- Katılım
- 30 Tem 2010
- Konular
- 1,891
- Mesajlar
- 7,571
- Online süresi
- 14h 16m
- Reaksiyon Skoru
- 679
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 10 Ay 16 Gün
- Başarım Puanı
- 284
- MmoLira
- 114
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
PS3 ve XBox360 sahiplerinin merakla ve sabırsızlıkla beklediği oyunlardan biri olan Brutal Legend nihayet çıktı. Aslında konsol oyunları bakımından bereketli bir ay içerisindeyiz. Neredeyse her hafta kaliteli bir yapım piyasaya sürülüyor. Gelecek oyunların çıkış tarihlerini de göz önünde bulundurursak sanırım uzun bir süre daha konsollarımız ısınmaya devam edecek. Neyse biz anı yaşayalım ve ses sistemlerimizin son kontrollerini yapıp konsollarımızın açma düğmesine basalım. Zira Brutal Legend gibi bir oyunda ses sisteminize fazlasıyla ihtiyacınız olacak. Ama ben metal müzikten hoşlanmam sadece oyun tutkunu olduğum için bu oyunu oynayacağım diyorsanız o da sizin zevkinize kalmış bir şey. Eğer sitemizdeki Brutal Legend ön incelememizi okursanız zaten oyun hakkında birçok detaya erişmiş olacaksınız. Oyunun yapım aşaması, kimlerle çalışıldığı, müzikleri, seslendirmeleri ve daha birçok detay ön incelemede geniş bir şekilde yer alıyor. O yüzden bu incelemede bu tarz detaylardan ziyade oyunun oynanışından ve hikaye kısmından sizlere bahsedeceğim. Fakat eğer okumadıysanız BL ön incelemesini okumanızı da sizlere mutlaka tavsiye ederim.
Metal Devrinde Bir Metal Tanrısı
İncelememize yine klasik olarak oyunun hikayesiyle başlıyoruz. Brutal Legend'in hikayesi gerçekten çok iyi tasarlanmış ve kurgulanmış. Böyle bir hikayeyi sizlere anlatmadan geçseydim herhalde bu incelemenin de pek bir anlamı kalmazdı. Oyunda Eddie Riggs adında bir karakteri yönetiyoruz. Eddie, Kabbage Boy adlı bir metal grubunun teknik işlerinden sorumlu olan kişidir. Kısacası gruptaki sahne arkası detayları, gitar ve davul akorları gibi işlerden Eddie sorumlu. Bir gün grubumuzla katıldığımız bir konser esnasında sahnenin tavanından bir parça kopar ve Eddie'nin üzerine düşer. Bu olay esnasında karakterimiz yaralanır ve bu esnada kanı belinde bulunan kemere damlar. Bu kemer öyle sıradan bir kemer değildir. Eddie'nin sahip olduğu bu kemer, üzerinde başka bir boyuttaki metal çağında yaşayan ve etrafına kötülük saçan Ormagöden'in tılsımını taşımaktadır. Ormagöden zamanında bu tılsımın içine hapsedilmiştir fakat Eddie'nin kemere sıçrayan kanıyla birlikte yüzyıllardır süren uykusundan uyanır ve oradaki bütün herkesi öldürür. Sadece bir kişi dışında. Kim mi? Tabi ki sizlerinde tahmin edebileceği gibi Eddie. Fakat bizim karakterimizi öldürmese bile iyilik ve kötülük arasında amansız bir savaşın olduğu metal çağına gönderir. İşte burada kontrol artık bizim elimize geçiyor. Oyuna ilk başladığımızda gözlerimizi tapınak gibi bir yerde açıyoruz ve hemen ötemizde de bir kaç tane iblis duruyor. Tabi ki amaçları belli bizi öldürmek. Çünkü biz seçilmiş kişiyiz. Neyse biraz ilerleyip iblislerin tam ortasında duran iki yönlü baltayı alıp orada bulunanları haklıyoruz. Daha sonra uyandığımız yere geri döndüğümüzde ise kenarda duran elektro gitarı alıyoruz ve böylelikle oyun boyunca işimize en çok yarayacak olan silahımıza da kavuşmuş oluyoruz. Sonrasında ise ilerleyerek yolumuza devam ediyoruz.
