- Katılım
- 19 Tem 2009
- Konular
- 8,599
- Mesajlar
- 20,474
- Online süresi
- 10h 8m
- Reaksiyon Skoru
- 577
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 10 Ay 29 Gün
- Başarım Puanı
- 494
- MmoLira
- 7
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Kaderimin En Güzel Yazgısı Sen/sin!
aLdigim her nefes nefesimLe tutsak haLa
kaLbin kaLbimde atiyor
GeLmicektin geLdin ve hic gitmemis gibi sessizLigime nasiLda karistin
"Hic gitmemis"oLmani diLerdim Yürekten
ben şahadet ederim ki; aşk'ın ispatıydı varlığın! sen gittin!ve senden sonra hiç kimse hiçbir dilde anlamadı beni
“bana müsade sana rast gelsin“ budur hikayemiz
sussam yalnızlık konuşsam ayrılık dönsem yıkılış dönmesem yok oluş…
şimdi ben susuyorum yalnızlığa talip sende sus bana sus ki bir daha ölmeyeyim
Ardımda kanlı cam kırıkları ve ıslak hüzünlerde büyütülmüş o kadar ayrılığım var ki suskunluğuma kilitlediğim
Öylesine sahipsiz
İşte bütün umutlara havlu attım gidiyorum
İçimde geç kalmışlığın çaresizliği çocuklar gibi ağlıyorum
Bu gece; kırılgan düşlerimin koynunda sabahlayacağım
Tenimde susuzluktan kurumuş elbiseleri yırtılmış öfke kanamalı aşk sözcükleri kazılı
Aşkı bana anlatmayın aşksızlığı yaşadım aşk kokulu bulutlarda…
Ve gel gör ki her damla gözyaşımda yine seni arıyorum
gelen gider makbulüdür kısası ziyaretin…
Denize kıyısız durgun ırmaklar akıyor gözlerimden
Çatlarken sevimsizliğin ardamarı acemi bir işkenceci kesiliyor hayat
Oysa yıkılması zor değildi yüreğime ördüğüm duvarın
Zaten hiç baş edemedim ki olumsuz satırları boşluğa düşüren ünlem işaretleriyle
Oysa ben seni her gece duvara astığım acılarımdan süzüp bağrıma aldım…
dağda dört mevsim erimeyen kar varya yokluğum öyle erimesin…
Bir anı seçeceksin kendine; bu kez hayal olma sırası bana gelecek
Dudaklarında cok sevdigimi bildigin o sarkı: Seni Seviyorum
Kaç ölüm düştü tutsak günceme…
Geçmişine sövülmüş bir hükmün infazında ertelendi gülüşlerim…
zemherilerde yere düşürülmüş bir çicek kadar çaresizdim; üşüyordum ellerin olmayınca tenimde…
bu sevdanın sözlerini sen al müziği bende kalsın…
Tüm hücrelerime sen yazılmıştın yar Çoğalıyordun Bu çoğalışı durdurmak için yavaş yavaş öldürüyordum kendimi
Aklıma her düşüşünde seninle birlikte yeni hücreler doğurdu bedenim… Ölüm gecikti sen çoğaldın ben varoluşa tutundum
Yine yeniden seni çizdim vücudumun her karesine!
Bir korkuluk gibi içime dikildin Beni daha bulaşamadan bitirdin Bir hayat avucuma çizildin… beni kemirdin neye çevirdin sen…
aLdigim her nefes nefesimLe tutsak haLa
kaLbin kaLbimde atiyor
GeLmicektin geLdin ve hic gitmemis gibi sessizLigime nasiLda karistin
"Hic gitmemis"oLmani diLerdim Yürekten
ben şahadet ederim ki; aşk'ın ispatıydı varlığın! sen gittin!ve senden sonra hiç kimse hiçbir dilde anlamadı beni
“bana müsade sana rast gelsin“ budur hikayemiz
sussam yalnızlık konuşsam ayrılık dönsem yıkılış dönmesem yok oluş…
şimdi ben susuyorum yalnızlığa talip sende sus bana sus ki bir daha ölmeyeyim
Ardımda kanlı cam kırıkları ve ıslak hüzünlerde büyütülmüş o kadar ayrılığım var ki suskunluğuma kilitlediğim
Öylesine sahipsiz
İşte bütün umutlara havlu attım gidiyorum
İçimde geç kalmışlığın çaresizliği çocuklar gibi ağlıyorum
Bu gece; kırılgan düşlerimin koynunda sabahlayacağım
Tenimde susuzluktan kurumuş elbiseleri yırtılmış öfke kanamalı aşk sözcükleri kazılı
Aşkı bana anlatmayın aşksızlığı yaşadım aşk kokulu bulutlarda…
Ve gel gör ki her damla gözyaşımda yine seni arıyorum
gelen gider makbulüdür kısası ziyaretin…
Denize kıyısız durgun ırmaklar akıyor gözlerimden
Çatlarken sevimsizliğin ardamarı acemi bir işkenceci kesiliyor hayat
Oysa yıkılması zor değildi yüreğime ördüğüm duvarın
Zaten hiç baş edemedim ki olumsuz satırları boşluğa düşüren ünlem işaretleriyle
Oysa ben seni her gece duvara astığım acılarımdan süzüp bağrıma aldım…
dağda dört mevsim erimeyen kar varya yokluğum öyle erimesin…
Bir anı seçeceksin kendine; bu kez hayal olma sırası bana gelecek
Dudaklarında cok sevdigimi bildigin o sarkı: Seni Seviyorum
Kaç ölüm düştü tutsak günceme…
Geçmişine sövülmüş bir hükmün infazında ertelendi gülüşlerim…
zemherilerde yere düşürülmüş bir çicek kadar çaresizdim; üşüyordum ellerin olmayınca tenimde…
bu sevdanın sözlerini sen al müziği bende kalsın…
Tüm hücrelerime sen yazılmıştın yar Çoğalıyordun Bu çoğalışı durdurmak için yavaş yavaş öldürüyordum kendimi
Aklıma her düşüşünde seninle birlikte yeni hücreler doğurdu bedenim… Ölüm gecikti sen çoğaldın ben varoluşa tutundum
Yine yeniden seni çizdim vücudumun her karesine!
Bir korkuluk gibi içime dikildin Beni daha bulaşamadan bitirdin Bir hayat avucuma çizildin… beni kemirdin neye çevirdin sen…


