- Katılım
- 9 Ağu 2009
- Konular
- 10,503
- Mesajlar
- 76,744
- Online süresi
- 2d 17h
- Reaksiyon Skoru
- 3,271
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 10 Ay 16 Gün
- Başarım Puanı
- 661
- Yaş
- 30
- MmoLira
- 797
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
ESERLERİ
1.Bir 150'liğin Mektupları
Ali İlmi Fani'den Rıza Tevfik'e Mektuplar
Abdullah Uçman, Handan İnci
Kitabevi Yayınları
"Şu birkaç sene içinde ne kıymetli adamlar kaybettik: Cenab, Nazif, Akif, Hamid, Haşim ile Celal Sahir de Nazif ile Cenab arasına girebilir. İki evvelkiler sonrakilerle kıyas edilemezse de yine birer şahsiyetti. Fakat Hamid ile Akif'in bıraktığı boşluğu doldurmak için asırlar gerektir. İnsan yaşadıkça hafızası bir makber-i ahbab, müfekkiresi bir sicill-i azab oluyor. Bunun
sebebini ve sevdiklerimizin, tanıdıklarımızın ölümünden duyduğumuz acının menşelerini mektubunuzda pek güzel izah etmiş olduğunuzdan ben de artık bu
bahse nihayet veriyorum."
(18 Nisan 1937 tarihli mektuptan)
Bu kitap, II. Meşrutiyet ve Mütareke dönemlerinin renkli simalarından Ali İlmi
Fani'nin, 1926-1948 yılları arasında gurbetten, yine bir gurbetzede olan Rıza
Tevfik'e gönderdiği kültür ve edebiyat tarihimizle ilgili elli mektuptan
meydana gelmektedir.
1.Bir 150'liğin Mektupları
Ali İlmi Fani'den Rıza Tevfik'e Mektuplar
Abdullah Uçman, Handan İnci
Kitabevi Yayınları
"Şu birkaç sene içinde ne kıymetli adamlar kaybettik: Cenab, Nazif, Akif, Hamid, Haşim ile Celal Sahir de Nazif ile Cenab arasına girebilir. İki evvelkiler sonrakilerle kıyas edilemezse de yine birer şahsiyetti. Fakat Hamid ile Akif'in bıraktığı boşluğu doldurmak için asırlar gerektir. İnsan yaşadıkça hafızası bir makber-i ahbab, müfekkiresi bir sicill-i azab oluyor. Bunun
sebebini ve sevdiklerimizin, tanıdıklarımızın ölümünden duyduğumuz acının menşelerini mektubunuzda pek güzel izah etmiş olduğunuzdan ben de artık bu
bahse nihayet veriyorum."
(18 Nisan 1937 tarihli mektuptan)
Bu kitap, II. Meşrutiyet ve Mütareke dönemlerinin renkli simalarından Ali İlmi
Fani'nin, 1926-1948 yılları arasında gurbetten, yine bir gurbetzede olan Rıza
Tevfik'e gönderdiği kültür ve edebiyat tarihimizle ilgili elli mektuptan
meydana gelmektedir.


