- Katılım
- 24 Haz 2010
- Konular
- 6,786
- Mesajlar
- 22,742
- Online süresi
- 8h 16m
- Reaksiyon Skoru
- 1,706
- Altın Konu
- 1
- TM Yaşı
- 15 Yıl 11 Ay 29 Gün
- Başarım Puanı
- 471
- MmoLira
- -761
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
özel İnceleme
[h=2]"Michael Bay olsa bu oyunla gurur duyardı!"[/h]Ama ben Michael Bay değilim ne yazık ki...
Aralık ayı geldi hoş geldi. Yanında bizlere bol patlama ve havaya uçma getirdi. Bundan bir süre önce Just Cause 3'ün inceleme versiyonu elime geçtiğinde başıma geleceklerden habersizdim. Kendimi hazırlamıştım, Just Cause demek delicesine aksiyon demekti ama bu sınır daha ne kadar aşılabilirdi? İşte ona hiç hazır değildim. Just Cause 3 oynarken PlayStation 4'ünüz bile gaza gelip, alev alabilir. O derece aksiyon.
Paraşütle aşağıdaki askerleri tararken bir anda onların üzerine kanca atabileceğiniz, ardından iki tanesini (hatta daha fazlasını) birbirine veya bir varile bağlayıp havaya uçurabileceğiniz bir oyun.
Yazıya hazırlık bile yapamıyorum düşünün, direkt konuya girdim ve anlatmaya başladım. Gerçi olay da o: Just Cause 3'ün derdi sizi konsol/PC başında eğlendirmek. Bundan daha fazlasını vaat etmiyor, fazlasını yapmak gibi bir derdi de yok.
Oyundaki her şey saatli bomba. Rico'nun vurduğu her şey havaya uçuyor.
Avalanche Studios her zamanki gibi geliştirici koltuğunda oturuyor ve serinin üçüncü oyunu da size saf aksiyon yaşatmak için geliyor. Bu nokta da ilk parantezi açmak gerekiyor çünkü aranızda Just Cause serisiyle daha önce tanışmamış olanlar olabilir.
Oyunu almayı düşünüyorsanız şunları kesinlikle beklemeyin:
Adamakıllı, düzgün anlatılan bir hikaye,
Sağlam karakter gelişimi (Hayır, yetenek puanlarından bahsetmiyorum),
Görev çeşitliliği ve yaratıcılığı.
Just Cause 3'ün açık dünyasına ve sandbox evrenine kanıp, oyunu bu üç maddeyi bekleyerek alırsanız cidden büyük bir hayal kırıklığı yaşarsınız. Oynadığınız oyunun birinci dakikasında uçağın tepesine çıkıp, uçaksavarları roketatarla patlatıyorsunuz. Oyun zaten ikiye ayrılıyor: aksiyon dolu olan eğlenceli kısımlar ve diğer sıkıcı şeyler. Rico'yla ilk beş dakikanız ve yirminci saatinizin sonu arasındaki tek fark aksiyonun çok daha çeşitlenmiş olması. Bu yüzden seriyi daha önce oynamamış olanları uyarmak gerekiyor. Elbette Just Cause 3'ün yukarıdaki üç maddeye önem vermesini de isterdim ama Avalanche oyunu değiştirme gereği görmemiş.
Yine her zaman olduğu gibi yapabileceklerimizin bir sınırı yok. Fakat bu durum, hatırlatmak istediğim gibi sadece aksiyon için geçerli. Aksiyon sahneleri konusunda şimdilik Just Cause 3 ile baş edebilecek bir oyun göremiyorum diyebilirim. Batman'in sahip olduğu aksiyona hep akıcı deriz ya, işte Just Cause 3 ondan bile fena.
En başından bir kere oyundaki her şey saatli bomba. Rico'nun vurduğu her şey havaya uçuyor. Ne harcadığınız mermiler umurunuzda oluyor ne de canınızın düşmesi. Oyun sizden tek bir şeyi istiyor: Biz sana sınırsız aksiyon imkanı verdik, bundan sonrası senin yaratıcılığına kalmış. İster herkesi silahla tara, istersen onları birbirine çarptırıp öldür, istersen de kafalarına diktatörün heykelini düşür. Ya da ne bileyim, arabalarını yoldan çıkartabilirsin.
Just Cause tıpkı Rockstar ve Bethesda oyunları gibi barındırdığı sandbox yapının hakkını sonuna kadar veriyor. Eh, incelemenin hemen başında puanı gördünüz. "Neden bu firmaların oyunları gibi çok yüksek puan ortalamalarına sahip olamıyor?" cevabı yukarıya yazdığım üç madde ile açıklanabilir.
Rico'nun macerası uzun süredir ayrı olduğu Medici'ye geri dönmeye karar vermesiyle başlar. Onun ayrı olduğu 7 yıllık süreç içinde evinde çok fazla şey değişmiştir. General Di Ravello diktatörlüğünü ilan etmiş ve Medici'yi askerlerle doldurmaya başlamıştır. Aynı zamanda vatandaşa da baskı uygulamaktadır.
Adamımız Rico bunun üzerine ekibi toplar (Mario, Tom Sheldon, Dimah ve diğerleri) ve yurduna döner. Başta da bahsettiğim gibi, ilk işi bir uçağın tepesinden bazuka sallamak olur.
Hikaye bu arkadaşlar. Yani bu kadar. Oyunun sizden yapmanızı istediği şeyler inanılmaz belli. Diktatör kontrolündeki bir bölgeye giriyorsunuz ve burada belli görevleri yerine getiriyorsunuz. Görevler genelde size sinematikle filan verilmiyor. Askeri binayı havaya uçuruyorsunuz, diktatörün hoparlörlerini havaya uçuruyorsunuz, heykelleri havaya uçuruyorsunuz...
Her görevin sizden istediği belli eşikler var ve başarınıza göre 1-5 arasında dişli kazanıyorsunuz.
Aslında uzatılmış bir Michael Bay filmini oynuyorsunuz. Elbette tüm bu uğraşacak görevler ilk başta çok eğlenceli oluyor ama oyunun başında geçen saatler ile birlikte yavaştan sıkılmaya başlıyorsunuz. Just Cause yapısını pek değiştirmedi ama oyunu oynarken sürekli ilk Assassin's Creed'i oynadığım dönemi hatırladım. Şehre gir, belli görevlerden üç tane yap, hedefi öldür, sinematik izle. Sırf bu yüzden AC serisine herkesten birkaç yıl sonra AC II ve AC: Brotherhood çok övülünce başlamışımdır.
Oyunların kendini tekrar etmesi önemli değil. Elbette hepsi belli bir algoritma ile yazılıyorlar ve bunun sonucunda bir noktadan sonra -özellikle- açık dünya oyunları hep aynı şeyi yaşıyormuşsunuz gibi hissettiriyor. Önemli olan tekrar etmesi değil, bizi ne kadar çabuk o noktaya getirmesi oluyor. Just Cause 3 söz konusu olduğunda bu süreç daha ikinci bölgede başlıyor. Sizin için üçüncü de olur, dördüncü de olur... Fark etmez.
Görevler bu kadar sıkıcı bir yapıdayken, hikaye yukarıda anlattığım iki kelimenin ötesine bile geçemiyorken, nasıl oluyor da Just Cause 3 kendini oynatabiliyor?
Cevap: Aksiyon ve aksiyon çeşitliliği. Just Cause 3'ün oynanışı tertemiz arkadaşlar. Burada bahsettiğim bug, glitcholmaması değil, o konuya sonradan geleceğiz. Bahsettiğim şeyi yaşamanız gerekiyor. Just Cause serisi üçüncü oyunuyla beraber oynanış olarak cidden kendini aşıyor. Daha oyuna başlar başlamaz gücü hissediyorsunuz. Kanca at, paraşüt aç, arabaların üzerine çık, düşmanları hava uçur, oradan çatılara fırlayıp bölge askerlerinden kaçmaya çalış...
Oynanış inanılmaz çeşitli ve aksiyonu yaşamanın 100'den farklı yolu var. Kanca atıp, Wing Suit ile dağların eteklerinde süzülebilir, ardından aşağıda gördüğünüz ilk düşmanın üzerine atlayabilir, arabalarını çalıp uçurumdan aşağıya atabilirsiniz.
Aynı zamanda aksiyonunuz sürekli olarak sizi büyük bir rekabetin içine sürüyor. Oyun internet üzerinden sürekli olarak Liderler Listesi'ni (Leaderboard) güncelliyor. 5 saniye içinde 10 adam mı vurdunuz? Anında sıralamada yükseliyor ve diğer oyuncuları geçiyorsunuz. Wing Suit ile 50 metre süzülmeyi başardınız? Sıralamada birilerinin canına okunuyor ve yükseliyorsunuz. Aynı durum sizin için de geçerli. Oyunu oynarken sık sık sağ tarafta "Az önce SexyPortakal99 sizi alt etti." gibisinden bildirimler alacaksınız. Kısacası Avalanche aksiyonu dinamik bir hale getirmiş.
Daha iyiye ulaşmanın yoluysa Rico'nun güçlendirmelerini yapmaktan geçiyor. Güçlendirmeler zaten süper güçlü Rico'yu resmen aksiyon delisi haline getiriyor. Oyundaki her bir aksiyon öğesi ve ekipman için güçlendirmeler bulunuyor ve bunları elde etmek sizin becerinizle doğru orantılı oluyor. Diğer birçok açık dünya oyunundaki gibi yetenek puanları dağıtmıyorsunuz ki zaten ortada bir tecrübe sistemi de bulunmuyor. Haritanın belli bölgelerinde sizi bekleyen Challenge'ları bulmalı bu özel görevlerde başarılı olmalısınız. Her görevin sizden istediği belli eşikler var ve başarınıza göre 1-5 arasında dişli kazanıyorsunuz. En basitinden bir araba yarışı Challenge'ı yarışı bir dakikanın altında bitirmenizi istiyor. Eğer başarırsanız 5 dişliyi alıp eve dönüyorsunuz. Onun dışındaki derecelerinizde 1-4 arası dişliyle yetiniyorsunuz. Ayrıca bu dişlileri harcamanız gerekmiyor. Yeterli dişliye ulaştığınızda ilgili yeteneği açıyorsunuz.
Bu yetenekler arasında yok yok! Tek seferde dört kanca atabilir, arabanıza nitro özelliği verebilir, silahlarda daha keskin vuruşlar yapabilir, Wing Suit kapasitesini en üste çıkartabilirsiniz. Tek yapmanız gereken ilgili Challenge'ları bulmak.
Oyundaki araçlar da son derece güzel tasarlanmışlar ve hepsinin sürüşleri yerinde. Kesinlikle kullanmak zor değil, uçak da kullansanız, helikopter de 10 saniye de tüm kontrollere alışıyorsunuz. Araç mekanikleri çok hoşuma gitti. Onların tepelerine kancayla konup, kontrolü elinize geçirip, ardından uçurumdan aşağıya fırlayabilirsiniz...
O da ne? Araba nerede?
Müşteride...
Just Cause 3 derin bir oyun değil ve hiçbirimiz ondan öyle olmasını beklemiyoruz. Patlatabileceğiniz ve öldürebileceğiniz şeyler dışında oyun dünyasıyla olan etkileşiminiz hep sınırlı. Atıyorum, bir
Star Wars: Battlefornt ile beraber konsolda göreceğiniz en iyi grafikleri şimdiden garanti edebilirim.
Hatalar çok can sıkıcı ve 3 GB'lık ilk gün yamasını indirdikten sonra bile benim açımdan çok fazla bir değişiklik olmadı. Arabalar uçurumdan düşmek yerine kayboldu, defalarca kaplamalar arasına sıkıştım, yaptığım görev aşamaları yok sayıldı. Just Cause 3 hatalar söz konusu olduğunda cidden bir sinir harbine dönüşüyor.
Düşmanla kapışıyorum. Tam diktatörün telsizle destek çağıran adamını vuruyorum, hop! Bir anda üstüme kamyon düşüyor. Elbette söz konusu oyun için doğal bir şey ama o kamyon benim karakterimle iç içe geçiyor ve hiçbir şey yapamadan bekliyorum. Umutsuzca kamyonun patlatılmasını bekliyorum. Primat seviyesindeki yapay zekaysa bunu bile zar zor yapıyor.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Emin Çıtak - 02.12.2015 16:11[h=2]"Michael Bay olsa bu oyunla gurur duyardı!"[/h]Ama ben Michael Bay değilim ne yazık ki...
Aralık ayı geldi hoş geldi. Yanında bizlere bol patlama ve havaya uçma getirdi. Bundan bir süre önce Just Cause 3'ün inceleme versiyonu elime geçtiğinde başıma geleceklerden habersizdim. Kendimi hazırlamıştım, Just Cause demek delicesine aksiyon demekti ama bu sınır daha ne kadar aşılabilirdi? İşte ona hiç hazır değildim. Just Cause 3 oynarken PlayStation 4'ünüz bile gaza gelip, alev alabilir. O derece aksiyon.
Paraşütle aşağıdaki askerleri tararken bir anda onların üzerine kanca atabileceğiniz, ardından iki tanesini (hatta daha fazlasını) birbirine veya bir varile bağlayıp havaya uçurabileceğiniz bir oyun.
Yazıya hazırlık bile yapamıyorum düşünün, direkt konuya girdim ve anlatmaya başladım. Gerçi olay da o: Just Cause 3'ün derdi sizi konsol/PC başında eğlendirmek. Bundan daha fazlasını vaat etmiyor, fazlasını yapmak gibi bir derdi de yok.
Oyundaki her şey saatli bomba. Rico'nun vurduğu her şey havaya uçuyor.
Avalanche Studios her zamanki gibi geliştirici koltuğunda oturuyor ve serinin üçüncü oyunu da size saf aksiyon yaşatmak için geliyor. Bu nokta da ilk parantezi açmak gerekiyor çünkü aranızda Just Cause serisiyle daha önce tanışmamış olanlar olabilir.
Oyunu almayı düşünüyorsanız şunları kesinlikle beklemeyin:
Adamakıllı, düzgün anlatılan bir hikaye,
Sağlam karakter gelişimi (Hayır, yetenek puanlarından bahsetmiyorum),
Görev çeşitliliği ve yaratıcılığı.
Just Cause 3'ün açık dünyasına ve sandbox evrenine kanıp, oyunu bu üç maddeyi bekleyerek alırsanız cidden büyük bir hayal kırıklığı yaşarsınız. Oynadığınız oyunun birinci dakikasında uçağın tepesine çıkıp, uçaksavarları roketatarla patlatıyorsunuz. Oyun zaten ikiye ayrılıyor: aksiyon dolu olan eğlenceli kısımlar ve diğer sıkıcı şeyler. Rico'yla ilk beş dakikanız ve yirminci saatinizin sonu arasındaki tek fark aksiyonun çok daha çeşitlenmiş olması. Bu yüzden seriyi daha önce oynamamış olanları uyarmak gerekiyor. Elbette Just Cause 3'ün yukarıdaki üç maddeye önem vermesini de isterdim ama Avalanche oyunu değiştirme gereği görmemiş.
Yine her zaman olduğu gibi yapabileceklerimizin bir sınırı yok. Fakat bu durum, hatırlatmak istediğim gibi sadece aksiyon için geçerli. Aksiyon sahneleri konusunda şimdilik Just Cause 3 ile baş edebilecek bir oyun göremiyorum diyebilirim. Batman'in sahip olduğu aksiyona hep akıcı deriz ya, işte Just Cause 3 ondan bile fena.
En başından bir kere oyundaki her şey saatli bomba. Rico'nun vurduğu her şey havaya uçuyor. Ne harcadığınız mermiler umurunuzda oluyor ne de canınızın düşmesi. Oyun sizden tek bir şeyi istiyor: Biz sana sınırsız aksiyon imkanı verdik, bundan sonrası senin yaratıcılığına kalmış. İster herkesi silahla tara, istersen onları birbirine çarptırıp öldür, istersen de kafalarına diktatörün heykelini düşür. Ya da ne bileyim, arabalarını yoldan çıkartabilirsin.
Just Cause tıpkı Rockstar ve Bethesda oyunları gibi barındırdığı sandbox yapının hakkını sonuna kadar veriyor. Eh, incelemenin hemen başında puanı gördünüz. "Neden bu firmaların oyunları gibi çok yüksek puan ortalamalarına sahip olamıyor?" cevabı yukarıya yazdığım üç madde ile açıklanabilir.
Rico'nun macerası uzun süredir ayrı olduğu Medici'ye geri dönmeye karar vermesiyle başlar. Onun ayrı olduğu 7 yıllık süreç içinde evinde çok fazla şey değişmiştir. General Di Ravello diktatörlüğünü ilan etmiş ve Medici'yi askerlerle doldurmaya başlamıştır. Aynı zamanda vatandaşa da baskı uygulamaktadır.
Adamımız Rico bunun üzerine ekibi toplar (Mario, Tom Sheldon, Dimah ve diğerleri) ve yurduna döner. Başta da bahsettiğim gibi, ilk işi bir uçağın tepesinden bazuka sallamak olur.
Hikaye bu arkadaşlar. Yani bu kadar. Oyunun sizden yapmanızı istediği şeyler inanılmaz belli. Diktatör kontrolündeki bir bölgeye giriyorsunuz ve burada belli görevleri yerine getiriyorsunuz. Görevler genelde size sinematikle filan verilmiyor. Askeri binayı havaya uçuruyorsunuz, diktatörün hoparlörlerini havaya uçuruyorsunuz, heykelleri havaya uçuruyorsunuz...
Her görevin sizden istediği belli eşikler var ve başarınıza göre 1-5 arasında dişli kazanıyorsunuz.
Aslında uzatılmış bir Michael Bay filmini oynuyorsunuz. Elbette tüm bu uğraşacak görevler ilk başta çok eğlenceli oluyor ama oyunun başında geçen saatler ile birlikte yavaştan sıkılmaya başlıyorsunuz. Just Cause yapısını pek değiştirmedi ama oyunu oynarken sürekli ilk Assassin's Creed'i oynadığım dönemi hatırladım. Şehre gir, belli görevlerden üç tane yap, hedefi öldür, sinematik izle. Sırf bu yüzden AC serisine herkesten birkaç yıl sonra AC II ve AC: Brotherhood çok övülünce başlamışımdır.
Oyunların kendini tekrar etmesi önemli değil. Elbette hepsi belli bir algoritma ile yazılıyorlar ve bunun sonucunda bir noktadan sonra -özellikle- açık dünya oyunları hep aynı şeyi yaşıyormuşsunuz gibi hissettiriyor. Önemli olan tekrar etmesi değil, bizi ne kadar çabuk o noktaya getirmesi oluyor. Just Cause 3 söz konusu olduğunda bu süreç daha ikinci bölgede başlıyor. Sizin için üçüncü de olur, dördüncü de olur... Fark etmez.
Görevler bu kadar sıkıcı bir yapıdayken, hikaye yukarıda anlattığım iki kelimenin ötesine bile geçemiyorken, nasıl oluyor da Just Cause 3 kendini oynatabiliyor?
Cevap: Aksiyon ve aksiyon çeşitliliği. Just Cause 3'ün oynanışı tertemiz arkadaşlar. Burada bahsettiğim bug, glitcholmaması değil, o konuya sonradan geleceğiz. Bahsettiğim şeyi yaşamanız gerekiyor. Just Cause serisi üçüncü oyunuyla beraber oynanış olarak cidden kendini aşıyor. Daha oyuna başlar başlamaz gücü hissediyorsunuz. Kanca at, paraşüt aç, arabaların üzerine çık, düşmanları hava uçur, oradan çatılara fırlayıp bölge askerlerinden kaçmaya çalış...
Oynanış inanılmaz çeşitli ve aksiyonu yaşamanın 100'den farklı yolu var. Kanca atıp, Wing Suit ile dağların eteklerinde süzülebilir, ardından aşağıda gördüğünüz ilk düşmanın üzerine atlayabilir, arabalarını çalıp uçurumdan aşağıya atabilirsiniz.
Aynı zamanda aksiyonunuz sürekli olarak sizi büyük bir rekabetin içine sürüyor. Oyun internet üzerinden sürekli olarak Liderler Listesi'ni (Leaderboard) güncelliyor. 5 saniye içinde 10 adam mı vurdunuz? Anında sıralamada yükseliyor ve diğer oyuncuları geçiyorsunuz. Wing Suit ile 50 metre süzülmeyi başardınız? Sıralamada birilerinin canına okunuyor ve yükseliyorsunuz. Aynı durum sizin için de geçerli. Oyunu oynarken sık sık sağ tarafta "Az önce SexyPortakal99 sizi alt etti." gibisinden bildirimler alacaksınız. Kısacası Avalanche aksiyonu dinamik bir hale getirmiş.
Daha iyiye ulaşmanın yoluysa Rico'nun güçlendirmelerini yapmaktan geçiyor. Güçlendirmeler zaten süper güçlü Rico'yu resmen aksiyon delisi haline getiriyor. Oyundaki her bir aksiyon öğesi ve ekipman için güçlendirmeler bulunuyor ve bunları elde etmek sizin becerinizle doğru orantılı oluyor. Diğer birçok açık dünya oyunundaki gibi yetenek puanları dağıtmıyorsunuz ki zaten ortada bir tecrübe sistemi de bulunmuyor. Haritanın belli bölgelerinde sizi bekleyen Challenge'ları bulmalı bu özel görevlerde başarılı olmalısınız. Her görevin sizden istediği belli eşikler var ve başarınıza göre 1-5 arasında dişli kazanıyorsunuz. En basitinden bir araba yarışı Challenge'ı yarışı bir dakikanın altında bitirmenizi istiyor. Eğer başarırsanız 5 dişliyi alıp eve dönüyorsunuz. Onun dışındaki derecelerinizde 1-4 arası dişliyle yetiniyorsunuz. Ayrıca bu dişlileri harcamanız gerekmiyor. Yeterli dişliye ulaştığınızda ilgili yeteneği açıyorsunuz.
Bu yetenekler arasında yok yok! Tek seferde dört kanca atabilir, arabanıza nitro özelliği verebilir, silahlarda daha keskin vuruşlar yapabilir, Wing Suit kapasitesini en üste çıkartabilirsiniz. Tek yapmanız gereken ilgili Challenge'ları bulmak.
Oyundaki araçlar da son derece güzel tasarlanmışlar ve hepsinin sürüşleri yerinde. Kesinlikle kullanmak zor değil, uçak da kullansanız, helikopter de 10 saniye de tüm kontrollere alışıyorsunuz. Araç mekanikleri çok hoşuma gitti. Onların tepelerine kancayla konup, kontrolü elinize geçirip, ardından uçurumdan aşağıya fırlayabilirsiniz...
O da ne? Araba nerede?
Müşteride...
Just Cause 3 derin bir oyun değil ve hiçbirimiz ondan öyle olmasını beklemiyoruz. Patlatabileceğiniz ve öldürebileceğiniz şeyler dışında oyun dünyasıyla olan etkileşiminiz hep sınırlı. Atıyorum, bir
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
gibi ortada binlerce materyal bulunmuyor. Ve o araba nasıl oluyorsa bir saat içinde 2 kez ortadan kaybolmayı başarıyor!Star Wars: Battlefornt ile beraber konsolda göreceğiniz en iyi grafikleri şimdiden garanti edebilirim.
Hatalar çok can sıkıcı ve 3 GB'lık ilk gün yamasını indirdikten sonra bile benim açımdan çok fazla bir değişiklik olmadı. Arabalar uçurumdan düşmek yerine kayboldu, defalarca kaplamalar arasına sıkıştım, yaptığım görev aşamaları yok sayıldı. Just Cause 3 hatalar söz konusu olduğunda cidden bir sinir harbine dönüşüyor.
Düşmanla kapışıyorum. Tam diktatörün telsizle destek çağıran adamını vuruyorum, hop! Bir anda üstüme kamyon düşüyor. Elbette söz konusu oyun için doğal bir şey ama o kamyon benim karakterimle iç içe geçiyor ve hiçbir şey yapamadan bekliyorum. Umutsuzca kamyonun patlatılmasını bekliyorum. Primat seviyesindeki yapay zekaysa bunu bile zar zor yapıyor.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 98
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 128




