melankolıa18 1
melankolıa18
shrpnl 1
shrpnl
Fethi Polat 1
Fethi Polat
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Best Studio 1
Best Studio
Agora Metin2 1
Agora Metin2
raderde 1
raderde
Cannn6161 1
Cannn6161
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

İngilizce Deyimler [A]

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan rondoclas06
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 2
  • Görüntüleme Görüntüleme 379

rondoclas06

Level 7
TM Üye
Üye
Katılım
8 Ocak 2010
Konular
598
Mesajlar
1,704
Reaksiyon Skoru
46
Altın Konu
0
TM Yaşı
16 Yıl 5 Ay 1 Gün
Başarım Puanı
160
MmoLira
0
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

Account for: Hesap vermek
Ali has to account to his father for the money he gives him for school expenses.
Ali okul masrafları için babasının ona verdiği paranın hesabını vermek zorundadır.

Acknowledge receipt of: Alındı bildirimi
I acknowledged receipt of a registered letter.
Taahhütlü bir mektubun alındığını bildirdim.

Act for some one: Birinin vekili olmak
My brother is acting for me.
Kardeşim bana vekâlet ediyor.

Act up: Etkilemek
This medicine acts up the heart.
Bu ilaç kalbi etkiler.

Allow for: Hesaba katmak
I always buy big shoes for my son to allow for growth.
Oğlumun büyümesini hesaba katarak daima büyük ayakkabılar alırım.

Answer back: Ters cevap vermek
The little boy answered his mother back.
Küçük çocuk annesine ters cevap verdi.

Answer the door: Kapıya bakmak
He answered the door at once when Ayşe rang the bell.
Ayşe zili çaldığı zaman, o hemen kapıyı açtı.

Answer to: Uymak
He answers to your description.
O, tarifinize uyuyor.

Apply for: Başvurmak
He applied for a new job.
O, yeni bir iş için başvurdu.

Arrive upon: Çıkagelmek
He arrived upon the meeting as we were close to leave.
O, ayrılacağımız sırada toplantıya çıkageldi.

As soon as: Hemen, olur olmaz
He started as soon as he received the news.
O, haberleri alır almaz, hareket etti.

As well: .........da, ...........dahi
He gave me advice and money as well.
O, bana öğüt verdiği gibi para da verdi.

Ask after someone: Birini sormak
He asked after your brother`s health.
O, kardeşinizin sağlık durumunu sordu.

Ask for: Sormak
He asked for the nearest Posf Office.
O, en yakın postaneyi sordu.

Ask someone in (up, down): Birisini içeri davet etmek
I asked my friend in.
Arkadaşımı içeri çağırdım.

Ask a prise: Bir fiyat istemek
Did you ask a prise for the house?
Ev için bir fiyat istediniz mi?

Ask for trouble: Bela aramak
You are asking for trouble behaving like this.
Böyle davranmakla bela arıyorsunuz.
 
Teşekkürler.. [ ;) ]
 
Paylaşım İçin Teşekkürler.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst