Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Vilhelm Richard Wagner

  • Konuyu başlatan mum
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 3
  • Görüntüleme 181

mum

Level 27
Fahri Üye
TM Üye
Katılım
27 Kas 2013
Konular
7,500
Mesajlar
24,372
Online süresi
13g 72259s
Reaksiyon Skoru
3,056
Altın Konu
0
Başarım Puanı
549
TM Yaşı
12 Yıl 4 Ay 26 Gün
MmoLira
31,714
DevLira
0

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

vilhelmrichardwagner.jpg

Vilhelm Richard Wagner Biyografisi Unlu Alman besteci


Vilheim Richard Wagner, 22 Mayıs 1813 yılında, Napolyon'a karşı yapılan kurtuluş savaşının başlamasından hemen sonra ve Uluslar Savaşı'ndan bir kac ay once Leipzig'de dunyaya geldi. Babası Frederich Wagner, polis memuruydu fakat Richard doğmadan once oldu. Uvey babası Ludwig Geyer ise oyuncu, ressam ve oyun yazarıydı. Uvey babası, Richard'ı tiyatrodaki provalarına goturur, rolu bittikten sonra da tahta sahnede Richard'a bir gece once anlattığı masalların pandomimini yapardı. Richard, sanat hayatında uvey babasından oldukca etkilenecekti.
Okula başladığında ''Odisseia''nın ilk on iki kitabını kimseden yardım gormeksizin cevirmişti. Homer Yunancasının 6.000 satırını cevirmek on uc yaşındaki bir cocuk icin kolay bir iş değildi. Bir yıl once de piyano dersleri almaya başlamış fakat ozel bir yetenek gosterememişti. İlk esin kaynağı Gewandhaus konserlerinin birinde dinlediği Bethoven senfonisi olmuştu. Oldukca etkilenen Wagner, ailesine muzisyen olmak istediğini soyledi ve yazdığı bir tragedyayı muzikalleştirmeye kara verdi. Tekrar muzik dersleri almaya başlayan Wagner, bir uvertur besteledi. Bestelediği uvertur, uvey babasının calıştığı tiyatronun perde arasında calınmaya başladı ve izleyiciler tarafından buyuk ilgi gordu.
1830 yılında Leipzig Universitesi'ne giren genc Wagner, muzik şehri olarak un yapan Viyana'yı gormek icin buyuk bir istek duyuyordu. Fakat Viyana'a geldiğinde, butun tiyatro ve konser salonlarında ''Zampa'' gibi değersiz ve abartılı eserler olduğunu gorunce, hemen bu şehirden kactı. Wagner'in eski İskandinav efsanelerine olan ilgisi, onu bu fantastik hikayelere dayanan eserler yaratmaya itiyordu. Bu arada Yunan tragedyalarını incelemiş ve ''Geleceğin Sanat Eserleri'' adlı kitabı ile kendi sanat kuramlarını ortaya koymuştu.
1834 yılında ilk operası ''Die Feen''i tamamladı. Bu opera, buyuculer, mağaralar, periler ve sırlarla doluydu. Wagner'in yangın cıkarma saplantısı eserinde ateşe oldukca fazla yer vermesine neden olmuştu. Operanını notaları elden ele dolaştıktan bir sure sonra rafa kaldırıldı ancak Wagner'in olumunden beş yıl sonra sahneye konabildi.
Wagner, Magdeburg'da opera yonetmenliği yaparken tanıştığı oyuncu Wilhemina Planer ile ilk evliliğini yaptı. 1836 yılında Wagner ''Das Liebesverbot'' ( Aşk Yasağı ) adlı bir opera daha bestelemişti. Hazırlanması icin on gun gibi kısa bir sure verilen bu opera, tam bir fiyaskoyla sonuclandı. Oyunculardan hicbiri rolunu doğru duzgun ezberleyememişti. Ertesi yıl Wagner, Baltık devletinin başkenti Latvia'da Riga tiyatrosunda muzik yonetmenliği gorevini aldı. Burada son derece uzun ve gosterişli bir opera olan ''Rienzi''nin kompozisyon calışmalarına başladı. Riga tiyatrosu ile sozleşmesi sona erdiği zaman, bu eser daha bitmemişti. Fakain Latvia'dan ayrılmak zorunda kaldı. Rienzi operası 1842 yılında Dresden'de sahneye kondu ve buyuk ilgi gordu. Wagner ikinci operası, ''Der Fliegende Hollaender'' (Ucan Hollandalı)ı tasarlamaya başladı. Wagner daha sonra Dresden Saray Orkestrası yonetmenliğine atandı. Tannhauser operası 1845'te, Lohengrin ise 1848 yılında halka sunuldu fakat hic biri beklenen ilgiyi gormedi. Bundan sonra Wagner'in hayatında dertli, huzursuz, oradan oraya dolaşmakla gecen bir donem başladı. Wagner, 1848-9 yılları arsında Almanya'nın siyasal akımlarına karışmış, Sakson halkının hukumete karşı ayaklanmasına katılması nedeniyle onun icin de tutuklama kararı cıkarılmıştı. Wagner kurtuluşu kacmakta buldu; Zurih'e sığındı. Oradan Paris'e, Paris'ten de Bordeaux'ya gitti.
Zurih'te kaldığı yıllarda bir arkadaşının karısına aşık oldu. Bu yasak aşk, ''Tristan ve Isolde'' nin doğmasına yol actı. 1859 yılında Avusturya İmparatoru'nun isteği uzerine Paris Operasında ''Tannhauser''i sahneye koymayı kabul etti. Fakat İmparatora karşı olanlar oyunu sabote ettiler. Wagner de umutları kırılmış bir halde Viyana'ya dondu.
1864 yılında Wagner borclarından yılmış bir durumdayken, Bavyera Kralı II. Ludvig tarafından Munih'e davet edildi. Buyuk bir coşkuyla karşılanan unlu besteci, ''Tristan''ı sahneledi.
1866 yılında karısı olen Wagner uc yıl sonra tekrar evlendi. Aynı yıl Cosima ve Richard Wagner ciftinin, Helferich Siegfried Richard adını koydukları bir erkek cocukları oldu.
1876 yılında Wagner'in opera binası duşu, Bayreuth'ta gercekleşti. Wagner, bu amac icin dunyanın her yerindeki hayranlarından yardım gormuş, krallar ve prensler tarafından desteklenmişti. Artık bestelenecek bir ''Parsifal'' operası kalmıştır. Parsifal Wagner'in olumunden bir yıl once Bayreuth'da sahneye kondu.13 Şubat 1883 yılında kalp damarlarının tıkanması nedeniyle hayatını kaybetti.
Wagner, Alman ruhunu renk renk tonlarla dile getirmiş ve İtalya opera bicimini bir kenara bırakarak, ''dram muziği'' dediği, muziğe uydurulan sozcuklere dayanan değil sozcuklere uyan bir muzik icat etmiştir. Unu birdenbire parlayıp sonmemiş, fakat yavaş yavaş ulkesine yayılmış, hatta yabancı ulkelere taşmıştır. Wagner'in muziği icin '' geleceğin muziği'' yakıştırması boşuna değildir.
 
Paylaşım için teşekkürler.
 
Paylaşım için teşekkürler.
 
Paylaşım için teşekkürler.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst