Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz
For Advertising Contact [email protected]


Amasya genelgesi

BoRa{TR}

Level 3
TM Üye
Üye
Ticaret - 0%
0   0   0
Katılım
26 Ocak 2009
Mesajlar
1,514
Beğeniler
131
MmoLira
0
DevLira
0
#1
AMASYA GENELGESİ

Mustafa Kemal Paşanın Amasya’da aldığı kararlar doğrultusunda vali,mutasarrıf ve kolordu komutanlarına şifreli telgraf ve gizlilik koşuluyla yayımladığı genelgede (22 haziran 1919) Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın başlatıldığının açıklanması niteliğindeki bu genelgede, ulusal hareketin en önemli noktalarından biridir.Genelgede,vatan bütünlüğünün, ulusun bağımsızlığının tehlikede olduğu, itilaf devletlerinin denetimi altındaki hükümetin sorumluluklarının gereğini yerine getiremediği, bu durumun ulusun yok sayılmasına neden olduğu belirtiliyor; ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararın kurtaracağı açıklanıyordu. Ulusun durumunu saptamak ve sesini duyurabilmek için bir ulusal kurulun oluşturulması gerektiği, bunun içinde Anadolu’nun en güvenli yeri Sivas’ta ulusal bir kongrenin toplanmasının kararlaştırıldığı bildiriyor; kongre için her livadan ulusun güvenini kazanmış üç kadar delegenin yola çıkması isteniyordu.genelgeye göre doğu milleri adına 10 temmuzda toplanması kararlaştırılan Erzurum kongresi delegeleri de Sivas kongresine katılacaklardı.

Milletin kendi kararı ile kendini kurtarabilmesi nasıl olur? Bu kuşkusuz padişahın kararı ile gerçeklemez. Millet kurtuluş için kararını kendisi verecektir.Bu sözler tarihte ilk kez duyuluyordu.Artık millet yönetilmeyecek, yönetecekti. Bu milli egemenlik kavramına gidiştir.

Amasya Kararları :

Sivas’ta bir kongre toplanarak, tehlikeye düşmüş vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığını korumak üzere, İstanbul’daki tutsaklığa düşmüş Saltanat ve hükümetinin dışında, milletçe eyleme geçilmesi yolunda IX. Ordu komutanı Mustafa Kemal Paşanın Amasya’da vardığı ve öteki kurtuluş savaşı öncülerinin de onaylarını alarak bir genelgeyle yayımladığı kararlar (19-22 haziran 1919) Mustafa Kemal Paşanın Samsun’a çıktıktan sonra Amasya’ya gelişine kadar temas ettiği halk ve telgraf aracılığıyla çeşitli yerlerdeki komutanlarla yaptığı görüşmelerden sonra edindiği izlenimler sonucu vardığı kararların son taslağının altında Mustafa Kemal Paşadan başka XX. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa (Cebesoy), eski bahriye nazırlarında Rauf Bey (Orbay), III. Kolordu Komutanı Albay Refet Bey(Bele) IX. Kolordu kıtaatı müfettişliği kurmay başkanı albay Kazım(Dirik), Kurmay subay Hüsrev(Gererde),Yaver Muzaffer(kılıç) beylerin ve kararları genelge halinde valilik ve mutasarrıflıklara şifre eden bir sivil memurun imzaları vardır. Genelge, Mustafa Kemal imzasıyla yayımlanmıştır.

HAVZA GENELGESİ

Mustafa Kemal’in Havzadan komutanlar, yöneticiler ve resmi kurumlar için yayımladığı genelgedir (28 Mayıs 1919). Genelgede yurdun işgal altında olduğu, ulusun yok olma tehlikesi taşıdığı açıklanmaktadır. Ayrıca genelgede, düşmanın istila tehlikesine karşı halka dayalı çete kuvvetleri oluşturulması, protesto mitinglerinin düzenlenmesi, İstanbul hükümetinin uyarılması ve bütün dünyanın dikkatinin Anadolu’ya çekilmesi istendi.Gönderilen genelgede “ Milletin esaretten kurtuluşu, hâkim müstakil olarak topraklarımızda yaşayabilmesi ancak azimkâr ve namuslu ellerin milleti kısa ve doğru yoldan müdafaai hukuk ve istiklale sevkiyle kabil olacaktır.” Denildi.







ERZURUM KONGRESİ

8/9 temmuz gecesi, Mustafa Kemal Paşaya görevinden kesin olarak alındığını bildiren bir emir geldi.Bu emri alan Mustafa Kemal, İstanbul’a hem görevinden hem de askerlikten ayrıldığını bildirdi.Böylece Osmanlı devleti ile olan bütün ilişkisini sona erdiriyordu.Bu kararı vermek zordu ve büyük bir cesaret işiydi.Samsun’a çıktıktan sonra bütün girişimlerini dokuzuncu ordu komutanı olarak yapmıştı.Şimdi sivil bir kişi durumunda idi.Emir verme yetkisi kalmadığı gibi, kendisini de her an tutuklamaları da mümkündü.Çünkü yetkili kişilere böyle yetkiler verilmişti. Ama bu buyrukları yerine getirmekle görevli arkadaşı Kazım Karabekir Paşa bunları hiçe sayarak, kesinlikle onun hizmetinde olduğunu belirtti.Artık askerlik yetkisi kalmamış olan Mustafa Kemal Paşanın buyruğuna girmek, kuşkusuz çok önemli bir olaydır. Ülkedeki tek derli toplu askeri birlik komutanının yaptığı bu büyüklüğü herkes izledi.

Artık, örgütlenme etkinliği sürecektir.Erzurum kongresinin hazırlıkları bitirilir ve 23 Temmuz 1919 da kongre açılır.

Doğu Anadolu bölgesinin bütünlüğü, Ruslarla yapılan Brest-Litosvk Barışı ile bir süre sağlanmıştı.Ancak daha sonra itilaf devletleri, Rusya’nın kendi başna imzaladığı bu barışı tanımadıklarını belirttiler.Doğu Anadolu parçalanacaktı. .Ermeniler, Anlaşma devletlerinin bu kararına güvenerek Doğu Anadolu illerine saldırmaya başlamışlardı. Tıpkı batı Anadolu gibi burası da elden gitmek üzereydi.

Bu durumda, Mustafa Kemal, önce doğu illerindeki direniş hareketlerini birleştirip onlara etkin bir yön vermek istedi.Doğu Anadolu’da sağlanacak birliktelik, sonra tüm vatanda gerçekleştirilebilirdi. Doğu Anadolu’nun yurtsever halkı, paşanın çevresinde bütünleşmiş kenetlenmişlerdi.böylece, Erzurum kongresi büyük bir başarı ile sonuçlandı.

Kongrenin verdiği kararlar özetle şöyleydi.
“Milli sınırlar içindeki vatan bir bütündür. Bu bütün içinde bulunan Doğu illerimiz yabancı işgaline karşı tüm milletle birlikte hakkını savunacaktır.

Doğu illerin ve bütün bağımsızlığını Osmanlı Hükümeti sağlayamzsa, bunun gerçekleşmesi için geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümeti de milli kongre seçecektir. Bunun için gerekli girişimler yapılacaktır.”

Anlaşıldığı gibi, Erzurum kongresinde yeni ve esaslı bir teşkilatın başka bir deyişle, yeni bir devletin kurulması düşüncesi belirmişti. Ayrıca doğu illerinin birliği de sağlanmıştır. Artık milli kongrenin toplanması gerekmektedir.Kongre hazırlıklarını yapmak üzere Temsil Kurulu seçildi.Başkanı da Mustafa Kemal Paşa oldu.Temsil kurulu bir yandan Sivas kongresinin hazırlıklarını yapıyor,bir yandan da Kuva-yi Milliye hareketine destek veriyordu.

Bu sıralarda, Batı Anadolu’daki derneklerde birleşme yoluna girmişlerdi.Balıkesir(26-30 Temmuz), Alaşehir (16-25 Ağustos) kongreleri toplanmış, Amasya genelgesinde yazılı olan esasların uygulanması kabul edilmiştir

AMASYA GENELGESİ

Mustafa Kemal Paşanın Amasya’da aldığı kararlar doğrultusunda vali,mutasarrıf ve kolordu komutanlarına şifreli telgraf ve gizlilik koşuluyla yayımladığı genelgede (22 haziran 1919) Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın başlatıldığının açıklanması niteliğindeki bu genelgede, ulusal hareketin en önemli noktalarından biridir.Genelgede,vatan bütünlüğünün, ulusun bağımsızlığının tehlikede olduğu, itilaf devletlerinin denetimi altındaki hükümetin sorumluluklarının gereğini yerine getiremediği, bu durumun ulusun yok sayılmasına neden olduğu belirtiliyor; ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararın kurtaracağı açıklanıyordu. Ulusun durumunu saptamak ve sesini duyurabilmek için bir ulusal kurulun oluşturulması gerektiği, bunun içinde Anadolu’nun en güvenli yeri Sivas’ta ulusal bir kongrenin toplanmasının kararlaştırıldığı bildiriyor; kongre için her livadan ulusun güvenini kazanmış üç kadar delegenin yola çıkması isteniyordu.genelgeye göre doğu milleri adına 10 temmuzda toplanması kararlaştırılan Erzurum kongresi delegeleri de Sivas kongresine katılacaklardı.

Milletin kendi kararı ile kendini kurtarabilmesi nasıl olur? Bu kuşkusuz padişahın kararı ile gerçeklemez. Millet kurtuluş için kararını kendisi verecektir.Bu sözler tarihte ilk kez duyuluyordu.Artık millet yönetilmeyecek, yönetecekti. Bu milli egemenlik kavramına gidiştir.

Amasya Kararları :

Sivas’ta bir kongre toplanarak, tehlikeye düşmüş vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığını korumak üzere, İstanbul’daki tutsaklığa düşmüş Saltanat ve hükümetinin dışında, milletçe eyleme geçilmesi yolunda IX. Ordu komutanı Mustafa Kemal Paşanın Amasya’da vardığı ve öteki kurtuluş savaşı öncülerinin de onaylarını alarak bir genelgeyle yayımladığı kararlar (19-22 haziran 1919) Mustafa Kemal Paşanın Samsun’a çıktıktan sonra Amasya’ya gelişine kadar temas ettiği halk ve telgraf aracılığıyla çeşitli yerlerdeki komutanlarla yaptığı görüşmelerden sonra edindiği izlenimler sonucu vardığı kararların son taslağının altında Mustafa Kemal Paşadan başka XX. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa (Cebesoy), eski bahriye nazırlarında Rauf Bey (Orbay), III. Kolordu Komutanı Albay Refet Bey(Bele) IX. Kolordu kıtaatı müfettişliği kurmay başkanı albay Kazım(Dirik), Kurmay subay Hüsrev(Gererde),Yaver Muzaffer(kılıç) beylerin ve kararları genelge halinde valilik ve mutasarrıflıklara şifre eden bir sivil memurun imzaları vardır. Genelge, Mustafa Kemal imzasıyla yayımlanmıştır.

HAVZA GENELGESİ

Mustafa Kemal’in Havzadan komutanlar, yöneticiler ve resmi kurumlar için yayımladığı genelgedir (28 Mayıs 1919). Genelgede yurdun işgal altında olduğu, ulusun yok olma tehlikesi taşıdığı açıklanmaktadır. Ayrıca genelgede, düşmanın istila tehlikesine karşı halka dayalı çete kuvvetleri oluşturulması, protesto mitinglerinin düzenlenmesi, İstanbul hükümetinin uyarılması ve bütün dünyanın dikkatinin Anadolu’ya çekilmesi istendi.Gönderilen genelgede “ Milletin esaretten kurtuluşu, hâkim müstakil olarak topraklarımızda yaşayabilmesi ancak azimkâr ve namuslu ellerin milleti kısa ve doğru yoldan müdafaai hukuk ve istiklale sevkiyle kabil olacaktır.” Denildi.







ERZURUM KONGRESİ

8/9 temmuz gecesi, Mustafa Kemal Paşaya görevinden kesin olarak alındığını bildiren bir emir geldi.Bu emri alan Mustafa Kemal, İstanbul’a hem görevinden hem de askerlikten ayrıldığını bildirdi.Böylece Osmanlı devleti ile olan bütün ilişkisini sona erdiriyordu.Bu kararı vermek zordu ve büyük bir cesaret işiydi.Samsun’a çıktıktan sonra bütün girişimlerini dokuzuncu ordu komutanı olarak yapmıştı.Şimdi sivil bir kişi durumunda idi.Emir verme yetkisi kalmadığı gibi, kendisini de her an tutuklamaları da mümkündü.Çünkü yetkili kişilere böyle yetkiler verilmişti. Ama bu buyrukları yerine getirmekle görevli arkadaşı Kazım Karabekir Paşa bunları hiçe sayarak, kesinlikle onun hizmetinde olduğunu belirtti.Artık askerlik yetkisi kalmamış olan Mustafa Kemal Paşanın buyruğuna girmek, kuşkusuz çok önemli bir olaydır. Ülkedeki tek derli toplu askeri birlik komutanının yaptığı bu büyüklüğü herkes izledi.

Artık, örgütlenme etkinliği sürecektir.Erzurum kongresinin hazırlıkları bitirilir ve 23 Temmuz 1919 da kongre açılır.

Doğu Anadolu bölgesinin bütünlüğü, Ruslarla yapılan Brest-Litosvk Barışı ile bir süre sağlanmıştı.Ancak daha sonra itilaf devletleri, Rusya’nın kendi başna imzaladığı bu barışı tanımadıklarını belirttiler.Doğu Anadolu parçalanacaktı. .Ermeniler, Anlaşma devletlerinin bu kararına güvenerek Doğu Anadolu illerine saldırmaya başlamışlardı. Tıpkı batı Anadolu gibi burası da elden gitmek üzereydi.

Bu durumda, Mustafa Kemal, önce doğu illerindeki direniş hareketlerini birleştirip onlara etkin bir yön vermek istedi.Doğu Anadolu’da sağlanacak birliktelik, sonra tüm vatanda gerçekleştirilebilirdi. Doğu Anadolu’nun yurtsever halkı, paşanın çevresinde bütünleşmiş kenetlenmişlerdi.böylece, Erzurum kongresi büyük bir başarı ile sonuçlandı.

Kongrenin verdiği kararlar özetle şöyleydi.
“Milli sınırlar içindeki vatan bir bütündür. Bu bütün içinde bulunan Doğu illerimiz yabancı işgaline karşı tüm milletle birlikte hakkını savunacaktır.

Doğu illerin ve bütün bağımsızlığını Osmanlı Hükümeti sağlayamzsa, bunun gerçekleşmesi için geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümeti de milli kongre seçecektir. Bunun için gerekli girişimler yapılacaktır.”

Anlaşıldığı gibi, Erzurum kongresinde yeni ve esaslı bir teşkilatın başka bir deyişle, yeni bir devletin kurulması düşüncesi belirmişti. Ayrıca doğu illerinin birliği de sağlanmıştır. Artık milli kongrenin toplanması gerekmektedir.Kongre hazırlıklarını yapmak üzere Temsil Kurulu seçildi.Başkanı da Mustafa Kemal Paşa oldu.Temsil kurulu bir yandan Sivas kongresinin hazırlıklarını yapıyor,bir yandan da Kuva-yi Milliye hareketine destek veriyordu.

Bu sıralarda, Batı Anadolu’daki derneklerde birleşme yoluna girmişlerdi.Balıkesir(26-30 Temmuz), Alaşehir (16-25 Ağustos) kongreleri toplanmış, Amasya genelgesinde yazılı olan esasların uygulanması kabul edilmiştir
 
Üst