Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz
For Advertising Contact [email protected]


Size Onlarca Bilmece(Yakınlarınıza da sorabilirsiniz)

Cagataye95

Kozmik - Eşduyum
Fahri Üye
VIP Üye
TM Üye
Ticaret - 0%
0   0   0
Katılım
13 Mar 2009
Mesajlar
16,836
Beğeniler
1,457
MmoLira
126
DevLira
0
#1
Hangi tene krem sürülmez?
Antene

Trenler ne zaman üşürler?
Haydutlar soyduğu zaman

Hangi piller patlar?
Torpiller

Kirpiler nasıl oyun oynarlar?
Çok dikkatli

Buzdolabına giren sineğe ne olur?
Yazık olur

Domates nasıl kızarır?
Yüzüne tokat atınca

Deniz niçin tuzlu olur?
Balıklar kokmasın diye

İçini boşaltınca büyüyen şey nedir?
Çukur

Kral tacına ne demiş?
Başımın üstünde yerin var

Minareye çıkan fil ne demiş?
Minareden aşağı at beni, in aşağı tut beni

Allah yapar yapısını, demir açar kapısını
Karpuz

Elsiz ayaksız kapı açar
Anahtar

Kolu var, eli yok, karnı yarık karnı yok
ceket

Çat orda, çat burada, çat kapı arkasında
Süpürge

Yeraltında kırmızı pancar.
Turp

Yeraltında uzun minare.
Havuç

Geceleri fener, gündüzleri söner.
Yıldız

Sarıdır sallanır, dalında ballanır.
Portakal

Hangi maymunlar ağaca çıkamaz?
Yükseklik korkusu olan

Çok hızlı giden bir tırı kim durdurur?
Trafik Polisi

Saat niçin tehlikelidir?
Akrebi olduğu için

Duvara çarpan araba ne olur?
Durur

Kurbağalar niçin mayo giymez?
Zıplayınca düşüp ayıp olmasın diye

Belgeli su baskınına ne denir?
Belgesel

10 tilki, 8 kedi, 20 tavuk ne yapar?
Gürültü

Bozulduğu halde tamir edilmeyen şey nedir?
Hava

Kahramanmaraş'a niçin kahraman ünvanı verilmiştir?
Şanlıurfa'yı kıskandığı için

Su yutmuş toprağa ne denir?
Çamur

Hangi kalemle yazı yazılmaz?
Kontrol kalemiyle

Hangi tasla su içilmez?
Kafatasıyla

Ayakta yetişen bitki nedir?
Mantar

Çeke çeke biter.
Sigara

Kutuplara giden zenci ne olur?
Donar

Yeter Çektiğim!
Fotoğraf makinası

Gece gündüz yufka açar!
Deniz

Şehirden şehire koşarım, köyden köye giderim fakat hiç hareket etmem.
Yol

Ağzı vardır konuşmaz, yatağı vardır, fakat hiç uyumaz.
Akarsu

Ben iki hasretlinin arasında dururum. Onları konuştururum.
Telefon

Yeşil mantolu, kırmızı entarili, siyah düğmeli.
Karpuz

Denizler gerçekte mavi boya olsaydı ne olurdu?
Mavi boya sudan ucuz olurdu

Eğri oturalım, doğru konuşalım.
Deve

Yerin altında kırmızı minare
Havuç

Uzaktan baktım hiç yok yakından baktım pek çok
Karınca

İstanbul da süt pişti kokusu buraya düştü
Mektup

Açarsam dünya olur yakarsam kül olur
Harita

Dört ayaklı ayı üstünde kabadayı
Sandalye

Adamın biri baltası ile ormana gidiyormuş. Derin bir çukura düşmüş. Orada üç gün, üç gece kalmış, Orada ne yemiş?
Bal yemiş (Bal-tası)

Adamın biri 13. kattan düşmüş, ölmemiş. Niçin?.
Öldürmeyen Allah öldürmez.

Temel her şimşek çaktığında saçını, başını düzeltiyormuş. Niçin?
Fotoğrafının çekildiğini sanıyormuş.

Bir gün filin birine araba çarpmış. Fili hastaneye kaldırmışlar. Arkadaşı sinek de yanında gitmiş. Niçin?
Kan vermek için

Çarığı çattım bacaya attım.
Terazi

Yedi delikli tokmak bunu bilmeyen ahmak.
Baş

Uzaktan baktım bir karataş yanına gittim dört ayak bir baş.
Kaplumbağa

Yeşil mantolu, Kırmızı elbiseli, Siyah düğmeli.
Karpuz

Et dedim met dedim git şuraya yat dedim.
Süpürge

Altı göl üstü gül.
Gaz lambası

Yer altında yağlı kayış.
Yılan

Zilim var, kapım yok.
Telefon

Başımda saç yok, içimde tat çok.
Kabak

Dişim var ağzım yok.
Tarak

İçimde akrep var, zarar vermeden turlar.
Saat

Etlice, metlice ortası tatlıca?
Karpuz

Hangi on tatlıdır?
Bal-on

Geldi mi gelir, gitti mi gelmez?
Gençlik

Büyük baca küçük bacaya ne demiş?
Büyüklerin yanında sigara içmeye utanmıyor musun?

Hangi macun yenir?
Lamacun

Allah yapar yapısını. Bıçak açar kapısını.
Karpuz

Alçacık boyları. Kadife donlu.
Patlıcan

Ağaca çıkar insan değil
Yazı yazar imam değil
(Salyangoz) (Z. Eyüboğlu)

Ağaç başında al yanaglı gız (Azerbaycan'da)
(Elma) (S.Sakaoğlu)

Dal üstünde al yanaklı oğlan (Türkiye'de)
(Elma) (S.Sakaoğlu)

Aksaray ortasında
Sarı papaz oturur
(Yumurta) (Z. Eyüboğlu)

Ambar içinde
otuz iki keklik yatar.
(Ağız, dişler) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Allah yapar yapısını
Demir açar kapısını
(Karpuz, salatalık) (Z. Eyüboğlu)

Ahi geldi mahi geldi
(Misafir) (S.Olcay)

Altı harman
Üstü orman
(Alın) (Z. Eyüboğlu)

Ag yere tohum seperler
(Yazı) (S.Sakaoğlu)

Alçak uçar
Beyaz beyaz açar
(Değirmen) (Z. Eyüboğlu)

Ağzı açık alamet
İçi kızıl kıyamet
Yaş koydum kuru çıktı
Salli ala Muhammed
(Fırın) (Z. Eyüboğlu)

A menim al yastığım
İçine un bastığım
(Azerbaycan'da) (İğde) (S.Sakaoğlu)

A benim al yastığım
İçine un bastığım
(İğde) (S.Sakaoğlu)

Altın cehennem
Üstü cehennem
Ortası cennet
(Ateş böceği) (Z. Eyüboğlu)

Azıksız gezen yiğit.
(rüzgar) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Aşgalanın fahişesi
(Surfa) (S.Olcay)

Ağzi yohdur, adam gapar
(Isırgan) (S.Olcay)

Aldır onun tepesi
Yeşildir hem cüppesi
Kara kara küpesi
(Karpuz) (Z. Eyüboğlu)

Alaca garga
Yendi harga
Hargi gurutdi
Suyi durultdi
(Galay) (S.Olcay)

Ağ tarla gara tohum
El eker dil toplar
(Kağırtnan yazi) (S.Olcay)

Aldım ele, vurdum yere
Tu allah belan vere
(Sümüh) (S.Olcay)

Aşşahdan gelir mami hatun
Elleri gınali hatun
Ketan köyneh gäymiş, ivi bellinmez
Guş dili söyler, dili bellinmez
(Gaz) (S.Olcay)

Aşağıda oyuncu oynar,
yukarıda rakkas raks eder.
(Atın dudağı, kulağı) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Ağaca çıkar adam değil
Boynuzu var öküz değil
Yazı yazar kâtip değil
(Salyangoz) (Z. Eyüboğlu)

Alçacık katır
Yüklenir bakır
(Sacayak) (Z. Eyüboğlu)

Ağaç ağlı bir adam.
(Kaşık) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Alti öküz yüzi geçi
Oni gezdiren bir gişi
(Mes) (S.Olcay)

Altı manda üstü keçi
Minareye çıkarken gördüm
(Ayakkabı) (Z. Eyüboğlu)

Aşağı iner güle güle
Yukarı çıkar ağlaya ağlaya
(Su kovası) (Z. Eyüboğlu)

Ayağını kaldırmayan
yağız kısrak.
(el kantarı) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Aptes alır namaz kılmaz
Cemaatten geri kalmaz
(Cenaze) (Z. Eyüboğlu)

Ayva gibi sarıdır
Elma gibi suludur
(Portakal) (Z. Eyüboğlu)

Altı kaya üstü kaya
İçinde sarı maya
(Yumurta) (Z. Eyüboğlu)

Altmış para
Yetmiş para
Sapı uzun
Kendi kara
(Vişne) (Z. Eyüboğlu)

Altı tahta
Üstü tahta
İçinde bir sarı softa
(Badem) (Z. Eyüboğlu)

Allah’tan küçük
Peygamberden büyük
(Kuran) (Z. Eyüboğlu)

Atladım hendek
İçinde kundak
(Mezar) (Z. Eyüboğlu)

Altı ayaklı,
iki elli, iki başlı,
iki boynuzlu, bir kuyruklu
Ayaan-Dayaan adlı bir ihtiyar.
(Öküze binmiş kişi) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Allah’ın hikmeti
Kulun nimeti
(Ekmek) (Z. Eyüboğlu)

Altı kardeş birbirini kovalar
(Yıldız) (Z. Eyüboğlu)

Alçacık boylu
Kadife donlu
(Patlıcan) (Z. Eyüboğlu)

Ak sakallı dervişler
Bizim köye gelmişler
Biraz horon oynamışlar
Sonra dönüp gitmişler
(Yağmur, kar) (Z. Eyüboğlu)

Altı bakkal dükkânı
Üstü miri çeşmesi
Daha üstünde iki tane
Kapaklı ayna
Daha üstü çayır, çimen, düz ova
(Ağız, burun, saçlar) (Z. Eyüboğlu)

Ateye girer yanmaz
Suya düşer ıslanmaz
(Güneş) (Z. Eyüboğlu)

Ali arkasında nalı
(Sofra) (Z. Eyüboğlu)

Ayağı demirden
Şalvarı odundan
(Bel) (Z. Eyüboğlu)

Alçacık tepe
Çengelli küpe
(Kızılcık) (Z. Eyüboğlu)

Ayaksız koşar
(nehir) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Altın saat
Suya batmaz
(Zeytinyağı) (Z. Eyüboğlu)

Altı düz üstü kambur
(Fırın) (Z. Eyüboğlu)

Ata da binmez,
öküze de binmez,
kanatsız da, ayaksız da
ama her yere gider.
(Rüzgar) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Alaca yılan
Ağaca sarılan
Vallahi yalan
Billahi yalan
(Kaytan) (Z. Eyüboğlu)

Amcam gelir bize bize
Çanakları dize dize
(Ayak) (Z. Eyüboğlu)

Altı su
Üstü ateş
(Lamba) (Z. Eyüboğlu)

Altı süttür içerim
Üstü çayır biçerim
(Koyun) (Z. Eyüboğlu)

Altın cehennem
Üstü cehennem
Ortası cennet
(Ateş ekmeği) (Z. Eyüboğlu)

At indi, Arap bindi
(Sacayak tencere) (Z. Eyüboğlu)

Aynı gibi ışılar
Yılan gibi fışılar
(Tırpan) (Z. Eyüboğlu)
harfi ile başlayan bilmeceler

Bilmece bildirmece
El üstünde kaydırmaca
(Sabun) (Z. Eyüboğlu)

Bir direk üste iki dam (Azerbaycan'da)
(Burun) (Saim Sakaoğlu)

Bir direk üstünde iki dam (Türkiye'de)
(Burun) (S.Sakaoğlu)

Ağaca çıkar insan değil
Yazı yazar imam değil
(Salyangoz) (Z. Eyüboğlu)
Beyaz tarlaya siyah tohum seperler
(Yazı) (S.Sakaoğlu)

Birinin baltası yok
Bıçkısı yok ev yapar
(Örümcek) (Z. Eyüboğlu)

Bi guşum var havayi
Üsgeh yapar yuvayi
Deyme guşlar yapamaz
Demirçiler tökemez
(Örümcehnen aği) (S.Olcay)

Bi küçücüh odacıh
İçi doli yongacıh
(Ağıznan diş) (S.Olcay)
Bizim hanada bir gelin var, herkesin elin öper (Azerbaycan'da)
(Kapı) (S.Sakaoğlu)

Bir gelinim var gelenin gidenin elini öper (Türkiye'de)
(Kapı) (S.Sakaoğlu)

Başında lenger, halvaci degil
Belinde zurna, zurnaci degil
Gur gur öter, gurbağa degil
Gıvrılır yatar, ilan degil
(Nergile) (S.Olcay)

Bir guş gelir eginden
Desdur alır beginden
O nasi guşdur ki
Yem yer göbeginden
(Degirman) (S.Olcay)

Bir oğlum var ismayil
Sille yemiye mayıl
Gulahlari demirden
Köynegi var deriden
(Def) (S.Olcay)

Biz biz idik
Otuz iki kız idik
Biraraya dizildik
(Dişler) (Z. Eyüboğlu)

Bağlarım yürür
Çözerim durur
(Çarık) (Z. Eyüboğlu)

Bilmece çıktı kavağa
Bunu bilen olur ağa
(Gölge) (Z. Eyüboğlu)

Ben giderim o gider
Para kadar iz eder
(Değnek) (Z. Eyüboğlu)

Bir karga her gün
yavrusunun üstünde yatar.
(kalpak) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Bir sahan şeker
Dünyayı eker
(Kar) (Z. Eyüboğlu)

Bir küçücük mil taşı
Dolanır dağı taşı
(Göz) (Z. Eyüboğlu)

Bayırlarda dik kulak
(Tavşan) (Z. Eyüboğlu)

Bir tavada iki balık
Biri soğuk, biri sıcak
(Ay ile Güneş) (Z. Eyüboğlu)

Benim bir öküzüm var
Arkadan sürülür
(İğne) (Z. Eyüboğlu)

Beş kardeş bir ev yapar
(Çorap çivisi) (Z. Eyüboğlu)

Beş bal, beş çiçek
(Parmaklar ve tırnaklar) (Z. Eyüboğlu)

Bir küçücük mil durur
Dünya alemi güldürür
(Para) (Z. Eyüboğlu)

Bir kuşum var
Guduğundan yumurtlar
(Tüfek) (Z. Eyüboğlu)

Bir kuyu
İçinde suyu
İçinde yılanı
Ağzında mercanı
(Işık) (Z. Eyüboğlu)

Bir küçücük odacık
İçi dolu yongacık
(Ağız) (Z. Eyüboğlu)

Benim bir çarşafım var
Dünyayı kaplar denizi kaplamaz
(Kar) (Z. Eyüboğlu)

Bir küçücük fil taşı
İçinde beyler aşı
Pişirirsen aş olur
Pişirmezsen kuş olur
(Yumurta) (Z. Eyüboğlu)

Bir taş attım çayıra
Şavkı vurdu bayıra
(Ayna) (Z. Eyüboğlu)

Benimki bana yapışık
Seninki sana yapışık
Kitabınki ona yapışık
(Ad) (Z. Eyüboğlu)

Bir ıtıknamedir onun namesi
Oğlunu karnında yatır annesi
(İpekböceği) (Z. Eyüboğlu)

Burda vurdum kılıcı
Halep’te oynar ucu
(Şimşek) (Z. Eyüboğlu)

Biz biz idik biz idik
Yüz bir tane kız idik
Gece oldu dizildik
Sabah oldu silindik
(Yıldızlar) (Z. Eyüboğlu)

Ben kar gibi beyazdım
Sonra ot gibi yeşil
Sonunda kan kırmızı
Çocuklar beni sever
(Kiraz) (Z. Eyüboğlu)

Bilmece bildirmece
Birbirine iliştirmece
(Düğme) (Z. Eyüboğlu)

Bir fırınım var
Dört somun ekmek alır
(Ceviz) (Z. Eyüboğlu)

Bir küçücük imısıri
Dünya onun esiri
(Para) (Z. Eyüboğlu)

Babası yamru yumru
(Asma)

Anası yayvan kadın
(Yaprak)

Oğlu sohbetlerde gezer
(Şarap)

Kızı Gülişan’a benzer
(Salkım) (Z. Eyüboğlu)

Bir küçücük nişadır
Herkesi giydirir kuşatır
(İğne) (Z. Eyüboğlu)

Bir ağacın bin dalı var
Bir dalının bir başı var
(Ejderha) (Z. Eyüboğlu)

Bir yiğidi bir patırtı kaçırır
(Leylek) (Z. Eyüboğlu)

Bir canlı dört canlıya binmiş
Bu ne biçim iş
(Cenaze) (Z. Eyüboğlu)

Benim bir duvarım var
Gece gündüz yıkılır
(Yatak) (Z. Eyüboğlu)

Bir küçük mil idi
Küçük oda kilidi
Bir akşam bize geldi
Bil bakalım kim idi
(Uyku) (Z. Eyüboğlu)

Bize misafir geldi
Yeşil mantolu siyah düğmeli
Kırmızı entarili
(Karpuz) (Z. Eyüboğlu)

Bir küçücük evim var
Sayısız külfetim var
(Kibrit) (Z. Eyüboğlu)

Bir sürü uşakçıklar
Belinde piştovcuklar
(Mısır) (Z. Eyüboğlu)

Bakarsan bağ gibi
Bakmazsan dağ gibi
(Tarla) (Z. Eyüboğlu)

Boyu minare kadar
Tohumu kum kadar
(Kendir) (Z. Eyüboğlu)

Bir minare, dibi kale
(Dünya) (Z. Eyüboğlu)

Biri gider gelmez
Biri yer doymaz
(Duman) (Z. Eyüboğlu)

Bahçede uşacıklar
Başında kapacıklar
(Çivi) (Z. Eyüboğlu)

Başımın üstünde
Bir kalbur saman
(Yıldız) (Z. Eyüboğlu)

Benim bir şeyim var
Yılda on iki ay yer doymaz
(Değirmen) (Z. Eyüboğlu)

Bir köprüden üç kişi geçer
Biri bakıp, basar geçer
Biri bakıp basmaz geçer
Biri ne basar, ne bakar, ne geçer
(Anne ile kucağındaki ve karnındaki çocuk) (Z. Eyüboğlu)

Bir direkli sayvan
Bunu bilmeyen hayvan
(Mantar) (Z. Eyüboğlu)

Bir kuyum var
İçinde iki türlü suyum var
(Yumurta) (Z. Eyüboğlu)

Cepsey’in gecelediği yerde Hopsoy gecelermiş.
(At ayağının izi) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Bilmece bildirmece
Resim yapar gündüz gece
Duvarlara asılır
Her gün ona bakılır
Yapar resim bakınca
Siler çabuk kaçınca
Hatta gülsen sen ona
O da hep güler sana
(Ayna) (Z. Eyüboğlu)

Birisi der ah başım
Birisi der ah belim
(Çivi ve tahta) (Z. Eyüboğlu)

Başına vurdum
Belini yardım
(Çivi ile tahta) (Z. Eyüboğlu)

Bir ufacık arpacık
Başında var tablacık
(Çivi) (Z. Eyüboğlu)

Burada öğürür
Karşıda böğürür
(Tüfek) (Z. Eyüboğlu)

Canlı biner cansızı
Cansız da imansızı
(Vapur) (Z. Eyüboğlu)

Çarşıdan alınmaz
Mendile koyulmaz
Tadına doyulmaz
(Uyku) (Z. Eyüboğlu)

Çekerim ip gibi
Gelir küp gibi
(Kabak) (Z. Eyüboğlu)

Çıtçıtlı hamam
Kubbesi tamam
Bir gelin aldım
Babası imam
(Saat) (Z. Eyüboğlu)

Çarşıdan aldım bir tane
Eve geldim bin tane
(Nar) (Z. Eyüboğlu)

Eğilmiş ağaç altında kar kararmaz.
(Sincabın göğsündeki beyaz tüyler)
(Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Çarşıdan aldım kapkara
Eve geldim kıpkırmızı
(Kömür) (Z. Eyüboğlu)

Çayırlarda uzun uzun
(Yılan) (Z. Eyüboğlu)

Çınlamadan yürümez
Yürürken de görünmez
(Saat) (Z. Eyüboğlu)

Çat diye çaktı çakmak
Bunu bilmeyen ahmak
(Elektrik) (Z. Eyüboğlu)

Çektim ipi
Gelir kulpu
(Kabak) (Z. Eyüboğlu)

Çadır üstünde
bir kaşık yatar.
(ay)
(Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Çat çat hamam
Kurnası tamam
Aldığım kızın
Babası imam
(Saat) (Z. Eyüboğlu)

Çın çın tastadır
Kambur oğlu hastadır
Ne yemek yer ne bir şey
Ne acayip ustadır
(Saat) (Z. Eyüboğlu)

Çipil çipil suya girdim
Çipiltisini duymadım
Buyonca manto giydim
Kırpıntısı görmedim
(Ölü kefen) (Z. Eyüboğlu)

Çadır üstüne
saçılmış buğday taneleri.
(yıldızlar) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Çat çatan ağacı
Kırımızı gül ağacı
Kırmızı gülden
Kınnaptan ağacı
(Gergef) (Z. Eyüboğlu)

Çulli hasan ağa geldi
(Pilav) (S.Olcay)

El melecik bol danecik
(Değirmen) (Z. Eyüboğlu)

Bir çift öküz bir danacık
Ey harayı harayı
Yüksek yapar yuvayı
Çekmeceler çekemez
Dökmeciler dökemez
(Örümcek) (Z. Eyüboğlu)

Ekleme ekleme
Kulakları dikleme
(Zincir) (Z. Eyüboğlu)

Eli yok ayağı yok
Köprü kurar
(Buz) (Z. Eyüboğlu)

Erik ağacını oyarlar
İçine tinton koyarlar
Ağlama tinton ağlama
Şimdi kulağını burarlar
(Kemençe) (Z. Eyüboğlu)

Edi idi büdi idi
Dün akşam yatsıdan sonra
Size gelen kim idi
(Uyku) (Z. Eyüboğlu)

Etten kantar
Altın tartar
(Kulak, Küpe) (Z. Eyüboğlu)

El kadar mezar
Dünyayı gezer
(Ayakkabı) (Z. Eyüboğlu)

Ezirgânın sürtüği
(Peynir) (S.Olcay)

Egri bügri nere gidirsen?
Tepesi delih sene ne?
(Bacayınan duman) (S.Olcay)

Eriye meriye
Askeri vurdum geriye
Ben bir kuş gördüm
Arka üstü yürüye
(Cenaze) (Z. Eyüboğlu)

Et atar met atar
Bir çekmede bin atar
(Ustura) (Z. Eyüboğlu)

Elle tutulmaz
Gözle görülmez
(Melek) (Z. Eyüboğlu)

Ele sığmaz
Avuca sığar
(Fırın küreği) (Z. Eyüboğlu)

Eğri kaşık
Duvara yapışık
(Salyangoz) (Z. Eyüboğlu)

Elden ele belden bele
Bunu bilmeyen kertenkele
(Para) (Z. Eyüboğlu)

Ey mermendi mermendi
Kız duvara tırmandı
Oğlan gelmeyince
Kız duvardan inmedi
(Anahtar, kilit) (Z. Eyüboğlu)

El kadar yonga
Dağdan domuz indirir
(Tarak, bit) (Z. Eyüboğlu)

Dam üstünde yarım çörek
(Ay) (Z. Eyüboğlu)

Dört kardeş bir kuyuya taş atar
(İnek memesi) (Z. Eyüboğlu)

Dört ayahli şahi geldi
(Surfa) (S.Olcay)

Derindir guyi
Gümbülder suyi
(Tüfeng) (S.Olcay)

Dört yaşında
Peşgir başında
(Tağar) (S.Olcay)

Durir tikilir,, günden güne küçülir
(Mum) (S.Olcay)

Dağdan gelir dadirih suyi
Kimse onu dadmamışdır
Culfa tohur dadirih bezi
Kimse onu gäymemişdir
(Damçi) (S.Olcay)

Dağdan gelir öğürtme
Aldı beni böğürme
Çözün beni ipimden
Vereyim size yükümden
(Yayık) (Z. Eyüboğlu)

Dağdan gelir üre üre
Ayıları süre süre
(Baş tarağı) (Z. Eyüboğlu)

Demir tabanı sıngır sabanı
Girer evlere çıkarır yalanı
(Kantar) (Z. Eyüboğlu)

Dağdan gelir dev gibi
Eyerli arslan gibi
Eğilir su içmeye
Bağırır oğlak gibi
(Dolap) (Z. Eyüboğlu)

Dört köşedir beş değil
Başı sudan hoş değil
(Şeker veya sabun) (Z. Eyüboğlu)

Denizi var suyu yok
Dağı var ormanı yok
Şehri var insanı yok
(Harita) (Z. Eyüboğlu)

Dağdan gelir tak gibi
Kolları budak gibi
Eğilir su içmeye Bağırır oğlak gibi
(Tokmak) (Z. Eyüboğlu)

Dağlara kar yağdı
Köyleri duman bürüdü
Değirmeni kurt yedi
(Baş, göz, ağız) (Z. Eyüboğlu)

Dışı var içi yok
Dayak yer suçu yok
(Top) (Z. Eyüboğlu)

Dağda tak tak
Suda şıp şıp
Arşın ayaklı
Burma bıyıklı
(Balta, Balık, Leylek, Kedi) (Z. Eyüboğlu)

Dışı kazan karası
İçi peynir mayası
(Kestane) (Z. Eyüboğlu)

Dağdan gelir gıdacık
Gömlek belde, kıç açık
(Patlıcan, Keçi, Oğlak) (Z. Eyüboğlu)

Dağda üleyman gördüm
Suda Süleykan gördüm
Köpük kusan taş gördüm
Tuzsuz pişen aş gördüm
(Ceviz) (Z. Eyüboğlu)

Dağda altın çam
Eve gelir can büyütür
(Beşik) (Z. Eyüboğlu)

Dedemin bıyıkları bir omuz
(Mısır püskülü) (Z. Eyüboğlu)

Dağda doğdu
Dağda büyüdü
Köye indi
Arkası delik deşik oldu
(Harman tahtası) (Z. Eyüboğlu)

Dağda doğdum
Dağda büyüdüm
Köye indim
Herkese yol oldum
(Köprü) (Z. Eyüboğlu)

Dünyayı kaplar
Denizleri kaplamaz
(Kar) (Z. Eyüboğlu)

Dağda orman
Dibi harman
(Alın) (Z. Eyüboğlu)

