Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

III. Mehmed

bahadirbozdag

Level 5
TM Üye
Katılım
12 Haz 2013
Konular
94
Mesajlar
800
Online süresi
4g 66477s
Reaksiyon Skoru
265
Altın Konu
0
Başarım Puanı
178
TM Yaşı
12 Yıl 10 Ay 14 Gün
MmoLira
1,044
DevLira
0

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

ile Osmanlı denizcileri tarafından kaçırılıp köle edilmeden önceki adıyla Sofia Baffo olan aslen Venedikli 'ın oğludur. İsmi, 'e benzemesi için, büyük dedesi tarafından konmuştur. Şehzadeliğinde İbrahim Cafer Efendi ve Pir Mehmed Azmi Efendi gibi devrin tanınmış alimlerinden tahsil ve terbiye görmüştür. 1583'te sancağı valiliğine tayin edilmiş, 1595'te babası III. Murad'ın vefatı üzerine Osmanlı tahtına çıkmıştır.
[h=2]Saltanatı[/h][h=3]Kardeş katli meselesi[/h]Sultan Mehmet'in tahta çıkar çıkmaz ilk işi 19 kardeşini boğdurtmak olmuştur.[SUP] [/SUP][SUP] [/SUP][SUP] [/SUP][SUP] [/SUP] Bu olay Osmanlı tarihinin en kanlı olaylarından birisidir, çünkü öldürülenlerin çoğu bebektir. Halkın bu olaydan sonra III. Mehmed'e kin beslediği ve onu sevmediği rivayet edilir.
35. Padişah kılıç kuşanma merasiminin ardından dedelerinin kabirlerini ziyaret ederken III. Mehmed'in kabrini ziyaret etmez ve "Ben çocuk katilinin kabrini ziyaret etmek istemiyorum." der. Bu olay Osmanlı hanedanının da bu meseleden rahatsızlık duyduğuna örnek olarak gösterilir.[SUP] [/SUP]
[h=3]Avusturya ve Eflak Seferler[/h]Sultan III. Mehmed, babası Sultan III. Murad döneminde başlayan devam ederken tahta geçmiştir. Sultan III. Mehmed tahta çıkar çıkmaz ve sorunlarıyla ilgilenmiştir. 1595 yılında Avusturya kuvvetleri 'ni kuşatmışlar, 40 km uzakta olan Mehmed Paşa Estergon Kalesi'ne yardıma gitmemiştir. Hiçbir yardım alamayan kahramanca direnmesine rağmen, sayıca üstün olan Avusturyalılar'a teslim olmak zorunda kalmıştır (2 Eylül 1595).
, Eflak Prensi Mihai Viteazul üzerine seferler düzenlemiştir. Osmanlı kuvvetleri ve 'yi ele geçirmişler fakat çok geçmeden Mihai karşı saldırıya geçmiş ve Osmanlı kuvvetleri geri çekilmek zorunda kalmıştır. Bu sırada bataklıklara düşen Osmanlı askerlerinin büyük bir kısmı ölür. Daha sonra 'dan karşı kıyıya geçilirken gerekli önlemlerin alınmamasından dolayı yeni bir saldırıya maruz kalan Osmanlı akıncıları çok büyük kayıplar vermiştir.
Estergon Kalesi'nin düşmesinden sonra Tuna kıyısındaki da düşmanın eline geçmiştir. Birçok önemli kale ve şehirlerin kaybedilmesi 'da devlet erkanı ve tepkisine neden oldu. Yeniçeriler de sultanın sefere çıkmasını istiyorlardı.



Eğri Zaferi dönüşü Sultan III. Mehmed İstanbul'a girerken


[h=3]Eğri Kalesi'nin fethi[/h]Durumun kötüye gittiğini anlayan Sultan III. Mehmed'in, devlet büyüklerini toplayıp "Ceddimiz, devletimizin kurucusu Osman Gazi Hazretlerinden, büyük dedemiz Kanuni Sultan Süleyman'a kadar bütün padişahlar askerin önünde sefere çıkmışlardır. Dedemiz Sultan İkinci Selim'le ( ) cennetmekan pederimiz Sultan Murad ( ) bu usulü bozdular. Biz dahi, başlangıçta seferi paşalarımıza ısmarlamakla hataya düştük. Asker evlatlarımız bizi başlarında görmek isterler. Kararımız odur ki yakında sefere çıkacağız. Hazırlıklar tamamlansın. Küffara haddini bildirmeye gitmek gerekir." dediği; kendisine karşı çıkan annesi 'ı da "Valide, biz Sultan oğlu sultanız, kullanmayacaksak Eyüp Sultan Camiinde bu kılıcı niçin kuşandık? Kararımız karardır, sefere çıkacağız. Taht uğruna devleti feda etmeyiz" şeklinde cevapladığı ve bunun üzerine 20 Haziran'da ordunun hareket ederek, kuşatılan 'nin (Almanca Eger Kalesi) 12 Ekim 1596'da padişaha teslim edildiği anlatılıyor.



III. Mehmed ve arkasında iki silahdar


[h=3]Haçova Muharebesi[/h] Ana madde:



Haçova Savaşı(1596)


Eğri Kalesi'nin fethinden sonra Osmanlı birlikleri ilerleyerek 15 Ekim 1596 günü Haçova'da büyük bir ordusuyla karşılaştı. Bu ordu da , , , , , , , , , , , , ve kuvvetleri vardı. Böylece Haçlı Ordusundaki asker sayısı 300 bini bulmuştu. Osmanlı Ordusu ise 140 bin askerden ibaretti. Avusturya Arşidükü komutasındaki düşman kuvvetleri ile yapılan 'nda Osmanlı birlikleri, düşman birliklerinin tüfek atışlarına maruz kaldı. Pek çok Osmanlı askeri öldü.
Osmanlı cephesinde ordu merkezinin ele geçirilip padişahın ayrıldığı haberinin yayılması üzerine yeniçerilerin çoğu geri çekildi ve Haçlı ordusu zafer kazandığını düşünerek yağmaya başladı. Bu sırada ordunun geri hizmetlileri olan oduncular, çadırcılar, uşaklar, deveciler ve aşçılar ellerine geçirdikleri kazma, odun yarması, balta, tırpanı kazan ve kepçeleri ile düşmana karşı saldırmaya başladılar. Haçlı ordusu yağmaya katıldığından düzeni bozulmuştu ve bu ani saldırı da bir paniğe yol açtı. Düşmanın gerilemesi üzerine akıncılar, yeniçeriler tekrar toparlanarak Haçlı ordusunun üstüne saldırınca da beklenmeyen bir zafer kazanıldı ve Osmanlılara yolu açıldı (26 Ekim 1596). Bu savaşı kazanılmasında geri hizmetlilerin katkısı olduğundan bu savaş literatürde "Kepçe kazan Savaşı" olarak da bilinir.[SUP] [/SUP],[SUP] [/SUP],[SUP] [/SUP],[SUP] [/SUP],[SUP] [/SUP]
Haçova Savaşı'ndan sonra Sultan III. Mehmed 'a döndü. Avusturya cephesine atanmıştı. 'ni geri almayı başaran Satırcı Mehmed Paşa, 'in kuzeyindeki Vaç bölgesinde düşman kuvvetleri karşısında başarılı olamadı. Bu arada Avusturya temsilcileri ile bir barış antlaşması yapılmaya çalışıldıysa da, olumlu bir sonuç alınamadı. Bir süre sonra Avusturya kuvvetleri 1594 yılında fethedilen 'yi (Raab Kalesi) ele geçirdiler (1598).



III. Mehmed'in bir yağlı boya tablosu.


[h=3]Kanije Kalesi'nin Fethi ve Kanije Savunması[/h] Ana madde:
38px-Wikisource-logo.svg.png
'ta
ile ilgili metin bulabilirsiniz.
Satırcı Mehmed Paşa iki yıldır hiçbir askeri başarı kazanamamıştı. Bu süre içinde bazı Osmanlı kaleleri Avusturyalıların eline geçmişti. Mehmed Paşa'nın idamı üzerine, Sadrazam Damat İbrahim Paşa ordunun başına geçti ve 'a geldi. Bu sırada Avusturya barış istemişti. daha önce geri aldıkları Eğri'yi ve Hatvan'ı Osmanlılara vermeyi önerdiler. Bu öneriye karşılık, Osmanlı temsilcileri , , ve 'yi istediler. Antlaşma yapılamadı.



Sultan 'nin kapısı.





Eğri Seferi, 1596





III. Mehmed Han


Belgrad'da kışı geçiren Damat İbrahim Paşa, Kalesini kuşatıp sıkıştırmaya başladı. Kuşatma devam ederken kale içinde esir olan Osmanlı askerleri canlarını feda etmek uğruna havaya uçurdukları barut deposu kalenin harap olmasına yol açtı. Ancak yine de teslim olmayan 'nin yardımına bu seferde Philippe Emmanuel komutasındaki 20.000 kişilik bir ordu geldi. İki ateş arasında kalan Osmanlı ordusu savaşmaya devam etti. Yardıma gelen düşman ordusunun geri çekilmesi üzerine, 40 gün süren bir kuşatmadan sonra Kanije teslim oldu.
merkezi Kanije'ye alındı, Kanije Beylerbeyliği 'ya verildi. Sultan III. Mehmed bu başarısından dolayı 'ya kendisi padişah olarak yaşadığı sürece sadrazamlıkta kalacağı vaadinde bulundu (10 Eylül 1601). Kanije kalesini geri almaya çalışan , Kanije'yi büyük bir orduyla kuşattı. Tiryaki Hasan Paşa komutasındaki az sayıda asker kaleyi iki aydan fazla süre başarıyla korudu. Yiyecek içecek malzemesi ve cephanesi tükenmeye başlayan Osmanlı kuvvetleri beklenmedik bir çıkışla kendisinden kat kat üstün görünen düşman ordusunu Kanije Kalesi önünde yendi (18 Kasım 1601). Bu zaferden sonra 1603'de İstolni-Belgrad ve Estergon da geri alındı.
[h=2]Diplomatik ilişkiler[/h][h=3]Safevîler ile ilişkiler[/h] Ana madde:
, 1590 yılında imzalanan ve 13 yıl süren antlaşmayı bozmuştu. Şah , Osmanlı Devleti'nin Avusturya ile savaş halinde olmasını fırsat bildi. kaybettiği toprakları geri almaya çalışan Safevîler, Osmanlı Devleti'nin 'da çıkan uğraşmasıyla zayıf düşmesinden de yararlanarak 25 Ağustos 1603'te Osmanlılara savaş açtılar. Şah Abbas ve 'ı aldı. Safevi Devleti yeniden güçlenmişti. Safevîler ile savaş devam ederken III. Mehmed 38 yaşında vefat etti. Kabri, 'da, kendi adına yapılmış .
Annesi Fars kökenli olan Şah I. Abbas, Safevîleri giderek İranlılaşmaya doğru sürükledi ve diğer bir Türk devleti olan Osmanlıların onlarla yaptıkları savaşlar sonuçta ve bir kez daha bir araya gelmemek üzere ayırdı.



III. Mehmed .


[h=2]Mimarî çalışmalar[/h]İmar konusunda çalışmalar yaptıran Sultan III. Mehmed, süt annesi Halime Hatun adına Gölmarmara Halime Hatun Camii ve Külliyesi'ni, ayrıca validesi adına da Yeni Valide Camii ve Külliyesi'ni yaptırdı. Bundan başka birçok camiyi tamir ettiren Sultan III. Mehmed, 'nin de temelini attırdı.
[h=2]Vefatı[/h]

III. Mehmed ve önünde müzisyenler


Bir gün saraya dönerken yolda karşılaştığı bir meczub, "56 gün sonra gelecek kazadan kurtulamazsın. Gafil olma padişahım" demiştir. Bu olay Üçüncü Mehmed'i derinden etkiledi. Padişah yemeden, içmeden kesildi ve 21 Aralık 1603'te kalp krizi geçirerek öldü.
[h=2]Ailesi[/h][h=3]Eşleri[/h]
  • (ö. 1605, Topkapı Sarayı) - ve olasılıkla önceden vefat etmiş olan Şehzade Süleyman'ın, iki de hanım sultanın annesidir.[SUP] [/SUP]
  • ........... Sultan (ö. 1604) ilk eşi Şehzade Selimin annesidir.
  • (ö. 1643) - 'nın,ve Dilruba Sultan'ın annesidir.
  • Mahpeyker Sultan (ö. 1603) - Şehzade Mahmud'un ve üç hanım sultanın annesidir.
  • ........... Sultan (ö. 1620'den sonra) - bir Şehzade ve iki hanım sultanın annesidir.
30px-Commons-logo.svg.png
Wikimedia Commons'ta ile ilgili medyaları bulabilirsiniz.
[h=4]Erkek çocukları[/h]
  • (1580 - 20 Nisan 1597[SUP] [/SUP]) [SUP] [/SUP]
  • Şehzade Cihangir (1581 - 1596)[SUP] [/SUP]
  • (1587 - 7 Haziran 1603) - Babası III. Mehmed tarafından 7 Haziran 1603'te boğdurtuldu.[SUP] [/SUP]
  • (18 Nisan 1590 - 22 Kasım 1617)
  • Şehzade Süleyman (?)
  • [SUP] [/SUP]
[h=4]Kız çocukları[/h]
  • Hatice Sultan (1590-?),Ekim 1604'de Damad Mustafa Paşa ile evlenmiştir.
  • Dilruba Sultan (1594-1687),belki 'ın kızıydı.Ekim 1604'de ile evlenmiştir.
  • Esra Sultan (1597-?), 'ın kızıdır.10 Şubat 1612'de Damad Mahmud Paşa Cagaloglu ile evlenmiştir.
  • Ayşe Sultan (1598-?)belki Handan Sultan'ın kızıydı.28 Ağustos 1613'de ile evlenmiştir.
  • Diğer Kızlarının isimleri bilinmiyor.Ama hepsi 1613 yılında Nisan ayında evlendirilmişler.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst