Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Muttun tarihi oldukça eski olup, kuruluşu Roma İmparatorluğu dönemine rastlamaktadır. İmparator Augustus Antoniusun M.Ö.39da Dağlık Kilikyada Pax Romana (Roma Barışı) tesis etmek amacıyla uyguladığı politika çerçevesinde oluşturulan ve emekli askerleri yerleştirmek için kurulan kolonilerden biri olan Colonia lulia Augusta Felix Ninica. Daha sonra imparator Claudios döneminde (M.S. 41-45) şehir statüsü kazanmış ve bu kişinin adına izafeten şehre Claudiopolis denilmiştir.
Bununla birlikte ilçe sınırları içinde kalan bazı alanlarda (Kilisetepe, Örentepe, Attepe, Cingantepe ve Çömelek Tepesi gibi) yapılan son arkeolojik kazılarda, bölgede insan yerleşiminin izlerinin Romadan daha eskilere, hatta Tarih Öncesi (Prehistorik) döneme kadar uzandığı anlaşılmıştır.
Mut ve çevresinin belirli bir dönem Hitit egemenliğinde kaldığına dair kuvvetli işaretler vardır. Hititlerden sonra bölge sırayla Asur, Babil ve Pers hâkimiyetine girmiştir. Helenistik ve Roma imparatorluğu dönemlerinden sonra buralar Bizans İmparatorluğunun eline geçmiştir.
İslami dönemde bölgeye ilk akınlar Emevi ve Abbasiler zamanında yapılmıştır; daha sonra Anadolu Selçuklu Devleti bir süre buraya hâkim olmuş ve bu devletin yıkılmasından sonra Mut ve Karaman merkez olmak üzere Karamanoğulları beyliği kurulmuştur.
II. Bayezid döneminde Gedik Ahmed Paşanın bölgeye yaptığı askeri sefer sonunda İçelde Osmanlı hâkimiyeti tesis edilmiştir. Mutta kaza idaresi kurularak İçelin diğer kazalarıyla birlikte sancak idaresi oluşturulmuş ve Karaman vilayeti (beylerbeyliği) ne bağlanmıştır. Kıbrıs adasının fethinden sonra (1571) bir süre Kıbrıs beylerbeyliğine, Nisan 1632de ise Adana beylerbeyliğine bağlanmıştır.
Tapu Tahrir Defterlerine göre Osmanlı klasik döneminde Mut, Sinanlı ve Sarıkavakın ayrı ayrı kazalar oldukları görüldü. Şubat 1848de Sinanlı kazası Mut merkez kazayla birleştirilmiş; 28 Nisan 1887de ise Sarıkavak nahiyesi Muta bağlanmıştır.
Osmanlı Hükümetine sunulan 2 Aralık 1913 tarihli rapordan anlaşıldığına göre Mut, dört nahiyeden (Merkez, Dağpazarı, Sinanlı ve Sarıkavak); ayrıca Mut şehri merkezi de üç mahalleden (Kale, Şeyh-halk arasında Şıh olarak bilinir ve Hamidiye) oluşuyordu.
Bununla birlikte ilçe sınırları içinde kalan bazı alanlarda (Kilisetepe, Örentepe, Attepe, Cingantepe ve Çömelek Tepesi gibi) yapılan son arkeolojik kazılarda, bölgede insan yerleşiminin izlerinin Romadan daha eskilere, hatta Tarih Öncesi (Prehistorik) döneme kadar uzandığı anlaşılmıştır.
Mut ve çevresinin belirli bir dönem Hitit egemenliğinde kaldığına dair kuvvetli işaretler vardır. Hititlerden sonra bölge sırayla Asur, Babil ve Pers hâkimiyetine girmiştir. Helenistik ve Roma imparatorluğu dönemlerinden sonra buralar Bizans İmparatorluğunun eline geçmiştir.
İslami dönemde bölgeye ilk akınlar Emevi ve Abbasiler zamanında yapılmıştır; daha sonra Anadolu Selçuklu Devleti bir süre buraya hâkim olmuş ve bu devletin yıkılmasından sonra Mut ve Karaman merkez olmak üzere Karamanoğulları beyliği kurulmuştur.
II. Bayezid döneminde Gedik Ahmed Paşanın bölgeye yaptığı askeri sefer sonunda İçelde Osmanlı hâkimiyeti tesis edilmiştir. Mutta kaza idaresi kurularak İçelin diğer kazalarıyla birlikte sancak idaresi oluşturulmuş ve Karaman vilayeti (beylerbeyliği) ne bağlanmıştır. Kıbrıs adasının fethinden sonra (1571) bir süre Kıbrıs beylerbeyliğine, Nisan 1632de ise Adana beylerbeyliğine bağlanmıştır.
Tapu Tahrir Defterlerine göre Osmanlı klasik döneminde Mut, Sinanlı ve Sarıkavakın ayrı ayrı kazalar oldukları görüldü. Şubat 1848de Sinanlı kazası Mut merkez kazayla birleştirilmiş; 28 Nisan 1887de ise Sarıkavak nahiyesi Muta bağlanmıştır.
Osmanlı Hükümetine sunulan 2 Aralık 1913 tarihli rapordan anlaşıldığına göre Mut, dört nahiyeden (Merkez, Dağpazarı, Sinanlı ve Sarıkavak); ayrıca Mut şehri merkezi de üç mahalleden (Kale, Şeyh-halk arasında Şıh olarak bilinir ve Hamidiye) oluşuyordu.