Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
DİSK'in kurucusu ve ilk genel baskanı
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu lideri
işçi sınıfının yılmaz neferi Kemal Türkler
1926 yılında Denizlide
yoksul bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geliyor.. Güç olan yaşama koşulları
diğer kardeşlerinin doğmasıyla daha da güçleşiyor.. Çocukluğu yokluklar ve zorluklar içinde geçiyor.. İlkokulla birlikte
hayatını kazanmaya başlıyor. Türklerin ilk gençlik dönemi
okullarda öğrencilik
hayatta çıraklık şeklindedir.
Terzi çıraklığı ile başladığı yaşam
onun sonradan bir süre gömlek ustası olarak yaşamını sürdürmesine yardımcı olur.. Yine bu dönemde ayakkabıcı çıraklığı yapar. O
çıraklar sorununu yaşamının bir parçası olarak
ömrünün sonuna kadar canı yürekten savunur.. Çıraklıktan sonra mevsimlik işçilik dönemi başlıyor.. Orman işçiliği
pamuk ırgatlığı
un fabrikasında işçilik gibi
Yıl 1944
Türkler liseyi bitiriyor. Yedek subay olarak askere gidiyor. 1946 yılında askerden dönüyor
Denizlinin Tavas ilçesinde bir yıl devlet memurluğu yapıyor. 1947 yılında Türkler üniversitede okumak için İstanbula geliyor ve Hukuk Fakültesine kaydoluyor. Ve aynı zamanda Bakırköy Emayetaş fabrikasına işçi olarak giriyor. Ve
Türklerin hayatında işçilik dönemi başlıyor. Bir süre sonra
işyeri temsilcisi oluyor; böylece
sendikal yaşamı başlıyor.
Türkler
1949 yılında ailesini İstanbula getiriyor. Çünkü babası ağır hastadır. Bir yanda babasının hastalığı
diğer yanda ailenin geçim sorunu.. Türkler
Hukuk Fakültesini 3. sınıfta bırakmak zorunda kalıyor. 1953 yılına kadar gömlek terziliği yapıyor. Artık Türkler hayatın ustasıdır. Tabak satıcılığı dahil çeşitli işler yapıyor. 13 eylül 1953de Türkiye Maden-İş Sendikasının Bakırköy yönetim kurulu üyeliğine seçiliyor. 19 Mart 1954 tarihinde yapılan Genel Kurulda Maden-İş Sendikasının Sekreterliğine getirildi. Yine aynı yıl
sağlık sorunları nedeniyle genel başkanlık görevinden ayrılan Yusuf Sıdalın görevini üstlendi. Sendikal yaşamı ve Türklerin yaşamı bölünmez bir bütün oluşturuyor.
Böylece 1958 yılında Türkiye Maden İş Sendikası Türkiye genelinde örgütlenmeye başlıyor.
1958 yılında Kemal Türkler
Sabahat hanımla evleniyor. 1959 yılında Yasemin
1961 yılında Nilgün dünyaya geliyor. Türklerin sendikacı kişiliğine aile reisliği ve baba kimliği de ekleniyor.
1960 Devriminin getirdiği hak ve özgürlükler
sendikal çalışmaları hızlandırdı. 9 Ekim 1960 Türkiye Maden İş Sendikası
Milletlerarası Maden İşçileri Sendikaları Federasyonuna üye oldu.
Kemal Türkler 1961 yılında Türkiye İşçi Partisi kurucuları arasında yer aldı.
Kemal Türkler
15 Temmuz 1966da sendikacı arkadaşlarıyla bir ortak karar alıyor. Sendikalararası Dayanışma Anlaşması (SA-DA). Bu sendikalar şunlar: MADEN-İŞ
BASIN-İŞ
LASTİK-İŞ
GIDA-İŞ. Ve sonuçta bu sendikalar 15 Ocak 1967de Türk-İşten ayrılıyor. Ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonunu kuruyorlar.
Maden-İş sendikasından Kemal Türkler
Lastik-İş sendikasından Rıza Kuas
Maden İşçilerinden Mehmet Alpdündar
Basın-İşten İbrahim Güzelce
Gıda-İşten Kemal Nebioğlu
DİSK yönetim kuruluna seçiliyorlar.
Artık DİSK vardır. İşçi sınıfının öncü konfederasyonudur. Güçlü adımlarla yürümektedir.
DİSK
ilk en geniş kitlesel tepkiyi sendikalar ve işçiler aleyhine olan 274 ve 275 sayılı yasaya gösterir. Ve
15-16 Haziran 1970 Türkiye işçi hareketinin kitlesellik kazandığı
örgütlü mücadelenin başladığı gün olarak tarihe yazılır.. Bu nedenle sıkıyönetim ilan edilir. Kemal Türkler ve arkadaşları tutuklanır..
Bu dönemde Kemal Türkler ve DİSK
MESS grevini sürdürmektedir. Çeşitli yerlerde MESS patronu Turgut Özal ile toplu sözleşme pazarlıklarına otururlar ve hepsi de uzlaşmazlıkla biter.
İktidar
Devlet Güvenlik yasa tasarısını getirir.
DİSK
bu tasarıya karşı 16 Eylül 1976da ülke düzeyinde genel yas ilan eder: İlk örgütlü genel grev başlamış olur ve Kemal Türkler tutuklanır.
Coşkulu
görkemli 76 1 Mayısı burjuvazinin yüreğine korku saldı. Engellemek için çeşitli yollar düşündü.
77 1 Mayıs daha görkemli
daha büyük bir coşku ve büyük bir katılımla başladı.
1 Mayıs 77
36 kişinin katledilmesiyle sonuçlandı..
Diskin 6. Genel Kurulunda 26 Aralık 1977 Kemal Türkler
DİSK genel başkanlığını kaybetti.
78 1 Mayısında Taksim alanına Maden-İş başkanı olarak yürüdü. O
işçi sınıfının yılmaz neferi idi. Ateş-kan onu yıldıramadı.
Burjuvazi Taksim alanını işçi sınıfına kapamaktan başka çare bulamadı. İstanbulda sıkıyönetim ilan edildi.
1 Mayıs 79 işçi bayramı DİSKin öncülüğünde İzmirde kutlandı.
19 Aralık 1979da yapılan Maden-İş sendikasının
23. Genel Kurulunda
Enternasyonal Marşının okunması nedeniyle tutuklandı.
1980 1 Mayıs
DİSKin öncülüğünde İzmirde kutlandı.
Burjuvazi
1 Mayısların kutlanmasının engellenemeyeceğini anladı. İşçi sınıfının önderlerine her türlü saldırıyı düzenledi.
Türkler
faşizme olan mücadelesini bir an olsun bırakmadı. O
emekçilerin
işçilerin can düşmanı faşizmin
ne demek olduğunu iyi biliyordu.
11 Temmuz 1980de Gönendeki Genel Yönetim Kurulunda ölümünden on gün önce yaptığı konuşmada:
Ülkemizde bu kanlı planı bozacak
faşizm tehlikesini yok edecek güçler ve olanaklar vardır. Faşizmi tüm örgüt ve yuvalarıyla yok etmenin
bunalımdan kesin kurtulmanın
ülkemizin ve halkımızın sorunlarını çözümlemenin yolu da anti-faşist
anti-emperyalist
anti-tekel
anti-şoven güçlerin cephesinden
bu cephe güçlerinin ortak iktidarından geçiyor.. Gerçek kalıcı çözüm sosyalizme açılan ileri demokratik iktidarın kurulmasıdır diye seslendi.
1980 2. Bölge Genel Kurulunda yaptığı konuşmasında
faşist olayların kökü devlet aygıtından faşist unsurlar temizlenmeden
MHP ve faşist odaklar dağıtılmadan kazanılamaz. Faşist tehlikeyi bertaraf etmenin yolu tüm demokrasi güçlerinin aktif katılmasıyla seferber edilecek bir eylem birliğinden geçmektedir.
Türkler
ömür boyunca verdiği faşizme karşı mücadelede
karanlık ve gizli ellerin yönlendirdiği faşist çeteler tarafından pusuya düşürülerek katledildi. Ve hain güçler bu kez namlusunu işçi sınıfının önderine doğrulttu. İşçi sınıfının mücadelesini böyle durduracaklarını sanıyorlardı.
İşçiler
Edirneden Vana kadar üretimi bırakarak önderleri için saygı duruşunda bulundu.
Siren sesleri
tüm Türkiyeye işçi sınıfının faşizme karşı kararlılığını duyurdu. Hep bir ağızdan BİRLEŞİK ÖRGÜTLÜ GÜÇ YENİLMEZ diye bağırdılar..
Cenaze törenine yüzbinler katıldı. Binlerce telgraf