Fethi Polat 1
Fethi Polat
InfernoShade 1
InfernoShade
Psych0SoociaL 1
Psych0SoociaL
onur akbaş 1
onur akbaş
noisiv 1
noisiv
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
D 1
delimuratt
ShadowFon 1
ShadowFon
shrpnl 1
shrpnl
DEVLOPER 1
DEVLOPER
Manwe Work 1
Manwe Work
Hikaye Ekle

Kurt Adam Efsanesİ- Lycanthrophy

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan byburak01
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 2
  • Görüntüleme Görüntüleme 417

byburak01

Level 11
Fahri Üye
TM Üye
Katılım
31 Ara 2009
Konular
1,484
Mesajlar
7,104
Reaksiyon Skoru
163
Altın Konu
0
TM Yaşı
16 Yıl 5 Ay 22 Gün
Başarım Puanı
190
MmoLira
-183
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Eski yunanca: Lycos: Kurt Anthropos: Adam
Kurt adam efsanesinin en çarpıcı örneklerinden birine mitolojide Anadolu ev sahipliği yapmıştır.
Olayın kahramanı da İlyada'da okuduğu Truva savaşının büyüsüne kapılıp efsaneyi gerçek yapan dilbilgini, zengin tüccar ve hırsız Schliemann'dır.
Latin şair Ovidius'un ''Metamorphoses'' adlı şiirine bakılırsa tanrılar tanrısı Zeus bir gün tedbili kıyafet, Arkadya kralı Lycaon'un ülkesine gider. Amacı sadece onun konukseverliğini ölçmektir. Ama Lycaon Zeus'a konukseverlik göstermez aksine onu aşağılarcasına çiğ insan eti ikram eder. Ama Zeus bunu farkeder ve büyük bir öfke ile ayağa kalkar. Lycaon'un sarayını başına yıkar veona şu cezayı verir: Bundan sonra Lycaon kurt olarak yaşayacaktır. İşte 16.yy da tüm Avrupa'yı sarsacak olan ''kurt adam'' (Lycanthroppos) mitolojisi böyle başlar.
İngilizcede Werwwolf, Fransıcada Loup-garou, Almancada Werwolf adını alan bu korkunç yaratık, Afrika'da leopar adam, Hindistan'da kaplan adam, Çin'de ejderha adam, Rusya'da Ayı adam, olursa da ******** efsanesinin çoğu Almanya kökenlidir. Ünlü Alman masalı Kırmızı Şapkalı Kız bile özünde bir ******** öyküsüdür. Almanya'da ******** efsanelerinin en ünlü ismi 1589 yılında Köln ve Bedburg şehirleri arasındaki bir ormanda yakalanmış olan Peter Stubbe'dir. Sevgilisi Kathrine Trompi ve onun kızı Bell ile birlikte 13'ü çocuk, ikisi hamile kadın olmak üzere 16 kişiyi canlı canlı yemekle suçlanan Peter Stubbe'nin yargılanma ve cezalandırılma süreci Alman Halk Edebiyatının en önemli parçalarından birini oluşturur.
Çağlar boyunca insanlar, ********lığın şeytani bir durum mu yoksa bir hastalık mı olduğu sorusuna yanıt aramıştır. 16. yy da onbinlerce insanın suçlanarak öldürülmesine neden olan ********lık, zamanla daha farklı bir biçimde ele alınmaya başlamıştı. Bu durumu inceleyen dönemin tıp adamları çok cesur bir yorumda bulunmuşlar ve ilk kez ********lığın bir suç değil bir hastalık olduğunu açıklamışlardı. Böylece Granier tarihte Lycanthropy (******** hastalığı) tanısı konulmuş ilk hasta oldu. 1621 tarihli Melankolinin Anatomisi adlı kitapta Robert Burton adlı bir din adamı da Lycanthropy'yi bir çeşit akıl hastalığı olarak tanımladıktan sonra bunun suçlusu olarak kötü havadan cadılara, uykusuzluktan hareketsizliğe, büyücülükten kötü beslenmeye kadar pek çok şeyi göstermişti.
Peki günümüzde ********lık hangi hastalıkla ilişkilendirilmiştir?
1985 yılında American Association for the Advancement of Science'ın konferansında doktor Dabvid Dolphin, kan ve deri hücrelerinin mutasyona uğraması sonucu ortaya çıkan bir genetik hastalığın, tarihe Lycanthropy olarak geçen hastalığa çok benzer semptomları olduğunu söylemiştir. Bu hastalık: Porphyria'dır. Adını Yunanca ''mor renk'' anlamına gelen Porphyry'den alan bu hastalığa yakalananlar ışığa karşı büyük bir hassasiyet gösterirler ve ışığın verdiği büyük acıdan kurtulmak için karanlık ve loş ortamlarda saklanırlar. Hastalarda aynı zamanda deri kalınlaşması, derinin pul pul kalkması, vücuttaki kıl ve tüylerin aşırı derecede artması ve uzaması, iskelet sistemindeki deformasyonlar, tırnakların ve dişlerin mora çalan bir renk alması gibi arazlar da ortaya çıkmaktadır ki, bütün bunlar ortaçağ boyunca krtadam efsanelerinde yapılan betimlemelere büyük benzerlikler göstermektedir. Bazı bilim adamları ise hastalığa neden olan bazı toksinlerden söz ederler ve o dönemde pek aygın olan zehirli mantarlar ve belladonna (dulavrat otu) türü bitkiler tarafından zehirlenmiş tahıllarla beslenen kişilerde bir çeşit delilik hali görüldüğüne inanırlar. Dönemin hekimlik anlayışında otlarla tedavinin yaygın olduğu düşünülünce, tedavi yerine durumu daha da kötüleştiren uygulamalar yapılmış olması da olasıdır. Gün ışığından kaçma, diş etlerinin çekilmesi ve morarması, soluk beniz gibi hastalığa aiy katakteristik değişiklikler sonucu Porphyria ayrıva vampirlik ve drakula efsaneleri ile de ilişkilendirilmiştir.
Her efsanevi kahraman gibi ********lık da tarih boyunca yapılan ekleme-çıkarmalar, hayal gücünün katkıları, gizemli kişilere duyulan zaman zaman patolojik boyutlardaki ilgi ile beslenerek günümüze gelmiştir.
 
teşekkürler
 
cok yararlı oldi tesekkrler:D
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst