- Katılım
- 27 Kas 2013
- Konular
- 7,500
- Mesajlar
- 24,372
- Çözüm
- 1
- Online süresi
- 13d 20h
- Reaksiyon Skoru
- 3,056
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 549
- MmoLira
- 31,714
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
DEHBnun Başlıca Üç Alt Tipi Vardır;
Hiperaktif /dürtüsel tip;Daha çok aşırı hareketlilik ve dürtüsellik belirtileri ön plandadır.
Dikkatsiz tip;
Çocukta belirgin bir aşırı hareketlilik / dürtüsellik olmadan dikkat eksikliği bulunmaktadır. Böyle çocuklarda davranışsal belirtiler olmadığından dikkat eksikliğinin fark edilmesi gecikebilir ve çocuğun özellikle okul hayatında ciddi zorluklar yaşamasına yol açabilir.
Karışık tip;
Hem aşırı hareketlilik / dürtüsellik belirtileri hem de dikkat eksikliği belirtileri beraber bulunurlar. DEHB olan çocukların çoğunluğu karışık tip belirtiler göstermektedir.
DEHBnun nedeni kesin olarak belli değildir. Başta genetik faktörler (anne-baba veya diğer yakın akrabalarda DEHB öyküsü olması) olmak üzere bir takım çevresel nedenler (örneğin gebelikte sigara / alkol kullanımı, erken doğum ve düşük doğum tartısı, doğum sırasında veya sonrasında beyinde hasar bırakabilecek olaylar gibi) DEHB riskini artırmaktadır.
DEHB tanısı klinik görüşmeyle konulur.
Tek başına DEHB tanısı koymaya yarayan herhangi bir test veya inceleme yoktur. Bir takım testler ve ölçekler çocuğun zeka ve dikkat düzeyini değerlendirmede ve yapılan tedavilerin etkinliğini takip etmekte kullanılmaktadır. DEHB tanısı konulan çocuklarda aynı zamanda diğer bir takım psikiyatrik bozukluklar da (örneğin kaygı bozuklukları, öğrenme güçlükleri, depresyon, davranım bozukluğu, tik bozukluğu gibi) daha sık görülmektedir ve psikiyatrik değerlendirmenin önemli amaçlarından birisi de bunların belirlenmesidir. Bu nedenle DEHB belirtileri gösteren bir çocuk tanısal açıdan bir çocuk psikiyatristi tarafından değerlendirilmeli, tedavi gereksinimi ve şekli belirlenmelidir. DEHB olan çocukların bir kısmında tedavi öncesinde bir takım tıbbi incelemeler yapılması gerekebilmekle birlikte (örneğin epilepsi veya kalp hastalığı olan çocuklar) her çocukta gerekli değildir.
DEHBnun öncelikli tedavisi ilaç tedavisidir. Doğru tanı konulan vakalarda uygun ilaç tedavisiyle çocuğun, ailenin ve çevrenin yaşadığı zorluklar büyük oranda çözülebilmektedir. DEHB olan çocuklar davranış ve dürtülerini kontrol etmekte, dikkatlerini odaklamada ve sürdürmede zorluk yaşarlar. İlaç tedavisiyle çocuğun aşırı hareketlilik ve dürtüsel davranışlarının kontrol altına alınması, dikkatini odaklayabilmesi ve yeterli süre devam ettirebilmesi hedeflenir.
İlk seçenek ilaç grubu psikostimülan (Ritalin veya Concerta) olarak bilinen ve uzun yıllardır kullanılan ilaçlardır. İlaç tedavisine çocuğun yaş ve kilosu dikkate alınarak başlanır ve tedavi yanıtına göre dozu artırılabilir. İlaç tedavisi sırasında bir çoğu geçici olan baş ağrısı, karın ağrısı, mide bulantısı, iştah azalması, uyku problemleri gibi yan etkiler görülebilmektedir.
Ayrıca bir takım depresyon ilaçları da DEHB olan çocuklarda kullanılabilmektedir. İlaç tedavisi mutlaka bir psikiyatrist tarafından başlanılmalı ve takip edilmelidir. DEHB tedavisinde kullanılan ilaçlarla ilgili olarak toplumda sık karşılaşılan bir takım yanlış inanışlar (örneğin ilaçların bağımlılık yaptığı, kansere ve kısırlığa yol açtığı gibi) mevcuttur. Doktor kontrolünde kullanıldığı takdirde bu ilaçların tıbbın diğer alanlarında kullanılan ilaçlardan bir farkı olmadığı bilinmelidir. DEHB olan çocuklarda vitaminler, çinko, balık yağı gibi bir takım besinsel desteklerin de faydalı olabildiği bilinmektedir.
Bunlar ilaç tedavisine alternatif olmayıp gerektiğinde destekleyici tedavi olarak kullanılabilirler. DEHB tedavisinde ilaç dışında ailenin ve okulun çocuğun sorunu hakkında doğru bir şekilde bilgilendirilmesi ve eğitsel yaklaşımlar da önemlidir. Bir takım davranışçı yaklaşımlar dikkat becerilerinin artırılmasında, istenilmeyen davranışları azaltmada ve istenilen davranışları kazandırmada yardımcı olabilmektedir. DEHB tedavisinde ilaç ve eğitsel-davranışçı yaklaşımlar dışındaki yöntemlerin (örneğin nörofeedback veya oksijen tedavisi) faydalı olduğu henüz kanıtlanamamıştır.
DEHB olan çocukların anne-babaları ve çevreleri bu çocuklarla baş etmekte sıklıkla zorlanırlar. Bu çocuklar sıklıkla şımarık, yaramaz, tembel, aptal, terbiyesiz ve kötü çocuk gibi olumsuz sıfatlarla damgalanırlar. Bu ifadeler çocuğun gerçek problemini doğru bir şekilde tanımlamadığı gibi, sıklıkla ebeveynlerin çocuklarındaki durumdan dolayı kendilerini suçlamasına veya çevre tarafından suçlanmasına yol açabilir.
DEHB olan çocuklar gerek kendilerinden gerek çevreden kaynaklanan nedenlerden dolayı aile içinde ve dışında fiziksel şiddete maruz kalabilir ve sosyal hayattan dışlanabilirler.
Bazı durumlarda ise aileler hiperaktif çocuk zeki olur veya erkek çocuğu hareketli olmalı gibi düşüncelerle çocuklarındaki problemi görmezden gelebilir veya fark edemeyebilirler. Hiperaktif çocukların zeka düzeyi normal, yüksek ya da düşük olabilir. Ayrıca zeka düzeyi düşük çocuklarda DEHBnun daha sık görüldüğü bilinmektedir.
Sonuç olarak DEHB, çocuk, aile, toplum ve okulu ilgilendiren, çocuklarda sık karşılaşılan ve tedavisi mümkün olan bir sorundur. Çocuk ve ailenin yaşadığı sorunların daha kolay çözülmesi ve yaşayacağı sorunların önlenmesi açısından DEHB olan çocuklarda erken tanı ve tedavi önemlidir. Aşağıda DEHB olan çocuklarda sıklıkla gözlemlenen belirtiler sıralanmıştır. Bu belirtilerin önemli bir kısmı ev, okul veya sosyal hayatta mevcut olup belirgin bir sıkıntıya yol açıyorsa bir çocuk psikiyatristine başvurmak gerekir.
Hiperaktif /dürtüsel tip;Daha çok aşırı hareketlilik ve dürtüsellik belirtileri ön plandadır.
Dikkatsiz tip;
Çocukta belirgin bir aşırı hareketlilik / dürtüsellik olmadan dikkat eksikliği bulunmaktadır. Böyle çocuklarda davranışsal belirtiler olmadığından dikkat eksikliğinin fark edilmesi gecikebilir ve çocuğun özellikle okul hayatında ciddi zorluklar yaşamasına yol açabilir.
Karışık tip;
Hem aşırı hareketlilik / dürtüsellik belirtileri hem de dikkat eksikliği belirtileri beraber bulunurlar. DEHB olan çocukların çoğunluğu karışık tip belirtiler göstermektedir.
DEHBnun nedeni kesin olarak belli değildir. Başta genetik faktörler (anne-baba veya diğer yakın akrabalarda DEHB öyküsü olması) olmak üzere bir takım çevresel nedenler (örneğin gebelikte sigara / alkol kullanımı, erken doğum ve düşük doğum tartısı, doğum sırasında veya sonrasında beyinde hasar bırakabilecek olaylar gibi) DEHB riskini artırmaktadır.
DEHB tanısı klinik görüşmeyle konulur.
Tek başına DEHB tanısı koymaya yarayan herhangi bir test veya inceleme yoktur. Bir takım testler ve ölçekler çocuğun zeka ve dikkat düzeyini değerlendirmede ve yapılan tedavilerin etkinliğini takip etmekte kullanılmaktadır. DEHB tanısı konulan çocuklarda aynı zamanda diğer bir takım psikiyatrik bozukluklar da (örneğin kaygı bozuklukları, öğrenme güçlükleri, depresyon, davranım bozukluğu, tik bozukluğu gibi) daha sık görülmektedir ve psikiyatrik değerlendirmenin önemli amaçlarından birisi de bunların belirlenmesidir. Bu nedenle DEHB belirtileri gösteren bir çocuk tanısal açıdan bir çocuk psikiyatristi tarafından değerlendirilmeli, tedavi gereksinimi ve şekli belirlenmelidir. DEHB olan çocukların bir kısmında tedavi öncesinde bir takım tıbbi incelemeler yapılması gerekebilmekle birlikte (örneğin epilepsi veya kalp hastalığı olan çocuklar) her çocukta gerekli değildir.
DEHBnun öncelikli tedavisi ilaç tedavisidir. Doğru tanı konulan vakalarda uygun ilaç tedavisiyle çocuğun, ailenin ve çevrenin yaşadığı zorluklar büyük oranda çözülebilmektedir. DEHB olan çocuklar davranış ve dürtülerini kontrol etmekte, dikkatlerini odaklamada ve sürdürmede zorluk yaşarlar. İlaç tedavisiyle çocuğun aşırı hareketlilik ve dürtüsel davranışlarının kontrol altına alınması, dikkatini odaklayabilmesi ve yeterli süre devam ettirebilmesi hedeflenir.
İlk seçenek ilaç grubu psikostimülan (Ritalin veya Concerta) olarak bilinen ve uzun yıllardır kullanılan ilaçlardır. İlaç tedavisine çocuğun yaş ve kilosu dikkate alınarak başlanır ve tedavi yanıtına göre dozu artırılabilir. İlaç tedavisi sırasında bir çoğu geçici olan baş ağrısı, karın ağrısı, mide bulantısı, iştah azalması, uyku problemleri gibi yan etkiler görülebilmektedir.
Ayrıca bir takım depresyon ilaçları da DEHB olan çocuklarda kullanılabilmektedir. İlaç tedavisi mutlaka bir psikiyatrist tarafından başlanılmalı ve takip edilmelidir. DEHB tedavisinde kullanılan ilaçlarla ilgili olarak toplumda sık karşılaşılan bir takım yanlış inanışlar (örneğin ilaçların bağımlılık yaptığı, kansere ve kısırlığa yol açtığı gibi) mevcuttur. Doktor kontrolünde kullanıldığı takdirde bu ilaçların tıbbın diğer alanlarında kullanılan ilaçlardan bir farkı olmadığı bilinmelidir. DEHB olan çocuklarda vitaminler, çinko, balık yağı gibi bir takım besinsel desteklerin de faydalı olabildiği bilinmektedir.
Bunlar ilaç tedavisine alternatif olmayıp gerektiğinde destekleyici tedavi olarak kullanılabilirler. DEHB tedavisinde ilaç dışında ailenin ve okulun çocuğun sorunu hakkında doğru bir şekilde bilgilendirilmesi ve eğitsel yaklaşımlar da önemlidir. Bir takım davranışçı yaklaşımlar dikkat becerilerinin artırılmasında, istenilmeyen davranışları azaltmada ve istenilen davranışları kazandırmada yardımcı olabilmektedir. DEHB tedavisinde ilaç ve eğitsel-davranışçı yaklaşımlar dışındaki yöntemlerin (örneğin nörofeedback veya oksijen tedavisi) faydalı olduğu henüz kanıtlanamamıştır.
DEHB olan çocukların anne-babaları ve çevreleri bu çocuklarla baş etmekte sıklıkla zorlanırlar. Bu çocuklar sıklıkla şımarık, yaramaz, tembel, aptal, terbiyesiz ve kötü çocuk gibi olumsuz sıfatlarla damgalanırlar. Bu ifadeler çocuğun gerçek problemini doğru bir şekilde tanımlamadığı gibi, sıklıkla ebeveynlerin çocuklarındaki durumdan dolayı kendilerini suçlamasına veya çevre tarafından suçlanmasına yol açabilir.
DEHB olan çocuklar gerek kendilerinden gerek çevreden kaynaklanan nedenlerden dolayı aile içinde ve dışında fiziksel şiddete maruz kalabilir ve sosyal hayattan dışlanabilirler.
Bazı durumlarda ise aileler hiperaktif çocuk zeki olur veya erkek çocuğu hareketli olmalı gibi düşüncelerle çocuklarındaki problemi görmezden gelebilir veya fark edemeyebilirler. Hiperaktif çocukların zeka düzeyi normal, yüksek ya da düşük olabilir. Ayrıca zeka düzeyi düşük çocuklarda DEHBnun daha sık görüldüğü bilinmektedir.
Sonuç olarak DEHB, çocuk, aile, toplum ve okulu ilgilendiren, çocuklarda sık karşılaşılan ve tedavisi mümkün olan bir sorundur. Çocuk ve ailenin yaşadığı sorunların daha kolay çözülmesi ve yaşayacağı sorunların önlenmesi açısından DEHB olan çocuklarda erken tanı ve tedavi önemlidir. Aşağıda DEHB olan çocuklarda sıklıkla gözlemlenen belirtiler sıralanmıştır. Bu belirtilerin önemli bir kısmı ev, okul veya sosyal hayatta mevcut olup belirgin bir sıkıntıya yol açıyorsa bir çocuk psikiyatristine başvurmak gerekir.

