- Katılım
- 28 Şub 2009
- Konular
- 2
- Mesajlar
- 10
- Reaksiyon Skoru
- 0
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 50
- TM Yaşı
- 17 Yıl 1 Ay 24 Gün
- MmoLira
- 0
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
2 Eylül 2009; 19:34:30
--------------------------------------------------------------------------------
KAVİMLER
OĞUZLAR
OĞUZLAR
Osmanlılar, Selçuklular, Akkoyunlular gibi imparatorlukları, Anadolu`daki beylikleri ve asırlarca İran`ı yöneten Afşarlar, Kacarlar gibi hanedanları kuran en kalabalık Türk boylarından biri.
Efsaneye göre Oğuz-Han`ın soyundan gelmektedirler. Her biri kendi tamgasını ve sancağını taşıyan yirmidört koldan oluşurlar.
Önderlerine Yabgu denir. Dede Korkut destanları, içindeki tüm hikâyeler ve kahramanlarla birlikte Oğuzlara aittir.
ÖZELLİKLER
-Nispeten daha zayıf askerler, ancak hızlı çoğalan nüfus ile daha fazla asker eğitimi ve kaynak üretimi
-Kuşatma silahlarına karşı daha dayanıklı binalar ve taş surların sağladığı ek şehir koruması
-Dengeli stratejik yapısı ile yeni başlayan oyunculara daha uygun bir ulus
-En önemli kaynak: Odun
-Çevrimiçi olma gereksinimi: Orta
Oğuz Han
Mitolojik hayatının anlatıldığı Oğuz Kağan Destanı`nın kahramanıdır. Destana göre olağanüstü nitelikler taşıyan ve Türklerin eski Hakanının oğlu olan Oğuz genç yaşında insanlara musallat olan bir ejderhayı öldürmüştür. Bundan sonra tüm dünyanın hükümdarı olması gerektiğine karar vererek, İran, Urum, Çin dâhil dört bir yanı elli senede fetheder. Hatta karanlıklar ülkesindeki kötü İt-Barak kavmini bile yener.
Ülkesini ilk eşi Gök-Kızı`ndan olma oğulları Gün-Han, Ay-Han ve Yıldız-Han ile Göl-Kızı`ndan olma Gök-Han, Dağ-Han, ve Deniz-Han arasında bölüştürdükten sonra ölür.
TİMURLULAR
TİMURLULAR
Emir Timur`un kurduğu hem Moğol hem de Türk coğrafyasına birkaç asır boyunca hükmeden bir imparatorluktur. Şahruh ve Uluğ gibi büyük hükümdarlarıyla sadece askeri değil sanat, edebiyat ve bilim alanında da çağının merkezi olan bir devlettir. Başkentleri Semerkant zamanının en görkemli şehirlerinden biri olmuştur.
En geniş sınırları İran, Orta Asya, Afganistan, Pakistan, Kafkasya ve Anadolu ile İran`ın Doğusunu kapsamaktaydı. Çağatay Hanlığı, Osmanlı İmparatorluğu gibi güçlü devletleri yenmişlerdir. Ardılları yine büyük bir imparatorluk olan Babür Şahlığı`nı kurmuştur.
ÖZELLİKLER
-İyi zırhlanmış ve savunması güçlü (ancak diğer ulusların askerlerine göre daha yavaş olan) askerler.
-Büyük sığınakları sayesinde saldırılara karşı daha güvenli üsler
-Çeşitli stratejileri uygulayabilmeye müsait bir ulus
-En önemli kaynak: Demir
-Çevrimiçi olma gereksinimi: Düşük
Timurlenk
Emir Timur, Barlas Boyunun Hanının oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Soyu Cengiz Han`a kadar dayanmaktadır. Genç yaşında büyük fetihler yaparak önce Çağatay Hanlığı`nı yener. Sonra hızla büyük fetihler yaparak bölgesinin en büyük gücü haline gelir. Zamanla hem devrinin en büyük kuvveti olan Osmanlı`yı yener hem de Hindistan`da fetihler yapar. Bacağından yaralandıktan sonra topal kaldığı için Timurlenk ya da “Aksak Timur“ olarak da bilinir.
Kişiliği modern zamanlara kadar büyük ilgi uyandırmıştır. Birçok edebiyat eseri, roman, şiir ve tiyatro oyununa konu olmuştur.
Askeri bir deha olmasının yanı sıra asırlarca kalacak yapıtlar bırakan bir idareci ve sanatın da koruyucusu olmuştur. Kusursuz bir satranç yeteneği olduğu söylenir.
İSkitLER
İSKİTLER
Eskiçağlardan beri Turan bozkırlarının tek hâkimi olan ve binlerce yıl geçmesine rağmen asla unutulmayan bir kavim. Steplerin en eski ve en köklü kavmi.
