- Katılım
- 27 Kas 2013
- Konular
- 7,500
- Mesajlar
- 24,372
- Çözüm
- 1
- Online süresi
- 13d 20h
- Reaksiyon Skoru
- 3,056
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 549
- MmoLira
- 31,714
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Vecihi Hurkuş Biyografisi Turk havacılık tarihinin en onemli isimlerinden birisi olan muhendis ve pilot. I. Dunya Savaşı ’nda ilk duşman ucağını duşuren Turk pilot olan Vecihi Hurkuş, kendi adını taşıyan ucakları ureterek ilk Turk ucak tasarımcısı ve yapımcısı olmuş, Turkiye ’deki ilk ucuş okulunu kurmuş, ilk kadın pilotu eğitmiş ve de ilk Turk sivil havacılık okulunun kurucusu olmuştur.
Vecihi Hurkuş, 6 Ocak 1896 tarihinde, istanbul ’da dunyaya geldi. Uc cocuklu bir ailenin ikinci cocuğu olan Hurkuş ’un babası Gumruk Mufettişi Faham Bey annesi Zeliha Niyir Hanım ’dı. Genc yaşta babasının vefatı uzerine annesi tarafından yetiştirildi. İlkokulu Bebek'te okudu, Uskudar'da Fuyuzati Osmaniye Ruştiye'sinde ve Uskudar Paşakapısı İdadi'sinde okudu, sanata olan ilgisinden Tophane Sanat Okulu'nda guzel sanatlar eğitimi aldı ve bu okulu başarıyla bitirdi. 1912'de Balkan Harbi'ne eniştesi Kurmay Albay Kemal Bey'in yanında gonullu olarak katıldı. Edirne'ye giren kuvvetler icinde yer aldı. Balkan Harbi sonunda İstanbul Ordu Kumandanlığı tarafından Beykoz Serviburun'daki esir kampına kumandan oldu.
Tayyareci olmak istiyordu. Yaşı kucuk olduğundan makinist mektebine aldılar. Tayyare Makinist Mektebi'nden Kucuk Zabit (Gedikli/Astsubay) olarak mezun oldu. Makinist olarak Birinci Dunya Savaşı'nda Bağdat cephesine gonderildi. Orada 2 Şubat 1916 tarihinde bir ucak kazasında yaralanarak İstanbul'a dondu.
Pilot olarak ilk ucuşu 21 Mayıs 1916 tarihindedir. 15 Kasım 1916 tarihinde tayyarecilik tahsilini bitirerek pilot diplomasını aldı.
1917 yılı sonbaharında Kafkas Cephesi'ne, 7. Tayyare Boluğu'ne atandı. Orada bir Rus ucağı duşurerek Kafkas Cephesi'nde ucak duşuren ilk tayyareci oldu.
8 Ekim 1917 gunu bir hava savaşında yaralanarak duşunce, Rus'lara esir olmadan once ucağını teslim etmemek icin yaktı. Esir olarak Hazar Denizi'ndeki Nargin Adası'na gonderildi. Azeri Turklerinin yardımı ile adadan yuzerek kactı. Nargin Adası ’nın karşısındaki Baku, Rus işgali altında olduğundan, savaşa katılmayan İran ’da karaya cıktılar. Birlikte kactığı istihkÂm Teğmeni Salih Bey ile 2,5 ayda yaya olarak Suleymaniye uzerinden Musul ’a geldiler. istanbul'a geldiğinde savaşın sonları idi. Başkent İstanbul Hava Mudafaa Boluğu'ne tayin oldu.
1918 yılı yaz başında Yeşilkoy ’de konuşlanmış bulunan 9. Harp Tayyare Boluğu ’nde gorev almıştır. Bu bolukte gorevli iken bir av ucağı tasarımı yapan Vecihi Bey ’in bu projesi Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalanması ile yarım kalmıştır.
İstanbul işgal edilince esaretten donen askerlerin arasında gizlice Harem'den kalkan bir gemiyle Mudanya'ya, oradan Bursa ve Eskişehir uzerinden Konya ’ya giderek Kurtuluş Savaşı'na katılmıştır. Kurtuluş Savaşı'nda Vecihi Hurkuş, “Sivil Pilot”tur.
Kurtuluş Savaşı ’na gonullu olarak katılan Hurkuş, başarılı keşif ucuşlarının yanı sıra bir Yunan ucağını da duşurmeyi başardı ve İzmir hava alanına inerek burayı işgalden geri aldı. Kurtuluş Savaşı ’nın ilk ve son ucuşunu yapan pilottur. İzmir (Gaziemir – Seydikoy) hava meydanına ilk giren ve işgal eden kişi olur.
Bu başarılar, TBMM tarafından İstiklal Madalyası ve de uc ayrı Tasdikname ile odullendirmesi sonucunu doğurdu; T.C. tarihi icerisinde uc Tasdikname ile odullendirilen ilk ve tek insan Vecihi Hurkuş oldu.
Kurtuluş Savaşı sırasında Akşehir'de Jandarma Komutanı Ratıp Bey'in kızı Hadiye Hanım'la evlendi. İzmir'de Gonul, İstanbul'a donduklerinde de Sevim isimli iki kızı olmuştur. 1925 yılında eşinden boşandıktan sonra İhsan Hanım'la evlendi ve 1927 yılında Perran isimli bir kızı daha doğmuştur.
Edirne ’ye kazayla duşen bir duşman ucağına adının verilmesi uzerine ucak yapma fikri aklına takılan Hurkuş, ilk Turk yapımı ucak olan Vecihi K VI ’ı imal etti ve ilk ucuşunu 28 Ocak 1925 tarihinde yaptı. 1923'te ganimet olarak Yunanlılardan ele gecen motorları kullanarak ilk Turk ucağını imal etmeyi başarır. 28 Ocak 1925'de "VECİHİ K-VI" adını verdiği ucağını ucurur. Ucağı izinsiz ucurduğu icin cezalandırılır. Halbuki o zamanlar ulkenin havacılıkla alakalı bir kurumu olmadığı izin alınacak makam belli değildir.
İzin almadan uctuğu icin cezalandırılınca, istifa ederek hava kuvvetlerinden ayrılıp Ankara'ya gider ve kurulmakta olan Turk Tayyare Cemiyeti'ne (T.T.C.) katılır. T.T.C. Fen şubesini organize etmekle gorevlendirilir. Gazi Mustafa Kemal'in "İstikbal goklerdedir..." yonermesiyle havacı bir kuşak yetiştirmek icin kurulan Turk Tayyare Cemiyeti, halkın bağışları ile yaşayan bir kuruluş olacaktı. Bunun icin bir okul acmak, milli bir hava sanayi kurmak amacındaydı. Hurkuş, yaptığı ucağını geri alıp, T.T.C.'nin bağış toplama faaliyetlerinde kullanarak halka havacılık sevgisini aşılamak istiyordu ama ucağını geri almayı başaramadı.
Bağış toplamak icin bir madalya tuzuğu hazırlandı. Bağışa gore bronz, gumuş, altın ve elmaslı madacak ucağa ad olarak verilecekti. Turk Tayyare Cemiyetine ilk yardım Ceyhan ilcesinden gelmiş, 10.000 TL telgrafla bağışlanmış, alınan ilk ucağa da Ceyhan adı verilmiştir.
Hurkuş'un ucakla yurtici bağış gezileri de bu ucakla başlamıştır.
Bu arada Avrupa havacılığının incelemek icin bir heyetle Hurkuş, ikinci kez Avrupa'ya gider. Almanya'da Junkers ve Rohrbach ucak fabrikalarını ziyaret ederler. Bu fabrikalar Turkiye'de anonim şirket halinde tayyare fabrikası kurmak fikrindeydiler. Fransa'da da Breguet, Potez, Hanriot gibi bircok fabrikaları ziyaret etmişler, Hurkuş da bu fabrikaların ucaklarıyla tecrube ucuşları yapmış, Potez 25 tipindeki rekor tayyaresiyle akrobasi ucuşundan sonra fabrika tarafından Atlantik Okyanus geciş ucuşu yapması icin teklif yapılmış, fakat Fransız Aero Kulubu'nun baskısı ile teklif suya duşmuştur.
Turkiye'ye donuşte 19 Ekim 1925'de Tayyare Cemiyeti Yonetim Kurulu istifa etmiş, cemiyetin tasarı ve projeleri suya duşmuş, elindeki tayyare, vasıta ve elemanları hava kuvvetlerine verilerek havacılıkla ilgisi kesilmiş oluyordu. Hurkuş'un da tekrar hava kuvvetlerinde gorev alması istenince istifa etmiştir.
Milli Savunma Bakanlığı, Kayseri'de Tayyare Onarım ve Motor Anonim Şirketi (TOMTAŞ) adında bir fabrika kurmak icin anlaşır. Hurkuş, TOMTAŞ'ın teklifini kabul ederek Almanya'ya gider. Hurkuş, Almanya'da Junkers A.20 tayyarelerinde bazı noksanlıklar bulur, onların duzeltilmesi ile Junkers A.35'lerin yapımını da ustlenir.
18 Temmuz 1926'da telgrafla memlekete cağrılır, Junkers A.35'in satın alınması icin tecrube ucuşu istenir. Junkers bu ucuşun ozellikle Hurkuş tarafından yapılmasını, ucağının zamanın en modern ve yuksek ateş kudretinde iki kişilik av tayyaresi, savaşta her tarafa ateş sacabilme gucu olduğunun kanıtlanması icin Fransızların gozde ucağı Nieuport Delage ile savaşını ister. 1 Ağustos 1926 da temsili savaş yapılır, savaşı Junkers A.35 ile Hurkuş kazanır.
Hurkuş yurda dondukten sonra, TOMTAŞ emrinde biri 14 kişilik 3 motorlu Junkers G.24, diğeri altı kişilik tek motorlu Junkers F.13 yolcu tayyareleriyle Ankara - Kayseri arasında ulaşım ucuşları yapar. Tarih 1927'dir. Hurkuş'un bu ucuşlarının, yurdumuzda ilk hava yolları ucuşları olduğu duşunulebilir.
Hurkuş, TOMTAŞ'a, Junkers A.35'in kanatlarına benzin depoları ilavesi ile havada kalma suresini uzatarak Ankara-Tahran ucuşunu direkt yaparak, İran devletine ucağı gostermek ve hukumetimizin rızasıyla devletimizin ihtiyacından fazlasının yabancı devletlere de satılabilmesi fikrini acmış. Bu yapılırsa hem devletimiz şereflenecek, hem de TOMTAŞ'a buyuk faydası sağlayacaktı. O sırada henuz TOMTAŞ fabrikası teşekkul etmemiş ve Junkers A.35 tayyaresi de TOMTAŞ'a devredilmemiş olduğundan bu ucuşu reddedilmişti.
16 Eylul 1926 tarihinde Turkiye'de ilk paraşut gosterisi Ankara'da yapıldı. Vecihi Hurkuş'un kullandığı Junkers F–13 ucağından Alman paraşutcu Heinke'nin 700 m. irtifadan yaptığı 178. atlayışı Gazi Mustafa Kemal ve Ankaralılar izlediler.
Milli havacılığımız icin guzel bir başlangıc olan TOMTAŞ ne yazık ki 1928 yılına kadar calışmalarına devam edebildi. Kotu yonetimi yuzunden 1928'de iflas etmiş, daha doğrusu iflas ettirilmiştir.
Bir yıllık aradan sonra Vecihi Hurkuş, Turk Hava Kurumu'ndaki eski gorev yeri olan Teknik Şubeye doner.
1930 yılı Sanayi Kongresi Ankara'da toplanmış, Halkevi'nde de Yerli Mallar Sergisi acılmıştır. Hurkuş burada yerli malı ucaklarının resim ve maketleri ile ustten kanatlı kapalı kabinli Vecihi K-XI tipi ucak modelinin minyaturunu sergiler ve buyuk ilgi gorur. Kurumda boş durmaz, yeni ucak model ve tiplerini tasarlamaya devam eder.
1930 yılı yıllık iznini iki ay ucretsiz olarak uzatıp Kadıkoy'de bir keresteci dukkÂnını kiralayarak, 3 ayda ikinci ucağını VECİHİ XIV'u inşa etti. İlk ucuşunu 16 Eylul 1930'da Kadıkoy Fikirtepe'de buyuk bir kalabalık ve basın topluluğu karşısında yapmıştır. Ucak iki kişilik, tek motorlu spor ve eğitim ucağıdır. Ucağı ile birlikte ucarak Ankara'ya donmuş, Ankara uzerinde bir gosteri yapmış, Başbakan İsmet İnonu ve bazı komutanlar tarafından ucağı incelenerek tebrik edilmiş. Ucabilirlik sertifikası verilmesi icin İktisat Bakanlığı'na muracaat ederek musaade istemiştir.
14 Ekim 1930'da, "Tayyarenin teknik vasıflarını tespit edecek kimse bulunmadığından gereken vesika verilmemiştir" cevabını almış. Hurkuş, bunun uzerine bakanlık nezdinde yapılan girişimler sonucu ucağa istenen belgenin alınması amacıyla Cekoslovakya'ya gonderilmesi icin musaade almıştır. Ucak Ankara ’da sokulmuş, Demiryolu vagonları ile Haydarpaşa ’ya, Sirkeci ’den de Prag ’a gonderilmiştir.
Vecihi Hurkuş, 6 Aralık 1930'da Prag'a geldiğinde henuz tayyare gelmemişti. Tayyareye ait statik raporu gibi resmi evrak once Cek diline cevrilmiş, ucak gelince tekrar monte edilerek ucağın malzemeleri ve her turlu teknik kontrolu yapıldıktan sonra ucuşu istenmiş. Her turlu ucuş şekilleri ile ucuşun kontrolu tamamlanmıştır.
Vecihi Hurkuş 23 Nisan 1931'de Cekoslovakyalı yetkililer tarafından civardaki bir gazinoda duzenlenen bir torenle, başkoşesinde "Yaşasın Turk Tayyareciliği" yazılı bir pankartla onurlandırılarak ucuş musaadesini almıştır.
25 Nisan 1931'de Cekoslovakya'dan ucarak Turkiye'ye gelmek icin yola cıkıp 5 Mayıs 1931'de Turkiye'ye gelmiştir. Hurkuş, ucağının atıl kalmaması icin Posta İdaresi ile ceşitli goruşmelerde bulunur. İlk kurulmak istenen posta hattı Ankara-Erzurum ile Ankara-İstanbul arasında duşunulur.
Mustafa Kemal ATATURK ’un yonlendirmesiyle kurulan Turk Tayyare Cemiyeti'ne katılan Hurkuş, 1931 yılında, T.T.C. adına ilk Turkiye turunu duzenledi. Bu arada aynı yılın sonlarında Turk Hava Kurumu yeni bir turne planlar. Ankara'dan başlayan ucuş Aksaray, Konya, Manavgat, Antalya, Fethiye, Muğla, Aydın, Denizli, Uşak, Eskişehir, Adapazarı, İzmit ve Yeşilkoy'de tamamlanır. Ucuş buyuk bir başarıyla tamamlanmıştır. Kurum şubeleri bağışlarla zenginleşmiştir, ama 3 Kasım 1931 tarihli telgrafla buyuk yardımcısı makinisti Hamit'in işine son verilir Vecihi Hurkuş'a odenen ucuş tazminatı kesilerek Vecihi XIV ucağı ucuştan men edilir. Bundan sonraki ucuşların Milli Savunma Bakanlığı tarafından verilecek ucakla gercekleştirileceği bildirilir. Bu durum Vecihi Hurkuş'un kurum'dan tekrar ayrılmasına neden olur.
21 Nisan 1932 tarihinde, Sivil Tayyare Mektebi ’ni kuran Vecihi Hurkuş, bu mektebe Turkiye ’nin ilk kadın pilotları olacak olan iki kız oğrenci dahil 12 adet oğrenci aldı ve eğitim ucuşları icin 1933 tarihinde, Nuri Demirağ tarafından finanse edilen Vecihi K-XVI adlı ucağı tasarladı. İlk 12 oğrenci Sait, Tevfik, Muammer, Abdurrahman, Salih, Osman, Rıza, Hikmet, Huseyin, Kenan, Eribe ve Turkiye ’nin ilk kadın pilotu olan Bedriye (Gokmen) idi. Oğrencilerin eğitim sırasında hicbir kazası olmamıştır. Zor koşullarda eğitim yaparken bazı kurumların, orneğin Tekel İdaresi'nin ve İş Bankası'nın reklÂmlarını yapmış, bazı vatansever yetkili kuruluşların da yardımları olmuştur.
Oğrencilerinden Sait Bayav, Tevfik Artan, Muammer Oniz, Osman Kandemir, ilk kadın tayyarecimiz Bedriye Gokmen ve kızı (yeğeni) Eribe yalnız ucmayı başarmışlardır. Vecihi Sivil Tayyare Okulu parasal sorunlardan ve yetiştirdiği oğrencilerin diplomalarına denklik verdirememiş olmasından kapanmıştır.
1935 yılında Ataturk'un cağırması ile tekrar Turk Hava Kurumunda calışmaya başlar. Turk Hava Kurumu, 1937 sonbaharında muhendislik eğitimi icin Hurkuş'u Almanya'ya gonderir. Vecihi Hurkuş, Weimar Muhendislik Mektebi ’ne ihtisas sınıfından başlatılmış, bir bucuk yıl sonra da mezun olmuştur. 27 Şubat 1939'da Tayyare Makine Muhendisliği diplomasını almıştır. Turkiye'ye donduğunde Bayındırlık Bakanlığına başvurarak, "Tayyare Muhendisliği Ruhsatnamesini" almak istedi. Ancak yetkililer, "iki yılda muhendis olunmaz" diye bir gerekce ile kabul etmemişlerdir.
Muhendisliğini Danıştay kararı ile kabul ettirir. Turk Hava Kurumu'nda da yonetim değişmiş, vazifeleri başkalarına verilmiştir. O gunku koşullarda teknik imkÂnın olmadığı Van'a tayin edilir. Bunun uzerine istifa ederek kurumdan ayrılır.
1942 Yılında “Vecihi Havada” kitabını yayınlar. Bu kitabında, 1915-1925 yılları arasında Birinci Dunya Savaşı, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin ilk doneminde yaşadıklarını, ilk ucağını nasıl yaptığını anlatır.
Havacılıktan uzun bir ayrılıktan sonra 1947'de Kanatlılar Birliği'ni kurdu. Genclerin buyuk ilgi gosterdiği bir kuruluş oldu. 1948'de Turk Hava Kurumu'ndan Magister tipi bir oğrenim ucağı temin ettiler. Kızı Gonul'un Yazı İşleri Muduru olduğu "Kanatlılar" adlı aylık bir dergiyi, 12 sayı cıkarttılar. Buyuk coğunluğu universite oğrencileri olan Kanatlılar Birliği fazla yaşayamadı.
1951 yılında beş arkadaşıyla birlikte havadan zirai ilaclama yapmak uzere "Turk Kanadı" adı ile bir şirket kurdu. Sait Bayav ve Muammer Oniz'le İngiltere'ye giderek Auster MK-V tipi uc ucak almışlar. Turkiye'ye dondukten sonra ortaklar arasında cıkan anlaşmazlık uzerine Hurkuş, haklarından vazgecerek şirketten ayrılmıştır.
1952 yılında Paro mamasının reklÂmını yapmak icin tekrar İngiltere'ye giderek Percival Proctor V tipi dort kişilik hafif turist tipi tayyare aldı. Bu tayyare ile değişik muesseselerin reklÂmını yaptı. Paro bebek maması, Puro sabunu gibi gıda ve malzemeleri ufak kÂğıt paraşutlerle ucaktan dağıtarak, kanatlarına taktığı patiskalar uzerine banka isimlerini yazarak reklÂmcılık yaptı.
6 Ağustos 1954 tarihinde “40. Hizmet Yılı”nı kutlamak icin Yeşilkoy Uluslararası Havaalanı'nın salonunda "Turk Havacılar Bayramı" adıyla bir jubile yapıldı.
Turkiye ’nin ilk sivil hava yolu şirketi olan Hurkuş Hava Yolları ’nı 29 Kasım 1954 yılında kuran Vecihi Hurkuş, THY ’nin elden cıkarttığı sekiz tayyareyi alıp onararak filosunu kurdu fakat ucaklarına duzenlenen sabotajlar, ucuşlarının gerekcesiz yere iptal edilmesi gibi sebeplerden dolayı bu projesini verimli bir şekilde hayata geciremedi. Bir takım gucluklerle uğraşarak hava yollarının sefer yapmadığı yerlere seferler koyarak, izin vermediklerinde gazete taşıyarak calışmak istedi, ama kazalar, kacırılmalar, sabotajlar sonunda Hurkuş Hava Yolları'nın ucakları ucuştan men edildi. Buna rağmen elinde kalan son ucağını (TC-ERK) da Maden Tetkik Arama Enstitusu'nun emrinde kullanarak Guney Doğu Anadolu'da toryum, uranyum ve fosfat arayarak zor doğa koşullarında calıştı.
Hayatının sonlarında cok sıkıntı cekmiş, borclandırılmış, ucamayacak duruma duşurulen ucaklarının sigorta giderleri ve bunların faizleri borcuna eklenmiş, icra takipleri, davalar neden ile vatana hizmet tertibinden kendisine bağlanan cok yetersiz maaşına bile haciz konmuştur.
Hayatının son yıllarını buyuk maddi sıkıntılar arasında geciren başarılı pilot, 16 Temmuz 1969 tarihinde, gecirdiği beyin kanaması nedeniyle yatırıldığı Gulhane Askeri Tıp Akademisi Hastahanesi ’nde vefat etti.
Turk havacılık tarihinin pek cok ilkine imza atmış olan ve 1916-1967 yılları arasında yaptığı 30.000 saatlik ucuşla bu alanda kırılması zor bir rekora imza atan Vecihi Hurkuş, 102 farklı model savaş ve sivil ucakla ucuş yaparak inanılması guc bir rekora da imza atmıştır.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 50
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 27
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 96











