Fethi Polat 1
Fethi Polat
Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
shrpnl 1
shrpnl
YusufŞimşek14 1
YusufŞimşek14
berzahx 2
berzahx
xranzei 1
xranzei
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Üniversiteli Eşlerin Evliliği

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Pelin Melek Aslan
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 1
  • Görüntüleme Görüntüleme 235
Katılım
22 Ocak 2015
Konular
4,152
Mesajlar
12,387
Online süresi
1m 12s
Reaksiyon Skoru
1,516
Altın Konu
0
TM Yaşı
11 Yıl 4 Ay 24 Gün
Başarım Puanı
373
Yaş
35
MmoLira
-17
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Üniversiteli Eşlerin Evliliği

rb.png


Üniversiteli Eşlerin Evliliği

Üniversiteli eşlerin evlilikleri üzerine Genç Beyin dergisi bir araştırma yazısı yayınladı. Eşlere faydalı olacağı düşüncesiyle araştırmayı buraya aldım:
Evlilik son derece ciddî ve şuurla başlatılıp yürütülmesi gereken bir müessesedir. Günümüzde yüksek tahsillilerin sayısı arttıkça “diploma evliliği” yapanların sayısında da artış gözlenmekte; fakat ne yazık ki diplomalar, yüksek lisanslar, doktoralar vesaireler genellikle evliliğin mutlu şekilde devamına yetmemektedir. Yüksek tahsilin, kariyerin ailenin kalitesini artırması beklenirken; diplomalar enâniyet (benlik) yarışına yol açmakta, o da sinir harbi başlatmakta, sonunda incir çekirdeğini bile doldurmayacak konular yüzünden çıkan tartışmalar büyük meydan muharebelerine dönüşmekte ve mahkeme yolu görünmektedir. Gerekçe bildiğiniz gibi: “Şiddetli geçimsizlik…”
Peki, yuvayı yapan dişi kuş yüksek tahsilli olunca neden problem yaşanır? Bilgi ve kariyer arttıkça ailede anlayışın, fedâkârlığın, hoşgörünün, sabrın ve problem çözme becerisinin de artması beklenmez mi? Kariyerle uyum neden ters orantılıdır? Neden üniversite okumuş hanım, anne veya anne adayı bu zengin ve engin birikimini aileyi cennete çevirip kendisine, eşine ve çocuklarına iki cihan saadeti yaşatmak için kullanmaz? Evliliği koruyup kurtaramayacak kadar verimsiz ve etkisiz bir diploma neye yarar?
Yüksek tahsilli bir hanımın kuracağı yuvanın aslında çok daha sağlam, zemin etüdü iyi yapılmış, malzemeden çalınmamış, kaliteli, güzel, mutlu, huzurlu olması beklenir. Çünkü tahsil onda, eğitim onda, bilgi ve beceri onda, problem çözme kabiliyeti onda, geniş düşünmek onda, akademik yaklaşım onda…
“Mecburen, mecburiyetten” yürüyen evlilikler
Fakat gelin görün ki, bizim köyün çobanı Haydar Amca’nın, elleri orakla yonca otu dermekten nasır tutmuş kızı Gülsüm Hanım mutlu bir evlilik sürdürüyor; Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) bölümünü birincilikle bitirmiş Esin Hanım‘in aile hayatı sanki Cehennem! Evlilik işkence halini almış, her saat kimsenin üstün gelmediği ve gelemeyeceği bir tartışma var. Yüksek tahsilli hanım, tansiyonu ve şekeri yükseltmekten başka işe yaramıyor! Esin Hanım elâleme psikolojik danışmanlık ve rehberlik yapmada çok marifetli ama eşine bu danışmanlık hizmetini veremiyor bir türlü… Olmuyor, yürümüyor, gitmiyor işte!
Evvelâ şunu belirtelim: Diploma veya kariyer evliliği yapanların evlilikleri genellikle ya yürümüyor ya da “mecburen, mecburiyetten” yürütülmeye çalışılıyor. İmajı ve klası zarar görmesin diye yıllardır aynı evde bekâr gibi yaşayan, evi pansiyon olarak kullanan öyle evliler var ki… Bu satırları okurken “Tam da fılânkesler tarif edilmiş!” diyenlerin seslerini duyar gibiyim. Peki, ne olacak yüksek tahsilli hanımların hali? Nasıl kurtulacak kariyer evlilikleri?
Bu soruların cevaplarına geçmeden, yüksek tahsilli hanımla geçinme sanatının inceliklerini sıralamadan önce bir gazetede yayınlanan röportajdan alıntı yapmak istiyorum.
Metin Bey, her yıl 10-12 Nobel Ödülü almış bilim adamı çıkaran ABD’deki meşhur bir üniversitede doktora öğrencisiyken tanışmış meslektaşı ve eşi Figen Hanım’la… 2 yıl 4 aylık flörtten sonra İzmir’de evlenmişler. Evlilikleri “mecburen” yürüyor, her tartışmada boşanmaya karar veriyorlar ama çevrenin baskısıyla buna cesaret edemiyorlar bir türlü… Metin Bey anlatıyor:
“Figen benim 10-15 katım kadar uyanık, onuruna ve kişiliğine düşkün; bense onun 20-30 katı kadar uyanık, onuruma ve kişiliğime düşkün biriyim. Çok basit birşey, meselâ diş macununun bitmiş olması bile birkaç dakika içinde kariyer yarışı ve dalaşına dönebiliyor. Figen sinirlenince dev bir ateş topunu andırıyor; kızgınken ağzından çıkanları teybe kaydedip Nobel Jürisi’ne dinletsem, duyduklarıma sabretttiğim için Nobel Barış Ödülü’nü bana verirler. Zannedersiniz ki, dünyada gelmiş ve gelecek bütün gururlar Figen’de toplanmış; Everest o kibir tepesinin yanında kaldırım taşı kalır!”
Metin Bey roman yazarlığını deneseydi, eseri bestseller olurdu! Çünkü eşi Figen Hanım’ı öylesine orijinal tasvirlerle anlatmış ki…
Özgürlüğe uzanan eller
Neyse… Dönelim asıl meseleye… Önce yazımıza konu olan türden yüksek tahsilli bir hanımın psikolojisini tahlil edelim:
Kendisine ve kariyerine güvenen, icabında eşine bağlı kalmadan geçinebilecek durumda olan, her halükârda derhal toparlanıp kendi çarkını çevirebileceğine inanan, “ene” sine (benlik) toz kondurmayan, muhatabından kayıtsız şartsız saygı bekleyen, özgürlüğüne uzanacak elleri derhal kırmaya hazır bir kişilik…
Böyle bir hanımla diploma evliliği yapmış beyin aklından geçenleri okumaya çalışalım: “Kendi elimle kendimi tehlikeye attım! Bu acayip bayanla evlenirken kör müydüm, neydim? Dünyada bütün hanımların nesli mi tükendi de bunu seçtim? Evlilik mi yapıyoruz, kışlada emir kulu muyuz? Bunun psikiyatrik vak’a olduğunu tahmin etmiştim zaten! Onca yıl flört ettik; nasıl da anlayamadım Hanya’yı, Konya’yı? Senin neyine, gidip, gurur ve kibir âbidesi biriyle evlenmek? Memlekette ana-babamın bana münasip gördüğü kızları hangi kafayla reddettim? Günümüzün bayanlarında gizli (5-10 yıl sonra ortaya çıkan) psikiyatrik ve psikolojik hastalıklar bulunduğunu duyardım da kulak asmazdım! Sinirlenince bir erkekten beter oluyor, böyle kadın nerde görülmüş?”
Her gün binayı 7.4 şiddetinde sarsan tartışmaları, kavga döğüşleri, bağırıp çağırmaları dinlemekten bıkmış apartman sakinlerinin aklından geçenlere de göz atalım isterseniz: “Tartışacaksanız sessiz olun be kardeşim! 24 saat yaptığınız canlı yayından bıktık, usandık! Birbirinizi dinlemeyi öğrenin önce… İkiniz de konuşuyorsunuz habire, hiç susmuyorsunuz ki! Aman kardeşim, böyle yüksek tahsilli olmaktan alçak tahsilli kalmayı tercih ederim! Tartışmak, kavga etmek, birbirlerine bağırıp çağırmak için bahane arıyorlar sanki… Biraz da tartışmamayı deneyin be kardeşim!”
Akraba ve taallukatın aklından geçenler de özetle şöyle: “Bunlarda aile mahremiyeti denen şey hiç mi yok Allah aşkına? Biraz da kol kırılsın yen içinde kalsın yahu; Allah Allah! Herkes herşeyi bütün incelikleriyle biliyor, anında öğreniyor; böyle aile mi olur? Bunların ki sadece gurur ve kibir yarışı, başka birşey değil! Alacaktı ilkokul, ortaokul mezunu hanım hanımcık birini; rahat edecekti! Diploma evliliği yapıp dibe vurmak daha mı iyi?”
Üniversiteli bayanla geçinme sanatının incelikleri
Şimdi gelelim yüksek tahsilli hanımla geçinme sanatının inceliklerine…
1) İstisnalar hariç, yüksek tahsil günümüz insanına sadece bilgi veriyor; eğitim ve hayat tecrübesi kazandırmıyor maalesef… Yani böyle biriyle evlenen bey, çok ağır bir yükün altına girdiğini ve bunun kendisinin seçimi olduğunu iyi farketmeli; ona göre donanımlı, hazırlıklı, dikkatli, sabırlı ve tahammüllü olmalı… Hayatta herşeyin bir bedeli vardır; kariyer yapmış hanımın bedeli usandıracak derecede nazdır, beklentilerdir, doyumsuzluktur, kıskançlıktır, ilgidir, hassasiyet beklemektir, emrine amade olmaktır. İki kere iki dörttür ve bu da böyledir.
2)Yüksek tahsilli hanımın sahip bulunduğu akademik birikimin bir şekilde deşarj edilmesi sağlanmalı, ona çeşitli meşru ve mantıklı imkânlar sunulmalı, fırsatlar verilmelidir. Koskoca Boğaziçi’nden üstelik dereceyle mezun olup da eve kapanıp kalmak zordur, belki de imkânsızdır. Bey büyük bir ustalıkla onu kalben, aklen, fikren, ruhen, vicdanen rahatlatacak adımlar atmalı; eşinin duygu ve düşünce dünyasına girmeyi başarmalıdır. Bu nasıl olur? Elbette onun yetenek, bilgi, birikim ve becerilerini somut verimliliğe dönüştürmek yönünde projeler geliştirmekle… Yüksek tahsilli evli hanımlarda görünen depresif problemler, akademik birikimin şarj ve deşarj devridaiminin yapılamamasından kaynaklanmaktadır. Kendisine böyle bir zemin bulan hanım rahatlamakta, uyumlu hale gelmektedir. En azından çoluk çocuğa karışıp evde geçen saatlerin kendisine yetmediğinden şikâyet edene kadar… Yüksek tahsilli bir hanımla evliliği göze alan kişi, bütün bu fedâkârlıkları düşünüp uygulamak durumundadır.
3) Hem akademik kariyerin, eğitimin, başarının kendisi için önem arzettiğini söyleyen; hem de bu özelliklere sahip bir hanım bulunca da ondan kendi krallığının hizmetçisi olmayı bekleyen kişi tamamen haksızdır. Çünkü ilmin tevazuu artırdığı dönemlerde yaşamıyoruz maalesef, günümüzde bilgi enâniyeti (benlik, kibir, gurur) körüklemektedir. Erkek yaratılış itibariyle, yani fıtrî olarak hanımından itaat bekler. Yüksek tahsilli bir hanıma talimatlar vermek, onu (aslında meşruiyete de aykırı şekilde) verilen bütün emirleri yerine getiren olarak görmek neredeyse imkânsızdır. İşte bu noktada problemler çıkmaktadır. Beyin yapması gereken, paylaşmayı ve saygıyı artırmaktır.
4) Yüksek tahsilli kadın kariyerine, diplomasına, eğitimine, birikimine, dolayısıyla ailesine ve çevresine güvenerek kendisini daha bağımsız, özgür, minnetsiz hisseder. İcabında kocasının desteği olmadan da ayakta kalabilecektir. Eşini köylü bir hanım kadar evinin tek direği, maddî ve manevî desteği halinde görmez. Hatta birçoğu evlilik safhasındayken bile “Yürümezse yürümez!” mantığını aklından geçirmekte, bir nevi boşanmaya tâ en baştan kendisini hazırlamaktadır. Bu sebeple yüksek tahsilliler arasında boşanma daha yaygındır. Böyle biriyle evlenmiş kişinin aklından asla çıkmaması ve dikkatli davranması gereken esaslardan biridir bu…
5) Erkek, yüksek tahsilli hanımla geçinebilmek için onu diğerlerinden hayli fazla dinlemeyi öğrenmelidir. Konuşulanlar mantıksız, desteksiz, mesnetsiz, hayalî de olsa dinlemek ve dinlemek… Çünkü onun buna daha fazla ihtiyacı vardır. Dinleyin, sabırla dinleyin, yine kendi bildiğinizi okusanız bile dinleyin! Aksi halde fazladan sarfedeceğiniz her kelime size 100 kelime olarak geri dönecektir. “Dinleyebilme” işini kavrarsanız, evliliğinizin 15 yılını atlattıktan sonra taşların yerine oturacağından ve artık size de konuşma hakkı tanınacağından emin olabilirsiniz!
6) Yüksek tahsilli hanım tebrik ve takdir edilmeye bayılır, tenkit edilmeye ise asla ve kat’â tahammül gösteremez. Bunu aklınıza kazımalısınız. Tebrik ve takdir cimrisi bir toplum olduğumuz kesin, hiç değilse onu eleştirmekten kaçının!
