Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz

League Of Legends Amumu Şampiyon Hikayesi 1.Bölüm

x30x30x30

Düşünce özgürIüğü tüm kötüIükIerin anasıdır.

Amumu
Hüzünlü Mumya


Surima'lı yalnız ve kara sevdalı Amumu, bir arkadaş bulabilmek ümidiyle dünyayı
karış karış dolaşıyor. Etkisi altında olduğu kadim lanet yüzünden dokunduğu, sevdiği
her şeyin felaketi olduğundan, sonsuza dek yalnız kalmaya mahkûm. Onu
gördüğünü iddia edenler ufak yapılı, yosun rengi, sargılarla kaplı Amumu'yu
yaşayan bir cesede benzetiyor. Amumu, nesiller boyu anlatılan ya da dile
getirilmeyen pek çok efsaneye konu olmuş; öyle, artık ona dair neyin gerçek
neyin yalan olduğunu ayırt etmek imkânsız bir hâl almış durumda.

Surima'nın çetin halkı, bazı gerçeklerden oldukça emindir: Rüzgâr sabahları her
zaman batıda eser, gökte dolunay varken mideyi tıka basa doldurmak uğursuzluk
getirir ve gömülü hazineler, her zaman en ağır taşın altında bulunur. Ancak
Amumu'un hikâyesi, onlardan biri değil.




Bazı söylentiler Amumu'nun, Surima'nın başındaki en eski ailenin bir ferdi
olduğunu ve etini hızla çürüten korkunç bir hastalığın pençesine düştüğünü anlatır.
Ailenin en küçüğü olan Amumu, odasında karantinada yaşar ve duvarların
ötesinden hıçkırıklarını duyan hizmetçi bir kızla arkadaşlık eder. Bu kız tahtın yalnız
varisine saraydaki son haberleri anlatır ve onu büyük annesini mistik güçlerine dair
hikâyelerle avutur.

Bir sabah Amumu'ya hayattaki son erkek kardeşinin de vefat ettiğini ve böylece
onun Shurima İmparatoru olduğunu haber verir. Bu acı haberi tek başına
kaldırmasını istemediğinden, kapıyı açarak onu teselli etmek için içeriye koşar. Kıza
sarılan Amumu, dokunuşuyla onu da ailesiyle aynı korkunç kadere mahkûm ettiğini
fark edip ellerini geri çekse de nafiledir.




Kız öldükten sonra, büyükannesi genç imparatora lanetler yağdırır. Ona göre
Amumu, torununun katilidir. Lanet etkisini gösterdiğinde, Amumu kehribarın içine
hapsolan bir böcek misali o ıstırap dolu anın içinde tutsak kalır.

Diğer bir hikâyedeyse korkunç bir kibirden, zalimlikten ve zorbalıktan bahsedilir.
Genç yaşta Shurima İmparatoru olan Amumu, güneşin onu kutsadığına inanarak
halkını, kendisini tanrı kabul etmeye ve ona tapınmaya zorlar.

Amumu altın bir yeraltı mezarının içinde gömülü, Angor'un Gözü adı verilen ve ona
gözlerini kaçırmadan, yürekli bir şekilde bakabilenlere sonsuz yaşam bahşettiği
söylenen kadim bir eşyanın peşindedir. Köleleriyle birlikte yıllar yılı bu hazineyi
bulmak için uğraşır; onu yeraltındaki labirentari dehlizlerde taşıyan köleleri,
Amumu ilerleyebilsin diye önden giderek vahşice tuzaklara yakalanıp can verir.
Sonunda muazam, altın kemerli geçide ulaşan Amumu, burada düzinelerce taş
ustası adamına mühürlü kapıyı açmalarını emreder.




Genç imparator Argor'un Gözü'ne kavuşmak için aceleyle içeri dalınca, köleleri
ellerine geçen şansı değerlendirerek taş kapıyı Amumu'nun arkasından kapatıp
mühürler. Kimileri, çocuk yaştaki imparatorun uzun yıllar karanlığa mahkûm
olduğunu, yalnızlıktan delirip kendi derisini parçaladığını ve bu yüzden bandajlara
sarılı olduğunu söyler. Göz sayesinde uzun yıllar hayatta kalan Amumu, geçmişte
yaptığı hataları düşünerek tefekküre dalar; ancak sonsuz yaşamın bedeli, sonsuza
dek yalnız kalmaktır.

Bir gün, arka arkaya yaşanan şiddetli depremlerle anıt mezar parçalanınca,
imparator aradan ne kadar zaman geçtiğini bilmeden dışarı çıkar. Bundan böyle
amacı, geçmişte diğerlerine yaşattıklarını telafi etmektir.




Başka bir hikâyede Amumu, Shurima'nın ilk ve tek yordle hükümdarıdır ve insan
kalbinin saflığına olan inancıyla tanınır. Onu hakir görenlere inat, tek bir gerçek
arkadaş edinene dek bir dilenci olarak yaşamak üzerine yemin ederek
Shurima'lıların, hemşerilerinin yardımına koşacağını söyler.

Oysa hırpan görünümlü bu yordle'ın yanından geçen binlerce insandan hiçbiri, ona
yardımcı olmak için elini uzatmaz. Amumu'nun kederi zamanla içinde öyle büyür ki,
sonunda kalp kırıklığından hayata gözlerini yumar. Ancak ölüm, onun için bir son
değildir. Bazıları onu halen geceleri çölde dolaşıp, insanlara olan inancını
tazeleyebilecek birilerini ararken gördüğünü iddia eder.




Hikâyeler farklı olsa da, ortak noktaları görmek zor değil. Ne yaşanırsa yaşansın
Amumu her seferinde boşluğa düşmeye, ilelebet yalnız ve arkadaşsız kalmaya
mahkûm. Yalnızlığını dindirecek birilerini bulmak için sonsuza dek çabalıyor ve
lanetli varlığı, dokunduğu herkesi ölüme sürüklüyor. Sobada ateşin en harlı yandığı
soğuk kış gecelerinde, asla onu avutacak bir arkadaş bulamayacağını bilerek çölde
çaresizce gözyaşı döken Hüzünlü Mumya'nın sesini duymak mümkündür.

Kefaret, akrabalık, belki de azıcık bir yakınlık kırıntısı; Amumu'nun aradığı her ne
ise, şafakta rüzgâr nasıl hep batıdan eserse, onun da aradığını henüz bulamadığı
kesin.

Amumu şampiyon hikayesinin 1. bölümün sonuna geldik 2. bölüm için aşağdaki fotoğrafa tıklıyabilirsiniz
 
Son düzenleme:

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Üst