Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz
For Advertising Contact [email protected]


..:::Türk Sinema Tarihi:::...

'Sinema / Tiyatro / Tv' forumunda kralmustafa tarafından 17 Nis 2009 tarihinde açılan konu

  1. kralmustafa

    kralmustafa Level 8 Fahri Üye TM Üye

    0   0   0

    243
    2,994
    192
    137
    MmoLira:
    0
    MmoLira:
    0 (0 Banked)

    TURKMMO Güvencesiyle İtem, karakter, yang alın-satın. Sadece %6 komisyonla. Para çekmek ücretsiz, ödeme yapmak komisyonsuz, kazancınız aynı gün hesabınızda! HEMEN ÜYE OLMAK ve ÜCRETSİZ İLAN EKLEMEK İÇİN TIKLAYIN...





    ÜRK SİNEMA (YEŞİL ÇAM) TARİHİ


    Türkiye’de ilk film gösterimi[​IMG] Bertrand adlı bir Fransızın II.Abdülhamit zamanında[​IMG] 1896’da[​IMG] Saray’da yaptığı gösterimler ile başlamıştır. Daha sonraları Fransız firması Pathe’nin temsilcisi Romanya uyruklu Sigmund Weinberg’in yardımlarıyla Beyoğlu yakınlarında halka film gösterilmiştir. Bu filmler genellikle kısa metrajlı belge ve güldürü filmleriydiler. Weinberg[​IMG] halkın sinemaya gösterdiği ilgiden dolayı[​IMG] 1908’de[​IMG] Türkiye’deki ilk sinema olan Pathe Sineması’nı yaptırmıştır.
    İlk Türk sinema gösterimi Cevat Boyer ile Murat Bey’in Şehzadebaşı’ nda 19 Mart 1908 de başlattığı gösterimdir.
    Daha sonraları Şakir Seden ile Fuat Uzkinay[​IMG] Türk sinemasının açılışını 6 Temmuz 1910’da gerçekleştirirler.
    Birinci Dünya Savaşı’nda yedek subay olan Fuat Uzkinay[​IMG] 14 Kasım 1914'te Türk sinema tarihinin ilk belgesel filmini çeker. “ Ayastefanos'taki Rus Abidesinin Yıkılışı” adı verilen belgesel film 150 metre uzunluğunda ve İTÜ arşivindedir. Daha sonra[​IMG] Ordu Sinema Dairesi Başkanlığı'na getirilen Fuat Uzkinay[​IMG] konulu Türk film çekimlerini de 1918’den sonra yürütmüştür.
    İstiklal Harbi yıllarında birkaç senaryolu film yapılmışsa da Türk sineması Muhsin Ertuğrul ve Kemal Film ile firmalaşır.
    Ateşten Gömlek
    Leblebici Horhor
    Kız Kulesinde Bir Facia
    Sözde Kızlar
    Ankara Postası
    Karım Beni Aldatırsa
    Fena Yol
    Aysel Bataklı Damın Kızı
    Faruk Kenç ile bilimsel bir tarz geliştiren Türk sineması “Yılmaz Ali ve Dertli Pınar”filmleri ile yeni bir aşama kaydeder.
    Baha Gelenbevi’nin “Deniz Kızı ” adlı filmi ile Şadan Kamil’in filmleri[​IMG] Türk Tiyatrosunu sinema ile birleştirir.
    1934’ten sonra Vedat Örfi Bengü'nün Mısır'a giderek bu ülke sinemasının ilk örneklerini vermesi[​IMG] bizde de melodramın yerleşmesinde etkili olmuştur. Türk sinema izleyicisinin beğenisi melodrama dönük olduğundan[​IMG] yönetmenler de hızla Mısır filmlerinin uyarlamalarını çekmeye başlamışlardır.
    Muhsin Ertuğrul'un yönettiği "Allah'ın Cenneti" adlı filmi türünün en iyi aşk melodramıdır ve sonraki yıllarda bol bol karşılaşacağımız şarkıcı melodramlarının ilk örneğini oluşturur.
    1950'li yıllardan sonra[​IMG] Türk sinemasında "Tiyatrocular Dönemi" nden kademe kademe "Sinemacılar Dönemi" ne geçiş yaşanmıştır. Bu yıllarda sinemaya toplumsal konuların yanında ağırlıklı olarak melodramlar yer alır.
    1960'lı yıllarda sinemaya[​IMG] melodram formuna bağlı[​IMG] çocuk kahramanların rol aldığı "Sezercik"[​IMG] "Ömercik"[​IMG] "Ayşecik" filmleri eklenmiştir.
    Arabesk tarzın temellerinin atıldığı fakirlik[​IMG] sakatlık[​IMG] karşılıksız aşklar[​IMG] kader kurbanları vb. dramatik Türk ekolünü yaratmış ve senaryolar aynı üslup ve konuları yıllarca işlemişlerdir.
    Kısa zamanda ticari kaygılar sinemasal öğelerin önünü kesmiş[​IMG] aynı tür filmlerde aynı oyuncular kamera karşısına geçmiştir. Hatta aynı senaryolar[​IMG] dönemin gözde oyuncularıyla defalarca yinelenmiştir.
    TÜRK SİNEMASINDA MELODRAMLARDAN SEÇMELER
    FARUK KENÇ
     
    zeyn0 bunu beğendi.
  2. Konu Sahibi
    OP
    kralmustafa

    kralmustafa Level 8 Fahri Üye TM Üye

    0   0   0

    243
    2,994
    192
    137
    MmoLira:
    0
    MmoLira:
    0 (0 Banked)


    Dertli Pınar - 1943
    Hayatımı Mahveden Kadın - 1955
    Kaybolan Gençlik - 1955
    ÖMER LÜTFİ AKAD
    Vurun Kahpeye - 1949
    Öldüren Şehir - 1954
    Kardeş Kurşunu - 1955
    Beyaz Mendil - 1955
    Meçhul Kadın - 1955
    Kalbimin Şarkısı - 1955
    Meyhanecinin Kızı - 1958
    Yalnızlar Rıhtımı - 1959
    Vesikalı Yârim - 1968
    Kader Böyle İstedi - 1968
    Seninle Ölmek İstiyorum - 1969
    Rüya Gibi - 1971
    Bir Teselli Ver - 1971
    Mahşere Kadar - 1971
    Vahşi Çiçek - 1971
    Esir Hayat - 1974
    MUHSİN ERTUĞRUL
    İstanbul'da Bir Facia-i Aşk - 1922
    İstanbul Sokaklarında - 1931
    Aysel Bataklı Damın Kızı - 1934
    Allah'ın Cenneti - 1939
    Şehvet Kurbanı - 1940
    Kahveci Güzeli - 1941
    Halıcı Kız - 1953
    MUHARREM GÜRSES
    Zeynep'in Gözyaşları - 1952
    İhtiras Kurbanları - 1953
    Günah Kadını - 1953
    Bir Şoförün Hayatı - 1954
    Gülmeyen Yüzler - 1955
    Sazlı Damın Kahpesi - 1956
    Yayla Güzeli - 1956
    Yetimler Ahı - 1956
    Günah Köprüsü - 1956
    Öldürdüğüm Sevgili - 1956
    Yavrularımın Katili - 1957
    Allah Korkusu - 1958
    Bana Gönül Bağlama - 1958
    Yavrum İçin - 1958
    Sokak Şarkıcısı - 1959
    Şehvet Uçurumu - 1959
    Baharın Gülleri Açtı - 1961
    Gönlüm Yaralı - 1961
    Sokak Kedisi - 1969
    METİN ERKSAN
    Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukes - 1956
    Hicran Yarası - 1959
    Sevmek Zamanı - 1965
    Ölmeyen Aşk - 1966
    Ayrılsak da Beraberiz - 1967
    Sevenler Ölmez - 1970
    Feride - 1971
    Hicran - 1971
    Makber - 1971
    Sensiz Yaşayamam - 1977
    MEMDUH ÜN
    Yetim Yavrular - 1955
    Çoban Kızı - 1958
    Üç Arkadaş - 1958
    Kırık Çanaklar - 1960
    Güneş Doğmasın - 1961
    Boş Yuva - 1961
    Akasyalar Açarken - 1962
    Ağaçlar Ayakta Ölür - 1964
    Namusum İçin - 1965
    Vahşi Sevda - 1966
    Son Gece - 1967
    Yaprak Dökümü - 1967
    İlk ve Son - 1968
    Gönülden Yaralılar - 1973
    Birtanem - 1977
    Cevriyem - 1978
    HALİT REFİĞ
    Yasak Aşk - 1961
    Gurbet Kuşları - 1964
    Canım Sana Feda - 1965
    Kırık Hayatlar - 1965
    Aşk Fırtınası - 1972
    ERTEM EĞİLMEZ
    Senede Bir Gün - 1965
    Seni Seviyorum - 1966
    Seni Bekleyeceğim - 1966
    Ölünceye Kadar - 1967
    Yaşlı Gözler - 1967
    Sevemez Kimse Seni - 1968
    Kalbimin Efendisi - 1970
    Son Hıçkırık - 1971
    Yalancı Yarim - 1973
    ERTEM GÖREÇ
    Kanlı Sevda - 1960
    Ayrılan Yollar - 1964
    Acı Günler - 1967
    Affet Beni - 1967
    Düşman Aşıklar - 1967
    Kanlı Hayat - 1967
    Alnımın Kara Yazısı - 1968
    Aşkım Günahımdır - 1968
    Sabahsız Geceler - 1968
    Son Hatıra - 1968
    Son Vurgun - 1968
    Şafak Sökmesin - 1968
    Sahipsizler - 1974
    Sevmek - 1974
    Analar Ölmez - 1976
    ÜLKÜ ERAKALIN
    Bütün Suçumuz Sevmek - 1963
    Çalınan Aşk - 1963
    Gecelerin Kadını - 1964
    Gözleri Ömre Bedel - 1964
    Dağ Çiçeği - 1965
    Dudaktan Kalbe - 1965
    Hayatımın Kadını - 1965
    Ölüme Kadar - 1965
    Veda Busesi - 1965
    Yabancı Olduk Şimdi - 1965
    Yıldızların Altında - 1965
    Ayrılık Şarkısı - 1966
    Ömrümce Ağladım - 1967
    Kadın Severse - 1968
    Ölmüş Bir Kadının Mektupları - 1969
    Beklenen Şarkı - 1971
    Elbet Bir Gün Buluşacağız - 1973
    Silemezler Gönlümden - 1974
    Ben Sana Mecburum - 1976
    Aldırma Gönül - 1978
    TALAT ARTEMEL
    Sonsuz Acı - 1946
    Sönen Rüya - 1948
    MEHMET ASLAN
    Bir Gönül Oyunu - 1965
    Şoför Parçası - 1967
    Yaralı Kuş - 1967
    Agora Meyhanesi - 1968
    Bin Defa Ölürüm - 1969
    Bir Şarkısın Sen - 1969
    Kıskanırım Seni - 1970
    Allı Turnam - 1971
    Aşka Susayanlar - 1972
    Tanrım Beni Baştan Yarat - 1974
    Aşk Mahkumları - 1976
    CÜNEYT ARKIN
    Sevgili Oğlum - 1977
    Küsküm Çiçek - 1979
    Üç Sevgili - 1979
    Rüzgâr - 1980
    NATUK BAYTAN
    Aşkların En Güzeli - 1964
    Affedilmeyen Günah - 1965
    Sırtımdaki Bıçak - 1965
    Ömür Boyu - 1969
    Acı Yudum - 1972
    Yuvasız Kuşlar - 1978
    Son Sabah - 1978
    VEDAT ÖRFİ BENGÜ
    Günahım - 1948
    Sızlayan Kalp - 1948
    Kapanan Gözler - 1950
    Allah'tan Bul - 1952
    MEHMET DİNLER
    Aşkınla Divaneyim - 1967
    Kara Duvaklı Gelin - 1967
    Yarın Çok Geç Olacak - 1967
    Ağla Gözlerim - 1968
    Sana Dönmeyeceğim - 1969
    Sonbahar Rüzgârları - 1969
    Tatlı Sevgilim - 1969
    Hayatım Senindir - 1971
    Solan Bir Yaprak Gibi - 1971
    Unutama Beni - 1974
    SÜREYYA DURU
    Aşk ve İntikam - 1965
    Sevgim ve Gururum - 1965
    Ömrümce Unutamadım - 1971
    ORHAN ELMAS
    Hayatım Sana Feda - 1959
    Bir Yaz Yağmuru - 1960
    Bir Bahar Akşamı - 1961
    Yalnızlar İçin - 1962
    İçimdeki Alev - 1966
    Adını Anmayacağım - 1971
    Yağmur - 1971
    Feryat - 1972
    Kara Sevda - 1973
    Sensiz Yaşanmaz - 1974
    Bitmeyen Şarkı - 1976
    Aşkın Gözyaşları - 1978
    SIRRI GÜLTEKİN
    Son Şarkı - 1954
    Dertli Gönül - 1957
    Son Nefes - 1958
    Ağlama Sevgilim - 1962
    Aşk Güzeldir - 1962
    Fakir Bir Kız Sevdim - 1966
    Bir Annenin Gözyaşları - 1967
    Yıkılan Gurur - 1967
    SEYFİ HAVAERİ
    Damga - 1948
    Gönülden Yaralılar - 1949
    Sabahsız Geceler - 1952
    Sevda Sahilleri - 1955
    Izdırap Kasırgası - 1955
    Acı Sevda - 1958
    Gönülden Ağlayanlar - 1958
    Bir Yavrunun Gözyaşları - 1960
    TÜRKER İNANOĞLU
    Senden Ayrı Yaşayamam - 1960
    Şafakta Buluşalım - 1961
    Kalp Yarası - 1961
    Belki Bir Sabah Geleceksin - 1962
    Acı Tesadüf - 1966
    Bar Kızı - 1966
    Ayrılık Saati - 1967
    Arkadaşımın Aşkısın - 1968
    Aşka Tövbe - 1968
    Benim de Kalbim Var - 1968
    Son Mektup - 1969
    Fadime Cambazhane Gülü - 1970
    REMZİ JÖNTÜRK
    Göklerdeki Sevgili - 1966
    Yaralı Kalp - 1969
    SAFA ÖNAL
    İnleyen Nağmeler - 1969
    Ağlayan Melek - 1970
    Buğulu Gözler - 1970
    Ölünceye Kadar - 1970
    Bir Genç Kızın Romanı - 1971
    OKSAL PEKMEZOĞLU
    Aşkım ve Günahım - 1963
    Nemli Gözler - 1967
    Çingene Güzeli - 1968
    Sevilmek İstiyorum - 1973
    Sevda Yolcusu - 1973
    Arabacının Aşkı - 1976
    Beyaz Kuş - 1977
    NEVZAT PESEN
    Aşk Rüzgârı - 1960
    Çamsakızı - 1962
    İkimize Bir Dünya - 1962
    Meyhane Gülü - 1966
    DUYGU SAĞIROĞLU
    Bitmeyen Yol - 1965
    Ben Öldükçe Yaşarım - 1966
    Her Zaman Kalbimdesin - 1967
     
  3. Konu Sahibi
    OP
    kralmustafa

    kralmustafa Level 8 Fahri Üye TM Üye

    0   0   0

    243
    2,994
    192
    137
    MmoLira:
    0
    MmoLira:
    0 (0 Banked)


    Seni Affedemem - 1967
    Yanık Kalpler - 1967
    HULKİ SANER
    Sevmek Günah mı? - 1958
    Aşk Rüyası - 1959
    Gece Kuşu - 1960
    Bir Demet Yasemen - 1961
    Yavru Kuş - 1961
    OSMAN SEDEN
    İntikam Alevi - 1956
    Sönen Yıldız - 1956
    Berduş - 1957
    Kırık Plak - 1959
    Aşktan da Üstün - 1960
    İki Aşk Arasında - 1961
    Elveda Sevgilim - 1965
    Seven Kadın Unutmaz - 1965
    Akşam Güneşi - 1966
    Çalıkuşu - 1966
    Hicran Gecesi - 1968
    TÜRK SİNEMASINDA BAZI İLKLER
    İlk sinema gösterimi Yıldız Sarayı'nda yapıldı. (1896)
    Sürekli film gösterilen ilk salon Beyoğlu'nda Sigmund Weinberg tarafından Cinema Pathe adıyla açıldı (1908).
    İlk Türk filmi Fuat Uzkinay tarafından çekilen 'Ayastefonos'daki Rus Abidesinin Yıkılışı' (1914).
    Afişi basılarak yurdışına satılan ilk Türk filmi Binnaz oldu (1919).
    İlk konulu Türk filmleri Sedat Simavi tarafından çekilen 'Pençe' ve 'Casus' (1917).
    İlk özel yapım şirketleri Kemal Film (1922) ve İpek Film (1928).
    İlk sesli Türk filmi 'İstanbul Sokaklarında' Muhsin Ertuğrul tarafından çekildi (1928).
    İlk sansür yönetmeliği Mussolini'nin sansür yasasından esinlenerek hazırlandı ve yürürlüğe girdi. (1939).
    İlk film festivali 'Yerli Film Yapanlar Cemiyeti' tarafından düzenlendi. 'Unutulan Sır' adlı film en iyi film seçildi. En iyi kadın oyuncu ödülünü Nevin Aypar[​IMG] en iyi erkek oyuncu ödülünü Kadri Erdoğan aldı (1948).
    Tiyatro etkisinden çıkan ilk film Kanun Namına'yı Ömer Lütfi Akad çekti (1952).
    İlk renkli Türk filmi Halıcı Kız Muhsin Ertuğrul tarafından çekildi (1953). Aynı zamanda Muhsin Ertuğrul'un çektiği son filmdi.
    Metin Erksan'ın 'Aşık Veysel'in Hayatı' adlı filmi Sansür Kurulu tarafından yasaklanan ilk film oldu.
    İlk uluslararası ödülü Metin Erksan'ın yönettiği 'Susuz Yaz' aldı. Film Berlin Film Şenliğinde 'Altın Ayı' büyük ödülünü aldı (1964).
    Köy hayatını işleyen ilk Türk filmi Beyaz Geceler'i Lütfi Akad çekti (1965).
    1970’li yıllardan 1985’ li yıllara kadar Türk sineması TV etkisiyle bir kriz dönemine girer ve erotik Türk sineması ile ¤¤¤ furyası donemi başlar. 1990 ve 2000’li yıllarda ise krizden kurtulma ve gerçek öykülere dayali realist Türk sinemasına doğru adımlar atılır.
    Aslında Türk sineması Türk tiyatrosundan doğarak gelişmiş fakat Türk sinema tarzını ve dilini yaratamamıştır. Bir Fransız ve Rus film tarzından bahsedilebilir. Fakat Türk sinema dili ve tarzından şimdilik bahsetmek mümkün değil. Aynı şekilde Türk sinema platformu ve alanlarında da yetersizlik olduğu bir gerçektir.
    OSMANLICA BAZI SİNEMA DERGİLERİ
    SİNEMA GAZETESİ
    SİNEMA POSTASI (LE COURRIER DU CINEMA)
    SİNEMA YILDIZI
    OPERA-SİNE (OPERA-CINE)
    SİNEMA MECMUASI (LE CORURIER DU CINEMA)
    SİNEMA REHBERİ
    FİLM MECMUASI (LE FILM)
    SİNEMA MİHVERİ
    ARTİSTİK-SİNE (ARTISTIC-CINE)
    TÜRK SİNEMASI (CINE-TURC)
    SİNEMATOGRAF CERİDESİ
     
  4. Konu Sahibi
    OP
    kralmustafa

    kralmustafa Level 8 Fahri Üye TM Üye

    0   0   0

    243
    2,994
    192
    137
    MmoLira:
    0
    MmoLira:
    0 (0 Banked)


    910 - 1930 Dönemi 1914
    1908 yıllarından başlayarak çeşitli kentlerde halka açılan sinema salonları[​IMG] gösterilerini yabancı uyruklu ve Türkiye'de ki azınlıkların egemenliğinde sürdürürken devreye Cevat Boyer'le Murat Bey'ler girer. Ve Şehzadebaşı'nda Milli Sinema adı verilen "ilk Türk sineması" açılır (19 Mart). Ardından[​IMG] İstanbul Sultanisi'nde film gösterileri düzenleyen Şakir Seden'le Fuat Uzkınay[​IMG] Sirkeci'de lokantacılık yapan Ali Efendi'yi (Öztuna) ikna ederek ikinci Türk sinemasının açılmasını sağlarlar (6 Temmuz). Ve sinemaya Ali Efendi adı verilir. Çünkü Ali Efendi[​IMG] bu kuruluşun asıl büyük hissedarları olup[​IMG] Şakir ve Kemal Seden kardeşlerin de amcalarıdır.

    I.Dünya Savaşı'nın başladığı günlerde yedek subaylığını yapan Fuat Uzkınay[​IMG] Türk sinema tarihinin ilk filmini çeker. Ayastefanos'taki Rus Abidesinin Yıkılışı adını taşıyan ve tarihi anısı olan bu film[​IMG] 150 metre uzunluğunda bir belgeseldir. Ve işte 14 Kasım 1914'le Türk sinemasının gerçek doğum tarihi gerçekleşir.

    Bir yıl sonra (1915) Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın emriyle Merkez Ordu Sinema Dairesi kurulunca[​IMG] Türkiye'de sinemayı tanıtma konusunda büyük katkıları olan Sigmund Weinberg de bu kurumun başına getirilir. Yardımcısı da Fuat Uzkınay'dır. Weinberg[​IMG] savaşla ilgili ve Türkiye'yi ziyarete gelen imparatorların gezi belgesellerini çekerken[​IMG] bu ara Enver Paşa'yı ikna edip öykülü uzun film denemesine de girişecekti.

    Dönemin en çok tutulan tiyatro oyunu Leblebici Horhor'u çekmeye başladıktan bir süre sonra[​IMG] oyuncularından birinin ölmesiyle film yarım kaldı. İkinci öykülü filmi olan Himmet Ağanın İzdivacı'nın ise oyuncuları Çanakkale Savaşı nedeniyle askere alınınca[​IMG] bu denemesi de ilkinin akıbetine uğradı. Ancak[​IMG] Ordu Sinema Dairesi Başkanlığı'na getirilen Fuat Uzkınay[​IMG] yarım kalan Himmet Ağanın İzdivacı'nı savaştan sonra (1918) tamamladı.


    1917
    Müdafaa-i Milliye Cemiyeti[​IMG] sinemanın ilk yıllarındaki askeri nitelik taşıyan ikinci kuruluşuydu. Belge filmi yönetmeni olarak kurumun başına getirilen Fuat Uzkınay bu yönde çalışmalarını sürdürürken cemiyet[​IMG] ilk kez öykülü filmlere de el atar. Ve öykülü filmlerin çekimi[​IMG] o yıllarda 20 yaşlarında bir gazeteci olan Sedat Simavi'nin çabalarıyla gerçekleşir. Genç Simavi'nin yönetmenliğini yaptığı Pençe'yle Casus[​IMG] Türk sinemasında yarım kalmadan çekilen ilk öykülü filmlerdir.


    1919
    Bu yıl yalnızca iki öykülü film çekildi. Mürebbiye ile Binnaz. Her iki filmin yönetmeni[​IMG] Türk tiyatrosunun kuruluşunda büyük katkıları olan 62 yaşındaki Ahmet Fehim'di. Ve oyuncuları da Raşit Rıza Samako[​IMG] Behzat Butak[​IMG] Hüseyin Kemal Gürmen gibi tiyatro sanatçılarından oluşuyordu. Kadın oyuncuları ise Mm. Kalitea[​IMG] Eliza Binemeciyan ve Bayzar Fasulyeciyan'dı.

    1921
    Dönemin ün yapmış güldürü sanatçısı olan tiyatrocu Şadi Fikret Karagözoğlu[​IMG] Bican Efendi Vekilharç adlı 22 dakikalık kısa filmiyle Türk sinemasında ilk güldürü tipini yaratır. Bican Efendi Mektep Hocası ve Bican Efendinin Rüyası ise giderek bir diziyi oluşturur. Bu[​IMG] konulu üç kısa filmin yönetmen ve baş oyuncusu ise Karagözoğlu'dur.

    Ali Efendi[​IMG] yeğenleri Şakir ve Kemal Seden kardeşlerle yeni bir "aile ortaklığı" girişiminde bulunup[​IMG] "Sinema İşçileri Şirketi"ni kurarlar. Yabancı filmleri yurda ithal etmek amacıyla kurulan şirket[​IMG] çalışmalarını 1928'li yıllara kadar sürdürür.


    1922
    1916 yılından beri Almanya'da oyuncu ve yönetmen olarak film çalışmalarını sürdüren tiyatrocu Muhsin Ertuğrul'un yurda dönüşü ve ilk özel yapımevi olan Kemal Film şirketinin kuruluşuyla Türk sinemasında yeni bir dönem başlar. Kemal Film şirketini ve Eyüp'teki Feshane Fabrikası'nın bir bölümünde (dikimevi atölyesi) Kemal Film Stüdyosu'nu kuran Kemal ve Şakir Seden kardeşlerdir. Sinema ile ilgili ilk deneyimlerini yurt dışında gerçekleştiren Muhsin Ertuğrul; Kemal ve Şakir Seden kardeşlerle yaptığı işbirliği sonucu bu özel yapımevi adına iki film çeker; İstanbul'da Bir Facia-i Aşk (Şişli Güzeli Mediha Hanımın Facia-i Katli) ve Boğaziçi Esrarı (Nur Baba). İkincisi olaylı bir filmdir. Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun romanından sinemaya uyarlanan Nur Baba'nın çekimi sırasında Bektaşiler[​IMG] film setini basarlar. Olaylar çıkar. Bektaşiler filmin aleyhlerine çekildiği yanıltmacasıyla kışkırtılmışlardır. Ancak polisin olaya el koyması sonucunda çalışmalara devam edilir.

    1923
    Muhsin Ertuğrul[​IMG] tek adam olarak Türk sinemasında kurduğu egemenliğinin başlangıç yıllarındadır. Ve birbiri ardına üç film çeker. İlki Halide Edip Adıvar'dan uyarladığı Ateşten Gömlek'tir. Kurtuluş Savaşı'nı konu alan bir ilk filmdir. Türk sineması adına bir diğer özelliği de Ateşten Gömlek'te ilk kez Türk kadınlarının oynamasıdır. Ve böylece Cumhuriyet'in ilanının (1923) Müslüman Türk kadınlarına çalışma özgürlüğü tanıması sonucu[​IMG] Bedia Muvahhit ve Neyyire Neyir'le yeni bir dönem açılır. Leblebici Horhor ve Kız Kulesinde Bir Facia[​IMG] Ertuğrul'un 1923 yılında çevirdiği diğer iki filmdir.


    1924
    Muhsin Ertuğrul[​IMG] bu kez bir filmle yetinir. Peyami Safa'nın aynı ismi taşıyan romanından uyarladığı Sözde Kızlar'ı çektikten bir yıl sonra (1925) Rusya'ya gidip film çalışmalarına orada devam eder.

    1928
    1924 yılında sinema işletmeciliğine başlayan İpekçe Kardeşler[​IMG] bu kez film yapımı için bir şirket kurarlar. Adı İpek Film olan kurum[​IMG] Türk sinemasının ikinci özel yapımevidir. Yurtdışından dönen Muhsin Ertuğrul[​IMG] bu yeni şirketin ilk filmi olan Ankara Postası'nın çekimine başlarsa da[​IMG] filmi bazı nedenlerle ancak bir yıl sonra (1929) bitirir. Aynı yıl çekime başladığı Kaçakçılar'a geçirdikleri bir kaza sonucu oyunculardan birinin hayatını yitirmesiyle ara verilir. Ve film de gene ertesi yıl (1929) tamamlanır.
     
