- Katılım
- 23 Ocak 2016
- Konular
- 8,370
- Mesajlar
- 18,388
- Online süresi
- 4mo 19d
- Reaksiyon Skoru
- 4,080
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 506
- MmoLira
- 39
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
TÜRKİYE’DE PSİKOLOJİ UYGULAMA, ARAŞTIRMA VE YAYIMLARINDA ETİK İLKELER
Gittikçe daha etkin bir mesleki örgüt haline gelen Türk Psikologlar Derneği, geniş kapsamlı mesleki faaliyetleri ve değişik kesimlerden uygulamacı ve akademisyen psikologlarla olan yakın etkileşimi nedeniyle, bir Mesleki Ahlak İlkeleri bütününe duyulan ihtiyaç duyulduğunu hissetmektedir. Bu nedenle de, konu üzerinde geçmişte yapılan çalışmaları derleyen, kapsamlı bir ilkeler bütününün oluşturulmasını hedeflemektedir.
Birçok ülkede kabul edilen etik ilkeler (Leach ve Harbin, 1997), araştırma ve uygulama da; hizmet sunulan ya da hizmetinden yararlanılan kişilerin suistimal ya da taciz edilmemesi, uzmanlık sınırlarının bilinmesi, uzmanlığın güncel tutulması, araştırmalarda katılımcıların özgür iradeleriyle katılmalarının ve bilgilendirilmelerinin sağlanması, alınan bilgilerin gizliliği, psikolojik ve/ya fiziksel rahatsızlık ve kandırmanın yer almaması, elde edilen bilgilerin belirtilen ve onaylanan amaçlar dışında kullanılmaması, hizmet alınan ve /veya verilen kişiler arasında ayırım yapılmaması gibi konuları kapsamaktadır. Akademik etkinliklere yönelik etik ilkeler ise; bulguların yansız bir şekilde sunulması, başka bir çalışma ya da eserin kişinin kendi eseriymiş gibi sunulmaması, daha önce yayımlanmış eserlerin türevlerinin özgün eserlermiş gibi yayımlanmaması, kullanılan kaynaklara uygun referansların verilmesi ve yazarlık haklarının katkı paylarına göre gerçekleştirilmesi gibi konuları kapsamaktadır.
Türkiye’de psikoloji uygulama ve araştırmalarına yönelik bir mesleki etik ilkeler bütününe duyulan ihtiyaç ortadadır. Toplumla doğrudan etkileşim içinde olan ve toplumu doğrudan etkileme potansiyeline sahip birçok meslekte olduğu gibi, psikologlar da kendi kendilerini doğrudan denetleyebilecek bir mekanizma oluşturmak durumundadırlar. Psikolojide akademik ve uygulamalı faaliyetleri kapsayan bir mesleki etik ilkeler bütününün geliştirilmesi, Türkiye’de birçok diğer sosyal bilim için de örnek olacaktır. Ancak, böyle bir ilkeler bütününün geliştirilmesi, psikolojinin değişik alanlarından bir uzman grubunun uzun zaman ve yoğun emek yatırımlarıyla gerçekleşebilecek bir projedir. Bu projeyle birlikte, uzun vadede, üniversitelerde ve diğer kuruluşlarda akademik ve uygulamalı faaliyetlerin kalitesini ve ilkelere uygunluğunun kontrolünü gerçekleştirecek etik komiteler ya da birimlere de ihtiyaç duyulacaktır.
Böylesine büyük ve önemli bir projeye ön hazırlık olarak, Türk Psikologlar Derneği’nin bir parçası olan Türk Psikoloji Dergisi’nin her bir sayısında, araştırma ve yayımlara yönelik bir etik ilkeler tartışmasına yer vermek istemekteyiz. Bu tartışmalara yönelik görüş ve önerilerinizin ve de çalışmalarınızda karşılaştığınız etik ikilemler ve çözümlerine yönelik görüşlerinizin bu ilkeler bütünün geliştirilmesinde önemli katkıları olacağı inancındayız.



