Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
22 Ocak 1953te Akron, Ohio, Amerikada dünyaya geldi. Ann Jarmusch ve Tom Jarmuschun abileriydi. Küçük yaşlarındayken yazar olmak isteyen Jarmusch, 1971de New Yorka taşındı. Columbia Universityde Amerikan literatürü eğitimi almaya başladı. Ancak mezun olmasına bir dönem kala Fransız edebiyatı okumak için bir yıllığına Parise gitti. O dönemde dünyanın dört bir yanından farklı filmleri izleme fırsatı bulduğu için sık sık Cinémathèque isimli sinemaya gidiyordu. Daha sonra New Yorka geri dönen Jarmusch Del-Byzanteens isimli müzik grubuna katıldı. Ne yapmak istediğine karar vermesi uzun zaman aldı. Sonunda New York Universityye sinema bölümünde okumak için başvurdu. Eğitimden memnun kalmayan ve bu durumu daha sonra yapacağı bir açıklamada Bana öğrettikleri şeylerin bir çoğunu bilmemeliydim. şeklinde ifade eden Jarmusch için efsanevi film yapımcıları Nicholas Ray ve Tom DiCillo tanışması büyük şans oldu.
Okulu bırakma kararı alan ve aldığı bursun tamamını ilk filmi Permanent Vacationda kullanan Jarmusch, Ray ve DiCillodan sinematografi konusunda destek aldı. Filmde asistan yönetiminden sorumlu Sara Driverla karşılaşması Jarmusch için hayatının dönüm noktalarından biri oldu. Zira yönetmen 20 yıl boyunca Driverla hayatını paylaşacaktı. Driver aynı zamanda Jarmuschun Stranger Than Paradise, Mystery Train ve Permanent Vacation filmlerinde oyunculuk da yaptı.
Permanent Vacationı, Stranger Than Paradise takip etti ve hayal kırıklığına uğramış 3 gencin New Yorktan Clevelanda yaptıkları garip yolculuğu anlatan bu film, tipik Hollywood klişelerini kırdı ve modern bağımsız sinema için dönüm noktası oldu. Birçok film festivalinden ödül alan film, Jarmuscha Cannesda altın kamera ödülünü kazandırdı.
1986da daha sonra Hayat Güzeldirle oskarı kucaklayacak Roberto Benigninin senaryosunu yazdığı ve başrolde oynadığı Coffee and Cigarettesi izleyiciyle buluşturdu. Altı dakikalık film Saturday Night Liveda gösterildi.
Aynı yıl komedi ve drama türünde bir ironiyle sinemaseverleri şaşırtan Jarmusch, Tom Waits, Roberto Benigni ve Ellen Barkinli oyuncu kadrosunu bir araya getirerek Down by Lawı çekti. Film çeşitli film festivallerinde dört ödül kazandı.
1989da bir tekrar film niteliğinde olan Coffee and Cigarettes II : Memphis Versionda Steve Buscemi ile birlikte çalıştı. Aynı yıl Memphis Otelle ve Elvis Presleyle bağlantılı üç farklı hikayeyi kurguladığı Mystery Traini çekti.
1991de Winona Ryderın başrolde oynadığı ve Independent Spirit Awardsta en iyi sinematografi dalında ödülü kucaklayan Night on Earth için kamera arkasındaydı. Taksiler ekseninde dünyanın değişik şehirlerinde aynı anda meydana gelen beş farklı hikayeyi kesiştirdiği film, Quentin Tarantinonun Pulp Fiction filminin müjdecisi gibiydi.
Jarmusch, 1993te daha önce ilk ikisini kameraya aldığı Coffee and Cigarettesın üçüncüsü için çalışmaya başladı. Üçüncü film Coffee and Cigarettes: Somewhere in California adını taşıyordu ve Tom Waits, Iggy Pop gibi usta müzisyenler başrolleri paylaşıyordu. Yönetmen daha önce diğer bölümlerini kısa kısa çektiği tüm filmleri Coffee and Cigarettesde biraraya getirdi. Tüm serilerin yer aldığı filmde ekstralar da vardı ve The White Stripestan Jack ve Meg, Cate Blanchett, Bill Murray, Steve Coogan ve Alfred Molina da oyuncu kadrosuna dahil olmuşlardı.
Yönetmen daha sonraları farklı bir projesini hayata geçirdi: Sons of Lee Marvin. Kurduğa gruba sanat çevresinden birçok ünlü katıldı. Bunlar arasında daha önceki filmlerinde beraber çalıştığı müzisyenler Tom Waits ve Iggy Popun yanı sıra, Richard Bose, Nick Cave, Thurston Moore, Mickey Rourke ve Neil Young da vardı. Gruba üye olmanın bir tek koşulu vardı. O da fiziksel olarak ünlü aktör Lee Marvine benzemekti. Dolayısıyla kadınlar üye olamıyordu. Sık sık bir araya gelip Lee Marvin filmlerini izliyorlardı. Ancak Lee Marvinin gerçek oğlu bir gün barda tesadüfen rastladığı Tom Waitse grubun varlığından rahatsız olduğunu açıkladı.
1995te, 19.yüzyılda geçen, başrollerinde Johnny Depp ve Gary Farmerın oynadığı dead-man için kamera arkasındaydı. Film sinema eleştirmenlerince acid-western, anti-western ve pop-western şeklinde değerlendirildi ve yine özgün bir kimlik kazandı.
1997de Neil Youngın Crazy Horse ile çıktığı konser turunu filme aldığı Year of the Horse belgeselini çekti.
Ghost Dog: The Way of the Samurai (1999), Ten Minutes Older: The Trumpet (2002) filmlerinden sonra son olarak 2005te Broken Flowers için kamera arkasına geçen Jarmusch, Bill Murrayle birlikte çalıştığı bu filmle Cannesda jüri özel ödülünü kazanmıştır.
Ludvig Hertzbergın yönetmenle yaptığı röportajlarını kitaplaştırdığı Jim Jarmusch: Interviewsda, Jarmusch sinemasıyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır.
Ben önce bir hikâye tasarlayıp yazmak, onu senaryo haline getirmek ve sonra o senaryoya uygun oyuncular seçmek yerine, önce karakterlere kafa yormaya başlayıp, daha sonra onlar hakkında bir hikâye kurmayı ve yazmayı seviyorum. Hatta, bir vesileyle tanımış olduğum karakterlere uygun roller düşünmeyi daha çok seviyorum. Zaten bu yüzden, işe karakterleri belirleyerek yola koyulduğumdan, diyalog ve hikâye taslakları kaleme almak benim için çok daha kolay oluyor. Yine de önceden yazdığım metindeki hiçbir şeyi kesin saymıyorum. Oyuncularla prova yaparken hem doğaçlamaya geniş bir alan tanıyorum, hem de oyuncularla etkileşim sürecinde karakterlerim kendilerine başka yollar çizebiliyor. Dolayısıyla, hikâye de süreç içerisinde kökten değişebiliyor. Hikâyesini böyle kurduğum bir filmi çektikten sonra da bir daha geri dönüp ona bakmıyorum. Film kendi yolunda gidiyor...