Bvural41 1
Bvural41
OnurBoyla 1
OnurBoyla
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
farkmt2official 1
farkmt2official
mavzermete 1
mavzermete
dreamstone 1
dreamstone
Hikaye Ekle

inatçılık Nedir?

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan xHamBeyLoRDx
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 204

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Bir çeşit kişilik iddiasıdır. Başlıca belirtisi başkalarının dileklerini. isteklerini ve yasaklarını şiddetle geri çevirmektir. Çoğu zaman başkasının her hangi bir iş konusundaki isteğini geri çevirmenin de dışına çıkarak, yetki sahibi kişiye karşı açıkça zıt gitmek, ve onun tarafından temsil edilen eğitsel, toplumsal ve zihinsel yetki görüşlerini toptan yadsımak biçimine girer. Bu arada inatçılık edenin kişisel isteğinin bir hedef de yoktur, inatçı kişi, kendisine ait bir görüş, plân ve hedef ortaya koymaksızın, ondan isteneni, bekleneni ve görev olarak verileni bilmezlikten gelir. İnatçılık başlıca bir görünüş olarak özgürlük ihtiyacının bir anlatımıdır. Bazen özgürlük tutkusuna kadar yükselebilir. Bu tutkunun arkasında genel bir üstünlük ihtiyacı ya da tutkusu bulunabilir. İnatçılık bir boşluğu doldurur, gençlik çağında henüz gelişmemiş, tam bir bağımsızlık kazanmamış işleğin ön alıştırmasıdır. İnatçılığın tersine o-larak dikkafalılığın gerek çocukta, gerekse yetişkinde ayrı bir hedefi vardır. Haklı isteklerine karşı çevrenin anlayış göstermemesi yüzünden bir direnme, ilkel tepkilerle karşı durmadır (çocukta ağlama, bağırma, tepinme olarak görünür). Dikkafalılıkta her /aman belli hedefler söz konusudur. Dikkafalı kişi, yabancı birisinin iradesi araya girmeden önce bu hedefler için direnmeye esasen hazırdır. Görünüş bakımından inatçılık ile dikkafalılığı birbirinden ayırmak çoğunlukla güçtür. Ama inatçılık daha katıdır, inat karşı durmayı ilke kabul edip, bu ilkeyi genişleterek ve pekiştirerek, davranış güçlüğü durumuna girer, insanın tüm yaşantılarına ve eylemlerine biçim verir. Böylece zamanla her şey inatçılık açısından geçirilir ve inatçılığın kavrayışı içinde yorumlanır. İnatçı kişinin fizyonomisi bile sanki her şeye «hayır» demeye hazırdır. Gerekli hallerde bile hiçbir şeyi kabul etmez. Çocuktaki dik-kafalılık açık ya da kapalı duygusal coşkunluklara sebep olur. Örneğin çocuk, ansızın oynamayı bırakır. Kişilik iddiasının olgunluktan uzak bu iki biçiminden dikkafalılık, az çok bilinçli bir davranış olarak ötekilerden ayırdedilebilir. Bu konuda hedefler bağımsız bir tutumla seçilir. Toplumsal bir varlık olan insanda bu hedefleri toplum anlaşmaları önceden geniş çapta etkiler (gelenekler, âdetler, giyim - kuşam gibi).




İnatçılığın özü incelenirken, benlik gelişmesinin nazik dönemlerinde önyargı zamanlarının bulunduğu anlaşılır. Gelişme psikolojisi ile ilgili her çeşit okulun vardığı tecrübeler göstermiştir ki, bu çeşit ilk kriz zamanı 3 - 4 yaşlarında görülür (birinci inatçılık çağı). İnatçılık görünüşlerinin kuvveti ve biçimi, kişilik yapısından gelen yaradılış hallerine (motor hareketler ve duyarlık), bundan da daha geniş ölçüde eğitimin atmosferine bağlıdır. İnatçılık ile dikkafalılığı bu noktada birbirinden ayırmak daha da güçtür. Çünkü küçük çocuk için yabancı iradenin yadsınması pratik olarak kişisel hedefin açıkça ortaya konmasının tek yoludur. Ama önyargıya ve eğilime uygun gelen şeye sımsıkı yapışma, bu yaştaki çocukta, yadsımanın genel sertleşmesinden başka türlü değerlendirilmelidir.Klasik inatçılık çağı, buluğ öncesi dönemidir. Kararsız ve tamamen dış dünya ü-zerinde yoğunlaşmış kişilik duygusunun krizi içinde bulunan 11-12 yaşındaki çocuk, eğitimle ya da genel konularla ilgili istekleri, ölçüleri ve değerleri reddederken benliğinin kabul edilmesi için çalışır. Oğlan çocuğunun belirgin pejmürdeliği ve kız çocuğunun ukalâlığı, ilk çocuksu belirtiler; bunların sımsıkı kapalılığı da gelişme çağına özgü inatçılığın olduğu gibi ortaya çıkmasıdır. İlginç olmakla birlikte henüz gereği gibi açıklanmamış bulunan nokta, inatçılığa hazır oluşun bu dürtü aşamaları ile çocukluk çağı psikozlarının ilk görüşünün ayni zamana rastlamasıdır. Kişisel görüş üzerinde çocukluktaki dik-kafalılığa benzer direnmeyi, ihtiyarlık çağında zihnin ayırdetme gücünün azaldığı insanlarda da görürüz.


inatçılığın Tedavisi



İnatçılığın eğitsel tedavisine girişmeden önce, inatçılık halinin arkasında basit bir inadın mı, yoksa nörotik bir gelişme bozukluğunun ya da bedensel hastalığın mı bulunduğunu dikkatle araştırmak gereklidir. Bazı şüphelerin ortaya çıkması ya da uzun eğitsel çabaların başarıya götürmemesi halinde, çocuğun tıbbi ve psikolojik bir muayeneden geçirilmesi tavsiye edilir. En önemli tedavi aracı, inatçılığı «kırmak» değil, inatçılık karşısında eğilmektir. Çocuk, canlı yaşantılar halinde kendi iradesinin ve inisiyatifinin gelişmesi ile bazı şeylere uyma ve razı olma arasındaki karşılıklı etkiyi zorlanmadan ve kendiliğinden anlamalıdır. Bunun için de eğitimcinin olgun, dengeli ve kendine güvenen bir kişiliğe sahip olması şarttır. Yanlış, yalnız emirlere ve yasaklara dayanan bir eğitim otoritesi çocukta yeni inatçılık tepkileri uyandırır. Çünkü çocuğun, eğitimcinin iyi niyetini kavraması zordur. Ne yapacağını kesinlikle bilmeyen, kişisel itibarını düşünen ve olumsuz eleştirilerde bulunan eğiticiler çocuklarda inatçılığı teşvik etmiş olurlar.Benlik gelişmesinin kriz zamanlarında çocuğun karşısına dolaysız istekleri elden geldiği kadar az çıkarmalı, eğitim bakımından istenmesi gerekli şeylerin sayısını çoğaltıp çocuğa seçme olanağı bırakmalıdır. İnatçılığı dolaylı yoldan tedavi etmeyi, dolaysız yola göre her zaman tercih etmelidir. Örneğin çocuğa bir şeyi, kişiliği ve davranışı ile ilgili olarak anlatabilecek hikâyelerin ya da geçmiş kişisel olayların yardımı ile söylemelidir. Bu arada dikkat edilecek başlıca nokta, her hangi bir hayat kuralını ya da dolaysız bir uyarmayı uzun öğütler halinde çocuğa anlatmamaktır. Çünkü inatçılığın korunma mekanizması, sözün etkisini engeller.Herhangi bir gerginliğin azalması için başvurulacak en iyi çare oyun, spor, resim ve iş yaptırmaktır. İnatçılığın eğitsel tedavisinde en etkili araç, çocuğa karşı sevgi göstermek, ceza yoluna gitmemek ve her konuda anlayış göstermektir.


inatci.jpg

 
Son düzenleme:

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst