kralhakan2009 1
kralhakan2009
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Cannn6161 1
Cannn6161
B 1
berione65
sen272 1
sen272
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
C 1
chengdu
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

1929 Ekonomİk Bunalimi

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan TruvaGame
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 39
Metin2 Pvp GM

TruvaGame

Level 23
GM
TM Üye
Katılım
23 Ocak 2016
Konular
8,370
Mesajlar
18,397
Online süresi
4mo 19d
Reaksiyon Skoru
4,085
Altın Konu
0
Başarım Puanı
506
MmoLira
109
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

1929 EKONOMİK BUNALIMI
Hacmi, kapsama alanı ve süreci itibariyle modern dünyanın en ağır ekonomik buhranı 1929 Krizidir. Mali piyasalarda başgösteren bir büyük panik, haftalar içinde reel sektöre yansıdı. Zengin, fakir, yaşlı, genç demeden herkesi ama herkesi on yılı aşkın bir süreyle perişan eden ekonomik çöküntüyü tetikledi. Amerikanın çehresi değişti.
Oysa, ekonomi çok iyi gidiyordu. Amerikalılar, Birinci Dünya Savaşının acılarını geride bırakmışlar, yeniden yapılanmaya girişmişlerdi. Başdöndürücü bir teknoloji ve üretim patlaması yaşıyorlardı. Otomotivden, enerjiye kadar akla gelebilecek her sektörden her gün yeni bir buluşun haberi geliyordu. Sanayiciler kazançlarını yeni fabrikalara, yeni makinalara, yeni işçilere yatırıyorlardı. Ücretler artıyordu, tüketim artıyordu. Borsa devamlı yükseliyordu. İyimser olmamak, geleceğe güven duymamak için hiçbir neden yoktu.
1920li yıllar tarihe Amerikalıların en yaratıcı yılları olarak geçti. “Kükreyen Yirmiler” diye bir de isim takmışlardı. “Kükreme” sadece müthiş bir hızla büyüyen ekonomilerini değil, radikal bir biçimde değişen yaşam biçimlerini de anlatıyordu.
Ve seri üretim. “Kükreyen Yirmiler”in en önemli buluşlarından birisi de seri üretimdi. Ünlü otomobil sanayicisi Henry Ford’un bu müthiş buluşu sayesinde üretim katladı. Ülkedeki otomobil sayısı kısa sürede altı milyondan yirmiyedi milyona yükseldi. Otomobil fiyatları düştü. Henry Ford, devrim niteliğinde bir çıkış daha yaptı, işçi ücretlerini günde beş dolar gibi görülmedik seviyeye çıkardı. Ve tarihte ilk kez işçiler kendi ürettikleri otomobilleri satın alacak parayı kazanır oldular! Yine tarihte ilk kez “yıllık izin” kavramı gündeme geldi. O zamana kadar zenginlere özgü bir ayrıcalık olan seyahat de “demokratikleşti.” Amerikalılar ülkelerinin tatil cennetlerine akmaya başlayınca bu defa turizm sektörü ihya oldu. Arsa fiyatları fırladı, özellikle de Florida’da gayri menkûl spekülasyonu görülmedik boyutlara ulaştı. Bataklıklar bile müşteri buluyordu.
Borsa iyi kazandırıyordu, insanların ceplerinde paraları vardı, kendilerini eğlenceye vurdular. İçki yasağına rağmen gece kulüpleri adam almıyor, dönemin en sevilen dansı Çarliston maratonları sabahlara kadar sürüyordu.
Willa Carter, Gerald Fitzgerald, Ernest Hemingway Amerika’nın en iyi edebiyat ürünlerini verdiler. Time ve Readers’ Digest dergileri tiraj patlamaları yaptılar. New York Times Amerika’nın en saygın gazetesi olma onuruna erişti. Yaşam ortalaması 55’den 60’a çıktı. Lise mezunlarının sayısı ikiye katladı. Dünyada ilk kez yemek karın doyurma kavramını aştı, “sanat” telâkki edilmeye başladı.
Albert Einstein’ın sayesinde Kâinat’ın tanımı bile değişti!
Çöküş öngörülebilir miydi?! Bugün olsa, belki. Ama Yirmili Yılların hakim ekonomi anlayışı, “Laissez-faire” anlayışıydı.
“Laissez-faire,” devletin elini ekonomiden tamamen çekmesini öğütleyen bir ekonomi terimi. Onsekizinci yüzyıldan kalma. “Müdahale etmeyin, rahat bırakın!” anlamına geliyor. Bu anlayışa göre, ekonominin kendisine has iç-dinamikleri vardır. Bu iç-dinamikler, “gizli bir el” gibi hareket eder, ekonomiyi düzenlerler. Devlet müdahalesi iç-dinamikleri altüst edeceğinden, siyasiler ekonomiden uzak durmalı, ekonomik aktörleri rahat bırakmalıdır ki, işlerini görebilsinler.
Başkan Calvin Coolridge’in - sadece onun da değil, o dönem dünya liderlerinin hemen tümünün - yönetim anlayışı ekonomiyi rahat bırakmak şeklindeydi. Aslında politikacılar olsun, ekonomi bürokratları olsun birşeylerin iyi gitmediğinin farkındaydılar. Örneğin, 1923-29 yılları arasında, günde iki banka batıyordu. Borsadaki yükselişin anormal olduğunu, kağıt fiyatlarının aşırı yükseldiğini iddia edenler vardı. Hatta, kredili kağıt alımlarının paniğe yol açmadan kısıtlanması gereği üzerinde konuşulduğu oldu. Ama ne Başkan ne de Amerikan Merkez Bankacılık Sistemi’nin ekonomistleri müdahaleye cesaret edebildiler. Borsa çöker de kabahat başlarına kalırsa diye ürküyorlardı. “İnşallah iyi olur,” diyerekten, seyretmeyi sürdürdüler.
İyi olmadı. Amerikalılar, çabuk ve kolay para yapmanın esrikliği içinde, başını sonunu pek fazla düşünmek istemeden spekülasyonu sürdür........

Devamını Burdan İndirebilirsiniz Yaklaşık 20 sf...
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst