Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz
For Advertising Contact [email protected]


Kriz anında işletme yönetimi

Hakan811

Level 6
TM Üye
Üye
Ticaret - 0%
0   0   0
Katılım
3 Şub 2009
Konular
926
Mesajlar
1,426
Beğeniler
31
MmoLira
0
DevLira
0
#1
KRİZ ANINDA İŞLETME YÖNETİMİ
Türkiye ekonomisi zorlu bir süreçten geçmektedir. Tüm firmalar bu süreçten zararsız bir şekilde çıkmayı amaçlamaktadır. Ancak bu son kriz birçok firmanın kriz yönetimi kültürü olmadığını ortaya çıkarmıştır. Bir “B” planı olmayan şirketler, hemen yönetim kurulunu toplayarak krize karşı “o an” önlem alma yoluna gittiler. Üretimi kısma, eleman atma gibi yaratıcı olmayan kararlarla krize önlem alınmaya çalışıldı. Şirketlerin yaklaşımında çoğu zaman bir panik havası seziliyor . Özellikle KOBİ’ lerin aldığı önlemler işten çıkarma, yatırımları durdurma ve ürün zammı şeklinde olmaktadır.
Şu anda Türkiye’nin krizle birlikte biraz daha fakirleştiği bir gerçektir. Bu da tüketimin düşmesi, yani iç daralma anlamına geliyor. Ancak Türkiye’nin mevcut gelişme potansiyelinin devam ettiği ve bir süre sonra krizin sona ereceği kesindir. Bu nedenle şirketlere uzun vadeli yaklaşımlar önerilmekte. Etkili iletişim kurmak, yeni pazarlar yaratmak, marka imajını güçlendirme çalışmaları, yönetim danışmanları tarafından en çok önerilen kriz stratejileri arasında yer almaktadır.
Yapılan araştırmalara göre firmalar kriz dönemlerinde iki farklı davranış biçimi sergiliyor; panik yaklaşımı ve hazırlık yaklaşımı. Panik yaklaşımında kararlar plansız küçülme , bazı ürünlerin piyasadan çekilmesi ve işten çıkarma şeklinde sonuçlanıyor. Bulundukları durumu kurtarmaya yönelik politikalara başvuran panik şirketler, kısa vadeli planlarla günü kurtarmaya çalışırken aslında çalışanlarının güvenini ve sahip olduğu kalifiye insan kaynağını, müşterilerini, piyasa paylarını ve hatta varlıklarını bile yitirebiliyorlar.
Hazırlık yaklaşımı ise, panik yaklaşımından farklı olarak ,şirketlerin kriz çıkmadan önce bu ihtimali her zaman göz önünde bulundurarak, alternatif çıkış noktalarının düşünülüp, her kademeyle paylaşılması olarak özetlenebilir. Önceden alınan tedbirler sayesinde üretim ve pazarlama faaliyetlerini, krizle ortaya çıkan yeni şartlara uyarlayan şirketler, rakipleri panik içindeyken, krizden karlı çıkmayı başarabileceklerdir.
Bunu başarabilmek için işletmelerin uygulamaları gereken hazırlık yaklaşımı,kriz öncesi , kriz dönemi ve kriz sonrası olarak üç aşamadan oluşur. Biz burada kriz anında işletme yönetimi üzerinde duracağız.

Kriz Yönetimi Tanımı Ve Süreci
Kriz yönetimi, muhtemel kriz durumuna karşılık, kriz sinyallerinin alınarak, değerlendirilmesi ve örgütün krizi en az kayıpla atlatabilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve uygulanması sürecidir.
Kriz yönetimini, kriz öncesi muhtemel krizlere karşı uyarı sinyallerinin değerlendirilip hazırlık ve engelleme sistemlerinin değerlendirilip hazırlık ve engelleme sistemlerinin kurulması, kriz sırasında krizin ortadan kaldırılması için kontrol altına alınmaya çalıştırılması ve etkilerinin en aza indirilerek denge durumuna dönüşün sağlanması, kriz sonrası değerlendirme yapılarak gerekli öğrenmenin sağlanması sürecidir. Kriz yönetiminin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
Kriz yönetimi organizasyonunun muhtemel krizlere karşı daima hazırlıklı olmasını sağlar.
Kriz yönetimi, birden fazla safhadan oluşan karmaşık bir süreçtir.
Kriz yönetimi, organizasyonun yaşamını devam ettirmesini tehlikeye sokabilecek ya da olanak dışı bırakacak nitelikteki durumlarla ilgilidir.
Etkin bir kriz yönetimi, organizasyonda krizin kısa sürede kontrol altına alınıp kayıp ve zararları sınırlayabilme avantajına sahiptir.
Kriz yönetimi organizasyonun özelliklerine göre farklılık gösterir.
Kriz yönetimi, stratejik yönetim ve risk yönetimi ile benzer yönlere sahiptir.

Kriz Yönetimi Süreci

1. Kriz Sinyalinin Alınması
Kriz sinyalleri, gelmekte olan krizin varlığı ve şiddetli ile ilgili bilgileri içermesinden dolayı, yöneticiler bu sinyallere karşı duyarlı olmalıdır. Kriz bu sinyallerin takip edilmesi, doğru şekilde değerlendirilmesi sonucunda ortaya çıkar. Örgütte değişik sinyalleri alabilen çeşitli erken uyarı sistemlerinin kurulması ve işaretlenmesi gerekir.

2. Krize Hazırlık ve Korunma
Önleme ve korunma mekanizmaları erken uyarı sisteminden gelen bilgileri kullanarak, muhtemel bir krizle ilgili olarak alınacak önlemler konusundaki bilgileri yönetime iletir.

3. Krizin Denetim Altına Alınması
Üst yönetim, gelen bilgiler doğrultusunda krizi önlemek üzere harekete geçer. Kriz yönetiminin ilk aşamasında elde ettiği verileri kullanarak krizin seyrini takip etmeli ve gerekli önlemleri alır.

4. Normal Duruma Geçiş
Krizin denetim altına alınıp, atlatılmasından sonra örgütün istikrarlı duruma getirilmesi gerekir. Kriz döneminde örgütün alt sistemleri arasındaki bağlar zayıflamış, örgüt iklimi ve düzen bozulmuş olabilir. Örgüt yeniden yapılandırılarak, değişen çevre koşullarına uygun duruma getirilmesine ve krizin yarattığı olumsuz etkilerin giderilmesine çalışılmalıdır.

5. Öğrenme ve Değerlendirme
Bu aşamada, kriz döneminde alınan karar, önlem ve uygulamaların gözden geçirilmesi ve kriz döneminden dersler çıkarılması söz konusudur.

Kriz Dönemi Stratejileri

1. Krizi Önleme İle Değişikliklere Uyum Stratejileri
Krize karşı örgütün vereceği cevabı bireyler belirlediği ve yönlendirdiği için ilk önce bireysel daha sonra da örgütsel cevap incelenmelidir.
Örgütsel cevap verme de kısa dönem, orta dönem ve uzun dönem olarak incelenebilir.
Kısa dönemde örgütün verdiği cevaplardan birisi, daha fazla merkezileşmeye yönelmektir. Kriz zamanında örgüt, çözümler getirecek bir lidere ihtiyaç duyar. Zaman baskısı ne kadar artarsa, karar vermede merkezileşme de o kadar artar.
Orta dönemde, örgütün krizi çözebilmesi için yöneticiler arasında bir yer değiştirme yapılabilir. Diğer bir önemli cevap ise görevlerin değiştirilmesidir. Örgütün morali yükselir ve çalışanlar krize karşı bir birlik oluştururlar.
Uzun dönemde örgütün değerleri ve amaçları değişebilir. Örneğin örgüt büyümeye ya da küçülmeye önem verebilir. Sorumluluğun dağıtılmasında bir artış ya da üst düzey yönetime bilgi veren memur sayısında bir artış olabilir.


