MANİSA’NIN MİTOLOLİSİ

TruvaGame

Level 20
Katılım
23 Ocak 2016
Konular
8,201
Mesajlar
16,325
Online süresi
4ay 15g
Reaksiyon Skoru
3,970
Altın Konu
0
Başarım Puanı
506
TM Yaşı
10 Yıl 2 Ay 28 Gün
MmoLira
1,855
DevLira
0

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

MANİSA’NIN MİTOLOLİSİ NİOBE (AĞLAYAN KAYA) KYBELE (BEREKET TANRIÇASI) ARTEMİS TAPINAĞI LİDYA KRALININ BAĞIŞLADIĞI HAZİNE NİOBE (AĞLAYAN KAYA) “Bu şehrin “Yedi Kızları” vardı, sırroldular bilinemedi. NİOBE ağlamaktan kör ettiği gözlerini, Spil’in eteğinde inlerken, kuruyan elleriyle kendisini taş etmesi için, Allahına yalvardı ve kederi bir kayanın sessizliğinde dindi.” Efsaneler kenti olan Manisa’nın simgelerinden biri olan ve halkın “Ağlayan Kaya” dediği, bu doğal oluşum için duygusal söylenceler en eski çağlardan bu yana ağızdan ağza günümüze kadar ulaşmıştır. Karaköy Mahallesi’ndeki ünlü kırmızı köprüden itibaren büyük çınar ağaçlarının gölgesindeki Çaybaşı Deresi’nden 500 metre yürüdüğünüzde yolun sonunda bir çeşme bulunur. Bu çeşmenin bulunduğu yerde, arkanızı Çaybaşı Deresi’ne dönersiniz. Kuzey yönündeki kayada saçları omuzlarına kadar dökülen ve ağlayan bir kadını andıran anıtsal bir portre silüeti görürsünüz. Güneş ışığının tepeden ve arkadan geldiği zamanlarda silüet daha da belirginleşir. Mitolojide ki efsaneye göre; Niobe, Yarıkkaya’da Manisa’nın ilk yerleşimini kuran, Kral Tantalos’un kızı ve Amphion’un karısıydı. Yedi oğlu ve yedi kızı oldu. Doğurganlığından çok gurur duyuyor, Apollon ile Artemis’ten başka çocuğu olmayan Leto’yu küçümsüyordu. Leto, uğradığı hakareti karşılıksız bırakmamalarını çocuklarından istedi. Onlar, Spil Dağı’nda Niobe’nin bütün çocuklarını okla öldürdüler. Niobe’nin acısı o kadar büyük oldu ki Zeus onu, dileğine uyarak, Spil Dağı eteklerinde bir kayaya dönüştürdü. Antik coğrafyacı ve gezgin Amasyalı Strabon, gezgin ve tarihçi Halikarnaslı Heredot, Manisalı gezgin ve yazar Pausanias, kayayı gördüklerinde, mitolojide sözü edilen Niobe’nin bu kaya olduğunu yazmışlardır. Nitekim, Pausanias:”Niobe’yi Spil Dağı’na tırmandığım zaman gördüm. Yakından sadece bir kaya parçasıdır, inleyen veya başka türlü bir kadına benzer tarafı yoktur. Fakat uzakta durursanız, başını eğmiş ağlayan bir kadın gördüğünüzü düşünürsünüz “demektedir. 19. Yüzyılda, Manisa’ya gelen C.Texier, H.Bossert gibi bilim adamları, insan elinden çıkmayan bu doğal kaya oluşumunu, antik yazarların sözünü ettiği Niobe olduğunu iddia etmişlerdir. Yakın bir geçmişe kadar, göz çukuru gibi görünen kısımdan, yeraltı suyunun sızması ile halkın “Ağlayan Kaya” olarak tanımladıkları bu efsanevi kaya ve yöresi birçok ziyaretçinin ilgisini çekmektedir. KYBELE “Kybele, mitolojiye göre buğdayı, üzümü yetiştiren, insanları bağrından çıkardığı nimetlerle doyuran tanrıça idi.” Manisa’nın güney doğusunda, Manisa-Turgutlu karayolunun 7.km.’si üzerinde, Akpınar alanında yer alan Kybele yontusu bir çok uygarlık ve kültürlerde değişik adlarla anılmış, ancak sonuçta ilk tipe indirgenmiş ana tanrıça Kybele’dir. Kayaya yazılmış olan yontu 8-10 m. Yükseklikte olmasına rağmen, birçok kaya kabartmaları gibi doğal etkenlerle bozulmuştur. Çok tahrip olan başı dışında oturan figür detayları ile bütünüyle görülebilmektedir. Başında serpuşu olan tanrıça elleri ile göğüslerini tutmakta, başının sağında kare şeklindeki bir bölümde, belirsiz dört Hitit hiyeroglif yazıtının izleri bulunur. Bu semboller epigrafik olarak çözülememiş olmakla birlikte, Hitit karakteri göstermektedir. Bu yontu, İzmir yakınlarında bulunan Tudhalia yontusu ile aynı döneme aittir. M.Ö. 13. Yüzyılın ikinci yarısına rastlamak-tadır. Hititler, Batı Anadoludaki Assuwa ülkesine yaptıkları askeri seferler sırasında, Spil Dağı’nın kuzeybatı yamacına, ana tanrıça Kybele’nin oturan bir tasvirini yapmışlar ve ona taptıklarını göstermişlerdir. C.Texier, ana tanrıça Kybele’yi şu satırlarla tanımlar: “Spil Dağı’nın kuzey tarafında bulunan Kodin kayasının üzerinde, hepsinin en eskisi olan bir tanrıçalar anasının heykeli vardır. Bu heykel dağın içine doğru oyulmuş, oturmuş bir kadını tasvir etmektedir.”
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)