Antik dönemde Asurlar, Medler, Urartular ve Perslerle savaşan. İskender`in fetihlerine hatta Roma dönemine kadar varlığını sürdüren İskitler farklı zamanlarda özellikle İran ve Yunan kavimlerinin kültür hafızasında büyük korkulara yol açmışlardır. Hindistan`a bile akınlar düzenlemiş dönem dönem hakimiyet kurmuşlardır.
Yunanlı Tarihçi Herodotos özellikle İskitlerle ilgili geniş bilgi vermiştir.
İskitler Med ülkesini işgal edince Medlerle karşı karşıya gelip onlarla savaşmışlardır. Ama yenilen Medler imparatorlukları kaybettiler ve böylece İskitler Asya`nın efendisi oldu. -Herodotos
ÖZELLİKLER
-Hızlı, yağmacı ve saldırı gücü yüksek (ancak savunma gücü zayıf) ordular
-Küçük sığınakları nedeniyle saldırılara karşı zayıf şehirler
-Saldırgan stratejiler uygulamaya oldukça uygun bir ulus
-En önemli kaynak: Taş
-Çevrimiçi olma gereksinimi: Yüksek
Alp Er Tunga
Çok eski bir Turan kahramanıdır. İsmine Kaşgarlı Mahmud`un Divan-i Lugat-it Türk adlı eserinde rastlanır. Geçtiği yer sadece kısacık bir sagudan ibaret de olsa önemli bir kişiye ait olduğu bellidir. Kaşgarlı, Alp Er Tunga`nın Firdevsi`nin ünlü eseri Şehname`deki Turan kralı Efrasiyab`la yanı kişi olduğunu söyler. Bazı tarihçiler de bu ikisinin de aynı zamanda Asur kayıtlarında ve Herodot`un kitabında geçen İskit kralı Madyas`la aynı kişi olduğunu öne sürer. Madyas da tıpkı Efrasiyab gibi, bir İran halkı olan Medlerle savaşmış ve onları yenmiştir.
“Her üç hükümdar da büyük fetihler yapmış ama işlerini yarım bırakarak ölmüş gibidir. Kaderlerinde Alp Er Tunga sagusuna denk düşebilecek ortak bir keder var gibidir.“
ERLİKHAN
ERLİK-HAN
Altay`dan, Türkistan`a, Sibirya`dan İran`a, Çin`e, Karpatlar`dan İskandinavya`nın buzlu dağlarına kadar tüm bozkır erenlerinin korkuyla terennüm ettikleri tek bir isim vardır. Titreyen ellerle kurbanlar sunup gazabından korktukları tek bir güç…
Gök-Tanrı`ya ihanet eden Erlik, kendisi gibi hainlerin hakanı ve yer altı dünyasının hükümdarı olmuştur.
Kardeşi Ülgen`le sonsuza kadar sürecek bir çekişme içinde, insanları kandırmaya, nifak ve nefret tohumları ekerek şiddetin ve zulmün hiçbir zaman bitmemesini amaçlamaktadır.
İnsanlar ne zaman kendi kardeşlerine nefret, intikam ve kıskançlık duyguları beslese Erlik-Han Ülgen`e karşı bir kale daha kazanmış demektir. Albızlar, iblisler ve tüm diğer gece yaratıkları onun tebaasıdır. Dokuz oğlu ve dokuz kızı olan Erlik-Han kavgaya ve kana doymaz.
Kara kamlar onun için dualar eder. Bilge kavimler onu kızdırmamak için kurbanlar sunar. Aksi halde kendilerini savaşın, katliamın ve hastalıkların beklediğini bilirler. Yeryüzünü yok edip insanlara ıstıraplar çektiren savaşlar hep onun şerefine yapılmıştır. Yer-Kut`taki kavganın da sebebi ondan başkası değildir.
İnsanları birleştirecek olan Yek-Han`ın gelişine var gücüyle karşı koyacak olan da yine kara yürekli Erlik-Han`dır.
kitapLAR
Dünya yaşlanmıştı, tarih bunamıştı, tanrıların canları sıkılmış ve insanlığı çoktan unutmuşlardı. Eski düşmanlıklar bitmiş, ateşler sönmüş ve rüzgârlar durmuştu.
Yeri yaratan ve gökleri yerine koyan Gök Tengri`nin oğlu Bay Ülgen`se bulutları apartmaya ve yıldızları döndürmeye devam ediyordu.
Güneş çekilip yaşlı ve ıssız dünya karanlıkta kalınca yıldızları seyretmeye koyuldu.
“Ah,“ dedi. İç geçirdi. “Eskinin gölgeleri gözlerimin önünde, yıldızlara yazılı ve onların içinde.“
“Bozkırı döven dörtnalın gümbürtüsü, yağıya çekilen kılıcın şakırtısı, kahramanlara yakılan Türküler, kamların unutulan bilgeliği, hepsi bu kadar mı çabuk bitmeliydi?“
Bay Ülgen ağaç gibi sert, püskül püskül sakalını sıvazladı.
“Göçebe ve yürük yatınca, otağ bozup konunca, koşuklar susunca kadim tamgalar unutulup kutlu bilgi sahipsiz kaldı,“ dedi, durdu.
Sonra belki bir asır geçti öylece, belki de göz açıp kapayana kadar zaman. “Kam,“ dedi, Bay Ülgen.
“İmdi bana gel!“
İşte ossaat bir ihtiyar kişi göründü karanlıklardan. Üzerinde bir gök kaftan, sakalları dumandan…
Kafasını kaldırıp başı göklerdeki tanrıya baktı. Gözlerinde bozkırlar vardı.
Dile geldi, dedi ki:
“Salt bu kadarla mı kaldı felaketler, ey ulu kişi? Bozkırlar delik delik delindi, ateşler yakıldı, göğe dumanlar üflendi. Fışkıran kara sulara, lain madenlere paha biçildi. Bir zamanlar yılkı yılkı atlara gebe bozkırlar insanoğlu nefsini tatmin etsin diye iğdiş edildi.“
Bay Ülgen kayalıklara vuran pınarlar gibi güldü. Saçları sarmaşıklar gibi oynadı.
Aldı Ülgen: “Oğuz`un içinden bir bilge kişi vardı. Nice kahramanların işlerini anlattı.“
Aldı İhtiyar: “Beli, Oğuz`un içindendim. Er kişileri bildim.“
Aldı Ülgen: “İsmini ben koydum, unutmasınlar diye, boyları boylayan, soyları soylayan, ne derse çıkan. Kimdir bu kişi? Türklerin içinden bir tam bilici kişi?“
Aldı İhtiyar: “Korkut Ata derlerdi eskiden adıma. Hanım hey, seni unutmasınlar diye söz söylerdim buduna. Şimdi ıssız acunda, kötü ozan artık ne söylesin?“
Ülgen, Dede Korkut`u işitince aşka geldi. “Ozan susuyorsa boşluğa, peki ya Tanrı neyi bilsin olmayanda?“ Sonra ardında boz bir bulut bırakarak yükseldi Ülgen. “O zaman bir kez daha, son bir kez daha parlasın kamlar ışığı. Destanlar bir kez daha yazılsın, sagular bir kez daha yakılsın.“
Ülgen ağır ve dolu nefesiyle duman üfledi, onu soğuttu ve kabuk bağlattı. Sonra ateş kustu cıva gibi eritti taşı. O taş soğurken ağladı eskilerin ardından, tekrar bilecek olmanın heyecanından ağladı. Hem de asırlar boyu ağladı. Yeni doğan ateşler alemi söndü, içine sonsuz denizler doldu. Kuşlar uçtu, çiçekler patladı, ağaçlar ve dağlar uzandı, hayvanlar üşüştü. Ülgen adına Yer-Kut dedi, Korkut Ata`yı da oraya koydu.
Bu yeni alem de tıpkı acun gibi çağlar devirdi. Üzerinde nice kamlar yürüdü. Hikâyeleri birikti, eskileri göçtü yenileri geldi. Öncesi sır oldu evveli tarihe karıştı. Bu âlemde de bilgiler birikti ve Korkut Ata hepsine şahit oldu.
Yer-Kut kıvamını bulunca Ülgen eski acundan üç kavmi seçti. Üç kadim, adı unutulmuş ve zamanının güçlüsü kavim. Turan`a önderlik etmiş üç güçlü başbuğ`un, üç farklı devirden gelen üç ayrı bilgeliğe sahip kavmi... Masallara konu olmuş, sözler bırakmış üç kavim…
Oğuz-Han, Alp Er Tunga ve Emir Timur kendi halklarının önünde Ülgen`in karşısında durdular.
Ülgen son kez dile geldi:
“Eskinin başbuğları!
Eskiden sizin kavimleriniz yağmaladı, kaptı kaldırdı, şimdi yetiştirip büyüteceksiniz.
Eskiden kavimleriniz yıktı, şimdi yapacaksınız.
Ve Eskiden başka kavimler sizden korkup surlar, setler çekti, şimdi o surları siz ayağa kaldıracaksınız!
Eskiden hırsla yönettiniz, sizin destanlarınız yazılıp bitti…
Şimdi kavminizin içinden çıkacak hanlara rehber olacaksınız!“
Yer-Kut, parlak firuze,
Ak bilgeliğin merkezi,
Üç kavmin yeni yurdu.
Azade mi sandın kendini,
Karanlığın hünerinden?
Tamu`nun kapkara sisleri arasından, albızların başbuğu, güçlü Erlik Han elini toprağa koyup çıktı. Anası Yer Ana, Babası Gök Tengri. Ülgen`in kara kardeşi hesap sormak için ayağa kalktı. Arkasında kocaman bir çukur bıraktı.
Ateş gibi gözleri, kara is gibi bıyıkları vardı. Mızrak gibi dişlerinin arasından sözleri yanardağlar gibi patladı.
“Ülgen, benim akılsız kardeşim. Demek acunu özledin? Demek bu kez farklı olsun istedin?“
Erlik Han dimdik doğrulup dopdolu, bereketli Yer-Kut`a baktı. Arkasındaki delikten kara derili, ateş gözlü, nefesi dumanlı albızlar akıyordu.
“Ah, Ülgen. Hiç öğrenemedin, Yer olmadan Gök`ün ayakta duramayacağını, Kara olmadan Ak`ın meydana çıkamayacağını ve Erlik olmadan Ülgen`in olamayacağını… Şimdi ben de ineceğim Yer-Kut`a ve o zaman bu güneşli âlemdeki kavimler karanlıktan neden korktuklarını hatırlayacaklar.“
Sonra arkasında ucu bucağı görünmeyen albızlar ordusuyla Erlik Han Yer-Kut`a yürüdü. Önce kavimlerden uzak bir yer tuttu kendine. Albızları tekrar yerleşti, nam yürüttü ve korku saldı. Bir dağı oyup Erlik Han`a kale yaptı.
Sonra Erlik Han tahtından doğrulup önce Oğuzlara gitti ve kibir ateşini yaktı:
“Oğuz-Han`ınız tüm Turan`ın Hakanı değil miydi? O zaman siz zaten tüm Yer-Kut`un da hâkimi olmuyor musunuz? Diğer kavimler bunu bilmez mi? Selam olsun size, sizin kaderinizdir efendiliktir.“
Ardından Erlik Han Timur`un kavmine gitti, nifak tohumu ekti:
“Sizin emiriniz Timur eski dünyada tüm Turanı ezmedi mi? Siz fethetmezseniz var olabilir misiniz? Diğer kavimler bunu bilmez mi sanırsınız? Beklemiyorlar mı sizi kapılarında?“
Erlik Han hiç beklemeden İskit yurduna da uğradı ve korku yaydı:
“Ey talihsiz İskitler! Adı unutulmuş, yenilip yutulmuş, haksızlığa uğramış boy. Eski bilgeler ne der? Ataların laneti sizi takip eder. Diğer kavimler size üstünlük taslıyorlar, hor görüyorlar, kuyunuzu kazıyorlar.“
Ayağı tozlu Erlik Han kalesine geri döndü, tahtına oturdu. Albızları çevresinde bekledi ve bekledi. Sonra duman sakallı bir ihtiyar geldi.
Aldı Korkut: “Erlik Hanım hey! Kara kamların duasını, nice yiğitlerin canını alan. Ak gerdanlı kızları, ak saçlı anaları ağlatan. Kimin otağını karartmaya geldin?“
Aldı Erlik: “Hoş geldin Ak Kam. Eskilerin soyunu soy, boyunu boy yapan. Ben sadece unutulanı hatırlatmaya geldim.“
Aldı Korkut: “Nedir unutulan?“
Aldı Erlik: “Sen de mi anımsamazsın? O zaman sana bir soru sorayım: Üç mü büyüktür bir mi?“
Aldı Korkut: “Korkarım bunun cevabından.“
Aldı Erlik: “Bilgesin Kam. Bilirsin cevabı. Türkler için bir büyüktür. Ben birlik lanetini hatırlatmaya geldim. Ülgen`in unuttuğu kadim düsturu koymaya geldim. Yalnız yek yönetir üçü. İnsanlar çoklukta rahat durmaz.“
Sonra Erlik, Korkut Ata`ya yanaşıp son sözünü fısıldadı. Dede kederle kalkıp yola düştü. Erlik`in kara sözlerini aldı, gidip Yer-Kut`a saldı. Ve tıpkı eskiden olduğu gibi gaibi insanlara aktardı:
“Çıksın ortaya zalimler, uğraşa girsin yiğitler, dünya benim diyenler… Hanlık sadece bir kişiye geçecek. Ahir zamanda hüküm sürecek, Yer-Kut`a sükût getirecek.
Ona Yek-Han denecek!“
Bunu Bulmak için Az Uğraşmadım Bi Teşekkürü Çok Görmeyin :ka19:
--------------------------------------------------------------------------------
KAVİMLER
OĞUZLAR
OĞUZLAR
Osmanlılar, Selçuklular, Akkoyunlular gibi imparatorlukları, Anadolu`daki beylikleri ve asırlarca İran`ı yöneten Afşarlar, Kacarlar gibi hanedanları kuran en kalabalık Türk boylarından biri.
Efsaneye göre Oğuz-Han`ın soyundan gelmektedirler. Her biri kendi tamgasını ve sancağını taşıyan yirmidört koldan oluşurlar.
Önderlerine Yabgu denir. Dede Korkut destanları, içindeki tüm hikâyeler ve kahramanlarla birlikte Oğuzlara aittir.
ÖZELLİKLER
-Nispeten daha zayıf askerler, ancak hızlı çoğalan nüfus ile daha fazla asker eğitimi ve kaynak üretimi
-Kuşatma silahlarına karşı daha dayanıklı binalar ve taş surların sağladığı ek şehir koruması
-Dengeli stratejik yapısı ile yeni başlayan oyunculara daha uygun bir ulus
-En önemli kaynak: Odun
-Çevrimiçi olma gereksinimi: Orta
Oğuz Han
Mitolojik hayatının anlatıldığı Oğuz Kağan Destanı`nın kahramanıdır. Destana göre olağanüstü nitelikler taşıyan ve Türklerin eski Hakanının oğlu olan Oğuz genç yaşında insanlara musallat olan bir ejderhayı öldürmüştür. Bundan sonra tüm dünyanın hükümdarı olması gerektiğine karar vererek, İran, Urum, Çin dâhil dört bir yanı elli senede fetheder. Hatta karanlıklar ülkesindeki kötü İt-Barak kavmini bile yener.
Ülkesini ilk eşi Gök-Kızı`ndan olma oğulları Gün-Han, Ay-Han ve Yıldız-Han ile Göl-Kızı`ndan olma Gök-Han, Dağ-Han, ve Deniz-Han arasında bölüştürdükten sonra ölür.
TİMURLULAR
TİMURLULAR
Emir Timur`un kurduğu hem Moğol hem de Türk coğrafyasına birkaç asır boyunca hükmeden bir imparatorluktur. Şahruh ve Uluğ gibi büyük hükümdarlarıyla sadece askeri değil sanat, edebiyat ve bilim alanında da çağının merkezi olan bir devlettir. Başkentleri Semerkant zamanının en görkemli şehirlerinden biri olmuştur.
En geniş sınırları İran, Orta Asya, Afganistan, Pakistan, Kafkasya ve Anadolu ile İran`ın Doğusunu kapsamaktaydı. Çağatay Hanlığı, Osmanlı İmparatorluğu gibi güçlü devletleri yenmişlerdir. Ardılları yine büyük bir imparatorluk olan Babür Şahlığı`nı kurmuştur.
ÖZELLİKLER
-İyi zırhlanmış ve savunması güçlü (ancak diğer ulusların askerlerine göre daha yavaş olan) askerler.
-Büyük sığınakları sayesinde saldırılara karşı daha güvenli üsler
-Çeşitli stratejileri uygulayabilmeye müsait bir ulus
-En önemli kaynak: Demir
-Çevrimiçi olma gereksinimi: Düşük
Timurlenk
Emir Timur, Barlas Boyunun Hanının oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Soyu Cengiz Han`a kadar dayanmaktadır. Genç yaşında büyük fetihler yaparak önce Çağatay Hanlığı`nı yener. Sonra hızla büyük fetihler yaparak bölgesinin en büyük gücü haline gelir. Zamanla hem devrinin en büyük kuvveti olan Osmanlı`yı yener hem de Hindistan`da fetihler yapar. Bacağından yaralandıktan sonra topal kaldığı için Timurlenk ya da “Aksak Timur“ olarak da bilinir.
Kişiliği modern zamanlara kadar büyük ilgi uyandırmıştır. Birçok edebiyat eseri, roman, şiir ve tiyatro oyununa konu olmuştur.
Askeri bir deha olmasının yanı sıra asırlarca kalacak yapıtlar bırakan bir idareci ve sanatın da koruyucusu olmuştur. Kusursuz bir satranç yeteneği olduğu söylenir.
İSkitLER
İSKİTLER
Eskiçağlardan beri Turan bozkırlarının tek hâkimi olan ve binlerce yıl geçmesine rağmen asla unutulmayan bir kavim. Steplerin en eski ve en köklü kavmi.
Antik dönemde Asurlar, Medler, Urartular ve Perslerle savaşan. İskender`in fetihlerine hatta Roma dönemine kadar varlığını sürdüren İskitler farklı zamanlarda özellikle İran ve Yunan kavimlerinin kültür hafızasında büyük korkulara yol açmışlardır. Hindistan`a bile akınlar düzenlemiş dönem dönem hakimiyet kurmuşlardır.
Yunanlı Tarihçi Herodotos özellikle İskitlerle ilgili geniş bilgi vermiştir.
İskitler Med ülkesini işgal edince Medlerle karşı karşıya gelip onlarla savaşmışlardır. Ama yenilen Medler imparatorlukları kaybettiler ve böylece İskitler Asya`nın efendisi oldu. -Herodotos
ÖZELLİKLER
-Hızlı, yağmacı ve saldırı gücü yüksek (ancak savunma gücü zayıf) ordular
-Küçük sığınakları nedeniyle saldırılara karşı zayıf şehirler
-Saldırgan stratejiler uygulamaya oldukça uygun bir ulus
-En önemli kaynak: Taş
-Çevrimiçi olma gereksinimi: Yüksek
Alp Er Tunga
Çok eski bir Turan kahramanıdır. İsmine Kaşgarlı Mahmud`un Divan-i Lugat-it Türk adlı eserinde rastlanır. Geçtiği yer sadece kısacık bir sagudan ibaret de olsa önemli bir kişiye ait olduğu bellidir. Kaşgarlı, Alp Er Tunga`nın Firdevsi`nin ünlü eseri Şehname`deki Turan kralı Efrasiyab`la yanı kişi olduğunu söyler. Bazı tarihçiler de bu ikisinin de aynı zamanda Asur kayıtlarında ve Herodot`un kitabında geçen İskit kralı Madyas`la aynı kişi olduğunu öne sürer. Madyas da tıpkı Efrasiyab gibi, bir İran halkı olan Medlerle savaşmış ve onları yenmiştir.
“Her üç hükümdar da büyük fetihler yapmış ama işlerini yarım bırakarak ölmüş gibidir. Kaderlerinde Alp Er Tunga sagusuna denk düşebilecek ortak bir keder var gibidir.“
ERLİKHAN
ERLİK-HAN
Altay`dan, Türkistan`a, Sibirya`dan İran`a, Çin`e, Karpatlar`dan İskandinavya`nın buzlu dağlarına kadar tüm bozkır erenlerinin korkuyla terennüm ettikleri tek bir isim vardır. Titreyen ellerle kurbanlar sunup gazabından korktukları tek bir güç…
Gök-Tanrı`ya ihanet eden Erlik, kendisi gibi hainlerin hakanı ve yer altı dünyasının hükümdarı olmuştur.
Kardeşi Ülgen`le sonsuza kadar sürecek bir çekişme içinde, insanları kandırmaya, nifak ve nefret tohumları ekerek şiddetin ve zulmün hiçbir zaman bitmemesini amaçlamaktadır.
İnsanlar ne zaman kendi kardeşlerine nefret, intikam ve kıskançlık duyguları beslese Erlik-Han Ülgen`e karşı bir kale daha kazanmış demektir. Albızlar, iblisler ve tüm diğer gece yaratıkları onun tebaasıdır. Dokuz oğlu ve dokuz kızı olan Erlik-Han kavgaya ve kana doymaz.
Kara kamlar onun için dualar eder. Bilge kavimler onu kızdırmamak için kurbanlar sunar. Aksi halde kendilerini savaşın, katliamın ve hastalıkların beklediğini bilirler. Yeryüzünü yok edip insanlara ıstıraplar çektiren savaşlar hep onun şerefine yapılmıştır. Yer-Kut`taki kavganın da sebebi ondan başkası değildir.
İnsanları birleştirecek olan Yek-Han`ın gelişine var gücüyle karşı koyacak olan da yine kara yürekli Erlik-Han`dır.
kitapLAR
Dünya yaşlanmıştı, tarih bunamıştı, tanrıların canları sıkılmış ve insanlığı çoktan unutmuşlardı. Eski düşmanlıklar bitmiş, ateşler sönmüş ve rüzgârlar durmuştu.
Yeri yaratan ve gökleri yerine koyan Gök Tengri`nin oğlu Bay Ülgen`se bulutları apartmaya ve yıldızları döndürmeye devam ediyordu.
Güneş çekilip yaşlı ve ıssız dünya karanlıkta kalınca yıldızları seyretmeye koyuldu.
“Ah,“ dedi. İç geçirdi. “Eskinin gölgeleri gözlerimin önünde, yıldızlara yazılı ve onların içinde.“
“Bozkırı döven dörtnalın gümbürtüsü, yağıya çekilen kılıcın şakırtısı, kahramanlara yakılan Türküler, kamların unutulan bilgeliği, hepsi bu kadar mı çabuk bitmeliydi?“
Bay Ülgen ağaç gibi sert, püskül püskül sakalını sıvazladı.
“Göçebe ve yürük yatınca, otağ bozup konunca, koşuklar susunca kadim tamgalar unutulup kutlu bilgi sahipsiz kaldı,“ dedi, durdu.
Sonra belki bir asır geçti öylece, belki de göz açıp kapayana kadar zaman. “Kam,“ dedi, Bay Ülgen.
“İmdi bana gel!“
İşte ossaat bir ihtiyar kişi göründü karanlıklardan. Üzerinde bir gök kaftan, sakalları dumandan…
Kafasını kaldırıp başı göklerdeki tanrıya baktı. Gözlerinde bozkırlar vardı.
Dile geldi, dedi ki:
“Salt bu kadarla mı kaldı felaketler, ey ulu kişi? Bozkırlar delik delik delindi, ateşler yakıldı, göğe dumanlar üflendi. Fışkıran kara sulara, lain madenlere paha biçildi. Bir zamanlar yılkı yılkı atlara gebe bozkırlar insanoğlu nefsini tatmin etsin diye iğdiş edildi.“
Bay Ülgen kayalıklara vuran pınarlar gibi güldü. Saçları sarmaşıklar gibi oynadı.
Aldı Ülgen: “Oğuz`un içinden bir bilge kişi vardı. Nice kahramanların işlerini anlattı.“
Aldı İhtiyar: “Beli, Oğuz`un içindendim. Er kişileri bildim.“
Aldı Ülgen: “İsmini ben koydum, unutmasınlar diye, boyları boylayan, soyları soylayan, ne derse çıkan. Kimdir bu kişi? Türklerin içinden bir tam bilici kişi?“
Aldı İhtiyar: “Korkut Ata derlerdi eskiden adıma. Hanım hey, seni unutmasınlar diye söz söylerdim buduna. Şimdi ıssız acunda, kötü ozan artık ne söylesin?“
Ülgen, Dede Korkut`u işitince aşka geldi. “Ozan susuyorsa boşluğa, peki ya Tanrı neyi bilsin olmayanda?“ Sonra ardında boz bir bulut bırakarak yükseldi Ülgen. “O zaman bir kez daha, son bir kez daha parlasın kamlar ışığı. Destanlar bir kez daha yazılsın, sagular bir kez daha yakılsın.“
Ülgen ağır ve dolu nefesiyle duman üfledi, onu soğuttu ve kabuk bağlattı. Sonra ateş kustu cıva gibi eritti taşı. O taş soğurken ağladı eskilerin ardından, tekrar bilecek olmanın heyecanından ağladı. Hem de asırlar boyu ağladı. Yeni doğan ateşler alemi söndü, içine sonsuz denizler doldu. Kuşlar uçtu, çiçekler patladı, ağaçlar ve dağlar uzandı, hayvanlar üşüştü. Ülgen adına Yer-Kut dedi, Korkut Ata`yı da oraya koydu.
Bu yeni alem de tıpkı acun gibi çağlar devirdi. Üzerinde nice kamlar yürüdü. Hikâyeleri birikti, eskileri göçtü yenileri geldi. Öncesi sır oldu evveli tarihe karıştı. Bu âlemde de bilgiler birikti ve Korkut Ata hepsine şahit oldu.
Yer-Kut kıvamını bulunca Ülgen eski acundan üç kavmi seçti. Üç kadim, adı unutulmuş ve zamanının güçlüsü kavim. Turan`a önderlik etmiş üç güçlü başbuğ`un, üç farklı devirden gelen üç ayrı bilgeliğe sahip kavmi... Masallara konu olmuş, sözler bırakmış üç kavim…
Oğuz-Han, Alp Er Tunga ve Emir Timur kendi halklarının önünde Ülgen`in karşısında durdular.
Ülgen son kez dile geldi:
“Eskinin başbuğları!
Eskiden sizin kavimleriniz yağmaladı, kaptı kaldırdı, şimdi yetiştirip büyüteceksiniz.
Eskiden kavimleriniz yıktı, şimdi yapacaksınız.
Ve Eskiden başka kavimler sizden korkup surlar, setler çekti, şimdi o surları siz ayağa kaldıracaksınız!
Eskiden hırsla yönettiniz, sizin destanlarınız yazılıp bitti…
Şimdi kavminizin içinden çıkacak hanlara rehber olacaksınız!“
Yer-Kut, parlak firuze,
Ak bilgeliğin merkezi,
Üç kavmin yeni yurdu.
Azade mi sandın kendini,
Karanlığın hünerinden?
Tamu`nun kapkara sisleri arasından, albızların başbuğu, güçlü Erlik Han elini toprağa koyup çıktı. Anası Yer Ana, Babası Gök Tengri. Ülgen`in kara kardeşi hesap sormak için ayağa kalktı. Arkasında kocaman bir çukur bıraktı.
Ateş gibi gözleri, kara is gibi bıyıkları vardı. Mızrak gibi dişlerinin arasından sözleri yanardağlar gibi patladı.
“Ülgen, benim akılsız kardeşim. Demek acunu özledin? Demek bu kez farklı olsun istedin?“
Erlik Han dimdik doğrulup dopdolu, bereketli Yer-Kut`a baktı. Arkasındaki delikten kara derili, ateş gözlü, nefesi dumanlı albızlar akıyordu.
“Ah, Ülgen. Hiç öğrenemedin, Yer olmadan Gök`ün ayakta duramayacağını, Kara olmadan Ak`ın meydana çıkamayacağını ve Erlik olmadan Ülgen`in olamayacağını… Şimdi ben de ineceğim Yer-Kut`a ve o zaman bu güneşli âlemdeki kavimler karanlıktan neden korktuklarını hatırlayacaklar.“
Sonra arkasında ucu bucağı görünmeyen albızlar ordusuyla Erlik Han Yer-Kut`a yürüdü. Önce kavimlerden uzak bir yer tuttu kendine. Albızları tekrar yerleşti, nam yürüttü ve korku saldı. Bir dağı oyup Erlik Han`a kale yaptı.
Sonra Erlik Han tahtından doğrulup önce Oğuzlara gitti ve kibir ateşini yaktı:
“Oğuz-Han`ınız tüm Turan`ın Hakanı değil miydi? O zaman siz zaten tüm Yer-Kut`un da hâkimi olmuyor musunuz? Diğer kavimler bunu bilmez mi? Selam olsun size, sizin kaderinizdir efendiliktir.“
Ardından Erlik Han Timur`un kavmine gitti, nifak tohumu ekti:
“Sizin emiriniz Timur eski dünyada tüm Turanı ezmedi mi? Siz fethetmezseniz var olabilir misiniz? Diğer kavimler bunu bilmez mi sanırsınız? Beklemiyorlar mı sizi kapılarında?“
Erlik Han hiç beklemeden İskit yurduna da uğradı ve korku yaydı:
“Ey talihsiz İskitler! Adı unutulmuş, yenilip yutulmuş, haksızlığa uğramış boy. Eski bilgeler ne der? Ataların laneti sizi takip eder. Diğer kavimler size üstünlük taslıyorlar, hor görüyorlar, kuyunuzu kazıyorlar.“
Ayağı tozlu Erlik Han kalesine geri döndü, tahtına oturdu. Albızları çevresinde bekledi ve bekledi. Sonra duman sakallı bir ihtiyar geldi.
Aldı Korkut: “Erlik Hanım hey! Kara kamların duasını, nice yiğitlerin canını alan. Ak gerdanlı kızları, ak saçlı anaları ağlatan. Kimin otağını karartmaya geldin?“
Aldı Erlik: “Hoş geldin Ak Kam. Eskilerin soyunu soy, boyunu boy yapan. Ben sadece unutulanı hatırlatmaya geldim.“
Aldı Korkut: “Nedir unutulan?“
Aldı Erlik: “Sen de mi anımsamazsın? O zaman sana bir soru sorayım: Üç mü büyüktür bir mi?“
Aldı Korkut: “Korkarım bunun cevabından.“
Aldı Erlik: “Bilgesin Kam. Bilirsin cevabı. Türkler için bir büyüktür. Ben birlik lanetini hatırlatmaya geldim. Ülgen`in unuttuğu kadim düsturu koymaya geldim. Yalnız yek yönetir üçü. İnsanlar çoklukta rahat durmaz.“
Sonra Erlik, Korkut Ata`ya yanaşıp son sözünü fısıldadı. Dede kederle kalkıp yola düştü. Erlik`in kara sözlerini aldı, gidip Yer-Kut`a saldı. Ve tıpkı eskiden olduğu gibi gaibi insanlara aktardı:
“Çıksın ortaya zalimler, uğraşa girsin yiğitler, dünya benim diyenler… Hanlık sadece bir kişiye geçecek. Ahir zamanda hüküm sürecek, Yer-Kut`a sükût getirecek.
Ona Yek-Han denecek!“
Bunu Bulmak için Az Uğraşmadım Bi Teşekkürü Çok Görmeyin :ka19:
- Katılım
- 9 Ağu 2009
- Konular
- 10,503
- Mesajlar
- 76,744
- Online süresi
- 2g 61466s
- Reaksiyon Skoru
- 3,271
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 661
- Yaş
- 30
- TM Yaşı
- 16 Yıl 8 Ay 17 Gün
- MmoLira
- 797
- DevLira
- 0
Paylaşım İçin Tşk ...
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 30
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 35
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 13
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 20
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 14




