hiç hoş olmayan bir durumdur. Biz istiyoruz ki özel sektörde engelliler çalışsın ve emeklerin karşılığını alsın. Hayrına ve sevabına engellilerin çalıştırılmasını istemiyoruz. Ama bunun yanında engellileri çalıştıran örnek kamu kurum kuruluşları ve özel sektörde işletmelerde de var. Örneğin İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi`nin çalıştırması gereken engelli kadrosunu dolu bir şekilde.
Bunun yanında özel sektörde CMC firmasında da çok sayıda engelli kişi çalışmaktadır. Bu kurumların ve işletmelerin sayısının artmasını istiyoruz.“
Koyun, “Biz etten, kemikten herkes gibi birer insanız. Ben romatizma hastalığından sonra bu duruma geldi. Birçok arkadaşımız trafik kazasında veya başka kaza veya ihmallerden dolayı engelli durumuna geldi. Ama şunu unutmamız gerekiyor ki ‘Hepimiz bir engelli adayıyız.` Bu bilincin yerleşmesini ve bizlerin de sosyal hayat içinde faal bir şekilde yaşamamız gerekiyor.“
“ÇALIŞMALARDA, ENGELLİLERİN DÜŞÜNÜLMESİ GEREKİYOR“
Malatya Belediyesi tarafından yapılan çalışmalarda engellilerin durumunun göz önüne alınması gerektiğini, bu konuyu birkaç defa Belediye Başkanı Ahmet Çakır ile bizzat görüştüğünü ifade eden Koyun, “Belediye Başkanı Çakır, yapılan çalışmalar mutlaka engellilerin kullanacağı şekilde yapılacağı yönünde söz verdi.
Biz şimdilik yapılan çalışmaların bitmesini bekliyoruz. Başkanın verdiği söze güveniyoruz. Ayrıca hükümet tarafından çıkarılan bir yasa gereği 2012 Temmuz ayına kadar gerek kamuda gerekse özel sektörde engellilerin günlük hayatta kullanacak şekilde olması gerekiyor. Özellikle kamu kurumlarının engellilerin ulaşılabilirliğine imkan verecek seviyeye getirilmesi gerekiyor. Şayet yapılan bu çalışmalar engellilerin kullanamayacağı şekilde olmazsa yargı yoluna başvurarak gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlayacağız. Bu istemediğimiz bir durum ama istediğimiz düzenlemeler yapılması son çare olarak yargıya gideceğiz“ diye konuştu.
“ENGELLİLER, ENGELLERDEN DOLAYI OY KULLANAMIYOR“
Malatya`daki okulların da engellilerin kullanıma uygun olmadığını anımsatan Koyun, sözlerine şöyle devam etti: “Genel seçimler yaklaşıyor. Engelliler yine oy kullanamayacak veya 2 – 3 kişinin yardımıyla oy kullanmak zorunda kalacaklar.
Son referandum da 5 kişinin yardımıyla oy kullanabildim. Buna okul müdürü, emniyet görevleri ve vatandaşlar şahittir. Bir engelli arkadaşımız oy kullanamadı.
Kimi okulda rampa var giremiyoruz, kimi okulda da hiç rampa yok. Yetkililerden, genel seçimlere kadar çözüm bulunmasını istedik. Ama çalışma yapılıp yapılmadığını önümüzdeki seçimlerde göreceğiz. Bu konuyla ilgili AK Parti İstanbul Milletvekili Lokma Ayva, Yüksek Seçim Kurulu`na başvuruda bulundu. Ama seçim kurulu bu konuyla ilgili herhangi bir çalışma yapmıyor. Bir de bu okullarda engelli kardeşlerimiz de okuyamıyor. Bunun için de okullarda engelli kardeşlerimizin okumasına imkan verecek şekilde düzenlemeler yapılmasını gerekiyor. Mesela Sabancı Kültür Merkezi`nde yapılan tadilat çalışmalarında engelliler dikkate alınmadı. Biz açılışa gittiğimiz de hayal kırıklığı içinde tiyatro izleyemedik. Daha sonra bakan talimat verdi. Engellilerin tiyatro izleyebilmeleri için gerekli düzenlemelerin yapılmasını istedi. Bana da ‘bunlar yapmazsa bana söyle` dedi.
Hala bekliyorum. Mayıs ayına kadar süre verdim. Şayet yapılmazsa gerek bakana gerekse de yargıya başvurarak, engellilerin tiyatro izlemeleri için gerekli girişimlerde bulunacağım. Bizlerin düşünülmemesinin temel nedeni bizleri toplumla iç içe görmek istememe düşüncesinden kaynaklanıyor. Engelliler gitsinler evlerinde otursunlar düşünce yapısının bir örneğidir.“
BELEDİYE ENGELLİLERİ UNUTTU
Öte yandan Malatya Belediyesi Evlendirme Dairesi Müdürü Ömer Kaçmaz, ise konuyla ilgili görüş vermedi. İsmini vermek istemeyen bir yetkili ise Evlendirme Dairesi`nde ne bir engelli rampası ne de engelli lavabosu gibi engellilerin kullanacağı veya tek başlarına içeriye girebilmelerine imkan verecek herhangi bir düzenlemenin yapılmadığını söyledi.
- Katılım
- 26 Mar 2009
- Konular
- 1,542
- Mesajlar
- 10,792
- Online süresi
- 11486s
- Reaksiyon Skoru
- 1,441
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 326
- TM Yaşı
- 17 Yıl 28 Gün
- MmoLira
- -292
- DevLira
- 0
teşekkürler
- Katılım
- 28 Nis 2010
- Konular
- 3,895
- Mesajlar
- 68,415
- Online süresi
- 11g 31769s
- Reaksiyon Skoru
- 2,784
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 499
- Yaş
- 29
- TM Yaşı
- 15 Yıl 12 Ay
- MmoLira
- 1,137
- DevLira
- 0
Teşekkürler.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 49
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 56
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 16
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 54
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 9



