HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Teknolojileri ile 20.yüzyılın ortalarından, içinde bulunduğumuz 21.yüzyıla damga vurmuş olan Japonlar, bu sefer gözlerini teknoloji dünyasında çığır açabilecek olan bir yaşam piramidi yapmaya kestirmişler. Bu piramide neden gerek duyulduğuna ilişkin incelemeye başlamadan evvel nasıl özelliklere sahip olduğuna değinelim.
Yukarıda sıraladığım maddeleri okuduğumuz zaman bu durum bizler için bir hayal ötesi, bir ütopya gibidir. Fakat teknoloji ile hayatlarını bütünleştiren Japonlar için ne bir hayal, ne bir ütopya ne de bir imkansızlıktır. Önlerindeki sadece zaman alacak ve sonunda başarılacak zor bir iştir.
Peki Japonlar böyle bir yapıya neden ihtiyaç duydular? Kuşkusuz bunun cevabı Japonyanın coğrafi özelliklerini incelediğimizde açıkça ortaya çıkacaktır. Olabildiğince eğimli dağlık bir arazi yapısı ve şehirleşmenin artışı her ne kadar nüfus artış oranı azalsa da şehirler de yaşayan nüfus iç göç, dış göç ile artmaktadır- bu yapıyı doğuran başlıca iki sebeptir. Japonya her ne kadar günümüzde hem insan açısından hem de devletin kendisi açısından varlığını sürdürmesinin iki temel koşutu olan tarım ve enerji kaynakları bakımından yetersiz olsa da, bu onları var olma ve gelişim güdüsünden yıldırmamış ve ellerindeki en değerli hazine olan insan beynini geliştirmek için kamçılamaya itmiştir. Ve bu yapı da kuşkusuz bunun bir sonucudur. Özellikle Tokyo 35 milyona ulaşan ve artmaya devam eden nüfusu ile alan bakımından artık daha da büyümeyeceği görülmüş ve bu piramit ile dikey yöndeki yapılar ile barınma ihtiyacı karşılanmaya çalışılmıştır.
Bu piramidin yapılması Tokyoya dolayısıyla Japonyaya ne getirecek? Kuşkusuz en büyük fayda turizmdeki artış ve belki de burada yaşamak için gelen az sayıda insan olacaktır. Peki dünya bundan nasıl etkilenecek? Benzerlerinin arkasının geleceğinden hiç şüphe yok. Bunun yanında filmlerde gördüğümüz insan dışında herşeyin otomatik olduğu bir yaşam kaçınılmazdır. Düğmeye bas ekmek gelsin, bir başka düğmeye bas çöpün otomatik boşalsın gibi ve bütün bunlar günümüzde de gittikçe artmaya başlayan anti-sosyalliğin vardığı zirve olabilir ya da toplumsal bir varlık olan ve gücünü birbirleri ile olan iletişim ve etkileşimden alan insanoğlunu tükenmişliğe götürecek bir son.
- İçinde 750.000 insanın yaşamasına olanak sunar ve bunu 100 katlı birçok gökdelen ile yapar
- İnşa edilirse Mısırdaki Keops Piramidinden tam 12 kat daha büyük olacaktır.
- Ulaşım için raylı sistem kullanılacaktır.
- 2004 m gibi devasa bir yükseklikte olacak. Ki bu şu anda dünyanın en yüksek yapısı olan Dakotadaki 629 m yüksekliğindeki KVLY-TV Kulesinin üç katını aşan büyüklüğüne sahip olacağı anlamına gelir.
- Ve en önemlisi giderek nüfusu artan Tokyoya nefes aldıracaktır.
Yukarıda sıraladığım maddeleri okuduğumuz zaman bu durum bizler için bir hayal ötesi, bir ütopya gibidir. Fakat teknoloji ile hayatlarını bütünleştiren Japonlar için ne bir hayal, ne bir ütopya ne de bir imkansızlıktır. Önlerindeki sadece zaman alacak ve sonunda başarılacak zor bir iştir.
Peki Japonlar böyle bir yapıya neden ihtiyaç duydular? Kuşkusuz bunun cevabı Japonyanın coğrafi özelliklerini incelediğimizde açıkça ortaya çıkacaktır. Olabildiğince eğimli dağlık bir arazi yapısı ve şehirleşmenin artışı her ne kadar nüfus artış oranı azalsa da şehirler de yaşayan nüfus iç göç, dış göç ile artmaktadır- bu yapıyı doğuran başlıca iki sebeptir. Japonya her ne kadar günümüzde hem insan açısından hem de devletin kendisi açısından varlığını sürdürmesinin iki temel koşutu olan tarım ve enerji kaynakları bakımından yetersiz olsa da, bu onları var olma ve gelişim güdüsünden yıldırmamış ve ellerindeki en değerli hazine olan insan beynini geliştirmek için kamçılamaya itmiştir. Ve bu yapı da kuşkusuz bunun bir sonucudur. Özellikle Tokyo 35 milyona ulaşan ve artmaya devam eden nüfusu ile alan bakımından artık daha da büyümeyeceği görülmüş ve bu piramit ile dikey yöndeki yapılar ile barınma ihtiyacı karşılanmaya çalışılmıştır.
Bu piramidin yapılması Tokyoya dolayısıyla Japonyaya ne getirecek? Kuşkusuz en büyük fayda turizmdeki artış ve belki de burada yaşamak için gelen az sayıda insan olacaktır. Peki dünya bundan nasıl etkilenecek? Benzerlerinin arkasının geleceğinden hiç şüphe yok. Bunun yanında filmlerde gördüğümüz insan dışında herşeyin otomatik olduğu bir yaşam kaçınılmazdır. Düğmeye bas ekmek gelsin, bir başka düğmeye bas çöpün otomatik boşalsın gibi ve bütün bunlar günümüzde de gittikçe artmaya başlayan anti-sosyalliğin vardığı zirve olabilir ya da toplumsal bir varlık olan ve gücünü birbirleri ile olan iletişim ve etkileşimden alan insanoğlunu tükenmişliğe götürecek bir son.
Son düzenleme:
