Bvural41 1
Bvural41
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
SLyFeLLowTR 1
SLyFeLLowTR
DEVLOPER 1
DEVLOPER
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
mavzermete 1
mavzermete
Hikaye Ekle

Abdülkerim Abushwereb

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan ßéLa_07
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 224

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!



HAKKINDA YAZILANLAR

Ecevit`in Libya`daki akrabaları
Cemal A. Kalyoncu -Sayı: 624

Aksiyon, Ecevit'in Libya`daki akrabalarını buldu. Kimdir bunlar? Kaç kişidirler? İşte Kaddafi`nin ülkesindeki akrabalar…

Satır aralarında ‘Bülent Ecevit`in Libya`daki akrabaları` şeklinde ibarelerle anlatılan Ecevit`in yakınlarını bulduk. Bilindiği gibi Libya lideri Muammer Kaddafi, ihtilal yaparken, ordunun güvendiği Albay Sadettin Abushwereb ismini kullanmış ve başarıya ulaşmıştı. Sadettin Abushwereb de Bülent Ecevit`in, Libya`da yaşayan akrabalarından biriydi. İşte bu Abushwereb ailesinden, Albay Sadettin Abuswereb`in de amcasının oğlu, yani kuzeni olan doktor Abdülkerim Abushwereb Aksiyon`a ilginç açıklamalarda bulundu. Sözgelimi Türkiye`nin Avrupa Birliği üyeliği konusunda şunları söylüyor: “Allah peygambere dedi ki; Yahudi ve Hıristiyanlar senden razı olur, yalnız onların milletine tâbi olursan. Kur`an-ı Kerim`den. Orhan Pamuk bir örnektir.“

Trablus`ta yaşayan, çocuk doktoru ve aynı zamanda da öğretim üyesi olan Abdülkerim Abushwereb, ilk kez 1954 senesinde Türkiye`ye gelmiş. O yıl 40 Libyalı talebe eğitim için Türkiye`ye gönderilmiş. Gelenler arasında Abdülkerim Abushwereb de yer almış. Abdülkerim Bey, iki yıl sonra da yani 1956 yılında Türkiye`deki akrabalarını bulmuş. Bülent Ecevit`in babası Fahri Bey 1954`te vefat ettiği için o tarihte hayatta değil ama annesi Nazlı Hanım ve Bülent Ecevit`le ilk irtibatı böylece kurmuş.

Trablus`ta, Türkiye`de Ortanın Solu`nu temsil etmiş kuzeni Bülent Ecevit`ten çok farklı bir hayat süren Abushwereb eğitimini de ülkemizde tamamlamış. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunu Dr. Abdülkerim Abushwereb, Bülent Ecevit`le de dört kez görüşüp konuşmuş. Ziyaretlerin ilki 1956`da gerçekleştikten sonra üçüncüsü, Bülent Ecevit ikinci kez başbakanlık koltuğuna oturduğunda Çankaya`da gerçekleşmiş. Abdülkerim Bey, o görüşmede, Ecevit`e, 1973-80 yılları arasında Türkiye`de Libya büyükelçisi olarak görev yapan, Muammer Kaddafi`nin ihtilal sırasında ismini kullandığı kuzeni Sadettin Abushwereb`i tanıştırmış. Sadettin Bey, Mısır Harp Okulu`nu bitirdikten sonra Libya ordusunda albaylığa kadar yükselmiş ve sevilen bir kişi olarak biliniyor.

KADDAFİ`NİN AYASOFYA TEKLİFİ

Ecevit bu konuda Zaman gazetesindeki röportajında şu bilgileri vermişti: “Abushwereb, İspanya`da tatilde iken radyodan Libya`da darbe olduğunu, darbeyi yapanın da kendisi olduğunu duymuş. Tabii çok şaşırmış. Hiçbir şeyden haberi yok. Libya`dan döndüğünde Kaddafi`ye ‘Neden böyle yaptınız?` diye sormuş. Kaddafi de ‘Asker sizi çok seviyor, takdir ediyor. Bunun için sizin isminizi açıkladım.` demiş.“ Dr. Abdülkerim Abushwereb, bu olayın Libya`da herkes tarafından bilindiğini ifade ediyor. Abdülkerim Bey, Kaddafi`nin, Albay Sadettin Abushwereb aracılığıyla Ecevit`ten istediği ‘Ayasofya`yı bir günlüğüne ibadete açın, gelip namaz kılacağım` teklifini de doğruluyor.

Abdülkerim Abushwereb`in, Ecevit ailesiyle görüşmelerinden dördüncüsü ise 1978 yılında Libya`da gerçekleşmiş. Bülent Ecevit, eşi Rahşan Hanım`la Trablus`a gittiklerinde, akrabalarını evlerinde ziyaret etmiş. Bundan sonra karşılıklı görüşmeler sona ermişse de mektuplaşmayı sürdürmüşler.

Abushwereb ailesinin Ecevit`lerle kan bağı

Şimdi gelelim Abushwereb ailesinin Ecevit`lerle kan bağına. Bülent Ecevit Libya`daki bu aile ile anne tarafından akraba. Abdülkerim Abushwereb ‘ailemizin iki kolu var, biri Libya`da, ikincisi Türkiye`de` diyerek aile bağlantılarına açıklık getiriyor.

Türkiye`de bazı kaynaklara da girmiş bazı yanlışlıkları düzeltmiş olmak için önce ailenin en eski isminden başlayalım. Bülent Ecevit`in anneannesinin babası Ali Kırat Paşa`dır. 1840 Trablusgarp doğumlu olan Kırat Paşa, Sultan II. Abdülhamid`in yaverliğini yapmış birisidir. Ömer Kırat`ın oğlu olan ve 1903 yılında vefat eden paşa, evliliğini, Mekke ve Medine`de uzun yıllar görev yapan Medine Harem Şeyhi Emin Paşa`nın kızı Emine Hasna (Türkiye`de Hasene diye geçiyor) Hanım`la yapar. Bülent Ecevit`in Arabistan`da kendisine intikal eden miras da buradan geliyor. Miras, Hacı Emin Paşa`nın vefatından sonra eşi Emine Şerife ile çocukları Vehbi Paşa, Saliha, Şadiye, Fatma Nazire, Havva Seher, Ayşe, Hilmiye, Hasene ve Medeniye`ye geçmişti. Ecevit de buradaki mirası Türk hacıların konaklaması için devlete bağışlamıştı.

Lütfiye Hanım, yaver Mehmet Faik`le evlenmiş

İşte buradaki Hasene yani Emine Hasna Hanım`la evlenen Ali Kırat Paşa`nın Lütfiye, Adviye, Behire, Ferhunde ve Safia (Safiye) adında beş kızı dünyaya gelmiş. Lütfiye Hanım, yaver Mehmet Faik`le evlenmiş ve Aksiyon`un ulaştığı Dr. Abdülkerim Abushwereb`in de babaannesidir.

Ferhunde Hanım, Osmanlı`nın son sadrazamı Tevfik Paşa`nın Afife Hanım`dan dünyaya gelen ilk çocukları İsmail Hakkı Okday`ın, Sultan Vahdettin`in kızı Ulviye Sultan`dan boşandıktan sonra evlendiği ikinci eşidir. Dr. Abdülkerim Abushwereb, Safia Hanım`ın da Türkiye`nin ilk hanım doktoru olduğunu söylüyor.

Ecevit`in anneannesi de olan Adviye Hanım ise alay kumandanı Mehmet Emin (Sargut) Bey`le birleştirmiştir hayatını. Bu evlilikten Melahat ve Nazlı adında iki kız çocukları olmuş. Ressam Nazlı Hanım da Prof. Dr. Fahri Ecevit`le evlenerek, 1925`te doğan ve 2006 yılında hayata gözlerini yuman Karaoğlan Mustafa Bülent Ecevit`i dünyaya getirmiş.

İşte Ecevit`lerin Libya`daki akrabalarının hikâyesi böyle.

Ailesinin, Ecevit soyadını, Kastamonu yöresindeki bir bucağın isminden esinlenerek aldığı Bülent Ecevit`in Libya`da kalan anne tarafından akrabaları bakın kendilerini nasıl tanımlıyor. Sözü yine Dr. Abdülkerim Abushwereb`e bırakalım: “Bu konuyu ben babama sordum, rahmetli ‘Osmanlıyım` derdi.“

AKRABALAR TÜRKİYE İLE İRTİBATI HİÇ KESMEMİŞ

Ailesinde, İtalya`ya karşı mücadele vermiş büyük mücahitler olduğunu da söyleyen Abdülkerim Bey`den aldığımız bilgilere göre Ecevit`in akrabaları, yani Ali Kırat Paşa`nın büyük kızının çocukları olan Abushwereb ailesi Libya`da kalabalık değil. Fakat Türkiye ile irtibatlarını hiç kesmemişler. İki senede bir yaz tatillerinde Türkiye`ye ziyarete gelen Abdülkerim Abushwereb, gerek televizyonlar aracılığıyla gerekse kongrelere katılmak üzere sık sık geldiği Türkiye`yi de yakından takip ediyor. En son ziyaretini 3 Ağustos 2006 tarihinde Libya-Türkiye Dostluk Cemiyeti`nin programı vesilesi ile gerçekleştirmiş. 40 kişilik heyetle Türkiye`ye gelen Abuswereb, İstanbul`daki Cevahir Otel`de kaldıktan sonra Bursa`yı da gezdiklerini anlatıyor.

Bu arada Trablus`ta bir de Ecevit Parkı bulunuyor. Abdülkerim Bey, bunu şöyle açıklıyor: “Kelime olarak Ecevit Arapçada ‘cömert` manasına geliyor. Tesadüf olabilir.“ Bülent Ecevit`in Libya`da da tanındığını anlatan Abushwereb, onun, dürüst, mütevazı ve temiz biri olarak bilindiğini söylüyor.

Ecevit`in hayatını kaybetmesi sadece Libya`daki akrabalarını değil bütün tanıdıkları da son derece üzmüş. Libya`nın, büyük bir Türk dostunu kaybettiği inancındalar. Peki, Libya`daki Türkler Ecevit hakkında ne düşünüyor? Abushwereb ‘Lehine ve aleyhine olanlar var, her politikacı gibi` diyor.

Bülent Ecevit`in Libya`daki akrabalarından, kuzeni Abdülkerim Abushwereb, Türkiye ile Libya arasındaki ilişkiler hususunda ise, yakınlık veya uzaklığın halka değil bakanlar ve politikaya tabi olduğunu düşünüyor.

Abushwereb`e Bülent-Rahşan Ecevit ailesi ile ilgili son sözlerini soruyoruz. Cevabı ‘Arzu ederim, ailece ilişkiler devam edecek.` oluyor.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst