Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz
For Advertising Contact [email protected]


Art of Murder: Hunt for the Puppeteer

admin

Admin
TC Kimlik Numarası Doğrulanmış Üye
Site Yetkilisi
Admin
Ticaret - 0%
0   0   0
Katılım
13 Eyl 2008
Mesajlar
34,510
Beğeniler
13,558
Yaş
31
MmoLira
673
DevLira
0
#1
"Gelen gideni aratır" diye bir tabir vardır hepiniz bilirsiniz. Genelde seçimler sonrası yada yaşanan bir ilişki sonrasında kullandığımız bu güzide tabirin, oyun dünyasına da çabucak adapte olduğunu söyleyebilirim. Neredeyse piyasaya çıkan tüm seri oyunlarının ardından hep bu cümleyi sarf eder, sürekli eskisini yad eder olduk. Yazımıza mevzu bahis olan Art of Murder: The Hunt for the Puppeteer oyunu da 2007 sonunda piyasaya çıkan Art of Murder: FBI Confidential oyununun haliyle devamı olmak ile birlikte, ilk oyunu maalesef yad ettiriyor.

Pehh, nerde eski macera oyunları (yaşlandık mı ne?)

İlkinin ardından bir sene geçmeden piyasaya sunulan ikinci oyunun elbette ki değişik bir ara yüzle yada oynanışla birlikte gelmesini beklemeyiz. Art of Murder: The Hunt for the Puppeteer (bundan sonra AoM 2)'da ilk oyunun birebir aynı grafiklerini ve ara yüzünü kullanarak, genel anlamda herhangi bir yenilik getirmiyor. Yenilik getirmemesi bir yana, ilkinin kalitesine de maalesef ulaşamıyor. Aslında iyi anlatılsa potansiyele sahip olabilecek bir hikâye dallanıp budaklanıyor ve oyunlarda hikâye anlatımının temel öğesi olarak sayabileceğimiz ara sahnelerde anlatıcı görevini yerine getiremiyor. Yani genel olarak ilk oyundaki akıcılığı ve kaliteyi yakalayamayan bir oyun var karşımızda.


proxy.php?image=http%3A%2F%2Fwww.trgamer.com%2Fimg%2F032009%2Faom2_pc%2Fi2.jpg&hash=a33716e27ef78738ae78e80212af01a9


Oyunumuz tıkla ve ilerle macera oyunu diye tabir edilen türün bir elçisi. Yani sadece fare kullanarak etrafta araştırma yapıp insanlar diyaloga girdiğimiz, çeşitli ipuçları / eşyalar topladığımız, bulmacalar çözdüğümüz bir oyun. Normalde oyun türünü anlatmak adetim değildir ancak "underground" olma yolunda hızla ilerleyen bu güzide türü hatırlatmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Macera oyunları günümüzde, özellikle Avrupalı küçük oyun yapımcılarının yaşatmaya çalıştığı(özellikle Alman yapımcılar), büyük şirketlerin ise pek itibar göstermediği bir tür olarak karşımıza çıkıyor. Ülkemizden dünya piyasasına sunulan Culpa Innata ve Darkness Within gibi oyunları düşünürsek, bizim de ufakta olsa bu türü yaşatmak adına katkımız olduğunu söyleyebiliriz. Her iki oyunun da yeni bölümlerinin hazırlanmakta olduğunu hatırlatalım cümle arasında.

Jazz şehri New Orleans'dan, Puro cenneti Havana'ya

New Orleans'da yaşanan bir cinayeti gösteren bir giriş videosunun (giriş videosu diyebilirsek tabii) ardından, direkt Paris'teki bir cinayet mahallinde oyuna başlıyoruz. Yani ne olduğu hakkında hiçbir şey anlamadan, sanki filmin yarısında sinema salonuna girer gibi oyunun içine dalıyoruz. Duvara iplerle asılmış bir balerin ve cesedinin altına yerleştirilmiş, 18.yüzyıl kıyafetleri giydirilmiş el yapımı kukla bebek. Paris'te yaşanan bu cinayet, New Orleans'da vuku bulan bir başka cinayetin birebir aynısıdır, yani ortada şehir şehir dolaşan bir seri katil vardır ve FBI'dan Nicole Bonnet bu cinayeti çözmek, katili bulmak amacıyla davaya atanmıştır. Nicole Bonnet Fransa'dan Küba'ya birçok ülkede katilin peşine düşerek, kaynağı yüzyıllar öncesine dayanan bu seri cinayetler silsilesini çözmek için her şeyini feda etmeye hazırdır. Bu tür polisiye hikâyelerde de, bir kere isteksiz bir dedektife rastlamamışımdır, hepsi mi işine aşık kardeşim?
Yazımıza mevzu bahis olan AoM 2, muhtemelen bu türe sevdalı bir oyun şirketi olan Pinnacle tarafından hazırlandı. 2007 sonunda piyasaya çıkan serinin ilk oyunu, 2008 ortalarında sunulan Chronicles of Mystery ve bu ay satışa sunulan AoM 2. Yani 1,5 sene içerisinde piyasaya sunulan 3 macera oyunu, hiç azımsanmayacak bir rakam değil. Peki bu kadar çalışkan Pinnacle'ın oyunlarının ortak noktası nedir? Diye soracağım kendi kendime. Öncelikle iki oyununda (Art of Murder serisi ve Chronicles of Mystery) zaten birbirine çok benzemesi dışında temel ortak noktası, ikisinde de bulunan "bir mekandaki işleri bitirmeden başka bir mekana geçememe" durumudur. Örnekle anlatmak gerekirse, bir ofiste masanın üzerindeki alınması gereken defteri almadıysanız, bina dışına çıkmaya çalıştığınız zaman karakter bir şeyi eksik bıraktığını söyleyecek ve dışarı çıkmayacaktır. O yere daha sonra tekrar gelecek olmanıza rağmen, o eşyayı alıp öyle çıkmanız gerekir. Yani bunun bir diğer anlamı da şudur; sizin istediğiniz yere gitme şansınız yoktur, oyun kendi akışı içerisinde sizi bir mekândan başka bir mekâna götürür. Bunun iyi tarafı oyunun akıcı olmasını sağlar, kötü tarafı ise oyunu basitleştirir. Bu öğretici! bölümün ardından oyunumuzu incelemeye devam edelim.Nerde o eski dedektifler (?)Oyunun iyi ve kötü yanlarını bir tartalım. İlk oyunda da olduğu gibi AoM 2'nin en iddialı olduğu yönü arka plan çizimleri. Karakter modellemelerinin de vasatın üzerinde olduğunu eklersek grafik konusunda oyunun sınıfı geçtiğini söyleyebiliriz. Bir başka iyi yönü oyunun atmosferi. Mekanlar gerçekten oyunun oynanmasını zevkli hale getiriyor ve iç sıkmıyorlar. Oyunun hikâyesini daha iyi kavrayabilmek açısında, gidişatı sürekli kontrol edebileceğiniz bir günlük bulunması gerçekten işe yarar bir eklenti olmuş. Ayrıca mekanda etkileşime geçebileceğiniz objeleri altta bulunan soru işareti ikonuna basarak işaretletmek, oyunu hızlandırmak açısından oldukça faydalı oluyor. Ayrıca son olarak ses efektlerinin ve seslendirmelerinde başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Kötü yönlerine bakacak olursak, öncelikle; tekrar aynı tabiri kullanmak gerekirse hikâye gerçekten karman çorman. Yani hiç mi Still Life oynamadınız e be yapımcılar, ki oynadığınızı bile bile bu soruyu soruyorum çünkü Art of Murder serisi resmen bir Still Life kopyasıdır kabul edelim. Konumuza dönecek olursak, son olarak bulmacaların mantıksızlığını ve zorlama olmasını ekleyebiliriz.


proxy.php?image=http%3A%2F%2Fwww.trgamer.com%2Fimg%2F032009%2Faom2_pc%2Fi3.jpg&hash=0233e0ef1e21e7297b925e01d3341583


Çok fazla uzatmaya gerek yok, ki zaten yazacak bir şey de bulamıyorum, Art of Murder 2, ilkinin üzerine koyamayan hatta bazı yönleriyle ilkini aratan bir oyun olarak karşımızda duruyor. İlk oyunu beğenenler ve benim gibi ikincisinin merakla bekleyenlerdenseniz eğer, arada sıkılarak da olsa oyunun sonuna gelirsiniz. Son olarak, Umarım City Interactive, en az bu oyunun üzerinden iki sene geçtikten sonra üçüncü oyunu piyasaya çıkarır ve bu sefer potansiyeli daha iyi kullanır.
 
Üst