Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Olimpiyatlara Hazırlık Sürecimiz

Tenshi Rei

Kitsune
Telefon Numarası Onaylanmış Üye TC Kimlik Numarası Doğrulanmış Üye
Banlı
TM Üye
Katılım
31 Eki 2022
Konular
217
Mesajlar
690
Online süresi
29g 38978s
Reaksiyon Skoru
665
Altın Konu
18
Başarım Puanı
171
TM Yaşı
3 Yıl 5 Ay 20 Gün
MmoLira
2,887
DevLira
30

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

turkiye-olimpiyatlar-da-40-yil-sonra-bir-ilki-yasiyor-7892.jpg



Dört yılda bir geliyor, tüm dünya o ateşin etrafında toplanıyor. Ama biz, o büyük sahneye çıkarken, sanki hep bir acele, hep bir eksiklikle gidiyoruz. Madalya sevinçlerimiz büyük, doğru. Bir Mete Gazoz çıktığında, bir Yasemin Adar mindere çıktığında göğsümüz kabarıyor. Ama bu başarılar, sistemsel bir planın sonucu mu, yoksa bireysel dehaların ve ailelerin fedakarlığının mı ürünü? Bence ikinci şık çok daha ağır basıyor. Olimpiyat, sadece 15 gün süren bir etkinlik değil; uzun vadeli bir devlet politikası ve spor kültürü meselesidir.

Türkiye, sporcu kaynağı açısından muazzam bir potansiyele sahip. Genç, dinamik bir nüfusumuz var. Ancak bu potansiyeli, beton binalar ve kısa vadeli şöhret arayışları arasında kaybediyoruz.

En büyük sorunumuz kaynakların dağılımı ve branş seçimidir. Futbola harcanan o devasa bütçeler, diğer sporlara neden aynı oranda yansımıyor? Futbol, elbette popüler bir endüstri. Ama Olimpiyat madalyaları, sadece futboldan gelmiyor. Güreş, halter, boks, yüzme, atletizm... Bu temel branşlar, sessiz kahramanların yetiştirildiği yerlerdir.

Bir atletin veya yüzücünün, dört yıl boyunca uluslararası standartlarda antrenman yapması, beslenmesi ve kamplara katılması gerekiyor. Bu, büyük bir maliyet ve sistemli bir destek gerektirir. Biz ise genellikle genç sporcuyu kendi başına bırakıyoruz; başarı gelince alkışlıyor, gelmeyince unutuyoruz.

İkinci sorun, antrenör kalitesidir. Bir sporcunun gelişimindeki en önemli faktör, ona yol gösteren antrenördür. Eğer antrenörlerimiz, dünyanın en güncel teknikleriyle donatılmamışsa, sporcumuz ne kadar yetenekli olursa olsun, uluslararası arenada bir adım geride kalacaktır. Antrenör yetiştirmeye, onların maaş ve çalışma şartlarını iyileştirmeye öncelik vermeliyiz.

Olimpiyat başarısı, tesadüf değildir. Bu, 8-10 yaşından itibaren belirlenen yetenekli çocukların, bilimsel yöntemlerle, uzun vadeli bir plan dahilinde adım adım yetiştirilmesiyle mümkündür. Devletin, Federasyonların ve kulüplerin el ele vererek, 2032 veya 2036 Olimpiyatlarını hedefleyen, uzun soluklu bir "Madalya Stratejisi" oluşturması gerekiyor.

Bireysel dehalarımız her zaman olacak. Ama biz, bu dehaların sadece kendi çabalarıyla değil, güçlü bir devlet desteğiyle uluslararası zirveye çıkmasını sağlamalıyız. Madalyanın gölgesinde kalmayalım; güneşi yakalamak için doğru planlamayı yapalım.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst