Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Küçük Kaynarca Anlaşması'nın müzakere ve imzasında Osmanlı Devleti heyetine reislik gibi kadersiz bir vazife ile tarihe geçmiş, ancak öncesinde Viyana ve Berlin'de önemli sefaret görevlerinde bulunmuş Osmanlı devlet adamıdır. Devlet adamlığının yanısıra Sefaretname'si ve Osmanlı reisülküttabları ve kızlarağaları hakkındaki biyografik eserleri ile de tanınmış, önemli bir yazardır. Türkiye'nin ilk Berlin büyükelçisidir.
Sefaretnamesinin özellikle Berlin izlenimlerini ve yol güzergahını içeren kısımları, daha önce (1720) Paris'e gönderilen Türkiye'nin ilk Paris Büyükelçisi Yirmisekiz Mehmed Çelebi'nin tecrübeleriyle benzerlik taşımakta ve iki eser birbirlerini tamamlamaktadır. Her iki yazar da, tiyatroyu -"komedya denilen hayalhâneleri"- keşfederler, kadınlarla erkeklerin birlikte eğlendikleri bir ortama uyum sağlamakta güçlük çekerler. Tıpkı Paris halkı gibi Berlinliler de gördükleri ilk Türk olan Ahmed Efendi'yi, başında balkabağından büyükçe kavuğu, kaftanı ve maiyetinin şatafatıyla, pencerelerinden bir Şark tiyatrosunu izler gibi seyrederler.
Ahmed Resmî Efendi 1700 yılında Giritte Resmo kentinde doğmuştur. Tahsilini tamamlamak üzere İstanbula gelmiş, reisülküttablardan Mustafa Efendinin yanında yetişmiş ve daha sonra onun damadı olmuştur. Öğrenimini tamamladıktan sonra devlet hizmetine girdi. Sırasıyla Selanik, İstanbul ve Gelibolu baruthanelerinde nezaret görevleri ile kethüdalıklarda ve dışişleriyle alakalı görevlerde bulundu. Sultan III. Mustafanın tahta çıkışını bildirmek üzere Avusturyaya elçi olarak gönderildi (1757). Daha sonra maliye tezkirecisi ve Anadolu muhasebecisi olarak vazifelendirildi.
Prusya Kralı II. Frederik'in ülkesinde gerçekleştirdiği reformları duyan padişah tarafından, Prusya ile Rusya arasındaki yakınlaşmanın Osmanlı Devleti açısından getireceği riskleri incelemek, yolu üzerinde bulunan Osmanlı himayesindeki Lehlilere teminat vermek üzere elçi olarak Berline gönderildi (1763). Böylece Osmanlı Devleti'nin ilk Berlin Büyükelçisi oldu. Bu vazifesini büyük bir titizlik ve dikkatle yapan Ahmed Resmi Efendi, İstanbula döndüğünde, sadaret mektupçuluğuna tayin edildi. Arkasından çavuşbaşı, matbah ve tersane emini ve ruznameci oldu. 1769da sadrazam kethüdalığına getirildi ise de kısa süre sonra sadaret değişikliği yüzünden eski vazifesine döndü. 1771de tekrar sadaret kethüdalığına atandı. Bu görevde iken Küçük Kaynarca Anlaşması'nın müzakere ve imzasında Osmanlı heyeti reisi oldu. İstanbula dönüşünde matbah emaneti, şıkk-ı sani defterdarlığı, cizye muhasebeciliği ve ruznamecilik vazifelerinde bulundu. 1783 Ağustos sonlarında İstanbulda vefat etti.
Eserleri
Viyana ve Berlin Sefaretnameleri: Eserde yazar, gittiği ülkelerin askeri, siyasi, ekonomik ve toplumsal durumları ile ilgili ayrıntılı bilgiler vermiş, yol boyunca gördüğü yerler hakkında değerlendirmeler yapmıştır. Bu devletlerin Osmanlı Devleti ile olan ilişkilerini inceleyerek muhtemel gelişmelerle ilgili tekliflerde bulunmuştur.
Halikat-ür-Rüesa: Koca Nişancı Celalzade Mustafa Çelebiden Ragıb Paşaya kadar reisülküttabların biyografileri ve hal tercümesi anlatılmıştır.