Brutal Legend'da oyun boyunca sahip olduğumuz 3 farklı silahımız var. Bunlardan ilki Separator adındaki iki ucu da kesici özelliğe sahip olan bir balta. Zaten oyunda yakın temaslardaki en iyi tercihte Separator olacaktır. İkinci silahımız ise elektrogitar şeklinde olan Clementine. Bu silahınızı daha çok kalabalık düşman kitlelerine karşı kullanmanız sizin yararınıza olacaktır. Clementine'yi kullandığınızda karakterimiz gitarını çalmaya başlıyor ve etrafındaki düşmanlarının üzerine şimşekler ve ateş topları yağmaya başlıyor. Fakat tabi doğal olarak bu silahı kullandıktan sonra tekrar dolması için biraz beklemeniz gerekiyor. Bu yüzden Clementine'yi öyle tek tük düşmanlar karşısında kullanmanızı pek önermem. Gelelim üçüncü ve son silahımıza. Üçüncü silahımızın adı Deuce ismindeki bir araba. Aslında Deuce oyunda daha çok ulaşım amaçlı işimize yarıyor fakat onu bir silah olarak da kullanabiliyorsunuz. Peki bu araba nasıl elimize geçiyor derseniz. İşin bu kısmı aslında biraz saçma. Çünkü arabayı Eddie kendi yapıyor. Nasıl yaptığını tam olarak göremiyorsunuz ama iki metal parçasını üst üste koyuyor ve tatata tammm karşınızda Deuce. Tabi öyle basit bir araç değil Deuce. Mesela toplu düşmanlara karşı onları ezmek için birebir diyebilirim. Ayrıca içinde birde radyoya sahip. Bu radyodan istediğimiz parçası seçip, son ses açıp, iblisleri baltamızla biçerken bu şarkıyı dinleyebiliyoruz. Hatta ara ara elektrogitarımızı çıkartıp şarkıya eşlik bile edebiliyoruz. Silahlarımızı da tanıdığımıza göre şimdi birazda oyundaki görevlerimizden ve bu görevlerin içeriklerinden bahsedelim.
Masum Gülen Yüzlerin Ardına Saklanmış Kanlı Bir Yapım
Oyunun geliştiricisi olan Double Fine karakterleri her ne kadar mizah yönünden bir hayli zengin olarak tasarlasa da bu oyunun aşırı kanlı olmasını hiç etkilememiş. Karakterimiz Eddie olaylara tamamen mizahi bir şekilde yaklaşıyor. Hatta arada kaliteli espriler bile yapıyor diyebilirim. Fakat kontrol bize geçtiğinde ise kan gövdeyi götürüyor. Brutal Legend aslında bu yönüyle de değişik bir yapım. İçinde hem bu kadar mizah, hem de bu kadar şiddet olan oyun sayısı herhalde bir eldeki parmak sayısını geçmez. Double Fine bu açıdan iyi iş çıkarmış diyebilirim. Bu ufak övgüden sonra oyunumuza kaldığımız yerden devam edelim.
Brutal Legend'da senaryoyla ilgili olarak 23 adet görevimiz var. Bu görevlerden kimisi bir hayli uzun, fakat birçoğu kısa görevler. Bunun sonucunda da oyun sizinde tahmin edebileceğiniz üzere çabucak bitebiliyor. Fakat senaryo görevlerinin yanında 30 tanede yan göreve sahibiz. Eğer direk senaryoya yüklenmeyip bu görevleri de yapmaya çalışırsanız oyun sürenizi bir hayli uzatmış oluyorsunuz. Peki bu görevler veya yan görevler nelerdir. Senaryo görevleri genel olarak savaşlara dayanıyor diyebilirim. Yazımın başında da belirttiğim gibi bu iyilik ve kötülük arasındaki bir savaş. Doğal olarak bunun sonucunda oyunda bir çok kere savaşlara katılıyoruz. Sizlere bu konuda da ufak bir önerim olacak. Katıldığınız bir savaşı kazanabilmeniz için bütün düşman ordusunu yok etmeniz gerekiyor. Yani eğer siz sayısal olarak üstünlüğü ele geçirir ve düşmanlarınız kaçmaya kalkarsa sakın savaşı nasıl olsa kazandım onlar kaçtı gibi bir havaya girmeyin. Çünkü bir tane bile düşmanınız savaş alanından canlı olarak kaçarsa savaşı kaybetmiş sayılıyorsunuz. Bu tarz savaşların dışındaki görevlerinizde onu bunu öldür tarzı görevler oluyor. Oyundaki yan görevler ise çeşit çeşit diyebilirim. Karşınıza en çok çıkanı ise gizli bir kitabeyi bulmak ve onu deşifre etmek. Kitabeyi deşifre etmek içinde Clementine'yi kullanıyoruz. Yani elektrogitarımızı.
Kazandığımız savaşlardan ve tamamladığımız yan görevlerden sonra Fire Tribute adında objeler kazanıyoruz. Bu objeler sayesinde silahlarımızı geliştirebiliyoruz. Ayrıca arabamızın rengini de değiştirebiliyoruz.
İncelememizin sonlarına doğru yaklaştığımız satırlarda sizlere Brutal Legend'da ki çoklu oyuncu modu hakkında da biraz bilgi vermeye çalışayım. Açıkçası bu modu deneme fırsatım olmadı. Yani oynayamadım. Fakat Brutal Legend'da ki multiplayer modu strateji savaşlarına dayanıyor. Dörderli iki grup arasında oynanan bu modda karşı tarafın bölgesini ele geçirmeye çalışıyoruz. Doğal olarak işgal eden kazanıyor. Double Fine çoklu oyuncu modu için 7 farklı harita tasarlamış. Bunlardan dilediğinizi seçip oynayabiliyorsunuz.
Metal Devrinde Bir Metal Tanrısı
İncelememize yine klasik olarak oyunun hikayesiyle başlıyoruz. Brutal Legend'in hikayesi gerçekten çok iyi tasarlanmış ve kurgulanmış. Böyle bir hikayeyi sizlere anlatmadan geçseydim herhalde bu incelemenin de pek bir anlamı kalmazdı. Oyunda Eddie Riggs adında bir karakteri yönetiyoruz. Eddie, Kabbage Boy adlı bir metal grubunun teknik işlerinden sorumlu olan kişidir. Kısacası gruptaki sahne arkası detayları, gitar ve davul akorları gibi işlerden Eddie sorumlu. Bir gün grubumuzla katıldığımız bir konser esnasında sahnenin tavanından bir parça kopar ve Eddie'nin üzerine düşer. Bu olay esnasında karakterimiz yaralanır ve bu esnada kanı belinde bulunan kemere damlar. Bu kemer öyle sıradan bir kemer değildir. Eddie'nin sahip olduğu bu kemer, üzerinde başka bir boyuttaki metal çağında yaşayan ve etrafına kötülük saçan Ormagöden'in tılsımını taşımaktadır. Ormagöden zamanında bu tılsımın içine hapsedilmiştir fakat Eddie'nin kemere sıçrayan kanıyla birlikte yüzyıllardır süren uykusundan uyanır ve oradaki bütün herkesi öldürür. Sadece bir kişi dışında. Kim mi? Tabi ki sizlerinde tahmin edebileceği gibi Eddie. Fakat bizim karakterimizi öldürmese bile iyilik ve kötülük arasında amansız bir savaşın olduğu metal çağına gönderir. İşte burada kontrol artık bizim elimize geçiyor. Oyuna ilk başladığımızda gözlerimizi tapınak gibi bir yerde açıyoruz ve hemen ötemizde de bir kaç tane iblis duruyor. Tabi ki amaçları belli bizi öldürmek. Çünkü biz seçilmiş kişiyiz. Neyse biraz ilerleyip iblislerin tam ortasında duran iki yönlü baltayı alıp orada bulunanları haklıyoruz. Daha sonra uyandığımız yere geri döndüğümüzde ise kenarda duran elektro gitarı alıyoruz ve böylelikle oyun boyunca işimize en çok yarayacak olan silahımıza da kavuşmuş oluyoruz. Sonrasında ise ilerleyerek yolumuza devam ediyoruz.
Brutal Legend'da oyun boyunca sahip olduğumuz 3 farklı silahımız var. Bunlardan ilki Separator adındaki iki ucu da kesici özelliğe sahip olan bir balta. Zaten oyunda yakın temaslardaki en iyi tercihte Separator olacaktır. İkinci silahımız ise elektrogitar şeklinde olan Clementine. Bu silahınızı daha çok kalabalık düşman kitlelerine karşı kullanmanız sizin yararınıza olacaktır. Clementine'yi kullandığınızda karakterimiz gitarını çalmaya başlıyor ve etrafındaki düşmanlarının üzerine şimşekler ve ateş topları yağmaya başlıyor. Fakat tabi doğal olarak bu silahı kullandıktan sonra tekrar dolması için biraz beklemeniz gerekiyor. Bu yüzden Clementine'yi öyle tek tük düşmanlar karşısında kullanmanızı pek önermem. Gelelim üçüncü ve son silahımıza. Üçüncü silahımızın adı Deuce ismindeki bir araba. Aslında Deuce oyunda daha çok ulaşım amaçlı işimize yarıyor fakat onu bir silah olarak da kullanabiliyorsunuz. Peki bu araba nasıl elimize geçiyor derseniz. İşin bu kısmı aslında biraz saçma. Çünkü arabayı Eddie kendi yapıyor. Nasıl yaptığını tam olarak göremiyorsunuz ama iki metal parçasını üst üste koyuyor ve tatata tammm karşınızda Deuce. Tabi öyle basit bir araç değil Deuce. Mesela toplu düşmanlara karşı onları ezmek için birebir diyebilirim. Ayrıca içinde birde radyoya sahip. Bu radyodan istediğimiz parçası seçip, son ses açıp, iblisleri baltamızla biçerken bu şarkıyı dinleyebiliyoruz. Hatta ara ara elektrogitarımızı çıkartıp şarkıya eşlik bile edebiliyoruz. Silahlarımızı da tanıdığımıza göre şimdi birazda oyundaki görevlerimizden ve bu görevlerin içeriklerinden bahsedelim.
Masum Gülen Yüzlerin Ardına Saklanmış Kanlı Bir Yapım
Oyunun geliştiricisi olan Double Fine karakterleri her ne kadar mizah yönünden bir hayli zengin olarak tasarlasa da bu oyunun aşırı kanlı olmasını hiç etkilememiş. Karakterimiz Eddie olaylara tamamen mizahi bir şekilde yaklaşıyor. Hatta arada kaliteli espriler bile yapıyor diyebilirim. Fakat kontrol bize geçtiğinde ise kan gövdeyi götürüyor. Brutal Legend aslında bu yönüyle de değişik bir yapım. İçinde hem bu kadar mizah, hem de bu kadar şiddet olan oyun sayısı herhalde bir eldeki parmak sayısını geçmez. Double Fine bu açıdan iyi iş çıkarmış diyebilirim. Bu ufak övgüden sonra oyunumuza kaldığımız yerden devam edelim.
Brutal Legend'da senaryoyla ilgili olarak 23 adet görevimiz var. Bu görevlerden kimisi bir hayli uzun, fakat birçoğu kısa görevler. Bunun sonucunda da oyun sizinde tahmin edebileceğiniz üzere çabucak bitebiliyor. Fakat senaryo görevlerinin yanında 30 tanede yan göreve sahibiz. Eğer direk senaryoya yüklenmeyip bu görevleri de yapmaya çalışırsanız oyun sürenizi bir hayli uzatmış oluyorsunuz. Peki bu görevler veya yan görevler nelerdir. Senaryo görevleri genel olarak savaşlara dayanıyor diyebilirim. Yazımın başında da belirttiğim gibi bu iyilik ve kötülük arasındaki bir savaş. Doğal olarak bunun sonucunda oyunda bir çok kere savaşlara katılıyoruz. Sizlere bu konuda da ufak bir önerim olacak. Katıldığınız bir savaşı kazanabilmeniz için bütün düşman ordusunu yok etmeniz gerekiyor. Yani eğer siz sayısal olarak üstünlüğü ele geçirir ve düşmanlarınız kaçmaya kalkarsa sakın savaşı nasıl olsa kazandım onlar kaçtı gibi bir havaya girmeyin. Çünkü bir tane bile düşmanınız savaş alanından canlı olarak kaçarsa savaşı kaybetmiş sayılıyorsunuz. Bu tarz savaşların dışındaki görevlerinizde onu bunu öldür tarzı görevler oluyor. Oyundaki yan görevler ise çeşit çeşit diyebilirim. Karşınıza en çok çıkanı ise gizli bir kitabeyi bulmak ve onu deşifre etmek. Kitabeyi deşifre etmek içinde Clementine'yi kullanıyoruz. Yani elektrogitarımızı.
Kazandığımız savaşlardan ve tamamladığımız yan görevlerden sonra Fire Tribute adında objeler kazanıyoruz. Bu objeler sayesinde silahlarımızı geliştirebiliyoruz. Ayrıca arabamızın rengini de değiştirebiliyoruz.
İncelememizin sonlarına doğru yaklaştığımız satırlarda sizlere Brutal Legend'da ki çoklu oyuncu modu hakkında da biraz bilgi vermeye çalışayım. Açıkçası bu modu deneme fırsatım olmadı. Yani oynayamadım. Fakat Brutal Legend'da ki multiplayer modu strateji savaşlarına dayanıyor. Dörderli iki grup arasında oynanan bu modda karşı tarafın bölgesini ele geçirmeye çalışıyoruz. Doğal olarak işgal eden kazanıyor. Double Fine çoklu oyuncu modu için 7 farklı harita tasarlamış. Bunlardan dilediğinizi seçip oynayabiliyorsunuz.
- Katılım
- 13 Eki 2010
- Konular
- 1
- Mesajlar
- 24
- Reaksiyon Skoru
- 0
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 8 Ay 1 Gün
- Başarım Puanı
- 40
- MmoLira
- 0
- DevLira
- 0
Teşekkürler Alıntı İçin 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 22
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 25
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 59
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 69
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 14



