bu kadar mı ağırmış gidişin gözlerimden
bir kelebek ardın sıra kül oldu
yerkabuğu delindi; mağma yuttu kalbimi...
gel ey unutulmaz ayini düşlerimin
rengi neden kaçıyor yetim gülüşlerimin
eski bir albümde mi yitirdim seni, söyle
ellerim boşluğa mı tutunmalıydı böyle..
gelişin masmavi bir gök gibi sararken beni
gidişin simsiyah bir turunçtur üzerime
çöker ardın sıra çatlayan kemiklerime...
alintidir