1.1. Dinamik Planlama Sistemi
Dinamik planlama sistemi; örgütün pazardaki değişikliklere, kapasite sınırlamalarına, malzeme akışı, personel ve sermaye sorunlarına karşı hazırlık olmasını sağlar.

1.2. Sürekli İç ve Dış Çevre Analizi
Dış çevrede meydana gelen değişiklikler örgüte, bir takım fırsatlar tanıdığı gibi bazı tehlike ve güçlüklerin de kaynağı olabilmektedir. Sistematik bir biçimde yapılan çevresel analizler örgüt; fırsatları önceden öğrenme ve uygun stratejik seçimlerde bulunma imkanına kavuşur.

1.3. Örgüt Geliştirme
Örgüt geliştirmenin temel amaçları arasında örgüt üyelerinin; daha etkin haberleşmelerini sağlamak; sorunlarını açıkça tartışabilecekleri bir ortam oluşturmak; amaçlarını açık hale getirerek, birbirlerine yardımcı olmalarını sağlamak; duygu, düşünce ve önerilerini birbirleri ile paylaşmalarını sağlayacak bir ortam sayılabilir.

2. Krizden Çıkma Stratejileri

2.1. Tasarruf Stratejileri
Tasarruf stratejileri, ekonomik koşulların durgunluk dönemlerinde ve pazarların doyum noktasına geldiği veya geriye gittiği durumlarda uygulanabilir.
Bu durumlar şunlardır:
¾ Örgütün durumu kötüleşmektedir.
¾ Diğer stratejiler uygulanmış ama, örgüt amaçlarına ulaşmamıştır. Satışların yükseltilmesi vb. hisse hissedarlarından, müşterilerden ve diğer yakın çevre unsurlarından yoğun baskı gelmektedir.
¾ Dış çevre, tehlike sinyalleri vermektedir ve örgüt buna karşı koymakta yetersizdir.

2.2. Denge (Süreklilik) Stratejileri
Eski stratejilerin devamı/geçmişteki performansın biraz düzeltilmesi anlamına gelir.
Örgütlerin denge stratejilerini seçme nedenleri ise şunlardır;
¾ Örgütün kendini başarılı görmesi ve biraz geliştirerek devam ettirmeyi yeterli görmesi,
¾ Yöneticilerin risklerini arttırmak istememeleri (çünkü biraz geliştirerek devam ettirmeyi yeterli görmesi);
¾ Dış çevrenin kararlı, az değişir olması;
¾ Örgütün saldırgan büyüme stratejilerini uygulamak için yeterli finansal ve beşeri kaynağa sahip olmaması,
¾ Sanayi kolundaki değişmelerden örgütün haberdar olmaması ve bu nedenle de kendini, herhangi bir değişiklik yapma zorunluluğunda hissetmemesi;
¾ Mamulün hayat eğrisinin ilk safhasında bulunması, bu nedenle de Pazar payını belli oranda arttırmaya ve korumaya öncelik tanımasıdır.



Ekonomik Kriz Döneminde Stratejik Pazarlama Yönetimi
Her zaman işletmeye önemli kaynaklar sağlayan müşteriler bu dönemde satın almaları konusunda çok da istekli değillerdir. Onların taleplerini canlı tutabilmek için yeni stratejilere ihtiyaç bulunmaktadır. Bu dönemde ücretler, ürünler ve hizmetler, fiyatlar ve yaşam tarzı ile ilgili beklentiler ve düşünceler değişmekte, tutum ve davranışlarda değişiklikler ortaya çıkmaktadır.
Potansiyel müşterileri kazanma ve mevcut müşterileri elinde tutma performansını geliştirmek, aynı zamanda karlı müşterilere odaklanmak ve müşteriye ulaşma, satış, pazarlama ve satış sonrası hizmetler gibi müşteri ile ilgili bütün faaliyetlerin etkinliğini arttırmaktadır.
Bu amaçla oluşturulabilecek yaklaşımları şöyle sıralayabiliriz:
¾ Mevcut pazarda yeni müşteriler yaratmak,
¾ Yeni ürünler çıkarmak,
¾ Yeni şirketler satın almak ya da birleşmelere gitmek,
¾ Müşteri portföyünü genişleterek satışları arttırmak
Kriz dönemlerinde müşterilerin beklentileri daha ucuz ve fonksiyonel ürünlerdir. Bu şekilde çeşitlendirme ile, ucuz ve ekonomik ambalajlı malların pazara sürülmesiyle yeni pazarlara girilmesi mümkün olabilir.
Fiyatları mümkün olduğunca aşağıya çekerek yeni bir fiyat düzeyinin oluşturulması, kredili satışların yaygınlaşması bu dönemin belirgin özelliklerindendir. Esnek üretim planlaması uygulanarak, sıfır stoklu üretim sistemi ile çalışma yoluna gidilebilir.
Bir çok işletme tarafından il kesintiye uğrayan tutundurma karar yaklaşımı yerine ürünü yeniden pazarlama faaliyetine ağırlık verilmelidir. Dağıtım kanallarında izlenilecek stratejiler maliyet avantajının elde edilmesinde önemli bir araç olarak değerlendirilmelidir. Bütün stratejik kararları oluştururken unutulmaması gereken kriz, sonrası ortaya çıkacak yeni Pazar fırsatları ile genişleyen pazar hacminin varlığıdır. Bu dönemi etkili değerlendirebilmek için stratejilerde kriz dönemlerinde küçülme yaklaşımı yerine müşteri beklentilerine yönelik politikaların oluşturulmasıdır.

Kriz Döneminde İşletme Stratejileri
Stratejik yönetim, rekabeti ve politik çıkar gruplarını göz önüne alarak en optimal Pazar pozisyonuna ulaşmak için, karmaşık bir ilgi grubunu dikkate alır [Müşteriler (alıcı ve tüketiciler), rakipler, devlet ve yerel yönetimler, anamalcılar (yatırımcı ve krediciler), girişimciler] .

Yukarıda saydığımız gruplarla birlikte kriz yönetimi, genel toplum üyelerini, azınlıkları ve dezavantajlı grupları ve en önemlisi doğayı da göz önünde bulundurur. Stratejik yönetim, çıkar gruplarını incelerken finansal, teknolojik, rekabet unsuru, kanunsal ve politik karakterlere daha fazla eğilim gösterir. Kriz yönetimi, bu karakterlere hissi, ekolojik, sosyal, ahlaksal, tıbbi, ruhsal, moral, estetiksel, psikolojik ve varoluş prensiplerini de ekler. Kriz yönetiminde de, stratejik yönetimde de planlama daimi bir süreçtir ve planlamanın gerçek amacı, şimdi ve gelecekte karşılaşılacak kritik durumların sistematik düşünceyle başarıyla atlatılacağı anlayışıdır.
İşletmeler kriz dönemlerinde bile karlı büyüme stratejileri sürdürmelidirler. Kriz dönemlerinde ayakta kalabilecekleri hatta krizden güçlenerek çıkarılacakları bir strateji oluşturmalarıdır.

Kriz Dönemlerinde Uygulanması Önerilen Stratejiler
1. Kriz sadece korunulacak bir şey değildir aynı zamanda bir fırsat da doğurabileceği unutulmamalıdır.
2. Rekabet stratejileri iyi belirlenmelidir.
3. Stratejik rekabette güçlü olunan alanlar iyi analiz edilmelidir.
4. Uluslararası pazarlamanın krizden korunmak için en iyi araçlardan birisi olduğu unutulmamalıdır.
5. Uluslararası stratejik birleşmeler uluslararasılaşmanın en uygun yollarından birisidir.
6. İşletme içi tasarruflara önem verilmelidir.
7. Kısa vadede geri dönüşümü yüksek alanlara öncelik verilmelidir.
8. İşletme çalışanları krize karşı iyi motive edilmelidir.
9. Rakipler ve pazardaki değişmeler anında izlenmeli bunun içinde araştırma faaliyetleri sürdürülmelidir.
10. Müşteri memnuniyeti bu dönemde de işletmenin temel felsefesi olarak kabul edilmeli ve özen gösterilmelidir.
11. Uzun ve vadeli yatırımlardan kaçınılmalıdır.
12. Reklam ve tanıtım faaliyetlerini kısarak arka plana itmenin aksine reklam ve tanıtıma daha fazla önem verilmelidir.
13. Tasarruf amaçlarıyla ucuz iş gücüne yönelmek yerine, kaliteli ve nitelikli iş gücünün her zaman daha ucuza geldiği unutulmamalıdır.
14. Savunma stratejileri iyi oluşturulmalıdır.
15. Kriz dönemlerinde üretimi düşürmek yerine maliyetleri düşürme yoluna gidilmelidir.
16. Satış öncelikli yerine nakit öncelikli çalışılmalıdır.


















Kriz Yönetim Planı Oluşturmak
Kriz yönetim planı hazırlanırken her işletmenin kullanabileceği hazır bir reçete yoktur. Her işletmenin örgüt kültürü farklıdır ve doğal olarak çözüm planı da farklı farklıdır. Öte yandan kriz yönetim planı krizi çözmeye yarayabilecek bir araç olup, kendiliğinden krizi çözmez. Bu nedenle, kriz yönetim planına sahip olma rahatlılığına kapılmamak gerekir. Çok iyi bir araç usta ellerde tehditten fırsata dönüşü sağlayabilir.
Etkin kriz yönetimi sabır, karar verme becerisi, fiziksel, zihinsel ve ruhsal dayanıklılık, öngörü, duyarlılık ve herkes kaçmaya çalışırken durup gerçeklerle yüz yüze gelebilme cesaretini gerektirir. Koparılan fırtınada yapılması gereken ise dikkati vermek de başlı başına bir iştir.
Amerika’da en büyük 500 kuruluşun tepe yöneticileri arasında yapılan bir araştırmaya göre, yöneticilerin %89’u krizin ölüm ve vergi gibi kaçınılmaz bir olgu olduğunu kabul etmektedirler. Ancak %50’si hazırlanmış bir kriz planı bulunmadığını belirtmektedir. Kriz planı olan işletmelerin kriz sürecinin, kriz planı olmayan işletmelerden daha kısa sürdüğü ortaya konmuştur. Kriz planı olmayanlarda süre, kriz planı olanlarınkinden 2-2,5 kat daha uzundur.

Kriz planı hazırlarken şu konuların analizi yapılmalıdır.
Krizler organizasyonun stratejik hedeflerini tehdit ettiğinden, kriz yönetimi stratejik yönetimin öngörüleri ışığında çalışmalıdır.
Kriz yönetimi hem fiziksel hem de zihinsel olarak, uygulayıcı durumunda olan kriz kontrol ekibi üzerinde ağırlık kazanır. Bu nedenle, ekip elemanlarının fiziksel ve zihinsel uygunluğu bir önkoşuldur.
Krizin erken uyarılarına aldırmama eğilimi, “kriz bize dokunmaz” sendromu kötü bir son hazırlayacaktır.
Krizde etkinliği sağlamanın önemli yollarından birisi hızlı harekete geçebilmektir.
Krizle karşılaşmak birleştirici olduğu gibi, bölücü de olabilir.
Genel kanı olarak, başarının krizi beslediği ileri sürülmektedir. Altın çağını yaşayan organizasyonların kriz çekimine girmesi uzun zaman alır. Hastalığın ilk safhaları hissedilmez. Dikkatli olunmalıdır.
Krize karşı bilinçli bir hazırlık yapmak gerekir.
Kriz örgütün tümünde ya da bir bölümünde yanan ateşe benzer. İlk tehdit atlatıldıktan sonra, yeniden yapılanma başlatılmalıdır.
Kırktan fazla şirket üzerinde yapılan araştırmaların sonucunda bir kriz yönetim planının temel olarak şu kısımlardan oluşacağı saptanmıştır.

Giriş
Kriz yönetim planının girişi genellikle 2 sayfayı geçmez. CEO (Chief Executive Officer) ’nun kaleme aldığı bu bölüm okuyucuya krizlerin ciddiyeti ve önemi hakkında açıklamalar içerir. Basit bir çözümü olan küçük problemlerin yanlış kararlar sonucunda nasıl derin krizlere dönüşebileceği belirtilir. Bazı kriz planları, ortaya çıkabilecek potansiyel krizlere ipucu verecek, son yıllarda sektörde oluşan krizlerin listesini içermektedirler.
Bilgisayar yazılımları, uzay endüstrisi, kimya ve askeri sektörler gibi hassas sektörlerde hazırlanan kriz yönetim planları, “Gizli” olabilirler. Bu yüzden kriz planının giriş kısmında ve tüm diğer sayfalarda “Gizli” ifadesi bulunmalıdır. Sayılı olarak hazırlanan bu planların örgüt içindeki dolaşımı kontrol edilmelidir. Planın kapağında tüm ilgili kişilerin acil durumlarda kullanabilecekleri bir telefon numarası verilmelidir.

Kriz Ekibi
Kriz yönetim planında problemler ve yöntemler tartışılmadan önce kriz ekibinin tüm üyeleri listelenmelidir. Bu çok önemlidir, çünkü bazı krizlerde problem çözülmeden, karar alınmadan önce etkili bir iletişime ihtiyaç duyulmaktadır. Öncelikle, kriz anında kimin karar vereceği konusundaki karışıklığı ortadan kaldırmak için, sorumlu olan alan ve departmanların belirtilmesi gerekir. İkinci olarak, yedek personelin listesi önem derecesine göre yapılır. Daha sonra da ekibin geriye kalan kısmı listelenir.
Bir kriz oluştuğunda kriz yönetim lideri, hangi aktiviteyle, kimin ne zaman sorumlu olacağına dair bir belge hazırlamalıdır. Lider işleri vardiyalı olarak parçalayarak bu baskıyı azaltmalıdır. Özellikle çok uluslu organizasyonlarda oluşan krizlerde bu çok önemlidir. Dünya çevresindeki ilgili bölümlerden çağrılar gündüz ve gece herhangi bir saatte gelebilir. Birçok kriz yönetim planında hangi bölgede, kiminle iletişim kurulacağı belirlenmiştir.

Kriz Değerlendirmesi
Kriz yönetim planının kriz değerlendirmesi bölümü fazla detaylı değildir. Bu bölümde örgütün başına gelebilecek kriz çeşitleri tartışılır. Kriz yönetim planının yazarı (ya da yazarları), olabilecek bütün kriz çeşitlerini (endüstriyel sabotaj, doğal afet, kimyasal sızıntı vb.) gözden geçirmelidir, özellikle de gerçekleşme olasılığı fazla görülen krizlere ağırlık verilmelidir. Bu şekilde hazırlanacak bir liste, gelecek yöneticilerin ya da kriz planına sonradan katılan kişilerin eğitiminde faydalı olacaktır.

Belgelerin Tartışılması
Kriz yönetim planında, kriz boyunca gerçekleşen tüm olayların belgelenmesi de ele alınmalıdır. Bu sadece, ileride şirket aleyhine açılacak bir dava için değil, şirketin hissedarları, ilişkili olduğu diğer şirketler yada basının sorabileceği sorulara cevap olması açısından önemlidir. Bu sorular aşağıdakiler gibi olabilir:
1. Bu olayı ilk ne zaman öğrendiniz?
2. Kaza nerede oldu?
3. Üst yönetimle yada polisle ilk ne zaman irtibat kurdunuz?
4. Patlama sırasında olay yerinde kaç kişi vardı?
5. Kriz anında hangi kuruluşlarla irtibat kuruldu?
Kriz boyunca kim kiminle konuştu, kim ne talimat verdi, önemli olayların zamanı vb. spesifik bilgiler kaydedilmelidir. Bu kayıtlar daha sonra şirkete karşı yapılabilecek iddialara karşı delil olarak kullanılabilir.

Özel Bilgiler
Kriz yönetim planında, kriz ekibindeki yöneticilere bazı bilgilerin gizliliği ve bu bilgilerin CEO’nun izni dışında hiç kimseye açıklanmayacağı hatırlatılmalıdır. Güvenilir yöneticilerin, araştırmacı yada habercilere yardım etmekte hevesli tavırlarda, kriz anında acele bilgiler verdiği ve daha sonra bu bilgilerin yanlış olduğu öğrenildiği birçok durum olmuştur.


Hareket Adımları
Kriz yönetim planı kriz boyunca tüm ekip üyelerinin cevaplayacakları şu soruları içermelidir;
1. Şirket CEO’su yada yetkilisi ile kontak kuruldu mu?
2. Polis, itfaiye yada başka bir acil durum kurumlarına başvurmaya gerek var mı?
3. İlk 48 saat içinde medya ile kimler ilgilenecek? Bu görev için 2. kişi belirlenmeli ve 20 saatlik periyotlarla değişmelidirler. Şirket için ne kadar az sayıda kişi konuşursa o kadar iyi olur. Böylece basit ve bütün açıklamalar yapılmış olur. Çok sayıda yöneticinin konuşup, farklı fikirler beyan ederek, farklı bakış açıları sunduğunda, şirketin imajı zedelenebilir.
4. Hangi noktada şirket avukatı aranmalıdır?
5. Kriz nedeniyle oluşabilecek ani bir kampanya veya işten çıkarma durumunda oluşabilecek protestolara karşı sendika yöneticileri ile kontak kuruldu mu?
6. Basın toplantısı gerekli mi?
7. Mağdur olan kişinin (yahut kişilerin) ailesi ile kontak kuruldu mu? Birçok durumda aile fertleri kaza haberini şirket yerine televizyon yada radyodan öğrenmektedirler. Kriz yönetim ekibi, mağdur ailelerin evlerini ziyaret edecek şirketi temsilcisini seçmekte hızlı davranmalıdır.
8. Çalışma alanının herhangi bir bölgesini yada parçasını kullanıma kapatmak gerekli mi?
9. Mobil bir ofis veya kriz iletişim merkezi kurmak gerekli mi?
10. Zararın boyutu ve miktarı nedir?
11. Şirket için önemli pozisyonlardaki kişilerle kontak kuruldu mu?
Bu bilgilerin ve prosedürlerin bulunduğu bir kriz yönetim planı hazırlamakla kriz anında en etkili şekilde durum kontrol altına alınır. Kriz anında kaybedilecek en ufak bir zaman şirketin kaderinde önemli bir rol oynar.

Medya İlişkileri
Daha önce de bahsedildiği gibi, kriz boyunca bir kişi medya ile görüşme yapmalıdır. Kriz yönetim planında, medya ilişkileri aşağıdaki hususlar doğrultusunda önem taşımalıdır.
1. Kriz yönetim planında medyadan gelen görüşme isteklerinin halkla ilişkiler direktörüne iletilmesi gerektiği açıkça belirtilmelidir. Medya ile sıkça görüşme yapacak olan halkla ilişkiler direktörü, öncelikle üst yönetimin danışmanlığında şirket adına yapacağı açıklamaları belirlemelidir.
2. Krizle ilgili gazetelerde, dergilerde ve televizyonlarda çıkan tüm haber kupürleri yada kayıtları toplanmalıdır
3. Halkla ilişkiler sözcüsü her zaman iki yönlü bir bilgi akışı sağlamaya çalışmalıdır. Bir çok durumda, haberciler, yerel ve özel kuruluşlarla yada rakip şirketlerle irtibat kurmuşlardır. Bu nedenle, sözcü de habercilere konuyla ilgili ne tür bilgiler elde ettiklerini sormalıdır. Bu tür bir yaklaşım uygun olur.
4. Kriz yönetim planında, basın görüşmesinde şirketle ilgili hangi yazılı belgelerin gösterileceği belirtilmelidir. Bu belgeler şirketin yıllık raporu, üst yönetimin biyografisi, krizin çözümü ve yapısı hakkında açıklamaları içerebilir.
5. Kriz yönetim planında tüm kriz ekibine ve medyayla görüşen sözcüye tüm demeçlerde ve basın görüşmelerinde her zaman olumlu konuşmaları gerektiği vurgulanmaktadır.

Finansal Ve Yasal Hususlar
Kriz yönetim planı, şirketin karlılığını ve geleceğini tehlikeye atabilecek ciddi bir terslik olduğunda, şirketin önünde ne gibi seçenekler olduğunu belirtmelidir. Bu seçenekler aşağıdaki gibi sıralanabilir ;

Harcamaların azaltılarak tasarrufa önem verilmesi
Krediden uzak durup öz sermaye ile çalışılması
Alacakların hızla tahsili yoluna gidilmesi
Satış ve pazarlamaya ağırlık verilmesi
Vadeli satışlardan kaçılması ve satışların mümkünse nakit üzerinden yapılması
İhracat pazarlarının çeşitlendirilmesi ve ihracatın arttırılması
Diğer firmalarla işbirliği yapılması ve gerekirse ortak satış ağının kurulması

Kriz yönetim planının finansal ve yasal bölümü ayrıntılı bir biçimde ele alınmalıdır ve yasal danışmanlar tarafından tasdik edilmelidir.

Kriz Yönetiminin Lojistiği
Daha önce de belirtildiği gibi, tüm organizasyonlar kriz yönetim merkezi tahsis etmelidir. Kriz yönetim planında da bu merkezin yerleşimi, nasıl ve kim tarafından kurulacağı açıklanmalıdır.

Değerlendirme Metodları
Kriz sonrasında, kriz yönetim ekibi krizin tüm aşamalarını, hem başarılı olanları hem de yetersiz kalanları değerlendirmek isteyecektir. Kimi organizasyonlarda, yöneticiler değerlendirme formlarını doldururlar ve bu formlar ekip tarafından toplanarak, mevcut kriz yönetim planını değiştirmek için değerlendirilir. Daha sonra yeni sayfalar ve öneriler ilgili yöneticilere kriz yönetim planının kopyasına ek olarak gönderilir.

SONUÇ
Kriz dönemleri, şirketlerin iç yapısındaki eksiklikleri görmek için bir fırsat sağladığından, şirketler üretim planlamalarını yeniden gözden geçirebilirler ve böylece verimliliklerini arttırabilirler.
Kriz döneminde uygulanan politikanın kriz sonrasında da revize edilerek sürdürülmesi gerekiyor. Şirketlerin hizmet kalitesini artırmaya yönelik olarak yaptığı araştırmalar , muhtemel pazar daralması durumunda işletmelere büyük avantaj sağlar.
Kriz döneminde genellikle askıya alınan yatırımlar,mevcut kaynakların planlı kullanımı için, kriz sonrası tekrar gözden geçirilmelidir.
Türkiye boyutları değişmekle beraber, periyodik aralıklarla finansal kriz dönemlerine girmektedir. Bu nedenle firmalar stratejilerini bu gerçeğe göre belirlemeli, kriz uyumlu, esnek yönetim politikaları geliştirmelidirler. Böylece krizlerden etkilenmemekten öte karlı da çıkılabilir.
 
M

Moderator

Guest
Ticaret - 0%
0   0   0
#4
<div class="bbWrapper">kardeş kısa kısa yazarmısın plz ders için gerekiyo da yani ginede tşk.....</div>
 
Üst