Dağa gider söke söke
Kuru üzüm döke döke
(Keçi pisliği) (Z. Eyüboğlu)

Dizi dizi odalar
Birbirini kovalar
(Tren) (Z. Eyüboğlu)

Diz kurdum önüne
Uydurdum deliğine
(Sandık anahtarı) (Z. Eyüboğlu)

Dağdan gelir narınan
Ayakları çıbarınan
Nedir bunun yavuzluğu
Sırçadandır temizliği
(Arı) (Z. Eyüboğlu)

Dört ayaklı çifte kulaklı
(Sapan) (Z. Eyüboğlu)

Dağdan gelir
Taştan gelir
Eyerlenmiş aslan gelir
(Kaplumbağa) (Z. Eyüboğlu)

Dünyada her şey lazım
Her şeye bir şey lazım
(Ad) (Z. Eyüboğlu)

Dışı gün yükü
İçi un yükü
Ta içi odun yükü
(İğne) (Z. Eyüboğlu)

Düz bayır
Bitli çayır
(Baş, saç) (Z. Eyüboğlu)

Dağdan gelir tatarine
Ben onu tutarine
Kanını sıktırine
(Bit) (Z. Eyüboğlu)

Dağdan gelir taştan gelir
Götü açık enişten gelir
(Keçi) (Z. Eyüboğlu)

Döner döner beyaz atar
(Değirmen) (Z. Eyüboğlu)

Don içinde dik durur
(Mum) (Z. Eyüboğlu)

Damdan dama yürürsün
Samur kürkü sürürsün
Sen bir beyin oğlusun
Niçin yayan yürürsün
(Sıçan) (Z. Eyüboğlu)

Değnek ucunda yemiş
Onu yiyen ölmemiş
Bir daha yemem demiş
(Dayak) (Z. Eyüboğlu)

Danesi darı
Kendisi sarı
Karşıda bir yiğitçik
Belinde divitçik
(Mısır) (Z. Eyüboğlu)

Dal doruğunda
İğneli fıçı
(Kestane) (Z. Eyüboğlu)

Dere tepe
Çıngıllı küpe
(Kızılcık) (Z. Eyüboğlu)

Dağdan gelir
Taştan gelir
Beş bıyıklı enişten gelir
(Muşmula) (Z. Eyüboğlu)

Dal doruğunda
Tüylü dede
(Şeftali) (Z. Eyüboğlu)

Dal doruğunda karatavuk
(Zeytin) (Z. Eyüboğlu)

Dağdan gelir tatarine
Ayakları katarine
Ben onu tutarina
(Tavşan) (Z. Eyüboğlu)

Dağdan gelir tatarina
Ben onu tutarina
Bacakları kısa kısa
Kendisi tombul İsa
(Tavşan) (Z. Eyüboğlu)

Derin kuyu
Gümbür gümbür suyu
(Tüfek) (Z. Eyüboğlu)

Dereden karşıya gölgesiz geçer
(Nefes) (Z. Eyüboğlu)

Fini fini fincan
İçi dolu mercan
(Patlıcan) (Z. Eyüboğlu)

Fır fır öter
Ağ ağ töker
(Azerbaycan'da) (Değirmen) (S.Sakaoğlu)

Fır fır döner
Ak ak döker
(Değirmen) (S.Sakaoğlu)

Fukara atar
Zengin cebine koyar
(Tükürük) (Z. Eyüboğlu)

Fitli fireh
Göğe direh
(Cigara dumani) (S.Olcay)

Fini fini fercen
İçi dolu mercen
Mercancılar yapamaz
İçi dolu kağıt
Kağıtçılar yapamaz
(Nar) (Z. Eyüboğlu)

Gara deve çöktü yere
Bağırsağın töktü yere(Azerbaycan'da)
(Deye-Çadır) (S.Sakaoğlu)

Gel Leylam git Leylam
Kıran üstünde dur Leylam
(Beşik) (Z. Eyüboğlu)

Geniş alan
Denizde kalan
(Ada) (Z. Eyüboğlu)

Gara tawuh gakgılar
Ganatlari şakgılar
(Gapi) (S.Olcay)

Gapgara lillim
Gupguri lillim
Gemihsiz lillim
İlihsiz lillim
(Sülüh) (S.Olcay)

Gök gürler şimşek çakar
Tavuk bükülmüş otlar
(Demirci körüğü) (Z. Eyüboğlu)

Gafdani gara mintani sari
İçinden çıhdi bir goca gari
(Kestene) (Z. Eyüboğlu)
(S.Olcay)

Garşıda gan ayahli
Gına yahmış gan ayahli
Bögün bir hekmete vardım
Üş başli on ayahli
(Gadın, Dana) (S.Olcay)

Gezer mahalleyi
Yalan söylemez
(Kantar) (Z. Eyüboğlu)

Gıdı gıdı kapılarda
Dik durur bayırlarda
(Ot) (Z. Eyüboğlu)

Gel bizim eve koyum kıçına
(Minder) (Z. Eyüboğlu)

Gökten bir elma düştü
Otuz iki parça oldu
İkisini yediler
Otuzunu yemediler
(Ramazan) (Z. Eyüboğlu)

Güneş görünce erir
Görmeyince dal verir
(Buz) (Z. Eyüboğlu)

Gider gider yerinde
Altın kemer belinde
Gece gündüz yol gider
Yine durur yerinde
(Değirmen) (Z. Eyüboğlu)

Gürültüsüz gezer,
uğultusuz uçar.
(Bulut) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Hey ne idim ne idim
Samur kürklü bey idim
Felek beni şaşırttı
Kızgın çöle düşürdü
(Kestane) (Z. Eyüboğlu)

Hanım uyandı
Cama dayandı
Cam kırılınca
Kana boyandı
(Nar) (Z. Eyüboğlu)

Hoca çıkar handan
Sarığı kandan
Her sabah ezan verir
Bilmez kıble ne yandan
(Horoz) (Z. Eyüboğlu)

Hanım içerde
Başı dışarda
(Çivi) (Z. Eyüboğlu)

Hoca çıkar ağaca
Arkasında poğaça
(Salyangoz) (Z. Eyüboğlu)

Hattur huttur
Arnavuttur
Ağzı yoktur
Adam kapar
(Isırgan) (Z. Eyüboğlu)

Hezerem hezerem
Taş üstünde gezerem
El ne derse desin
Bildiğimi yazaram
(Mala) (Z. Eyüboğlu)

Her heriye heriye
Asker dizilmiş geriye
Kuşlardan bir kuş gördüm
Arka üstü yürüye
(Ölü) (Z. Eyüboğlu)

Horul horul uyur
Mırıl mırıl konuşur
(Kedi) (Z. Eyüboğlu)

Hatatay matatay
İnci belli kara tay
(Karınca) (Z. Eyüboğlu)

