Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz
For Advertising Contact [email protected]


19.yydan İtibaren Kurulan Bankalar

BoRa{TR}

Level 7
TM Üye
Üye
Ticaret - 0%
0   0   0
Katılım
26 Ocak 2009
Konular
745
Mesajlar
1,514
Beğeniler
131
MmoLira
0
DevLira
0
#1
19.yydan İtibaren Kurulan Bankalar
gömülü kalmış olan milyonlarca lira ortaya çıkacak,ülkenin iktisadi kaynakları değerlendirilecekti.Öte yandan “milli” banka iktisadi gelişmenin dayanak noktası olacaktı.Tekin Alp’e göre,ulusal nitelikteki bu banka “gayr-ı milli” mali kuruluşlar gibi kendi çıkarlarını gözetmeyecek,Osmanlı ülkesinin tarımını, sanayi’ini,ticaretini ulusal çıkarlar doğrultusunda yönlendirecekti.
Osmanlı İtibar-ı Milli Bankası’nın her biri 10 liralık 400000 pay senedi 1917 yılı başında kayda açıldı.İttihat ve Terakki Cemiyeti halkı banka sermayesine katkıda bulunmaya sevketmek için büyük çaba sarfetmişti. Pay senetlerine ilk yazılan Sultan Mehmet Reşat olmuştu.İttihat ve Terakki Fırkası mebusan grubu,bu “emr-i milliye iştirakı” görev bilmiş, İttihatçı mebusların banka sermayesine kişisel katkıları yanısıra,partinin meclis grubu kasasındaki parayı da pay senetlerine yatırmıştı.
11 Mart 1917 günü kesin olarak kurulan İtibar-ı Milli Bankası’nın ana sözleşmesindeki pay senetlerinin isme yazılı olacağı belirtiliyor,ancak Osmanlı uyruklarının bankaya hissedar olabilecekleri kaydediliyordu.Öte yandan,Osmanlı Devleti’nde ilk kez Türkçe pay senedi düzenleniyor,bankanın her türlü işlemlerinde ve kayıtlarında Türkçe kullanılması zorunluluğu getiriliyordu.
Osmanlı İtibar-ı Milli Bankası,her türlü banka işlemi yanısıra,demiryolu,yol,geçit,k anal, liman,bataklık kurutma ve arazi sulama gibi bayındırlık işlerine girişecek,tarım,ticaret ve sanayi’i geliştirmeye yönelik “milli” şirketlerin sermayesine katılacak ya da başka bir suretle yardımda bulunacaktı.Son olarak,İtibar-ı Milli Bankası,Osmanlı Bankası’nın hukukunu ihlal etmeksizin,devlete ait mali işleri yürütecek,halkın her türlü para,esham,tahvil ve pay senedini kasalarında saklayacaktı.

Diğer Bankalar

Yukarıdaki bilgilerden de anlaşılacağı gibi Osmanlı Devleti zamanından Cumhuriyet’in ilanına kadar bankacılık alanında iki önemli dönem göze çarpmaktadır.İlki 1847-1908 yılları arasını kapsayan ve Yabancı Bankalar Dönemi adı verilen dönemdir.Bu dönemde Osmanlı Devleti'’e yabancı sermaye akışı hızlanmış ve bu doğrultuda birçok yabancı sermayeli banka faaliyete geçmiştir.Bu bankalardan bazıları sonraki dönemlerde de varlıklarını sürdürmüş, hatta Cumhuriyet’e kadar işlemlerini devam ettirmişlerdir.
Bu bankaların başlıcaları ;
-Alman Şark Bankası (Deutsche Orient Bank)
-Deutsche Bank İstanbul Şubesi
-Wiener Bankverein (Avusturya) şubeleri
-Levantine Bank (İngiltere) şubeleri
-British Oriental Bank (İngiltere) şubeleri
-Guarantee Trust Co. of New York (A.B.D.) şubeleri
-Banco Commerciale Italiana şubeleri
-Sociéta Commerciale d’Orient (İtalya) şubeleri
-Banco di Roma (İtalya) şubeleri
-Hollandische Bank Uni V.N. şubeleri
-Credit Lyonnais (Fransa) şubeleri
-La Banque d’Albenes şubeleri.

Ziraat Bankası

Ziraat Bankası 1888 yılında Ticaret ve Ziraat Nezareti’nin denetimi altında çalışacak bir devlet bankası olarak kurulmuştur.İtibari sermayesi 10 milyon lira olup,sermaye 1886 yılı sonuna kadar Menafi Sandıkları hesabına tahsil edilip,nakden mevcut olan paralar, Menafi Sandıkları’na ait alacaklar,1887 mali yılı başından itibaren aşar vergisinden alınacak % 1 oranındaki hisse ve her yıl elde edilecek karın üçte birinden meydana gelmektedir.
1868 yılında İstanbul Emniyet Sandığı geniş halk kitlelerine tasarruf alışkanlığı vererek dağınık halde bulunan küçük tasarrufları bir araya getirmek amacıyla Mithat Paşa tarafından kurulmuştur.1907 yılında sandığın yönetimi Ziraat Bankası’na bağlanmıştır.
Ziraat Bankası,1916 yılında kanunla kurulmuş bir kamu kurumu niteliği kazanarak faaliyet sahasını oldukça genişletmiştir.İtibari sermayesi 15 milyon liraya yükselmiştir.
1910-1923 tarihleri arasında Anadolu’da 13 tane milli sermayeye dayalı banka kurulmuştur.

-İktisad-ı Milli A.Ş. (Konya,1911)
-Ahali Bankası (Konya,1918)
-Türk Ticaret Bankası (Konya,1920)
-Karaman Milli Bankası (Karaman,1915)
-Akşehir Osmanlı İkt. A.Ş. (Akşehir,1916)
-Zürra ve Tüccar Bankası (Bor,1922)
-Çiftçi Bank Osmanlı A.Ş. (Eskişehir,1918)
-Emniyet Bankası (Adapazarı,1919)
-İslam ve Tic. Osmanlı A.Ş. (Adapazarı,1919), şimdiki Türk Ticaret Bankası A.Ş.
-Bağcılar Bankası (Manisa,1917)
-Milli Aydın Bankası (Aydın,1914), şimdiki Tarişbank.
-Milli İktisat A.Ş. (Kayseri,1916)
-Köy İktisat Bankası (Kayseri,1916).

Bu bankaların sermayeleri 20 bin ile 150 bin Osmanlı lirası arasında değişiyordu.Bunların arasından Ahali Bankası 500 bin Osmanlı lirası ile kurulmuştur.
Anadolu’da kurulmuş bankaların dışında İstanbul’da kurulmuş küçük sermayeli bankalar da bulunmaktadır:

-İstanbul Bankası (1911)
-Emlak ve İkrazat Bankası Osmanlı A.Ş. (1914)
-Asya Bankası (1914)
-Milli İktisat Bankası (1918)
-İktisat A.Ş. (1918)
-İtibar ve Ticaret Osmanlı A.Ş. (1918)

Bu dönemde,taşrada kurulan milli bankalar,Anadolu’da doğmakta olan “orta sınıf”ın İttihat ve Terakki ile olan organik bağının somut kanıtlarını oluşturmuşlardır.İttihat ve Terakki Cemiyeti, benimsediği ulusçuluk akımı doğrultusunda “milli” bankalar önayak olmuş, üyelerini bankacılığa özendirmiş,kuruluşları sırasında gerek maddi,gerek manevi her türlü kolaylığı sağlıyarak Osmanlı para piyasasını ve kredi aygıtını “millileştirme” yi amaçlamıştı.
Özellikle pazar ekonomisine açılmış Batı Anadolu yörelerinde etkinleşen “milli” bankacılık faaliyetleri,piyasa için üretimde bulunan Osmanlı üreticisine kredi olanakları sağlamış, köylüyü yoksullaştıran alivre satışları bir ölçüde önlemiş,çiftçinin malını sendikalaşan alıcı firmalar karşısında korumuştu.
İkinci Meşrutiyet yıllarında giderek gücü artan Müslüman eşraf-tüccar-çiftçi, “milli” bankalar sayesinde,yabancı ve gayrı müslim tüccar karşısında pazarlık gücü kazanmış, eskiden yok pahasına deveciye,simsara ya da murahabacıya kaptırdığı malını yüksek fiyatla piyasaya sürebilmişti.
Böylece,o güne değin yabancıların ve gayrı müslimlerin uğraş alanı olarak görülen bankacılık,bankerlik ve sarraflık giderek Müslüman-Türk eşrafın eline geçmişti.

Sonuç


1887 yılında yürürlüğe girmiş ve uygulama alanı sınırlı olan Murabaha Nizamnamesi dışında para,kredi,sermaye piyasaları ve bankacılık sektörüyle ilgili herhangi bir kanuni düzenleme getirilmemiş ve bankacılığın bilhassa güven açısından gerektiği kadar desteklenememiş olması dini yönden faiz yasağı,Osmanlılar’da milli bankacılığın zayıf yönlerini teşkil etmektedir.Bu nedenle ülkede merkez bankası kurulamamış ve Osmanlı Bankası ise bu görevini yeterince yerine getirememiştir.

Ülke ekonomisinin çıkarlarını destekleyecek milli karakterli bir bankacılık sisteminin oluşturulabilmesi ancak Cumhuriyet döneminde Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın kurulmasından sonra gerçekleşmiştir.
 
Üst