Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz
For Advertising Contact [email protected]


19. yüzyıllarda Toplumunda Şirketçilik ve Ticari Gelişmel

'Tarih ve İnkılap Tarihi' forumunda BoRa{TR} tarafından 16 Nis 2009 tarihinde açılan konu

  1. BoRa{TR}

    BoRa{TR} Level 7 TM Üye Üye

    0   0   0

    745
    1,514
    131
    175
    MmoLira:
    0
    MmoLira:
    0 (0 Banked)

    TURKMMO Güvencesiyle İtem, karakter, yang alın-satın. Sadece %6 komisyonla. Para çekmek ücretsiz, ödeme yapmak komisyonsuz, kazancınız aynı gün hesabınızda! HEMEN ÜYE OLMAK ve ÜCRETSİZ İLAN EKLEMEK İÇİN TIKLAYIN...





    19. yüzyıllarda Toplumunda Şirketçilik ve Ticari Gelişmeler
    9. yüzyıl Osmanlı Toplumunda Şirketçilik ve Ticari Mevzuattaki Gelişmeler

    Osmanlı hukukunda Tanzimat öncesi ortaklık ilişkileri şer’i hükümlere göre düzenlenmişti. Mecelle’de “şirket-i mudaraba” diye anılan şirket türünde,malını ya da parasını ortaya koyan bir kimse,gücüyle çalışacak biriyle ortak olur,elde edilen ürün ya da kazanç,sözleşme gereğince ortaklar arasında pay edilirdi.Bu tür ortaklıklar arasında doğabilecek anlaşmazlıklar şer’i mahkemelere götürülürdü.
    Tanzimat’la birlikte özel hukuk alanında ilk yayınlanan yasa 1850 tarihli Kanunname-i Ticaret’ti. Bu yasa büyük ölçüde 1807 Fransız Ticaret Kanunu’nun birinci ve ikinci bölümlerinin çevirisinden ibaretti.Yasanın kapsamına alınmayan ticari mevzuattaki eksiklikler sonradan çıkarılan “zey”lerle tamamlanmıştı.
    Kanunname-i Ticaret birçok yönden İslam hukukuyla bağdaşmıyordu.Özellikle faiz sorunu farklı açılardan ele alınıyor,İslam hukukunun yatsıdığı faiz Batı kökenli yeni yasada benimseniyordu.Öte yandan İslam hukuku adi ortaklıklar dışındaki ortaklık ilişkilerini geçersiz sayıyordu.
    Kanunname-i Ticaret’in ardından,1861 yılında,yine Fransız mevzuatından yararlanılarak Usul-ü Muhakeme-i Ticaret Nizamnamesi başlığı altında ticaret yargılama usulü tüzüğü çıkarıldı. 1863 yılında Fransız mevzuatı yanısıra başka denizci ulusların yasalarından da esinlenerek Ticaret-i Bahriyye Kanunnamesi kabul edildi.
    Tanzimat’la birlikte Batı ile olan ticari ilişkilerin gelişmesi,yargı alanında yabancı devletlerin baskılarını arttırmalarına neden olmuştu.Nitekim 1948 yılında Karma Ticaret Mahkemesi kuruldu.Mahkemenin 14 üyesinin yedisi Osmanlı uyruklu,diğer yedisi ise Osmanlı Devleti’nde ticaretle uğraşan yabancı uyruklu tüccarlardan oluşuyordu.Mahkeme reisi Ticaret Nazırı ya da onun vekiliydi.
    Osmanlı Devleti’nin ilk anonim nitelikte şirketi Şirket-i Hayriyye’ydi.1849 yılında kurulan bu şirketin 30 Osmanlı lirası tutarında 2000 paya ayrılmış 60000 lira sermayesi vardı. Boğaz’da yolcu taşımak üzere kurulmuş olan şirket İngiltere’ye sipariş ettiği gemilerin her biri için 7000 Osmanlı lirası ödemişti.
    Bu mevzuat ışığında,19.yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı topraklarında anonim şirketler faaliyete geçmeye başlamışlardı.Şirket-i Hayriyye’nin ardından,1856 yılında,her ikisinin de merkezi Londra’da olan Bank-ı Osmani ve Aydın-İzmir Demiryolu Şirket-i Osmaniyyesi kurulmuştu.
    19.yüzyılda Osmanlı topraklarında faaliyette bulunan anonim şirketlerin büyük çoğunluğu imtiyazlı yabancı şirketlerdi.Bankacılık,sigorta cılık,demiryolu,rıht ım,madencilik,elektrik,su, havagazı,tramvay,tünel vb. hizmetlere yönelik bu şirketler genellikle Londra ve Paris gibi Avrupa başkentlerinden yönetiliyordu.İkinci Meşrutiyet’e değin,Şirket-i Hayriyye ve Zıraat Bankası dışında,yabancı sermayeye başvurmaksızın kurulmuş Osmanlı anonim şirketi hemen hemen yok gibiydi.
     

Sosyal Medya