Hem kapalıdır,
hem açık.
(balık ağı) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Hanım içerde saçı dışarda
Parasını el alır
Dumanını yer alır
(Sigara) (Z. Eyüboğlu)

Hakteala beş yaratmış
Beşini de eş yaratmış
Üçünün üstüne gün gelmemiş
İkisinin üstüne gün gitmemiş
(Beş vakit namaz) (Z. Eyüboğlu)

Hasretler kavuşturur
Dargınlar barıştırır
(Bayram) (Z. Eyüboğlu)

İnce ince kadayıf
Bizim hanım çok zayıf
Bir kusuru varsa
Bir gözü kayıp
(İğne) (Z. Eyüboğlu)

İki kişi çıra tutar,
iki kişi dinler,
dört kişi yatak serer,
bir kişi ev süpürür.
(köpek) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

İstanbul’da pişti
Kokusu buraya düştü
(Mektup) (Z. Eyüboğlu)

İki cihan selveri geldi
(Ähmeh) (S.Olcay)

İri gözler, ufah gözler
Ardından gözler, ögünden gizler
(Tırhış) (S.Olcay)

İlidi milidi
Küçük odanın kilidi
Yenge yenge
Akşam gelen kim idi
(Misafir) (Z. Eyüboğlu)

İki kısrak koşar,
yolları yitmez,
birbirinin de önüne geçmez.
(kayaklar) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

İstanbul’dan bir kutu geldi
Kutucular yapamadı
İçinde kağıt vardı
Kağıtçılar yapamadı
İçinde boncuk vardı
Boncukçular yapamadı
(Nar) (Z. Eyüboğlu)

İki ayaklı
Binbir yapraklı
(Tavuk) (Z. Eyüboğlu)

İşte çıktım boruya
Beni Allah koruya
(Kale) (Z. Eyüboğlu)

İki beyaz kısrak boğuşur,
bir kızıl kısrak ayırır.
(kişinin dişleri, dili)
(Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

İstanbul’da bir tane
İzmir’de iki tane
Ankara’da hiç yok
İngilizce’de pek çok
(İ harfi) (Z. Eyüboğlu)

İstanbul’dan gelen hacı
Soğan sarımsak acı meyve verir
Çiçek açmaz
Nedir bunun ağacı
(İncir) (Z. Eyüboğlu)

Irmak kıyısında
Dedemin sakalları
(Yosun) (Z. Eyüboğlu)

İp gibi kıvranır gider
(Yılan) (Z. Eyüboğlu)

İnsanoğlunun aklı
Deldi boğazına taktı
Altı gözlü, on ayaklı
(Çiftçi) (Z. Eyüboğlu)

İlim ilim ilmesi
İlim kadın düğmesi
Bunu bilen bilesi
Bilmeyen dokuz köy veresi
(Çiğdem) (Z. Eyüboğlu)

İki kardeş birbirini tartar
(Terazi) (Z. Eyüboğlu)

İki taş arasında çat çat kırılır
(Pire) (Z. Eyüboğlu)

İki melek
Meleğin ortasında bir direk
(Burun) (Z. Eyüboğlu)

İnim inim inler
Cümle alem dinler
(Davul) (Z. Eyüboğlu)

İçi odun
Ortası un
Dışı gön
(İğde) (Z. Eyüboğlu)

İki ayaklı fil
Ortasında dil
(Terazi) (Z. Eyüboğlu)

İstanbul’da süt pişti
Kokusu buraya düştü
(Mektup) (Z. Eyüboğlu)

İnsan görür
Allah görmez
(Rüya) (Z. Eyüboğlu)

Koca deve
Girmez eve
Kes başını
Girsin eve
(Şemsiye) (Z. Eyüboğlu)

Kara deve çöktü yere
Bağırsağın döktü yere
(Çadır) (S.Sakaoğlu)

Kendisi bir parmak,
kuyruğu bir kulaç.
(ipe geçirilmiş iğne)
(Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Kara oğlan kapıyı bekler
(Kibrit) (Z. Eyüboğlu)

Kara olan kuyruğundan asılır
(Tava) (Z. Eyüboğlu)

Karşıdan bir ay doğdu
Görenler hayran oldu
Annesi beşikteyken
Kızının kızı doğdu
(Gül) (Z. Eyüboğlu)

Kat kat döşek
Bunu bilmeyen eşek
Ya bunu bileceksin
Ya bu gece öleceksin
(Kitap) (Z. Eyüboğlu)

Kes kes kesilmez.
(Suyun akması) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Kale kapısından sığmaz
Fındık kabuğuna sığar
(Fındık içi) (Z. Eyüboğlu)

Küçük ev askeri bol
Şapkası var ayakkabısı yok
(Kibrit) (Z. Eyüboğlu)

Kurmadan işler
Durmadan işler
(Kalp) (Z. Eyüboğlu)

Kambur durur karnı yok
Dünya onun, malı yok
(Köprü) (Z. Eyüboğlu)

Kıyıların demirden
Kendi demirden
Ayırır hakkını
Verir kendinden
(Terazi) (Z. Eyüboğlu)

Karşıda oturur
Si..ni yere batırır
(Körük) (Z. Eyüboğlu)

Keser sapi kel kitabi
Beş dali var, beş budaği
(El) (S.Olcay)

Kuyu kuyu
İçinde suyu
Suyun içinde yılan
Başında mercan
(Lamba) (Z. Eyüboğlu)

Küçüh güveş datli aş
(Fındıh) (S.Olcay)

Kıllı ağzını açtı
Çıplak içine kaçtı
(Ayakkabı) (Z. Eyüboğlu)

Küçücük bir odacık
İçi dolu yongacık
(Çorap) (Z. Eyüboğlu)

Kara tavuk
Karnı yarık
Balta saplı
Kıçı delik
(Dişler) (Z. Eyüboğlu)

Kendi gelir inişe
Kulakları yokuşa
(Zincir) (Z. Eyüboğlu)

Kıvrımlı kaşık
Duvara yapışık
(Kulak) (Z. Eyüboğlu)

Kara patır
Kalkar gevşer
Gene yatır
(Makas) (Z. Eyüboğlu)

Kaleden atsam kırılmaz
Bir tükrüğe dayanmaz
(Sigara kağıdı) (Z. Eyüboğlu)

Kalede kalbur asılı
İçinde kavurma basılı
(Kulak) (Z. Eyüboğlu)

Karanlık yerde kadı oturur
Taşaklarını suya batırır
(Turşu) (Z. Eyüboğlu)

Karnı kurnaz
Burnu kurmaz
Aç durur da
Susuz durmaz
(Güğüm, ibrik) (Z. Eyüboğlu)

Konuksever ev sahibi.
(Masa) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Kapılara saç koydum
Herkesleri aç koydum
(Ramazan) (Z. Eyüboğlu)

Küçük bir kuyu
Zehirlidir suyu
İçinde bir yılan
Ağzında mercan
(Gaz lambası) (Z. Eyüboğlu)

kat kat açılır
Kokusundan kaçılır
(Sarımsak) (Z. Eyüboğlu)

Kanadı var kuş değil
Boynuzu var koç değil
(Sinek) (Z. Eyüboğlu)

kapının altına yoğurt dökülmüş
Yıkarım yıkarım çıkmaz
(Gün ışığı) (Z. Eyüboğlu)

Kendisi içerde ağzı dışarda
(Baca) (Z. Eyüboğlu)

Karşıdan baktım pek çok
Yanına vardım hiç yok
(Sis) (Z. Eyüboğlu)

Karşıdan gördüm dev gibi
Yanına vardım ev gibi
(Tren) (Z. Eyüboğlu)
L harfi ile başlayan bilmeceler

Lamba düştü is dedi
Tava düştü tan dedi
Annem geldi bul dedi
(İstanbul) (Z. Eyüboğlu)

Lastik gibi uzanır
Bırakınca kıvranır
(Yay) (Z. Eyüboğlu)

Mesel mesel mal mesel
Dil oynar damak keser
(Makas) (Z. Eyüboğlu)

Mavi atlas iğne batmaz
Makas kesmez terzi biçmez
(Gökyüzü) (Z. Eyüboğlu)

Mel melecik
Yol daracık
Dördü büyük bir ufacık
(El) (Z. Eyüboğlu)

Mesel mesel eklendi
İki fare etlendi
Kurbağa kanatlandı
Sefere niyetlendi
(Gemi) (Z. Eyüboğlu)

Men men ağacı
Mendim kulaklı
Tavşan gözlü
Doğan ayaklı
(Puhu kuşu) (Z. Eyüboğlu)

Masal masal maniki
Kuyruğu var on iki
Kuyruğunda beni var
Boynunda da çanı var
(Horoz) (Z. Eyüboğlu)

Masal masal malik eser
Oturmuş baklava keser
Bir tilki alıverdiydim
Çildir çildir yüzüme bakar
(Kurbağa) (Z. Eyüboğlu)

Mora boyadım
Ögen dayadım
(Peştimbal) (S.Olcay)

Masal masal maskara
Ağzı burnu kapkara
(Fırın) (Z. Eyüboğlu)

Minare minare üstünde
Minarenin üstünde bir karare
Onun üstünde bir oluk
Oluğun içinde balık
(Bacaklar, gövde, boyun, ağız, dil) (Z. Eyüboğlu)

Mini mini
Küçük sini
(Mercimek) (Z. Eyüboğlu)

O harfi ile başlayan bilmeceler

Ormanda doğdum
Ormanda büyüdüm
Geldiğin zaman
Karnım delik deşik
(Kalbur) (Z. Eyüboğlu)

O nedir ki, cesedi var, ganı yoh
(Azerbaycan'da)
(Kepenek-kelebek) (S.Sakaoğlu)
O nedir ki, bedeni içerde, başı eşikte
(Azerbaycan'da)
(Mıh-Çivi) (S.Sakaoğlu)

O nedir ki, baldan şirindi, zeherden acı
Eyilik yapana duacı
(Azerbaycan'da)
(Dil) (S.Sakaoğlu)

O yanı kaya
Bu yanı kaya
İçinde sarı maya
(Yumurta) (Z. Eyüboğlu)

O tarafı taş
Bu tarafı taş
İçinde binbir baş
(Harman) (Z. Eyüboğlu)

Ortasından yanar
Ganadından gan damlar
Canlılar oturur
Cansızlar oynar
(Samavar, bardahlar, çay) (S.Olcay)

Orman oldum
Orman büyüdüm
Evde reis oldum
(Kot: Bir ekin ölçüsü) (Z. Eyüboğlu)

O yanı mermer
Bu yanı mermer
İçinde kanlı Ömer
(Yumurta) (Z. Eyüboğlu)

Onsuz iş olmaz
Olmadık durulmaz
(Su) (Z. Eyüboğlu)

Oy anam
Vay anam
Kâkülüm dalda kaldı
(Hurma) (Z. Eyüboğlu)


Ö harfi ile başlayanlar

Örterim uyur
Açarım uyanır
(Ateş) (Z. Eyüboğlu)

Ötten aştı
Gören şaştı
Dört başlı
Sekiz kıçlı
(Cenaze) (Z. Eyüboğlu)
S harfi ile başlayan bilmeceler
Su üstünde ıslanmaz
Yere düşer paslanmaz
(Gün ışığı) (Z. Eyüboğlu)

Sabah sabah
Elini öper
(Havlu) (Z. Eyüboğlu)

Sıra sıra söğütler
Birbirini öğütler
(Diş) (Z. Eyüboğlu)

Sarıdır safran gibi
Okunur Kuran gibi
Ya bunu bileceksin
Ya bu gece öleceksin
(Altın) (Z. Eyüboğlu)

Sarıdır sarkar
Düşerim diye kalkar
(Ayna) (Z. Eyüboğlu)

Sandığa girmeyen altın para.
(Güneş) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Süpürdüm odacığı
Oturttum hanımcığı
(Ekmek fırını) (Z. Eyüboğlu)

Sallanır sarkar
Ateşten korkar
(Bakraç) (Z. Eyüboğlu)

Sallanır gider
Sulanır çıkar
(Kurum) (Z. Eyüboğlu)

Sivri tapa geldi
(Pilav) (S.Olcay)

Sıra sıra devler
Birbirini geveler
(Kiremit) (Z. Eyüboğlu)

Sarıdır ayva gibi
Suludur elma gibi
(Portakal) (Z. Eyüboğlu)

Sırtı kara kömür değil
İçi kara kömür değil
(Turp) (Z. Eyüboğlu)

Sari sari sarharam
Düşerem diye gorharam
(Hayva) (S.Olcay)

Sabah oldu kalktım
Hemen boynuma taktım
(Entari) (Z. Eyüboğlu)

Sürdüm kabardı
Çektim geberdi
(Cezvede kahve) (Z. Eyüboğlu)

Ş harfi ile başlayan bilmeceler
Şıp demeden
Dala konar
(Güneş) (Z. Eyüboğlu)

Şakı şakı şakılar
Şakı benim elimde
Ulu kavak titirer
Kökü benim elimde
(Dokuma tezgâhı) (Z. Eyüboğlu)

Şıngılli mıngılli geldi
(Çatal, Gaşıh) (S.Olcay)
T harfi ile başlayan bilmeceler
Tap şurdadır
Tap burdadır
Tap kapının arkasındadır
(Süpürge) (Z. Eyüboğlu)

Takır tukur takraba
İçindeki akraba
(Beşik) (Z. Eyüboğlu)

Tel tel kadayıf
Bizim hanım çok zayıf
Bir kusuru var ise
O da bir gözü kayıp
(İğne) (Z. Eyüboğlu)

Tavuktan küçük
İnsandan yüksek
(Kasket) (Z. Eyüboğlu)

Tıngır elek
Tıngır saç
Gece toktur
Gündüz aç
(Oruçlu) (Z. Eyüboğlu)

Takur tukur takanı
İçindedir bakanı
İki tulum azığı
Altındadır kazığı
(Beşik) (Z. Eyüboğlu)

Toprağı beyaz
Tohumu kara
Elle ekilir
Dille biçilir
(Defter, mürekkep, yazmak, okumak) (Z. Eyüboğlu)

Toprakta biter
Makine büker
Her sabah kalkar
Yüzünü öper
(Havlu) (Z. Eyüboğlu)

Taştan elciği var
Ağaçtan dilciği var
(Bulgur taşı) (Z. Eyüboğlu)

Tavuk gibi kakıldar
İçindeki şakıldar
(Kalbur) (Z. Eyüboğlu)

Tangır elek tangır saç
Un elerim karnım aç
(Kar) (Z. Eyüboğlu)

Taştandır demirdendir
Yediği hamurdandır
Dünyaları doyurur
Kendi doymaz nedendir
(Değirmen) (Z. Eyüboğlu)

Tohumsuz biter
Dünyaya yeter
(Tuz) (Z. Eyüboğlu)

Ten ten tena
Dumanı fena
Bir temenna çak
Söyleyim sana
(Yel) (Z. Eyüboğlu)
U harfi ile başlayan bilmeceler

Uzun kuyu
Gümbür suyu
(Tüfek) (Z. Eyüboğlu)

Uzun uzun dervişler
Akşam bize gelmişler
Bir horoncuk tepmişler
Bir yemecik yemişler
Kemençesiz gitmişler
(Yağmur) (Z. Eyüboğlu)

Uzun uzun uzanar
Al yaşıla boyanar
Gırmızı don geyer
Erş üzüne uzanır
(Azerbaycan'da) (Ağaç)
(S.Sakaoğlu)

Uzun uzun uzanır
Yeşile boyanır
Kırmızı don giyerek
Arşa kadar uzanır
(Ağaç) (S.Sakaoğlu)

Uzundur sırık gibi
Ekşidir koruk gibi
Her eve girer çıkar
Yolunmuş tavuk gibi
(Dilenci) (Z. Eyüboğlu)

Uzun uzun abalar
Ak bakallı babalar
Gelir gider duramaz
Gece gündüz çabalar
(Dalga) (Z. Eyüboğlu)

Uzun uzun uzular
Boynuzundan kuzular
(Fasulye) (Z. Eyüboğlu)

Uzun uzun uz yatar
Yavruları düz yatar
(Çatı direği) (Z. Eyüboğlu)

Uzaktan baktım birçok
Yanına vardım hiç yok.
(Güvercin) (Z. Eyüboğlu)

Ü harfi ile başlayan bilmeceler
Üç bacı birbirini govar (Azerbaycan'da)
(Çorap mili-şişi) (S.Sakaoğlu)

Beş kardeş birbirini kovalar
(Çorap şişi) (S. Sakaoğlu)

Üstü mermer
Altı mermer
İçinde hanım terler
(Yumurta) (Z. Eyüboğlu)

Üsdi yonca biçerem
Alti göze içerem
(Goyun) (S.Olcay)

Ülüzgârı goydum yola
Gätdi wurdi guri dala
Guri dallar yannandi
Cansız daşlar cannandi
(Yel degirmani) (S.Olcay)

Ünledim setten
Sesi gelir betten
(Horoz) (Z. Eyüboğlu)
V harfi ile başlayan bilmeceler

Vıkka da vıkka
Yıkka da yıkka
Ortası hokka
Şokka da şokka
(Hamur) (Z. Eyüboğlu)

Y harfi ile başlayan bilmeceler

Yere girer paslanmaz
Suya girer ıslanmaz
(Gölge) (Z. Eyüboğlu)

Yük üste gıllı yumag (Azerbaycan'da)
(Pisig) (S.Sakaoğlu)
Yük üstünde gıllı yumak (Türkiye'de)
(Kedi) (S.Sakaoğlu)

Yer altında kazan kaynar
(Karınca) (Z. Eyüboğlu)

Yer altında sakallı baba
(Soğan) (Z. Eyüboğlu)

Yedi delikli tokmak
Bunu bilmeyen ahmak
Ya bunu bileceksin
Ya bu gece öleceksin
(Baş) (Z. Eyüboğlu)

Yarım kaşık
Duvara yapışık
(Kulak) (Z. Eyüboğlu)

Yapan kullanmaz
Alan kullanır
Kullanan görmez
(Tabut) (Z. Eyüboğlu)

Yürür iz etmez
Hızlı gider toz etmez
(Güneş) (Z. Eyüboğlu)

Yer altında kilitli sandık
(Tabut) (Z. Eyüboğlu)

Yer altında küflü dede
(Pazı) (Z. Eyüboğlu)

Yeşil ehrami
Gara çubuği
Gırmızi enterisi
Bayaz leçegi
Gara gopçasi
(Garpız) (S.Olcay)

Yere vurdum yumruğu
Allahımın kulu
Otuz okka kendisi
Otuz okka kuyruğu
(Ramazan) (Z. Eyüboğlu)

Yer altında sarı kız
Fide fideler
(Köstebek) (Z. Eyüboğlu)

Yer altında yağlı kendir
(Yılan) (Z. Eyüboğlu)

Yer altında gezer
Yedi gelinden güzel
(Saban demiri) (Z. Eyüboğlu)

Yer yer de doymaz.
(Değirmen taşı)
(Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

Yazı yazar kâtip değil
Duvara çıkar kedi değil
Boynuzu var inek değil
Yük taşır öküz değil
(Salyangoz) (Z. Eyüboğlu)

Yürür yürür iz etmez
Hızlı gider toz etmez
(Gemi) (Z. Eyüboğlu)

Yukardan aşağı iki gelin gelir
Beş halayık karşı gelir
Aldım ele, vurdum yere
Allah belasını vere
(Beş parmak, sümük) (Z. Eyüboğlu)

Yol üstünde kaba bohça
(Hayvan pisliği, gübre) (Z. Eyüboğlu)

Yer altında kızıl tencere
(Pancar) (Z. Eyüboğlu)
 
Konu Sahibi
Konu Sahibi
Cagataye95

Cagataye95

Kozmik - Eşduyum
Fahri Üye
VIP Üye
TM Üye
Ticaret - 0%
0   0   0
Katılım
13 Mar 2009
Mesajlar
16,836
Beğeniler
1,457
MmoLira
126
DevLira
0
#4
Önemli değil arkadaşlar.Başlarda cevapları parantez içinde yazılmadığı için zor okunabilir ama kısa olduğundan anlarsınız:)
 
Üst