- Katılım
- 22 Ocak 2015
- Konular
- 4,152
- Mesajlar
- 12,387
- Online süresi
- 1m 12s
- Reaksiyon Skoru
- 1,516
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 11 Yıl 4 Ay 27 Gün
- Başarım Puanı
- 373
- Yaş
- 35
- MmoLira
- -17
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Nasıl bir gelecek?
Yapılan araştırmalara göre; yeryüzünün ortalama hava sıcaklığının 1990 yılından 2100 yılına kadar 1,4 ile 5,8 ºC arasında artacağı tahmin edilmektedir. Buzul dönemlerindeki ortalama sıcaklığın günümüzden sadece 6 ºC (±2 ºC) daha az olduğunu düşünürsek, bu artışın ne kadar büyük değişikliklere sebep olabileceğini tahmin edebiliriz.
Bu tahminlere göre, global olarak atmosferdeki su buharı konsantrasyonu ve yağış miktarı 21. yüzyılda artacaktır. Bilhassa 21. yüzyılın ikinci yarısında yağış miktarının, Kuzey Yarımküre'nin orta ve yüksek enlemleriyle Antarktika'da artış göstereceği tahmin edilmektedir. Buna karşılık ekvatora yakın enlemlerde bölgeden bölgeye değişmekle birlikte yağış miktarında yer yer azalma ve artma görülebilecektir. Kar örtüsüne baktığımızda ise; Kuzey Yarımküre'deki kar örtüsünde ve deniz yüzeyini kaplayan buzulların yayılış alanlarında daha fazla daralma beklenebilir.
Deniz suyu seviyesinde de 1990 ile 2100 yılları arasında 9 cm ile 88 cm arasında bir yükselme beklenmektedir. Bu durum da, çoğunlukla deniz ve okyanus suyundaki ısınmaya bağlı olarak meydana gelen genleşme ve buzulların erimesinden kaynaklanmaktadır. Bunlar içerisinde okyanus suyu genleşmesinin katkısı 0,11 ile 0,43 m arası, buzul erimelerinin katkısı ise 0,01 ile 0,23 m arasında tahmin edilmiştir (IPCC, 2001-b).
Atmosferdeki sera gazlarının konsantrasyonu şu andaki oranı ile sabit kalsa bile, atmosferin ısınması buna bağlı olarak deniz seviyesinin yükselmesi ve diğer tesirlerin de birkaç yüzyıl daha devam etmesi beklenmektedir.
İklim değişmesinin küresel ve bölgesel ölçekteki tesirleri değişmekle beraber, meydana gelmesi muhtemel olan problemlerden bazıları şunlardır:
1- Yaz sıcaklıklarında artış, düzensiz atmosfer olayları, ani sıcaklık yükselmeleri, ani yağışlar, fırtına ve doluların görülmesi.
2- Kuraklığın şiddet ve sıklığında artma, çölleşmenin artması, kurak ve yarı kurak bölgelerde göl ve akarsu kaynaklarının kuruması, baraj suyu seviyesinde düşme.
3- Deniz seviyesinin yükselmesi, alçak kıyı alanlarının, deltaların ve bazı adaların su altında kalması.
4- Sel ve taşkınların, buna bağlı olarak heyelan ve erozyonların sıklık ve şiddetlerinde artış.
5- Su kaynaklarının miktar olarak azalması, kalite açısından bozulması ve yeraltı suyu seviyesinde düşme.
6- Bitki örtüsünün tür sayısı ve dağılış açısından değişikliklere uğraması.
7- Vahşi hayvanların hayat alanlarının değişmesi, bazılarının göç etmesi veya yok olması.
8- Yüksek sıcaklıklar ile kurak dönemlerde orman yangınlarının artması.
9- Ziraî hastalık ve böcek zararlarında artışların olması.
10- Artan sıcaklar ve hava kirliliği- ne bağlı olarak kalb, astım ve akciğer hastalıklarının artması, tansiyon ve kalb sebebiyle ölen yaşlı sayısında ve sel, fırtına gibi olaylara bağlı olarak meydana gelen ölüm ve hastalıkların artması.
11- Ziraî ürünlerin veriminde azalma ve buna bağlı olarak pek çok bölgede yaşanan gelir kayıplarının ve fakirliğin artması.
12- Kış turizminin zarar görmesi.
13- Şehirlerde içme suyu açısından yaşanan problemlerin artması.
14- Hidroelektrik santrallerden enerji üretimindeki riskler.
15- Nehir taşımacılığının aksaması veya bozulması.
Yapılan araştırmalara göre; yeryüzünün ortalama hava sıcaklığının 1990 yılından 2100 yılına kadar 1,4 ile 5,8 ºC arasında artacağı tahmin edilmektedir. Buzul dönemlerindeki ortalama sıcaklığın günümüzden sadece 6 ºC (±2 ºC) daha az olduğunu düşünürsek, bu artışın ne kadar büyük değişikliklere sebep olabileceğini tahmin edebiliriz.
Bu tahminlere göre, global olarak atmosferdeki su buharı konsantrasyonu ve yağış miktarı 21. yüzyılda artacaktır. Bilhassa 21. yüzyılın ikinci yarısında yağış miktarının, Kuzey Yarımküre'nin orta ve yüksek enlemleriyle Antarktika'da artış göstereceği tahmin edilmektedir. Buna karşılık ekvatora yakın enlemlerde bölgeden bölgeye değişmekle birlikte yağış miktarında yer yer azalma ve artma görülebilecektir. Kar örtüsüne baktığımızda ise; Kuzey Yarımküre'deki kar örtüsünde ve deniz yüzeyini kaplayan buzulların yayılış alanlarında daha fazla daralma beklenebilir.
Deniz suyu seviyesinde de 1990 ile 2100 yılları arasında 9 cm ile 88 cm arasında bir yükselme beklenmektedir. Bu durum da, çoğunlukla deniz ve okyanus suyundaki ısınmaya bağlı olarak meydana gelen genleşme ve buzulların erimesinden kaynaklanmaktadır. Bunlar içerisinde okyanus suyu genleşmesinin katkısı 0,11 ile 0,43 m arası, buzul erimelerinin katkısı ise 0,01 ile 0,23 m arasında tahmin edilmiştir (IPCC, 2001-b).
Atmosferdeki sera gazlarının konsantrasyonu şu andaki oranı ile sabit kalsa bile, atmosferin ısınması buna bağlı olarak deniz seviyesinin yükselmesi ve diğer tesirlerin de birkaç yüzyıl daha devam etmesi beklenmektedir.
İklim değişmesinin küresel ve bölgesel ölçekteki tesirleri değişmekle beraber, meydana gelmesi muhtemel olan problemlerden bazıları şunlardır:
1- Yaz sıcaklıklarında artış, düzensiz atmosfer olayları, ani sıcaklık yükselmeleri, ani yağışlar, fırtına ve doluların görülmesi.
2- Kuraklığın şiddet ve sıklığında artma, çölleşmenin artması, kurak ve yarı kurak bölgelerde göl ve akarsu kaynaklarının kuruması, baraj suyu seviyesinde düşme.
3- Deniz seviyesinin yükselmesi, alçak kıyı alanlarının, deltaların ve bazı adaların su altında kalması.
4- Sel ve taşkınların, buna bağlı olarak heyelan ve erozyonların sıklık ve şiddetlerinde artış.
5- Su kaynaklarının miktar olarak azalması, kalite açısından bozulması ve yeraltı suyu seviyesinde düşme.
6- Bitki örtüsünün tür sayısı ve dağılış açısından değişikliklere uğraması.
7- Vahşi hayvanların hayat alanlarının değişmesi, bazılarının göç etmesi veya yok olması.
8- Yüksek sıcaklıklar ile kurak dönemlerde orman yangınlarının artması.
9- Ziraî hastalık ve böcek zararlarında artışların olması.
10- Artan sıcaklar ve hava kirliliği- ne bağlı olarak kalb, astım ve akciğer hastalıklarının artması, tansiyon ve kalb sebebiyle ölen yaşlı sayısında ve sel, fırtına gibi olaylara bağlı olarak meydana gelen ölüm ve hastalıkların artması.
11- Ziraî ürünlerin veriminde azalma ve buna bağlı olarak pek çok bölgede yaşanan gelir kayıplarının ve fakirliğin artması.
12- Kış turizminin zarar görmesi.
13- Şehirlerde içme suyu açısından yaşanan problemlerin artması.
14- Hidroelektrik santrallerden enerji üretimindeki riskler.
15- Nehir taşımacılığının aksaması veya bozulması.