  5. Konu Sahibi
    OP
    kralmustafa

    kralmustafa Level 8 Fahri Üye TM Üye

    0   0   0

    243
    2,994
    192
    137
    MmoLira:
    0
    MmoLira:
    0 (0 Banked)


    1931 - 1950 Dönemi

    1931
    Muhsin Ertuğrul'un İstanbul Sokaklarında adlı filmi[​IMG] Türk sinemasının ilk ortak yapımıdır (Türk-Mısır-Yunan). Semiha Berksoy[​IMG] Talat Artemel[​IMG] İ. Galip Arcan gibi Türk oyuncuların yanı sıra Mısırlı Azize Emir[​IMG] Yunanlı Gavrilides'in başrollerini paylaştığı filmin seslendirme (dublaj) işlemi Paris'teki Espinay stüdyolarında yapılır. Bu nedenle İstanbul Sokaklarında ilk film sayılır. Yani sessiz çekilip sonradan dublaj sistemiyle seslendirilmiştir.

    1932
    Dâr-ül-bedayi (tiyatrocular) oyuncularından (Atıf Kaptan[​IMG] Ferdi Tayfur[​IMG] Mahmut Moralı[​IMG] Hadi Ün[​IMG] Hazım Körmükçü[​IMG] Sait Köknar[​IMG] Ercüment Behzat Lav) egemen olduğu dönemde ve bu oyuncularla çekilen Bir Millet Uyanıyor Muhsin Ertuğrul'un en önemli filmi kabul edildiği gibi[​IMG] Türk sinema tarihimizin de ilk yüz akı filmlerimizden biridir. Ve ilk kez bir oyuncu halk içinde ünlenip öne çıkar. Bu oyuncu Yahya Kaptan rolüyle Atıf Kaptan'dır. Ertuğrul[​IMG] Kaçakçılar'la çalışmalarını sürdürürken[​IMG] İpek Film Şirketi de Nişantaşı'nda ilk sesli stüdyoyu kurup işlemlere başlar. Bu yıl[​IMG] ilk şekliyle hazırlanan Sinema Filmlerinin Kontrolü Hakkında Talimatname'de yürürlüktedir.

    1933
    4 uzun[​IMG] 3 kısa öykülü film çekildi. Güldürüler[​IMG] vodviller ve operet türü filmlerin yılıdır. Muhsin Ertuğrul[​IMG] Karım Beni Aldatırsa[​IMG] Söz Bir Allah Bir ve Fena Yol adlı filmlerini gerçekleştirir. Fena Yol[​IMG] Türk sinemasının ikinci ortak yapımıdır (Türk-Yunan). Bu ara Ertuğrul; Mümtaz Osman takma (müstear) adıyla senaryo çalışmaları yapan Nâzım Hikmet'le (Ran) birlikte Cici Berber'i yönetir. Nâzım Hikmet'in kısa öykülü film çalışması Düğün Gecesi/ Kanlı Nigâr'dan sonra Dâr-ül-bedayi oyuncularından Hazım Körmükçü'de Yeni Karagöz'le yönetmenliği dener.

    1934
    Ha-Ka Film şirketi (Halil Kamil) kurulur. Ertuğrul[​IMG] Milyon Avcıları ve Leblebici Horhor Ağa; Nâzım Hikmet ise İstanbul Senfonisi ile (kısa film) çalışmalarını sürdürür. Ertuğrul'un ikinci kez perdeye uyarladığı Leblebici Horhor Ağa'nın önemi Venedik 2. Uluslararası Film Şenliği'ne katılıp onur diploması almasıdır. Ve bu Türk sineması tarihinde yurt dışından gelen ilk ödül sayılır.

    1935
    Muhsin Ertuğrul Aysel Bataklı Damın Kızı'yla Türk sinemasına ilk köy filmini kazandırır. Sovyet sinemasının etkilerini taşıyan filmin bir özelliği de oyuncu Cahide Sonku'yla ortaya çıkar. 1933 yılında Dâr-ül-bedayi oyuncusu olarak sinemada işbaşı yapan Sonku[​IMG] Aysel rolüyle kendinden sonra gelen kuşağa yıldızlık yolunu açar. Çünkü Cahide Sonku Türk sinemasının ilk kadın yıldızıdır.


    1939
    1916'lardan başlayıp 1939 yılına kadar uzanan[​IMG] Muhsin Ertuğrul ve tiyatro oyuncularının damgasını vurduğu bu dönemde Taş Parçası'yla bağımsız bir yönetmen araya girer. Tiyatrocuların dışından gelen bu yönetmen Faruk Kenç'tir. Almanya'da Fotoğrafçılık ve Film Okulu'nu bitirip 1938 yılında yurda dönen Kenç[​IMG] zorunlu olarak Muhsin Ertuğrul'un takımındaki tiyatro oyuncularıyla bir süre çalışacaktır. Çünkü o günün koşulları içinde Şehir Tiyatrosu oyuncuları[​IMG] hocaları Ertuğrul'un izinde olup[​IMG] Türk sinemasını ellerinde tutmaktadırlar.

    1940
    Faruk Kenç'in sinemaya girmesiyle çekilen film sayısı 5'e yükselir. Ertuğrul'un Şehvet Kurbanı ve özelliklede Faruk Kenç'in Yılmaz Ali adlı ilk polisiye film denemesinde oynayan Suavi Tedü'yle ilk jön tipi (Jeune premier) ortaya çıkar.

    1942
    Bir yıl önce Ertuğrul Muhsin Kahveci Güzeli'yle 1941'i kapatırken[​IMG] Çekoslavakya asıllı ve çeşitli tiyatrolarda takdimcilik yapan Adolf Körner'in sinemacılığa atılmasıyla bu sayı dörde çıkar. Yapımcı Halil Kamil'in ısrarlarıyla işe başlayan Körner peş peşe üç film çekti: Duvaksız Gelin[​IMG] Sürtük ve Kerem ile Aslı. Ve Körner'in bir tiyatro oyunu (Pigmalyon) uyarlaması olan Sürtük daha sonraki yıllarda defalarca çekilerek[​IMG] koyu melodramatik yapısı nedeniyle Türk sinemasını etkileyecektir.


    1943
    Burhan Felek'in senaryosunu yazıp Muhsin Ertuğrul'un İpek Film adına 1940 yılında çekimine başladığı Nasrettin Hoca Düğünde adlı filmi yarım kalır. Bu kez de oyuncu ve seslendirme sanatçısı Ferdi Tayfur devreye girip filmi tamamlayacaktır. Bu yıl kurulan yeni yapımevi Ses Film (Necip Erses) çalışmalara başlar. Yapımevinin ilk filmi de Faruk Kenç'in yönettiği bir köy melodramı olan Dertli Pınar'dır.

    1944
    Baha Gelenbevi; Faruk Kenç'ten sonra tiyatro dışından gelen ikinci sinemacıdır. Uzun süre Paris'te kalıp 1939 yılında yurda döner. Faruk Kenç'in Dertli Pınar filminde (1943) görüntü yönetmeni olarak çalışan Gelenbevi bu kez yönetmenlik denemesini gerçekleştirdi; Deniz Kızı.

    1945
    Kendi adına İstanbul Film'i (1944) kuran Faruk Kenç yapımevinin ilk filmi olarak Hasret'i yönetti. Bir köy filmi olan Hasret'te Münir Nurettin'le başrolü paylaşan Oya Sensev[​IMG] tiyatro dışından gelen yeni bir oyuncuydu. Türk sinemasında Şehir Tiyatrosu oyuncularının dışında yeni oyuncu denemeleri Faruk Kenç'in girişimleriyle başlıyordu.

    Almanya'da fotoğrafçılık öğrenimi yapan Şadan Kamil (Onüç Kahraman) ve Şehir Tiyatrosu oyuncularından Talat Artemel'le (Hürriyet Apartmanı)[​IMG] Refik Kemal Arduman (Köroğlu)[​IMG] ilk filmlerini bu yıl çektiler.

    Bundan sonra üç yeni film şirketi çalışmalarına başladı. Halk Film (Fuat Rutkay)[​IMG] Atlas Film (Nazif Duru[​IMG] Murat Köseoğlu) ve And Film (Turgut Demirağ). Rutkay[​IMG] Samatya ve Bakırköy'deki sinemaların sahibi; Duru[​IMG] sinema işletmecisi Turgut Demirağ'da Amerika'da sinemacılık tahsili yapmıştı.

    1946
    Tiyatro dışından gelen oyunculara Günahsızlar'la (Faruk Kenç)[​IMG] Sadri Alışık da katıldı. Film şirketleri sayısında ise belli bir artış görüldü. Erman Film (Hürrem Erman)[​IMG] Duru Film (Naci Duru) bu yapımevlerinin başlıcalarını oluşturdular.Yılın en önemli sinema olayı ise Yerli Film Yapanlar Cemiyeti'nin kurulması oldu. Çünkü YFYC[​IMG] yapımcıları bir araya getiren bağımsız bir sinemacılar kuruluşudur. Kuruluşun İdare Heyeti'nde ise Faruk Kenç (İstanbul Film)[​IMG] İhsan İpekçi (İpek Film)[​IMG] Turgut Demirağ (And Film)[​IMG] Fuat Rutkay (Halk Film)[​IMG] Necip Erses (Ses Film)[​IMG] Murat Köseoğlu (Atlas Film)[​IMG] Refik Kemal Arduman (Ankara Film)[​IMG] İskender Necef (Birlik Film)[​IMG] Hikmet Aydın (Şark Film) ve Yorgo Saris (Elektra Film) görev aldı.

    1947
    Film sayısı 12'ye tırmandı. Mısır sinemasının kuruluşunda büyük katkıları olan oyuncu Vedat Örfi Bengül (Bağda Gül)[​IMG] Burhanettin Tepsi ve Sadi Tek gibi tiyatro topluluklarında sahneye çıkan Seyfi Havaeri (Yara[​IMG] Kılıbıklar)[​IMG] Şehir Tiyatrosu oyuncularından Ferdi Tayfur (Senede Bir Gün[​IMG] Kerim'in Çilesi)[​IMG] Kâni Kıpçak (Yuvamı Yıkamazsın) bu yıl yönetmenliğe sıvanıp ilk filmlerini çektiler. Ve hocaları Muhsin Ertuğrul'un etkileriyle filmlerinde[​IMG] tiyatrolaştırılmış[​IMG] ağdalı[​IMG] ağır makyajlı bir sinema uygulayımı egemen oldu. Ayrıca[​IMG] Mısır kaynaklı Arap filmleri'nin II. Dünya Savaşı yıllarına rastlayan dönemde yurda ithal edilmesi[​IMG] ikinci büyük etkiyi oluşturuyordu.

    Bu yıl sinemaya giren yönetmenlerden yalnızca Turgut Demirağ[​IMG] dikkati çekti. Çünkü Demirağ[​IMG] tiyatro dışı bir sinemacıydı. Hollywood'da iki yıl süreyle mesleki incelemelerde bulunmuştu. Bir Reşat Nuri Güntekin uyarlaması olan Bir Dağ Masalı[​IMG] o dönemin koşulları içinde yapılmış ilk üstün yapım denemesiydi.

    1948
    18 film çekildi. 5'inin yönetmenliğini Vedat Örfi Bengü yaptı. 7 film ise Halk Film (Fuat Rutkay) yapımıydı. Ve Fuat Rutkay[​IMG] daha sonraki yıllarda en çok film yapan prodüktör olarak çalışmalarını sürdürecekti.

