Psych0SoociaL 1
Psych0SoociaL
onur akbaş 1
onur akbaş
noisiv 1
noisiv
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
D 1
delimuratt
ShadowFon 1
ShadowFon
shrpnl 1
shrpnl
DEVLOPER 1
DEVLOPER
Manwe Work 1
Manwe Work
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Karan2offical 1
Karan2offical
Hikaye Ekle

Az Buçuk Teo - Sevim Ak

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Lorenzo
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 2
  • Görüntüleme Görüntüleme 351

Lorenzo

Vatan, Türk’ün Kalesi!
Telefon Numarası Onaylanmış Üye TC Kimlik Numarası Doğrulanmış Üye
Co Admin
Developer
Yönetici
Turnuva
Admin
Yarışma
Paylaşım
Katılım
25 Ara 2015
Konular
3,010
Mesajlar
8,611
Çözüm
31
Online süresi
7mo 18d
Reaksiyon Skoru
6,015
Altın Konu
507
TM Yaşı
10 Yıl 5 Ay 26 Gün
Başarım Puanı
399
MmoLira
119,823
DevLira
121
Ticaret - 100%
2   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Değerlendirme

Sevim AK tarafından kaleme alınan 9-11 yaş çocuklara hitap eden 212 sayfalık bir çocuk kitabıdır. Kitabın konusu ise, Palas Pandıras Apartmanı’na taşınan yeni kiracı Teo adındaki adamın mahalledeki ve apartmanın diğer sakinlerine değişik sorular sorması onların da Teo’ya ön yargılı davranması daha sonra mahalleliden aldığı yardımlaşma ve sevgi sayesinde küçüklüğünden beri tatmadığı duyguları yeni yeni keşfetmenin sarhoşluğunu yaşamaktadır. Kısacası kitabın bizlere aktarmak istediği düşünce kimseye karşı önyargılı olmamamız gerektiğini, yardımlaşmanın önemini vurgulamaktadır. Kitabın ana kahramanı on üç yaşlarında bir çocuktur. Onun ağzından aktarılmaktadır. Yer yer çizimlerle desteklenmiş olması yazı puntosunun gerektiği kadar olması aynı zamanda basım kalitesiyle okunmayı hak eden bir çocuk hikaye kitabı olmuş. Keyifli okumalar dilerim.

Özet

Yukarıda da belirttiğim gibi kitabın asıl kahramanı olayları onun ağzından dinlediğimiz aynı zamanda Palas Pandıras Apartmanında bir üyesi olan on üç yaşındaki bir çocuk anlatmaktadır. Palas Mahalle de yer alan Palas Pandıras Apartmanı’nda bu çocuk dışında hepsi kiracı, sekiz aile oturuyordu. Komşular yakınlık kuramadan değişirler, sıkı dostluklar göremezsiniz. Genelde sadece karşı daire kapısının ardında kimler vardır bilinir üst ya da alt katlarda kimlerin oturduğu hep karıştırılır. Sekiz numara kışın üç ay boş kaldıktan sonra nihayet bir kiracı taşınır. Bir el arabasına doldurulmuş derme çatma eşya ve derisi dökülmüş bir bavulla gelir yeni kiracı ismi Teo’ydu. Bir de şişman, alacalı bulacalı tüylü, sevimsiz, ağzını hiç kapamayan, dili dışarıda bir köpeği var. Adı Nuriye. Köpeği için etin yağından, sebzesinden tuzundan kemik suyundan hazırladığı yemek hapları yapardı. Onları da cebine atar. Ara ara köpeğine yedirtirdi. Teo sorduğu değişik sorularla örneğin papatyada kaç yaprak bulunur veyahut kafamızdan kaç tel saç dökülür gibi tuhaf sorularıyla mahalleliyi ve Apartman sakinlerini bıktırmıştı. Sayılarla arası aşırı iyiydi. Onun evini temizlemeye gelen Güllü ablaya bile hesap yaparak ücretini öderdi. Ya da manavdan bir şeyler alırken hep hesap yapardı. Evinde pek eşya yoktu. Çok eşyaya ihtiyaç duymaz çok yemek yemezdi. Bu arada kitabın kahramanı çocuğun yakın arkadaşı Polat ile kurduğu bir müzik grubu vardır. Bazen kendi bestelerini yaparlardı. Bazen de ünlü şarkıcıların şarkılarını çalarlardı. Okulun da müzik grubunu oluşturuyorlardı. Sene sonu çalacaklardı. Bir sorunları vardı bu müzik grubunun solisti yoktu. Kitabın kahramanı olan çocuk sinemada çalışan Buse adındaki aşık olduğu bir kızı solist olarak bulur. Teo’ya dönecek olursak mahalle de çocukların zekasını, ölçmek için bir sınav düzenler. Başarılı olan beş kişiye burs vereceğini söyler. Daha ne iş yaptığını bilmemektedirler mahalleli ona rağmen kabul ederler. Çocuklarını sınava kaydederler. Sınav parkta olur. İşin tuhafı derslerinde çok başarılı kişiler kazanamaz. Simitçinin oğlu Toprak ve dört kişi daha kazanır. Kitabın kahramanı Buse’nin kazanmasını istiyordu çünkü hem yoksuldu hem de ona aşıktı ama kazanamadı. Güllü Abla bir gün Çinli fincanlarını yerinde bulamaz. Tam balkonda bağırdığı sırada saksılardan biri yolda geçen Teo’nun kafasına düşer. Annesi ile babasını trafik kazasında kaydeden Teo’nun kimsesi yoktur. Güllü Abla onunla hastaneye gider. Hafızasını kaybetmiştir. Hafızasını yerine getirmek için tüm mahalleli seferber olur. Onun sevdiği konuları ona anlatmaya başlarlar. Uzay, beyin, insan yapısı gibi. Konu dağılımı yaparlar. Herkes kütüphanede çalıştığı konuyu Teo’nun evine gidip anlatır. Hatta sınav günü parkta yaşananları da tekrarlarlar. Teo’yu asla yalnız bırakmazlar. Her gün çeşit çeşit yemekler götürürler ona. Evine eşyalar dizerler. Teo da küçüklükten beri tatmadığı sevgiyi tadar. Bu sırada mahallede herkesin eşyası kaybolmaya başlar. Mahallelide unutkanlık baş gösterir. Önce mahalleye yeni gelen Kurak adındaki bir yabancıdan şüphelenirler. Ama o yapmamıştır. Zaten o da başkaları tarafından dolandırılmıştır. Bu işi yapan kişi Toprak’tı. Sherlock Holmes oyunu oynamak istemiş. Bilmece kartları dağıtıp eşyaları alıyormuş. Teo’nun yaptığı sınavı geçince tabi cesaretlenmiş. O da böyle bir oyun oynamak istemiş. Teo’nun hafızası yerine gelir. Kitabın kahramanı Buse’den dolayı hayal kırıklığı yaşar. Zenginliğe ve markaya düşkün olan Polat ile sevgili olur Buse. Kitabın kahramanı da Sinem adındaki bir kızla yakınlık kurar. Teo mahalledeki çocuklara ücretsiz matematik dersi vermeye karar verir. Mahalledeki kadınlar yemek şirketi kurar. Dağıtımını da önceden işsiz olan Kurak alır. Sonunda Teo’nun mesleğini öğrenirler. Aslında kendisi bir emekli bir profesördür.
 
paylaşım için teşekkürler
 
Paylaşım için teşekkürler.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst