Sosyalist İktisadi Sistem

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan TruvaGame
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 1
  • Görüntüleme Görüntüleme 32

TruvaGame

Level 23
Katılım
23 Ocak 2016
Konular
8,370
Mesajlar
18,384
Online süresi
4mo 19d
Reaksiyon Skoru
4,080
Altın Konu
0
Başarım Puanı
506
MmoLira
24
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

SOSYALİST İKTİSADİ DÜŞÜNCENİN EVRİMİ 2 1. SOSYALİZM 2 İngiliz Sosyalizmi 3 Godwin Tipi Sosyalizm: Owen 3 Ricardocu Sosyalistler 5 Hıristiyan Sosyalizmi 7 Fransız Sosyalizmi 8 Blanqui 8 Blanc 8 Saint-Simon 9 Fourier 10 Proudhon 11 Bakunin 13 Lamennais 13 Alman Sosyalizmi 14 Lassalle 14 Rodbertus 14 Reaksiyoner Yahut Burjuva Sosyalizmi 15 Kritik-Ütopik Sosyalizm ve Komünizm 15 SOSYALİZME KARŞI İLERİ SÜRÜLEN ELEŞTİRİLER 16 Sosyalizm ve Kişi Özgürlüğü 17 Sosyalizm ve İşçi Refahı 19 Sosyalizm ve İktisadilik 20 MARKSİZM 21 MARKSİST TEORİ 23 MARKSİST İKTİSAT TEORİSİ 26 Emek-Değer Teorisi 28 Marks’ın Emek-Değer Teorisi: 29 TEORİ ÜZERİNDEKİ YORUM VE ELEŞTİRİLER 31 MARKSİST EKOLÜN İKTİSADİ SORUNLARI ÇÖZÜMÜ 33 İSLAM VE MARKSİZM 35 SOSYALİST SİSTEMİN TARİHSEL EVRİMİ 36 Sovyetler Birliği’nde Sistemin Oluşması (1917-1929) 38 Sistemin Yakın Geçmişteki Evrimi (1960 Sonrası) 44 SOSYALİST PİYASA EKONOMİSİ 46 Çin Sosyalizmi 48 SOSYALİST İKTİSADİ DÜŞÜNCENİN EVRİMİ 1. SOSYALİZM Tarihte Sosyalizm düşüncesini ortaya atan ilk düşünür Platon’dur. Sosyalist Devlet Sistemi fikrini ortaya atmıştır. Ortak mülkiyet kavramını öne süren ilk düşünürdür. Klasik Teoriyi eleştiren üçüncü grup sosyalist’lerdir. Marks tarafından “ütopik sosyalistler†olarak nitelendirilecek olan bu ilk sosyalistler, değişik ülkelerde değişik fikirlerin savunucuları olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle onları ayrı ülke grupları olarak ele almak gerekmektedir. Sosyalizm bir düşünce ve aksiyon olarak kendini göstermeye başladığı yıllar dünya ülkelerinde henüz bir orta sınıf, sosyalist terminoloji ile, burjuva (bourgeoisie) sınıfı ayaklanması olan 1789 Fransız İhtilali’nin etkileri canlıydı. Bu ihtilal sonrasında orta sınıf aristokrasinin egemenliğinden ve feodalizmin zincirlerinden kurtulmuştu. Ancak bu gelişme tamamlanmadan, işçi sınıfı kendi sorunlarını gündeme getirdi. Sanayi devriminin küçük el sanatlarını ortadan kaldırıp yerine fabrikaları getirmesi, kentlerde bağımsız küçük işletme sahiplerinin yerini geniş işçi kitlelerinin almasına neden olmuştu. Bu işçilerin çok fakir olması, iş koşullarının ağırlığı toplumda sınıfsal çelişkiyi arttırmış ve bu durum karşısında duyulan hoşnutsuzluk sosyalist düşünceyi şekillendirmişti. Sosyalist düşünce belli bir kişi veya kişiler tarafından oluşturulmadığı gibi, yukarıda belirtildiği üzere, değişik ülkelerde değişik biçimler almıştır. Bütün bu değişik düşüncelerin ortak özelliği, içinde bulunulan yaşam koşullarından hoşnutsuzluk ve rekabetçi bir mücadelenin topluma fakirlik, eşitsizlik ve güvensizlik getireceğine olan inançtı. Bu inanan bir sonucu olarak da. kurumsal yapının değiştirilmesi suretiyle topluma yeni bir yapı ve yön verilmesi savunuluyordu. Sosyalist düşünce, yukarıda da belirttiğimiz gibi, belli kişi veya kişilerin düşüncesinden kaynaklanmadığı gibi, ne zaman ortaya çıktığını kesinlikle belirlemekte mümkün değildir. Tarihsel bir perspektiften bakıldığı zaman sosyalist düşüncenin değişik zamanlarda değişik kaynaklardan ortaya çıktığı söylenebilir. Her şeyden önce “Aydınlanma Çağının†insanın ilerleme ve mükemmelliğe ulaşma yeteneğine sahip olduğunu öne süren ilkeleri, Condorcet ve Godwin’in bu inancı pekiştiren düşünceleri, Fransa ve İngiltere’de etkili olduğu gibi, bu ülkelerde daha sonra ortaya çıkan sosyalist düşüncede de izleri görülmüştür. Öte yandan Fransız Devriminin öncülük ettiği ve örnek oluşturduğu bir sosyal hareketlilik dönemi başlamıştır. Benthamın mutluluk ilkesine dayanan ve devlet politikaları arasına eşitliğin sağlanmasını da koyan yasama ilmi, bir başka sosyal hareketlilik kaynağı oluşturmuştur. Bazı sosyalistler bu etkiler nedeniyle toplumsal hareketlere yönelmek gerektiğini savunurken bazıları tarihsel bir geçiş sürecinin gereğine inanmıştır. Bir başka grup ise doğal hukuk ilkesini benimsemiş ve insanlığın, aklının önderliğinde sorunlarını çözeceğini öne sürerken, bir diğer grup ise dini etkenlerin önemini vurgulayıp “Hıristiyan Sosyalizmiâ€ni savunmuştur.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)