7) Yüksek tahsilli hanımla evlenen kişi, aile nüfusunu artırma faaliyetini geciktirmemelidir. Çünkü çocuk(lar) anneyi fazlasıyla meşgul eder; üstelik bu, zevk alınan bir meşguliyettir. Dikkat!
8) Yüksek tahsilli hanımın psikolojisiyle ilgili şu ayrıntıları da ciddiye alın:
*Sosyal faaliyetlere beraber katılma isteği.
* Arkadaş çevresiyle yakından görüşme arzusu.
* Yoğun alışveriş alışkanlığı.
*Topluluk içinde şahsına değer verilme beklentisi.
* Kendisiyle neredeyse herşeyin istişare edilmesi.
* Özel günlerin unutulmaması.
* Birlikte gezip dolaşma, seyahat etme zevki.
* İş yerinden gün içinde birkaç defa özel olarak aranıp sorulmak.
9) Küçümseyici, alaycı, aşağılayıcı, basitleştirici konuşma ve imalar herkesi sinirlendirir ama yüksek tahsilli hanımı kelimenin tam anlamıyla çileden çıkarır. Bey bu tür hal ve hareketlerden mümkün mertebe uzak durmalıdır.
10) Beyin özellikle annesine, yakın akrabalarına aşırı bağlılığı ve ilgisi yüksek tahsilli hanımda “kaale alınmamak” hissi uyandırır hemen… Zamanla bu his hastalık derecesinde bir kıskançlığa dönüşür, tartışmaların odak noktasını teşkil eder. Yüksek tahsilli hanımla geçinme sanatının bir sırrı da, her halükârda ona odaklanmayı ihmal etmemektir. Dikkatlerin kendisinden uzaklaştığını farkeden böyle bir hanım, bunu telâfi için akıl almaz yöntemler deneyebilir. Dikkat!
11) Yüksek tahsilli hanımla tartışırken gözardı edilmemesi gereken hususlar: *Onur kırıcı çok küçük bir söz veya fiiliniz ondan hiç beklemediğiniz sözler (en yumuşak ifadesiyle) duymanıza yol açabilir.
* Madem diploma evliliği yaptınız, o halde tartışırken geri adım atan siz olmalısınız ki ortam yatışsın. Aksi halde düello sabahlara kadar sürebilir.
* Onun psikologu, psikiyatristi, pedagogu, sosyologu siz olmalısınız. Yani eşinizin yüksek tahsili yüksekliğinde, belki daha fazla bir sabır sergilemelisiniz.
* Hiç beklemediği anda ona söyleyeceğiniz gönül alıcı bir söz en vahim gidişatı bile tersine çevirebilir.
* Karşılıklı oturup konuşarak ve maalesef onun sizden fazla konuşmasına, aklındakileri bir bir dökmesine tahammül ederek problemleri tek tek masaya yatırın. Unutmayın ki, bazen küçücük bir olumlu adımınız kangren halini alan problemleri bile çözmeye yetebilir.
12) Son söz: Yüksek tahsilli bir hanımınızın olmasını şuurlu davranmayı becerebilirseniz, kendinizin ve çocuklarınızın menfaatine çevirebilirsiniz. Çünkü Allah size eğitimli, kariyerli, bilgili, becerikli, uyanık, leb demeden leblebiyi anlayan bir hanım nasip etti. Aslında bu, sizin için önemli bir nimettir. Hayat arkadaşlığı için kimi seçtiğinizi devamlı hatırınızda tutarak, eşinizi diğer milyonlarca hanımdan ayıran niteliklerin farkında olarak hassasiyetle adım atmanız halinde sizin eviniz de cennete dönebilir! Herşey aile reisi olarak size kalmış…
Bu hanım yüksek tahsilli ve siz böyle biriyle evlenmeyi seçtiniz, kısmet buymuş… O halde iradenize daha fazla hakim olmalı, en son söylenecek sözü en başta söylememeli, milimetrik ayarla evliliğinizin 15 yılını kazasız belâsız atlatmaya bakmalısınız; kalan diğer yıllarda inşallah herşey rayına oturacaktır.. Yüksel tahsilli hanımınızın mutluluğunuzu yükselteceğine, iki cihan saadetine kavuşacağınıza, cennete varan huzurlu beraberlikler yaşayacağınıza inancımız tamdır. Allah yardımcınız olsun, ağzınızın tadını bozmasın, nefis ve şeytana fırsat vermesin…
 
Paylaşımınız için teşekkürler :)
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst