Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz
For Advertising Contact [email protected]om


Trogken Swamps - Çevreler

admin

Admin
TC Kimlik Numarası Doğrulanmış Üye
Site Yetkilisi
Admin
Ticaret - 0%
0   0   0
Katılım
13 Eyl 2008
Mesajlar
34,502
Beğeniler
13,555
Yaş
31
MmoLira
666
DevLira
0
#1
İlk kaşifler, genellikle Trogken Bataklıkları’nın küçük, ilkel köylerinde yaşayan, garip, sessiz bir ırkın sinirli ses tonuyla konuşuyorlardı. Cesur ruhlar, “Trogken” olarak adlandırılmaya başlanan ırkla temas kurduktan sonra dahi, dost, yerli kabilelerin hiçbir sözlü yada yazılı dili olmadığı için bu gibi gizemler bir süre etraflarını kuşattı ve kendi bölgelerinin dışından gelebilecek canlılara karşı artan biçimde ihtiyatlı oldular. Şimdi utangaç ve münzevi olan sessiz Trogken, atalarının kutsal topraklarını korumak için medeniyetten uzak durdu. Yine de Trogken kabileleri her zaman böyle değildi. Bir zamanlar yabancı gezginlere karşı oldukça sosyal ve uzlaşmacıydılar. Sessizliklerine rağmen, gezginlerle kabileler arasında dil engelleri yoktu, çünkü Trogken halkı işaret diliyle ve jestlerle konuşuyordu. Gezginlerin kendileriyle iletişim kurmayı öğrenme kolaylığı, birçok akademisyeni sınırlı bir telepati biçimine sahip olduklarına inanmaya yöneltti, fakat bu teori hiçbir zaman tam olarak araştırılmadı. Trogken’in konuşmayı eğlendirici ve hatta çekici buluyor görünmeleri sadece not edilmektedir. “Medeni” bakış açısında, kendileri ilkeldi; ataların hikayelerinin jestlerini yapan, kabile şamanlarının etrafında sessiz bir saygıyla biraraya gelen kırpılmayan gözlerle küçük avcı-toplayıcı gruplardı. Köylerine gelenler, genellikle kelimeleriyle istenen duyguları ve hayalleri taşımaya teşebbüs ettiler, fakat boşuna.
Kaderin bir günü bir grup kaşif kayboldu ve yorgun düştü ve hepsi de Trogken misafirperverliğiyle karşılaştıkları için mutlu oldular, Trogken Güneşin Batışı Festivaline şahitlik ettiler, ve dolayısıyla Bayan Ağacının gizemli yanan küresiyle, garip bir biçimde parıldayan, Trogken tarafından garip bir törensel dansı aydınlatmak üzere tepesinde taşıdığı soğanlı kök çıkıntılarıyla tanıştılar. En tepesinde dansçılar, etrafında daire oluşturdukları, ıslaklığına rağmen alevlenen, ışığı bataklıktaki benzeri danslarda sayısız diğer ateşle birleşen, bütün büyük kabileleri birleştiren ve onları eğiten, büyük bir odun yığını haline gelen ıslak ahşap binada Küreleri parçaladılar. Fakat kaşifler sadece, geceden gündüze dönüşebilecek Küreleri ve yolundaki herşeyi yok edebilecek ateşi gördüler.
Sonraki birkaç günü, barutla dolu gizemli küreleri öğrenerek geçirdiler ve Trogken misafirperverliğini görmeye devam ettiler. Trogken halkının ateşin kendi ataları ve savaşçı ruhları olduğuna inandıklarını keşfettiler. Bunların yanmasına izin vermek, ebedi barışa yükselmeyi başlatacaktı. Kaşifler ayrılmakta olduğu için, “Trogken Ateşi” adını verdikleri kürelerden birini istediler. Trogken halkı ret jestleri yaptığında şok oldular. Kendi eşyalarını sadece tek bir Trogken Ateşiyle değiştirmek için birçok başarısız teşebbüsten sonra, sert bir hiddetle ve hınçla köyden ayrıldılar. Birkaç ay sonra, kaşifler Trogken kabile köyüne geri döndüler. Ancak bu kez, kaybolmadılar ve yorgun düşmediler, fakat iştahları ve hiddetleriyle silahlı ve güçlüydüler. Trogken köyünün eşi yok. Kaçacak kadar talihli olanlar, kardeş komşu köyleri uyardılar. Atalarının alevlerini arkalarında bırakarak… birlikte kaçtılar.
Trogken halkı kendini silahlandırdı ve kendi kutsal topraklarını ele geçiren, genişleyen Ateş Madenlerine karşı savaşmaya başladılar. Tehlikeli – kötü şöhretli hale geldiler, en sonunda da erken kaşiflerin korktuğu şey haline geldiler. Ve dolayısıyla Kaos Çağı, Trogken Bataklıkları’nın bir zamanlar barış içinde yaşayan köylülerine dahi yıkımı getirdi. İmparatorluğun ileri düzey silahlarına denk gelemiyorlardı. Kaşiflerin yaptığı geniş ateş madenleri boyunca, zengin Trogken kabile kültürü tahrip oldu. Bataklıklar, kendi muhafızlarının kaybının cezası olarak zehirli dumanlar çıkardı. Bütün bunlardan arkada kalan, zehir ve bunlara uyum sağlayan yaratıklardı.
 
Üst