Hamilet-ül-Kübera: 39 kızlarağasının biyografisi ve hal tercümesi anlatılmıştır.
Hülasat-ül-İtibar: 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı hakkında görüş, izlenim ve eleştirilerini anlatmaktadır.
Sefaretnamesinin özellikle Berlin izlenimlerini ve yol güzergahını içeren kısımları, daha önce (1720) Paris'e gönderilen Türkiye'nin ilk Paris Büyükelçisi Yirmisekiz Mehmed Çelebi'nin tecrübeleriyle benzerlik taşımakta ve iki eser birbirlerini tamamlamaktadır. Her iki yazar da, tiyatroyu -"komedya denilen hayalhâneleri"- keşfederler, kadınlarla erkeklerin birlikte eğlendikleri bir ortama uyum sağlamakta güçlük çekerler. Tıpkı Paris halkı gibi Berlinliler de gördükleri ilk Türk olan Ahmed Efendi'yi, başında balkabağından büyükçe kavuğu, kaftanı ve maiyetinin şatafatıyla, pencerelerinden bir Şark tiyatrosunu izler gibi seyrederler.
Ahmed Resmî Efendi 1700 yılında Giritte Resmo kentinde doğmuştur. Tahsilini tamamlamak üzere İstanbula gelmiş, reisülküttablardan Mustafa Efendinin yanında yetişmiş ve daha sonra onun damadı olmuştur. Öğrenimini tamamladıktan sonra devlet hizmetine girdi. Sırasıyla Selanik, İstanbul ve Gelibolu baruthanelerinde nezaret görevleri ile kethüdalıklarda ve dışişleriyle alakalı görevlerde bulundu. Sultan III. Mustafanın tahta çıkışını bildirmek üzere Avusturyaya elçi olarak gönderildi (1757). Daha sonra maliye tezkirecisi ve Anadolu muhasebecisi olarak vazifelendirildi.
Prusya Kralı II. Frederik'in ülkesinde gerçekleştirdiği reformları duyan padişah tarafından, Prusya ile Rusya arasındaki yakınlaşmanın Osmanlı Devleti açısından getireceği riskleri incelemek, yolu üzerinde bulunan Osmanlı himayesindeki Lehlilere teminat vermek üzere elçi olarak Berline gönderildi (1763). Böylece Osmanlı Devleti'nin ilk Berlin Büyükelçisi oldu. Bu vazifesini büyük bir titizlik ve dikkatle yapan Ahmed Resmi Efendi, İstanbula döndüğünde, sadaret mektupçuluğuna tayin edildi. Arkasından çavuşbaşı, matbah ve tersane emini ve ruznameci oldu. 1769da sadrazam kethüdalığına getirildi ise de kısa süre sonra sadaret değişikliği yüzünden eski vazifesine döndü. 1771de tekrar sadaret kethüdalığına atandı. Bu görevde iken Küçük Kaynarca Anlaşması'nın müzakere ve imzasında Osmanlı heyeti reisi oldu. İstanbula dönüşünde matbah emaneti, şıkk-ı sani defterdarlığı, cizye muhasebeciliği ve ruznamecilik vazifelerinde bulundu. 1783 Ağustos sonlarında İstanbulda vefat etti.
Eserleri
Viyana ve Berlin Sefaretnameleri: Eserde yazar, gittiği ülkelerin askeri, siyasi, ekonomik ve toplumsal durumları ile ilgili ayrıntılı bilgiler vermiş, yol boyunca gördüğü yerler hakkında değerlendirmeler yapmıştır. Bu devletlerin Osmanlı Devleti ile olan ilişkilerini inceleyerek muhtemel gelişmelerle ilgili tekliflerde bulunmuştur.
Halikat-ür-Rüesa: Koca Nişancı Celalzade Mustafa Çelebiden Ragıb Paşaya kadar reisülküttabların biyografileri ve hal tercümesi anlatılmıştır.
Hamilet-ül-Kübera: 39 kızlarağasının biyografisi ve hal tercümesi anlatılmıştır.
Hülasat-ül-İtibar: 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı hakkında görüş, izlenim ve eleştirilerini anlatmaktadır.