    Yeni kurulan Ömay Film (Ömer Aykut)[​IMG] Işık Film (Agop Fındıkyan)[​IMG] Milli Film (Sabahattin Tulgar)[​IMG] yapımevleri çalışmalarına başladılar. Muhsin Ertuğrul'un takımındaki oyunculardan Sami Ayanoğlu (Harmankaya) ve Kadri Ögelman (Kahraman Mehmet) yönetmen olarak devreye girdiler. Şakir Sırmalı (Domaniç Yolcusu) ve Çetin Karamanbey (Silik Çehreler) de tiyatro dışından gelen yönetmenlerdi.

    Film sayısının her yıl giderek artıp yeni yapımevleri'nin devreye girmesinin başlıca nedenlerinden biri[​IMG] yerli yapımlara Belediye Gelirleri Kanunu gereğince bir ayrıcalık tanınması oldu. Çünkü yerli yapımların rüsumu % 25'e düşürülmüştü. Türk sineması ilk kez[​IMG] gayrisafi hasılat açısından korunmaya alınıyordu.

    Yurt içinde Türk sinemasının ilk resmi yarışması da aynı yıl Yerli Film Yapanlar Cemiyeti tarafından düzenlendi. Ve "Milli filmciliğin inkişafına[​IMG] çalışmaları teşvik etmek gayesiyle muhtelif ve müteaddit müsabakalar tertibine" karar veren Cemiyet[​IMG] yerli film müsabakasının sonuçlarını şöyle saptadı:
    - En güzel film: Unutulan Sır (Şakir Sırmalı)
    - En güzel 2. film: Bir Dağ Masalı (Turgut Demirağ)
    - En çok muvaffak olan rejisör: Turgut Demirağ[​IMG] (Bir Dağ Masalı)
    - En çok muvaffak olan operatör: Kriton İlyadis
    - En çok muvaffak olan ses yönetmeni: Yorgo İlyadis
    - En çok muvaffak olan kadın artist: Nevin Aypar
    - En çok muvaffak olan erkek artist: Kadri Erogan (Bir Dağ Masalı)
    - En çok muvaffak olan kadın karakter artisti: Cahide Sonku
    - En çok muvaffak olan erkek karakter artisti: Talat Artemel
    - En iyi senaryo: Turgut Demirağ (Bir Dağ Masalı)
    - En iyi hikâye: Reşat Nuri Güntekin (Bir Dağ Masalı)
    - En iyi laboratuvar: Ses Film (Necip Erses)
    - En iyi montaj: Özen Sermet
    - En iyi orijinal şarkı: Unutulan Sır'da
    - En iyi dekor: Kadri Erogan (Yuvamı Yıkamazsınız)


    Makyaj ve fon müziği dallarında ise ödüle layık bir çalışma oybirliğiyle görülmedi.


    1949
    Film sayısı 19'a ulaştı. Artık[​IMG] Türk sineması yeni bir dönemin başlangıcında. Günün değişen ekonomik ve toplumsal koşulları içinde bağımsız[​IMG] özgün ve de sahici sinemacılar birer ikişer bu dönemde yerlerini alacaklardır. İşte sinemamızın ilk gerçek pırıltılarından biridir Lütfi Ö. Akad Türk sinemasının gelişim tarihi içinde çok önemli yeri ve gerçekçi bir kurtuluş savaşı filmi olan Vurun Kapheye ile Akad[​IMG] yeni sinema anlayışının ilk belirtilerini ortaya koyar.

    Aynı değişim ve dinamizm yeni denenen oyuncular için de geçerlidir. Örneğin Sezer Sezin (Vurun Kahpeye)[​IMG] Muzaffer Tema (Çığlık)[​IMG] Gülistan Güzey[​IMG] Hümaşah Hiçan[​IMG] Orhon M. Arıburnu[​IMG] Reha Yurdakul bu yeni oyuncu kuşağı'nın bazılarıdır. Özellikle de Sezer Sezin ve Muzaffer Tema[​IMG] daha sonraki yıllarda seyirci üzerindeki etkinlikleriyle öne çıkacaklardır. Ayrıca Tema[​IMG] Suavi Tedü'den teslim aldığı jeune prömier tipini popülarize ederek daha ilerilere götürebilmeyi başaracaktır.

    1950
    Bu yıl çekilen 22 film içinde sayı olarak ağırlık gene eski kuşaktan Vedat Örfi Bengü'dedir.Çünkü[​IMG] Mısır sinemasının Türkiye'deki mirasçısı Bengü[​IMG] 7 film birden yönetmiştir. Ama Bengü de tiyatro ağırlıklı yönetmenler gibi Türk sinemasında son dönemini yaşamaktadır. Muhsin Ertuğrul'un 1922'lerden 1947'ye geldikten sonra zorunlu olarak ara verdiği ilkel düzeydeki sinema çalışmalarını iz süren mirasçılardan Kadri Ögelman[​IMG] Cahit Irgat[​IMG] Avni Dilligil[​IMG] Mümtaz Ener; daha sonraki yıllarda ise Sami Ayanoğlu (1951)[​IMG] Kâni Kıpçak (1951)[​IMG] Talat Artemel (1952)[​IMG] Suavi Tedü (1953) sürdürmeye çalışacaklardır.

    Faruk Kenç[​IMG] Çetin Karamanbey gibi önceki yıllardan gelenlerle birlikte[​IMG] yeni sinemacılardan Orhon M. Arıburnu[​IMG] Semih Evin[​IMG] Mehmet Muhtar[​IMG] Hüseyin Peyda tiyatrocu egemenliğini bir ölçüde yavaşlatacaklardır. Neriman Köksal ile Mesiha Yelda bu sinemacı kuşağının oyuncuları olarak dikkati çekerler.
     

Sosyal Medya